Milli Mücadele Derneği adına
Genel Sekreter Ali Özsoy’un açıklaması
(25 Nisan 2007 - Taksim Meydanı - İstanbul)
Cumhuriyet Düşmanı Cumhurbaşkanı istemiyoruz
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül arasında hiçbir fark yoktur! İkisi de Kürt-İslam faşistidir!
Türk milletinin büyük tepkisine rağmen Tayyip Erdoğan Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etti.
Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül arasında ne zihniyet ne de misyon olarak hiçbir fark yoktur. Her ikisi de Kürt-İslam faşizminin temsilcisidir. Çankaya'yı ele geçirmek isteyen bu zihniyet Türkiye'de tam anlamıyla faşist bir rejim kurmayı planlamaktadır.
Kayıtlı seçmenlerin sadece %25'inin desteğiyle meclisin %70'ini gasp eden AKP ilk günden itibaren gayri meşru ve emperyalist uşağı bir iktidar kurmuştur.
AKP iktidarı döneminde yaşananlar ortadadır. Bu iktidar Türkiye son 4 yılda tamamen parçalanma ve işgal edilme tehlikesiyle karşılaşmıştır. AKP iktidarı 80 yıllık Cumhuriyetin temellerini 4 yıl içinde dinamitledi. Türkiye'nin bağımsızlığı, bütünlüğü, Atatürk İlkeleri ve devrimleri, Cumhuriyet rejimi hiçbir dönem bu denli saldırılara uğramadı.
Çocukluğundan itibaren şeriatçı militan, başından itibaren Cumhuriyet Düşmanı
Peki Abdullah Gül bu dönem ne yaptı? Abdullah Gül bazılarının iddia ettiği gibi "uzlaşma" ve "hoşgörü" temsilcisi değildir. Tam tersine gençliğinden itibaren şeriatçı bir militandır. Bugün ise kurulan Kürt-İslam faşizminin bir numaralı liderlerindendir. Tek tek hatırlayalım:
- Abdullah Gül neredeyse çocukluğundan itibaren Milli Görüş militanıdır.
- Abdullah Gül İBDA-C terör örgütünün fikri rehberliğini yapan Necip Fazıl'ın Büyük Doğu Gençliği hareketinin üyesidir.
- Abdullah Gül şeriatçı Refah Partisi'nin kapatılmasının en büyük nedenlerinden biridir. Hem Cumhuriyet karşıtı sözleri hem de eylemleri dava dosyasında büyük yer kaplar.
- Abdullah Gül Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı en büyük irticai provokasyon ve isyan denemelerinden biri olan "türban eylemlerini" bizzat başlatan ve planlayan kişidir. 1988 yılından itibaren karısının türbanını bahane ederek türban eylemlerinin baş kışkırtıcılarından biri olarak meydanlarda yer almıştır.
- Abdullah Gül Refah Partisi'nin Genel Başkan yardımcısı olduğu dönemlerde İngiliz The Guardian gazetesine "Türkiye'de Cumhuriyetin sonu geldi. Kesinlikle laik sistemi değiştirmek istiyoruz" diyerek Cumhurbaşkanlığı makamını işgal ettiğinde bizzat Cumhuriyeti yıkacağını yıllar önce hiç gizlemeden yabancı efendilerine açıklamıştır.
- Abdullah Gül karısının türbanın özel bir mesele olduğunu iddia etmektedir. Ancak anlaşılan Türk Devletine ve laikliğe kinini özel alanda tutamamış, her türlü uluslararası alana ve emperyalist platforma türban meselesini karısıyla birlikte kendisi taşımıştır. Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı karısının AİHM'de açtığı türban davasında bizzat taraf olmuş, başbakan olmasına rağmen Leyla Şahin'in türban davasındaki Türk Devletinin savunmasını baltalamış, karısı Türk Devletiyle uluslararası mahkemede hesaplaşan ilk Başbakan olma şerefine (!) nail olmuştur. Karısının türban davasını kaybedeceği kesinleşince de yine devleti suçlu ilan ederek davadan vazgeçmişlerdir.
- Daha "uzlaşmacı ve laikliğe saygılı" ilan edilen Abdullah Gül kendi kızını liseye bile perukla gönderecek kadar yobaz bir zihniyete sahiptir.
- Aynı Abdullah Gül ellerinde Danıştay cinayetinin kanını taşımaktadır. Danıştay'ın türban ile ilgili aldığı karar üzerine kışkırtıcı bir konuşma yapmış, yargı bağımsızlığını tamamen ayaklar altına almıştır. Gül, Danıştay üyelerini diktatörlükle suçlamış, "kamuoyunun bu yanlışı düzelteceğini" ilan ederek Danıştay üyelerini Kürt-İslamcı teröristlere bizzat hedef göstermiştir. Nitekim bu azmettirici konuşmanın üzerinden daha üç ay geçmeden Cumhuriyet tarihinin en küstah ve hain gerici saldırısını Kürt-İslamcı terörist Alparslan Aslan Danıştay üyelerine karşı işlemiştir.
Emperyalizme karşı en itaatkar ve teslimiyetçi Bakan
- Abdullah Gül sadece gericilik yanlısı değil iflah olmaz bir Batı işbirlikçisidir. Tayyip Erdoğan ile birlikte ABD ve İsrail talimatları doğrultusunda 28 Şubat'ı tasfiye etmek için kendi hocalarını bile harcayarak AKP projesini üstlenmiştir.
