Gökçe Fırat - Abdullah'ın Planı: Abdullah'a Af!
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:

Kürt Açılımı:
İhanet Açılımı

Gökçe Fırat
Kürt Açılımının Ardındaki Oyun


Gökçe Fırat
Bugün 10 Kasım ve
bugün Atatürk'ü kendi kurduğu Meclis'te, bir kez daha öldürecekler!


Gökçe Fırat
İhanet açılımı yapılan
Meclis'in bahçesinde bir gün
darağaçları kurulur!


Sloganımızın arkasındayız: Hepsini asacağız!

Serap Yeşiltuna
İdam insanlık suçu mudur?


Ali Özsoy
Tayyip'in açılımı:
Türk askerine tabut


Gökçe Fırat
Abdullah'ın Planı: Abdullah'a Af!


İnan Kahramanoğlu
"PKK'ya af" planı


Özgür Erdem
"Kürt açılımı" değil
ikinci 15 Ağustos saldırısı


Okan İşbecer
Sezen haydi artık çek git yoluna bıkmışım dertten


Şener Üşümezsoy
Izady'nın Kürt Açılımı


Eser Özaltındere
Kürt açılımı BOP'tur
ABD'nin kanlı entrikasıdır

Gökçe Fırat
Abdullah'ın planı: Abdullah'a af!

Kürtlerin Cumhurbaşkanı

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi sürecinde gerek sivil muhalefetten gerekse askeri kesimden bu şahsa yönelik önemli bir tavır gelişmişti.

Kaygı veren şey Gül'ün eşinin türbanıydı. TÜRKSOLU ise temel kaygısını yaptığı kapakla açıklamıştı; Gül, Kürtlerin Cumhurbaşkanı olacaktı.

Nitekim Gül'ün son açıklamaları, onun misyonunu çok daha net ortaya koyuyor. Kürt meselesinin Türkiye'nin bir numaralı sorunu olduğunu açıklayan Gül, çok önemli bir açıklamada daha bulunuyor ve şöyle diyor:
"On senedir devlet sisteminin içindeyim. Hiçbir dönemde olmadığı kadar, sivil-asker bütün kesimler ortak anlayış, işbirliği ve koordinasyon içinde."

Abdullah Gül’ün sürprizi!

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi sürecinde gerek sivil muhalefetten gerekse askeri kesimden bu şahsa yönelik önemli bir tavır gelişmişti.

Kaygı veren şey Gül’ün eşinin türbanıydı. TÜRKSOLU ise temel kaygısını yaptığı kapakla açıklamıştı; Gül, Kürtlerin Cumhurbaşkanı olacaktı.

Nitekim Gül’ün son açıklamaları, onun misyonunu çok daha net ortaya koyuyor. Kürt meselesinin Türkiye’nin bir numaralı sorunu olduğunu açıklayan Gül, çok önemli bir açıklamada daha bulunuyor ve şöyle diyor:

“On senedir devlet sisteminin içindeyim. Hiçbir dönemde olmadığı kadar, sivil-asker bütün kesimler ortak anlayış, işbirliği ve koordinasyon içinde.”

Abdullah Gül bu ülkenin Cumhurbaşkanı olduğuna göre, yani hem Hükümetin hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başı olduğuna göre, açıklamasına değer vermek gerekiyor.

Gül’ün açıklamasına göre Türk devleti Kürt meselesini bitirmek için çok kapsamlı bir hamle yapacakmış, Türkiye bu konuda sürprizlere hazır olmalıymış!

Gül, bu sürprizlerin neler olduğu ya da devletin ne gibi bir kapsamlı planının olduğunu söylemedi. Ancak kamuoyunun bunları çok yakında öğreneceğini söylemekle yetindi.

Neler oluyor?

Tepelerde neler olduğunu anlamak için son dönem gelişmeleri sıralamak gerek.

- ABD Başkanı Obama Türkiye’yi ziyaret etti.

- Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ, teröristlerin de insan olduğunu açıkladığı bir toplantı düzenledi.

- Abdullah Gül, Kürt meselesinin çözümü için DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk’le görüştü.

- PKK geçici karşılıklı silah bırakışması ilan etti.

- CHP Genel Başkanı, Kürt taleplerinin karşılanması için açıklamalarda bulundu.

- Askeri birlik bölgelerindeki “Ne mutlu Türk’üm diyene” yazılarının silinmesi kararı alındı.

- Güneydoğu bölgesindeki köylere Kürtçe adlar verilmesi için Meclis’e teklif verildi.

- Trafik levhalarına Türkçe’nin yanında Kürtçe isimlerin de yazılması için Meclis’e teklif verildi.

- CHP, devletin Kürtçe dilekçe alması teklifini desteklediğini açıkladı.

