BASIN AÇIKLAMASI
Türk Davası sahipsiz değildir
Şehitlerin hesabını soracağız
Şehit evlatlarımız için acımız büyük, kararlılığımız da
Geçtiğimiz hafta PKK’nın hain pususunda 12 şehit verdik. Önceki hafta da 13 evladımız şehit düşmüştü.
Acımız büyük.
Şehit verdiğimiz için değil. Şehitlerimize ağlamıyoruz.
Türk milleti büyük bir millettir. Büyüklüğü de tarih boyunca savaş meydanlarında vatan savunması için verdiği milyonlarca şehitten gelmektedir. Şehit verebilen milletler büyük milletlerdir.
Bugüne kadar Türk anası, Türk babası şehit düşen evladı için hiç gözyaşı dökmemiştir.
Hatta şehit cenazelerinde görüyoruz. Şehit düşen evlatlarımızın yerine askere gitmek isteyen babalar, analar, kardeşler, çocuklar görev istemektedir.
Acımızın büyüklüğü bundandır.
PKK belasına karşı görev isteyen bir millet vardır.
“Şehitler ölmez vatan bölünmez” çığlıklarıyla sokakları dolduran bir millet vardır.
Ama PKK’nın üstüne cesaretle gidemeyen bir iktidarımız da vardır.
Acımızın büyüklüğü bundandır. İnsanlarımız şehitlerimizin kanlarının yerde kalacağından endişelidir.
Kürt-İslamcı iktidar Kürt bölücülüğünün karşısında duramaz
AKP iktidara geldiğinde bitmeye yüz tutmuş PKK belası, son 5 yıllık süreçte adeta küllerinden doğmuştur. 2002’de AKP’den önce verdiğimiz şehit sayısı toplam 5’tir. Bu rakam AKP iktidarı süresince sürekli artarak 2007’de, daha yıl bile bitmeden, 124’e ulaşmıştır. Üstelik bunun 30’u aşkını son bir ay içinde gerçekleşmiştir.
Bu durumun sorumlusu AKP iktidarının Kürtçü uygulamalarıdır. AKP iktidarı boyunca bölücülük serbet bırakılmış, Güneydoğu’da belediyeler PKK’ya teslim edilmiş, terör örgütü propagandası serbest bırakılmış, Kürtçe eğitim ve yayın hakkı verilmiştir. Bununla da yetinilmemiş PKK’ya “Eve Dönüş Yasası” adı altında af da çıkarılmıştır. Tayyip Erdoğan, PKK’ya “Masaya oturma” çağrısı yapmış, Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı olur olmaz Güneydoğu’ya teşekkür gezisine çıkarak partisinin Kürtleri ne kadar sevdiğini göstermiştir.
AKP iktidarının uygulamaları bugüne kadar hep Kürt-İslamcı olmuştur.
Ve Kürtçülüğe karşı çıkmayan, Kürtçülüğü adeta serbest bırakan, hatta bizzat Kürtçülük yapan bir partinin Kürt bölücülüğüne karşı çıkması tabii ki beklenemez.
AKP’nin PKK terörüyle layıkıyla mücadele edeceğine inanmıyoruz.
AKP, Ordu’nun elini kolunu bağlamak çin tezkere çıkardı
Nitekim, gelişmeler bu dediklerimizi haklı çıkarmıştır. AKP Türk milletinin büyük tepkisini göğüsleyememiş ve Kuzey Irak’a yönelik bir sınır ötesi operasyon için istemeden de olsa tezkere çıkarmıştır. Ancak AKP bu tezkereyi de tamamen milleti kandırmak ve Ordu’yu dizginlemek için hazırlamıştır. Bir yandan Türk milleti “Sınır ötesi harekâta hazırız” diye kandırılmaktadır. Diğer yandan aylardır Kuzey Irak’a yönelik bir sınır ötesi harekât için siyasi irade bekleyen kahraman Türk Ordusu, “Tezkereyi çıkardık, zamanını bekleyin” diyerek sınırın içine hapsedilmektedir.
AKP öyle bir tezkere çıkarmıştır ki, sınır ötesi harekâtın kapsamı, zamanı ve hedefleri tamamen iktidarın inisiyatifindedir. Ve AKP yürüttüğü sözüm ona diplomasi trafiğiyle de sınır ötesi harekâtı sürekli geciktirmektedir.
Talabani, PKK’ya destek açıklamaları yapmaktadır. AKP ise Dışişleri Bakanı’nı Talabani’yle görüşmeye göndermektedir.
Avrupa ülkelerinin PKK’ya desteğini tüm Türk milleti bilmektedir. Tayyip Erdoğan ise sınır ötesi harekâta destek almak için İngiltere’ye gitmektedir.
