Milli Mücadele Derneği adına
Ankara Temsilcisi Yılmaz Ekinci'nin basın açıklaması
(25 Mayıs 2007 - Ulus Anafartalar Çarşısı önü - Ankara)
Kahrolsun PKK
Ordu Irak'a
Terörün kaynağı Kuzey Irak’ta
22 Mayıs tarihinde Ankara Ulus’ta yaşanılan hain saldırıda 6 yurttaşımızı kaybettik. 100’e yakın ise yaralı var. Türkiye’nin başkentinin göbeğinde insanların bir terör eylemine kurban gitmesi, terörle mücadelede daha etkin önlemler alınması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. PKK terörüne karşı yürütülecek mücadelede atılması gereken adım ise aylardır Genelkurmay tarafından belirtiliyor:
“Terörün kaynağı Kuzey Irak’tadır. Siyasi irade gösterilirse Kuzey Irak’a girmeye hazırız.”
Saldırıdan 5 gün önce yapılan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında da terörle Kuzey Irak bağlantısı vurgulanmış ve Türkiye’nin gerekirse bir sınır ötesi harekata girişebileceği mesajı verilmişti.
Hain saldırıda kullanılan patlayıcıların PKK tarafından Kuzey Irak üzerinden Türkiye’ye sokulduğu da biliniyor. İstihbarat raporlarına göre yaklaşık 10 ton A-4 patlayıcı Türkiye’ye sokuldu. Ve bunların sadece 200 kg’ı ele geçirildi. Bulunamayan patlayacıların PKK tarafından başka saldırılarda kullanılacağı görülüyor. Nitekim, Ankara’daki saldırıdan hemen sonra Adana, Mardin ve İstanbul’da üzerinde patlayıcılarla teröristler ele geçirildi.
Saldırıların gösterdiği önemli bir gerçek vardır: PKK eylemlerini büyük şehirlere taşıyarak güçlü olduğu mesajını vermek istemektedir. Türkiye bir devlet olarak PKK’yla mücadelede kararlı olduğunu göstermek istiyorsa, aylardır terörün hedef olarak gösterdiği Kuzey Irak’a acilen bir operasyon başlatmalıdır.
Türkiye PKK’yla mücadelede cepheyi genişletmeli, terör örgütünün esas gücünü oluşturan Kuzey Irak’a kaydırmalıdır. Aksi takdirde PKK cepheyi büyük şehirlere taşıma eğilimindedir.
ABD ve AKP Kuzey Irak’a girmek isteyen Ordu’yu oyalamak istiyor
Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesinin karşısındaki en önemli güç ise ABD’dir. Kuzey Irak, ABD’nin Irak işgalinden beri, fiili olarak bir Kürt işgaliyle karşı karşıyadır. Barzani ve Talabani, Kerkük’ü Kürtleştirmekte, bir Kürt Devleti’ni adım adım kurmaktadır. PKK da bu ortamda Kuzey Irak’ta büyük kamplar kurmakta, güçlenmektedir.
Irak işgalinde tek desteği Kürtlerden alan ve bağımsız bir Kürt devleti kurma niyetinde olan ABD, bu planlarını engelleyecek her tür harekete karşıdır. Türkiye’nin sınır ötesi heraketına bu kadar karşı olmasının nedeni de budur. Türkiye, güneyinde bir kukla Kürt Devleti’nin kurulmasını, Kerkük’ün nüfus yapısının zorla değiştirilmesini ve PKK’ya destek verilmesini bir savaş nedeni olarak gördüğünü defalarca açıklamıştır. Bunların tümü açıkça yaşanmaktadır.
Bunları engellemenin tek yolu ise Ordu’nun Kuzey Irak’a girerek kararlı olduğunu göstermesidir.
Yaşar Büyükanıt’ın 12 Nisan tarihindeki açıklamasında vurguladığı gibi, Ordu Kuzey Irak’a girmeye her an hazırdır. Ve AKP Hükümeti’nin siyasi kararını beklemektedir. ABD’nin Kürt gruplarına desteğini de eleştirmektedir.
ABD ve AKP ise, harekâtı geciktirmek için elinden geleni yapmaktadır. “Koordinatörlük” kurumu Türkiye’yi yaklaşık bir yıl oyalamıştır. ABD ile yapılan görüşmelerden hiçbir sonuç alınamamıştır. Hatta bu süreçte, PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığı sona ermemiş, tersine gücü artmıştır. İzmir ve Ankara’da yaşanan hain saldırılar bunun da bir göstergesidir. Dolayısıyla Kuzey Irak’a yönelik müdahale için kaybedilen her an, PKK’nın daha da güçlenmesine neden olmaktadır.
PKK Meclis’e girmeden Ordu Kuzey Irak’a girmeli
Kuzey Irak’a yapılacak operasyon için bir başka öncelik daha vardır: 22 Temmuz seçimleri. DTP bu seçimlere bağımsız adaylarla katılacağını açıkladı. DTP’nin özellikle Güneydoğu’dan en az 20 milletvekili çıkaracağı ve Meclis’te grup kuracağı görülüyor. PKK’nın Meclis’e girdiği, hatta grup kurduğu bir Türkiye’nin Kuzey Irak’ta bir operasyon yapması çok daha zordur. Türk Ordusu’nu oyalamak isteyenlerin gerçek niyetinin de PKK’yı Meclis’e sokmak olduğu görülmelidir.
Halbuki Türk milleti Ordu’nun Kuzey Irak’a yönelik bir operasyonunu canı gönülden istemekte ve desteklemektedir. Böyle bir ortamda, AKP’nin ve ABD’nin tüm oyalama ve geciktirme çabaları boşa çıkartılmalı, vakit geçirmeden Kuzey Irak’a girilmelidir.
Fotoğraf galerisi için tıklayın.