- Bu arada MİT’in Kuzey Irak’ta ve Türkiye’de yoğun bir şekilde Kürt meselesi ile ilgili çözüm çalışmaları sürüyor.

Adım adım federasyona

Tüm bu maddelere baktığımızda devletin tepesinde hangi konuda anlaşmaya varıldığını tahmin etmek pek de zor değil.

PKK’nın uzun yıllardır mücadelesini verdiği bazı kültürel konularda devlet daha fazla taviz verecektir.

Kürtçe özel televizyona izinden hemen sonra Kürtçe devlet televizyonu gelmişti.

Kürtçenin özel kurumlarda öğretilmesinin hemen ardından şimdi üniversitelerde Kürtçe bölümlerinin açılması gelecektir.

Devlet Güneydoğu’daki köylere Kürtçe adlar verecektir.

Şimdi bu adımlar kimileri için kültürel alana ait adımlar olarak görülebilir ama bölücülüğün esası zaten kültüreldir.

Siz kendi ülkenizde iki dili kabul ederseniz kültürel çok seslilik yaratmazsınız üniter yapıyı federal yapıya dönüştürürsünüz.

Türkiye bizzat devlet eliyle, kültürel haklar diye diye, tek dilli üniter Türk devletinin yapısını değiştirmektedir.

Devlet bir ikinci dille TV yayını yapıyorsa, devletin yol tabelalarında iki dil varsa, devlet iki dilde dilekçe alıyorsa (doğal olarak Kürtçe dilekçeye Kürtçe karşılık vermek zorunda kalacaktır) devlet iki dilde eğitim veriyorsa, o devlet zaten resmen de federal bir devlet olmuş demektir.

Yerel seçimlerden hemen sonra DTP’liler seçim sonuçlarının Kürdistan’ın sınırını çizdiğini açıklamışlardı. Şimdi o sınırlar içinde federal bir sistem kurulma hazırlıkları yapılmaktadır.

Abdullah Gül’ün sürprizi budur; Türkiye Cumhuriyeti’nden Türkiye Federal Cumhuriyeti’ne geçilmektedir!

AB üyeleri zaten bölünüyor

Peki bu federal adımlar Kürt bölücülüğünü yatıştırabilir mi?

Devletin tepesini işgal edenler bunun sonunun federasyonda kalmayacağını, bölünmeye gidileceğini elbette biliyorlar.

Biliyorlar ve zaten bunun için çalışıyorlar!

Ama bunu halka açıklamaları zor. Eğer bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı çıksa, biz Kürdistan’ın bağımsızlığını istiyoruz dese yakışık almaz, o nedenle bunlar da Kürtlerin demokratik haklarını vereceğiz diyorlar...

Bir kısım saf insan bu demokratik hakların bölünmeyi engelleyeceğini düşünebilir elbette. Ama onlara da dünyada benzeri örnekleri incelemelerini önermek gerekir.

Mesela İspanya örneğini alalım.

İspanya’da ayrılıkçı BASK bölgesinde resmi ve fiili bir özerklik var, Türkiye’de olan ve olması planlanan tüm haklar verilmiş durumda ve üstelik BASK İspanya’nın en zengin bölgesi. Ama buna karşın bağımsız devlet talebi güçlenmiş durumda.

Benzeri bir örnek yine Belçika’dan.

Belçika Avrupa Birliği’nin başkentine sahip bir ülke. Ülkede resmi bir federasyon var. Her etnik grup istediğini yapmakta özgür. Üstelik de çok zengin bir ülke. Ama bu ülkede de bağımsızlık talepleri yükseliyor.

Bunlar Avrupa’nın merkezinden, üstelik AB üyesi ülkelerden seçilmiş örnekler. Kimileri Türkiye AB’ye üye olduğunda bu meselenin zaten ortadan kalkacağını sanıyor saf saf. Oysa AB üyeliği İspanya ve Belçika gibi ülkeleri bile bölünmenin eşiğine getirmiş durumda.

Apo’ya af

Abdullah Gül’ün sürprizi Türkiye’nin bölünmesi ama bununla sınırlı değil.

Sürprizin ikinci aşaması ise kültürel değil doğrudan askeri alana ilişkin.

Plana göre PKK militanlarına af çıkarılacak. Bunlar Kuzey Irak’ta silahlarını bırakıp Türkiye’ye gelecekler. Geldikten sonra devlet bunları hapse atmayacak, tam tersine yıllardır dağda oldukları için tatil köylerinde rehabilitasyona alacak. Hepsine birer meslek sağlanacak, ailelerine maaş bağlanacak.

Bunun sağlanması için bir taraftan PKK’lı teröristlerin aileleriyle görüşmeler yapılacak. Diğer taraftansa bizzat PKK ile görüşülecek. Aracı olarak Barzani, Talabani ve ABD kullanılacak. ABD’nin onayı ile birlikte PKK silah bırakacak.