- Abdullah Gül Başbakanlığı döneminde kardeş Irak halkının kanını dökmek için ABD'nin istediği tezkereyi TBMM'den çıkarmaya çalışmış ve Anayasa'ya rağmen Türkiye'ye 80 bin ABD askerini yerleştirip fiilen ülkemizi işgal ettirecek ve parçalatacak bir icraatın sorumluluğunu üstlenmiştir. Sırf bu eylemi bile Yüce Divanlık bir vatana ihanet suçudur.
- Abdullah Gül KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a hasta yatağında zorla Annan Planı'nı imzalatmaya çalışmış, Milli Dava'ya karşı ihanet politikasını ABD ve AB emirleri doğrultusunda açıkça yürütmüştür.
- Abdullah Gül Türk Ordusunun mensuplarının başına K. Irak'ta ABD askerleri ve peşmergeler haince saldırıp çuval geçirirken, Kayseri'de mantı ziyafeti çekmiş ve olayı adeta keyifle izlemiştir.
Kürtçü bölücülerle dost Cumhurbaşkanı adayı
- Yine aynı Abdullah Gül PKK'lı teröristlere açıkça destek olup, Mehmetçiğin kanına giren ve her fırsatta Türkiye'yi tehdit edip toprak talep eden Barzani'yle Türk Ordusu'nun tüm itirazlarına rağmen görüşeceklerini ilan etmiş, "düşmanla bile oturur görüşürüz" diyerek Kürt-İslamcı zihniyetini açığa çıkarmıştır.
- Abdullah Gül terör örgütü PKK üyeliğinden hüküm giymiş Leyla Zana'yı sırf AB emretti diye dışarı salmış ve makamında ağırlamıştır. Kısacası ister PKK'lı ister Barzanici ister Talibanici olsun her türlü Kürt ırkçısı ve bölücüsü Abdullah Gül'ün dostudur.
- Abdullah Gül Ermeni Diasporasıyla birlikte Hrant Dink'in cenazesini Türklüğe ve Türk Devletine karşı bir hakaret gösterisine dönüştüren provokasyonun baş tertipçilerindendir. Eski ASALA mensuplarının dahi cenazeye gelebilmesi için yurt dışındaki Ermeni militanlarını havaalanlarının VIP salonundan Türkiye'ye sokturtmuştur.
- Abdullah Gül Dışişleri Bakanı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm tezlerini ve devlet politikalarını terk etmiştir. "Bir adım önde olmak" politikası adına Türkiye'ye karşı Ermeni, Rum ve Kürt tezleri bizzat Dışişlerinin politikası haline getirilmiştir. Emperyalizme karşı en teslimiyetçi ve düşkün politika Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı döneminde yaşanmıştır. Bakanlığı döneminde Dışişleri'nde gerçekleştirdiği temizlik ve tarikatçı kadrolaşma hareketi Cumhurbaşkanı olursa neler yapacağının göstergesidir.
- Abdullah Gül Erbakan'ın kayıp trilyon davasının sanığıdır ancak dokunulmazlık zırhıyla Erbakan'ın giydiği hükümden korunmuştur. Ve ne hikmetse Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesinden sadece birkaç önce acelece hakkında beraat kararı çıkarılmıştır.
Kısacası Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan'ın zihniyeti arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de Atatürk İlkelerine ve Cumhuriyete karşıdır. Bunu "değişmeden" önce ve sonra defalarca bizzat kendi sözleri ve eylemleriyle kanıtlamışlardır. İki si de Kürt-İslam faşizminin önderleridir. Türkiye'de Anayasal düzeni yıkıp, ABD sömürgesi bir ılımlı Hilafet rejimi kurmak temel amaçlarıdır. Cumhurbaşkanlığı mevkiine bu gözle bakmaktadırlar.
Türk milleti sadece Tayyip Erdoğan'a değil, bu Kürt-İslam faşizmi zihniyetine karşı olduğunu milyonların tepkisiyle göstermiştir. Bugün Abdullah Gül'e Cumhurbaşkanlığı mevkiini teslim etmek demek Cumhuriyeti "Büyük Kürdistan" ve ılımlı Hilafet özlemcilerine teslim etmek demektir. Türkiye'yi ABD emperyalizminin sömürgeci işgal ve parçalama planlarına teslim etmek demektir. Türk Ordusunu Damat Feritlerin ve Anzavurların eline teslim etmek demektir.
Türk milleti buna izin vermeyecek. Tayyip Erdoğan'ın iki dudağının arasından çıkan fetvayla seçilen emperyalizmin kuklası bölücü ve gerici bir isim kendilerini bağlayabilir. Ama Türk Milleti Cumhuriyeti ve Cumhuriyet'in Başkanlığını size teslim etmeyecek.
AKP Parti Grubunun sözde "Cumhurbaşkanı" özde "ılımlı Hilafetin geçici vekili" olan bu isim ancak ABD ve AB'deki efendilerinin gözünde meşru ve yasaldır. Ancak Kürt-İslam faşizminin birbirinden hiçbir farkı olmayan bu kodamanlarına tavsiyemiz Vahdettin gibi İstanbul Boğazında kaçacak gemilerini hazır tutmalarıdır.
Türkiye kukla bir Cumhurbaşkanını kabul etmeyecektir. Çankaya'da çıkmayı hayal ettiğiniz Hilafet koltuğu aslında Yassıada'nın sanık koltuğu olacaktır.
Fotoğraf galerisi için tıklayın.