ABD’nin PKK’ya desteği ve sınır ötesi harekâta ne kadar karşı olduğu tüm dünya tarafından bilinmektedir. Tayyip Erdoğan ise Kasım başında ABD’ye “cebinde tezkere” gideceğini söylemektedir. Hatta, bununla da yetinmemekte, PKK’ya karşı ABD ile ortak bir harekât düzenleneceğini söylemektedir.
MGK’dan ambargo kararı çıkmaktadır. Hükümet ise bunu uygulayamamaktadır.
Meclis’ten sınır ötesi harekât izni çıkmaktadır. Hükümet ise bunu uygulayamamaktadır.
Türk milleti ayaktadır. Şehitlerin hesabının sorulmasını istemektedir. Hükümet ise yalnızca sert açıklamalar yapmakla yetinmektedir.
Kısacası AKP hem Türk milletini oyalamakta hem de adeta PKK’ya zaman kazandırmaktadır.
Kürt bölücülüğüne karşı topyekün seferberlik
Türk milletinin artık AKP iktidarından bir beklentisi kalmamıştır.
Ordumuz hazırdır, milletimiz hazırdır.
Öyleyse milletin görevini yapması gerekmektedir.
Öncelikle Türk milleti PKK Terörüne karşı ne kadar kararlı olduğunu göstermelidir. Türkiye’nin dört bir tarafından yapılan eylemler bunun bir göstergesidir.
İkincisi Türk milletinin kararlılığına zarar veren “Türk-Kürt kardeştir” türü sloganlar terk edilmelidir. Türk-Kürt kardeştir sloganının ne kadar yanlış olduğu son dönemde ortaya çıkmıştır. Ne hikmetse terörü lanetleyen eylemler bir tek Güneydoğu’da yapılmamaktadır. Türk milletinin Kürt bölücülüğüne karşı kararlı tavrı “Türk-Kürt kardeştir” propagandasıyla zayıflatılmaya çalışılmaktadır.
Halbuki çok masumane gözüken bu slogan Türkiye’de Türk’ten ayrı bir Kürt milleti olduğunun kabul edilmesine neden olmaktadır.
Halbuki Atatürk’ün kurduğu ve Türk milliyetçiliği temelinde felsefesi oluşturulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nde bütün vatandaşlarımız Türk’tür. Bu nedenle zaten herkesin Türk olduğu bir ülkede kardeş olacak iki millet bulunmamaktadır.
PKK bölücülüğünü adeta aklayan ve milletimizin kararlılığına zarar veren bu hain propagandaya son verilmelidir.
Alışverişimizi Türk’ten yapalım
Artık Türk’ün davasına sahip çıkmasının zamanı gelmiştir.
Milli birlik ve beraberlik duygusu içinde büyük bir dayanışma yaratılmalıdır.
Dağlarda Mehmetçik PKK’ya karşı mücadele ederken, her Türk vatandaşının yaşadığı her yerde yapabilecekleri vardır.
Bunun ilk adımı, bütün alışverişlerin ve ekonomik faaliyetlerin sadece Türklerle yapılmasıdır. Aksi takdirde paramız PKK’ya gitmektedir. Ve bize kurşun ve bölücülük olarak geri dönmektedir.
Türk milletine buradan yalnızca Türk’ten alışveriş yapma çağrısında bulunuyoruz. Bu bir seferberliğe dönüştürülmeli, PKK’ya giden para musluğu kapatılmalıdır.
Bölücülüğün her türlüsüne karşı mücadele
Türk milleti bölücü belaya karşı topyekün bir seferberlik başlatmalıdır. Silahlı olsun, silahsız olsun, yasal olsun yasadışı olsun bölücülük bölücülüktür.
Bölücülüğün her türlüsüne karşı aynı kararlılıkla mücadele etmek gerekir.
Bu nedenle DTP’yi, Talabani’yi, Barzani’yi PKK’dan ayrı gören her tür anlayışa karşı çıkmalıyız.
Kürtlük propagandası her şekliyle bölücülüğe hizmet etmektedir.
Bölücü propagandaya karşı Türk milliyetçiliğinin propagandasını yapmak gerekmektedir.
Milli Mücadele Derneği kuruluşundan beri Atatürkçülük mücadelesi vermektedir.
Milli Mücadele Derneği, Türkiye’de milliyetçilik mücadelesi veren en önemli dernektir.
Gücümüzü Türk milletinden alıyoruz. Rehberimiz ise Atatürkçülük ve Türk milliyetçiliği.
Bütün milletimizi Milli Mücadele Derneği çatısı altında bölücülüğe karşı topyekün seferberliğe çağırıyoruz.
Fotoğraf galerisi için tıklayın