Ama PKK’nın silah bırakmak için ufak bir şartı var! PKK Abdullah Öcalan’ın salıverilmesni istiyor. Hem böylece PKK’nın fiilen başına geçecek Abdullah Öcalan, PKK’nın yeniden teröre yönelmesini engelleyecekmiş.

Evet plan tamı tamına bu.

Ama bu planın tümünü bir anda uygulamak elbette zor. O nedenle plan aşamalara bölünecek. İlk aşamada Apo’nun basit bir terörist olduğu o nedenle özel muameleye tabi tutulmaması gerektiği, F tipi cezaevine gönderilmesi gerektiği açıklanacak.

F tipine geçiş sağlandıktan sonra sıra affa gelecek. Devletin Apo’yu affetmesi imkansız gibi bir şey. Gerçi burada Abdullah Gül özel yetkisini kullanıp Apo’yu affedebilir, ne de olsa kendisi Cumhurbaşkanı!

Ama Apo’nun salıverilmesinin infial yaratmayacağı, hatta kabullenileceği bir af yasası bulunacaktır: Mesela Ergenekon davasında yargılanan paşalarla birlikte Apo’ya da af getirilse acaba tepkiler yumuşamaz mı!?

Ergenekon’u tertipleyen büyük güçler sanırız bunun ince bir planını çoktan yapmışlardır...

Genelkurmay ne der?

Peki bu plan üzerinde gerçekten devletin tüm kurumları anlaşmış olabilir mi?

Abdullah Gül’ün, çok açık bir şekilde hem asker hem de sivillerin ilk kez anlaştıklarını açıklamasına bakılırsa gerçekten de anlaşma sağlanmıştır.

Zaten Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un yaptığı son toplantıda Atatürk’ün Türklük anlayışını tahrif etmesi, teröristleri insan olarak görmesi ve affı açık bir şekilde dile getirmesi gereken anlaşmanın sağlandığını ortaya koymaktadır.

DTP’yi mecliste kabullenemeyen askerlerimizin Obama aşkına Meclis’e nasıl da giriverdiklerini gördükten sonra, yine ABD aşkına PKK’ya affı kabul etmelerini beklemek normaldir!

Türk halkı kabul eder mi?

Peki Cumhurbaşkanı’nın, hükümetin, askerin kabul ettiği bu planı Türk halkı kabul eder mi?

İşin bu kısmı siyasi partilere kalıyor. Siyasi partiler bu Amerikan planının Türk halkına kabul ettirilmesi için çalışacaklardır ki Obama onları seçsin!

O nedenle CHP, Kürt açılımını çoktan başlatmıştır. En son DTP ile yapılan özel görüşme, CHP’nin kimlerle neyin pazarlığını yaptığını göstermektedir. Partinin tüm üst yönetimini Kürtçülere teslim etmesi de CHP’nin artık Kürtçü ittifak içinde olduğunu göstermektedir...

MHP, yine esip gürlemektedir. Ama bu Bahçeli’nin klasik tarzıdır. Sonuçta Ahmat Türk karşısına geldiğinde, eğilecek, ceketini ilikleyecek ve elini uzatacaktır...

Ulusalcıların son gözdesi Demokrat Parti ise zaten Demirel’in “Kürt realitesini tanıyoruz” açıklamasının dışında hareket edemez...

Cumhuriyet gazetesi, Obama’nın Tayyip’i bırakıp Deniz Baykal’ı seçmesi için mektup üstüne mektup yazmaktadır Obama’ya...

Tuncay Özkan içerden Abdullah Öcalan’ın ne kadar değerli görüşleri olduğunu yazmaktadır...

İktidarıyla muhalefetiyle Türkiye bu durumdadır.

Buna Doğan Grubu’nun, Karamehmet’in, Ciner’in gazete, radyo ve televizyon kanallarını da ekleyin.

İktidarı muhalefeti ile, askeri sivili ile, medyası ile tüm Amerikancı güçler Kürt meselesinde uzlaşmıştır ve bu uzlaşmayı Türk halkına benimsetmek, kabul ettirmek için yoğun bir çaba sarfetmektedirler.

Ama Türk milleti bu oyuna gelmeyecek kadar bilinçlidir. Bilinçlidir çünkü mahallesinde evini alanın, çarşıda dükkanını alanın, onu fakir bırakanın, kanını sömürenin, şehirleri yaşanmaz hale getirenin, dağda çocuğunu şehit edenin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.

Türkleri kandıramayacaklardır.

Üstelik bugüne kadar partisiz bırakılan Türkler yakında partileşecek ve bu Kürt oyununu bozacaktır.

Ne PKK’yı ne başındaki katili ne de onları affetmek için çalışanları affedecektir!

(Sayı 237, 25/05/2009)

 

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

Bu yazı hakkında henüz yorum yapılmamış.

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 


İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40