Gökçe Fırat
Mehmetçiğe cenaze töreni,
teröriste bayram karşılaması
Açılım dedikleri PKK’ya afmış!
Sonunda AKP’nin Kürt açılımı derken neyi kastettiği ortaya çıkmış oldu: PKK’lı teröristler ellerini kollarını sallaya sallaya Türkiye’ye geldi ve serbest kaldılar.
Demek ki Kürt açılımı dedikleri PKK’lı teröristlere afmış!
PKK elebaşısı bir mektup gönderiyor Kandil’e ve PKK’lılara “teslim olun” diyor.
O PKK’lı teröristler de geliyor Türkiye’ye.
Apo’nun İmralı’dan terörü idare ettiğinin bundan açık kanıtı olur mu?
AKP’nin Apo’ya izin verdiğinin başka açıklaması olabilir mi?
Ortada açık bir PKK-AKP antlaşması vardır ve PKK’lı teröristler hiçbir ceza almadan Türkiye’ye gelmektedir.
Apo bir grup PKK’lının teslim olmasını istemişti, Tayyip’e bu da yetmemiş ki bütün PKK’lılar gelsin diyor.
Ne yapacaksın bütün PKK’lıları?
Ülke içinde yeterince PKK’lı yok mu, Meclis’te yok mu?
Partine mi alacaksın, danışman mı yapacaksın o PKK’lıları?
Azeri bayrağı suç, PKK bayrağı serbest!
Bir de mazlum edebiyatı yapar bunlar yıllardır, biz eziliyoruz diye. Dünyada terör özgürlüğü elde etmiş başka bir topluluk var mıdır?
Bakın PKK’lı teröristlere nasıl bayram karşılaması yapıyorlar!
Hani PKK’lı değildi oranın insanı?
Madem değiller neden PKK’lıları davul zurnayla karşılıyorlar?
Bakın PKK’lılar davul zurnayla karşılanıyor ama Mehmetçiklerimiz beyaz kefenle iniyor o dağdan!
Şehitlerin cenaze törenine PKK’lıları ülkeye davet eden o adam katılamıyor!
Şehit cenazesine vatandaşın katılımı yasak!
Hatta şehitlikte anma töreni bile yasak!
Azeri bayrağı taşımak suç!
Ama PKK bayrağı açmak, Apo posteri taşımak serbest!
Teröristler serbest, komutanlar hapiste!
Demek ki bu ülkede yasaklar onlara değil bir tek Türklere var!
Türk’e acı çekmek, gözyaşı dökmek bile yasak!
Açın televizyonları herkes teröristleri destekler ama Türk askerini savunan yok!
Yıllarca terör örgütünde Türk Ordusu’na karşı savaşanlar serbest, hem de sorgusuz sualsiz, ama PKK ile savaşan askerler cezaevinde.
Bu nasıl adalet!
Bu ülkede basit bir okul çetesine katılsan bile cezası vardır, ekmek çalsan cezası vardır, kırmızı ışıkta geçsen cezası vardır ama terörist olursan cezası yoktur!
Ne yani Türklerin suçu ne? Terörist olmamak mı?
Sanki işgal dönemini yaşıyoruz yeniden
Peki bunun sonu ne olacak?
Demek ki yakında Apo da serbest bırakılacak!
O zaman da Apo’yu böyle davul zurnayla karşılayacaklar!
Türkler de seyredecek öyle mi?
Bu ülkenin 6 bin askerini öldüren teröristlerin içimizde serbestçe dolaşmasını!
Yüzlerce doktor, hemşire, öğretmen ve polisi öldüren teröristlerin serbest bırakılmasını!
Türk bayraklarının çöpe atılıp PKK flamalarının açılmasını!
Bizden istedikleri tıpkı Kurtuluş Savaşı öncesi gibi sessiz olmamız.
Unutmayalım İstanbul işgal edildiğinde de Yunan gemileri Boğazda serbestçe geziyordu. İstiklal Caddesi Yunan bayrakları ile donatılmıştı. İşgali kutluyorlardı.
Türklere ise susun denildi! Susun ve kabullenin!
Ülkenizin elinizden alınmasını, vatanınızın, onurunuzun ayaklar altına alınmasını sessizce izleyin!
Ama izlemedi Türkler!
Mustafa Kemal’e, meclisine ve ordusuna katıldılar. İhanet eden padişahı, meclisi ve paşaları umursamadılar, çünkü onlar Türk’ün değil işgalin kuvvetleriydi.
Seçimlerde hesabını soracağız
Bu oyunları yine çok sürmeyecek. İki yıl içinde bir seçim olacak ve Türkler bu davul-zurnanın hesabını sandıkta soracak. PKK’ya hepiniz gelin diyenler seçim sandığında görecekler vatana ihanetin bedelini.
Bir dahaki seçime Atatürkçü Parti gelecek.
Gerçek bir Türk partisi kurulacak ve seçimlerde Türk’ten oy isteyecek.
PKK’yı bitirmek için!
Dağda tek bir terörist yaşatmamak için!
Şehre gelenleri içeri tıkmak için!
İmralı’daki teröristbaşını asmak için!
Onunla masaya oturanları o masaya darağacı kurup asmak için!
Evet idam cezası geri gelecek!
Teröristi dağa çıkartanlar da, dağdan indirenler de, davul zurnayla karşılayanlar da, tüm bu açılımı yapanlar da, hesaplarını darağacında verecek!
Ey Türk evladı!
Türk’ün partisinin kuruluşuna hazırlan, Atatürkçü Parti saflarına katılmaya hazır ol.
2010 başında siyasette artık Türk’ün de partisi olacak!
Sen de yerini belirle ve safa gir...
(Sayı 258, 26/10/2009)
|