Ali Özsoy - Kürt ırkçılığına karşı dişe diş mücadele
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:

Kürtler Kimlerdir

Gökçe Fırat
Kürtlerin Vatanı Neresi?


Gökçe Fırat
Kürt Neden Irkçı Olur?


İnan Kahramanoğlu
Biz Kimiz; Türk müyüz,
Kürt müyüz?


Ali Özsoy
Kürt Irkçılığına Karşı
Dişe Diş Mücadele


Eser Özaltındere
Uyduruk Kürtçü
Tarih Saçmalıkları


Şener Üşümezsoy
Diyarbekir Kimin Yurdu?

Ali Özsoy
Kürt ırkçılığına karşı
dişe diş mücadele

Bu slogana ırkçı diyorlar. Niye? Bir ırktan bahsetmiyor ki! Dağda yaşayan bir ırkı veya efsanevi kar hayvanı Yeti’yi hedefleyen bir slogan değilki bu. Anlamı çok açık... Bize göre Türkiye’de ırkçı bir terör sorunu vardır. Bunu çözmenin yolu ise ırkçılığın bir numaralı sorumlularını idamla yargılamaktır. İdam hukuki bir sorundur.
Irkla ne alâkası var.

Irkçılık noteri Kürt ırkçıları

Türkiye’de bir kısım insan, her konuda kendilerini polis-savcı-yargıç-cellat ilan etmiş durumda. Kürt-İslam faşizminin tetikçiliğini yapan bu kesimin son günlerde ilgi alanı ırkçılık...

Bu kesime göre Türkiye’de yükselen ırkçı bir hareket var. Bu Türk ırkçılığı... Nerede Türk halkının bir tepkisini görseler, ABD, AB veya işbirlikçisi Kürt bölücülüğüne karşı bir eylem yapılsa hemen tantanayı koparıyorlar: “Irkçı eylem yapıldı, statta ırkçı slogan atıldı, ırkçılar yürüdü...”

Bu söylemi yaygınlaştıran PKK’nın yayın organı Günlük (ve benzeri isimlerle çıkan) gazetesi oldu. Bilindiği gibi PKK’lı şehir eşkıyaları sokağa iner, cam kırar, molotof atar, otobüs yakar. Mahalle veya ilçe halkı buna karşı tepki gösterdiğinde, PKK ve yandaşları halkı ırkçı olmakla suçlar. Hatta geçtiğimiz yıl Balıkesir Altınova’da bir PKK’lı Kürt fanatiği, aracını Türklerin oturduğu kahveye kastlı olarak sürmüş, birkaç kişiyi yaralamış, bir kişiyi ise öldürmüştü. Bu olaydan sonra Altınova halkı ayağa kalkmış ellerinde Türk bayraklarıyla yürümüştü. Ve terör örgütü halkı yine ırkçılıkla suçlamıştı.

Ancak ilginç olan sadece terör örgütü değil, tüm medya, Balıkesir Valisi, İçişleri Bakanı ve AKP’li yetkililer hep birlikte Altınova halkını ırkçılıkla suçlamıştı.

Türkiye’de ırkçılık var mı? İşte size “otoritelerden” kısa bir yanıt. Kamyonetiyle kasıtlı olarak Türklerin oturduğu kahveye dalıp insan öldüren Kürt fanatiği ırkçılık mağdurudur(!). Irkçı ise ölen kişi ve yakınlarıdır(!).

Her önüne gelen ırkçılık uzmanı

Böyle bir saçmalığa kavram karmaşası denebilir mi? Daha çok beyin karmaşası demek daha yerinde olur.

Irkçılığın tanımı bellidir. Irkçılık Batı sömürgeciliğinin ürünüdür. İnsanların karakter ve özelliklerinin temel belirleyicisinin ırk kategorisi olduğunu ileri sürer. Bazı ırkların, dolayısıyla bazı insanların, diğerlerine göre daha üstün olduğunu, Batılıların ise en üstün ırk olan Aryan ırkından geldiğini iddia eder. Sömürgecilik, beyaz üstünlüğü, soykırım, Apartheid gibi insanlık suçlarının meşrulaştırma kaynağı genellikle ırkçılık olmuştur.

Bir kişi, eylem veya slogana bir “otorite” sırf beğenmediği için kafasına göre ırkçı diyebilir mi? Irkçılık bir akımdır. Milliyetçilik ise tamamen farklı bir akım. Bunu bal gibi bilen bazıları ise el çabukluğuyla şöyle bir terim uyduruyorlar; “ırkçı-milliyetçi...” Yani hem milliyetçi hem ırkçı... Ya da belki de milliyetçi olduğu için ırkçı veya ırkçı olduğu için milliyetçi...

İyi de bir Batılı ve Batıcıya göre milliyetçilik Fransız Devrimi’nin ürünüdür. Bize göre ise mazlum ulusların antiemperyalist direnişinin ürünüdür. Her iki tanıma göre milliyetçilik ırkçılıktan çok farklı bir kavramdır. Hatta ilericidir. “Irkçı-milliyetçi” kavramı herhalde sırf Türk düşmanlarını memnun etmek için uydurulmuş bir başka “beyin karmaşası” ürünü olabilir.

Türkiye’de Kürt-İslam faşizmi öyle bir noktaya geldi ki, artık statlarda ne slogan atılacağına bile otoriteler karar veriyor. Sadece federasyon başkanı değil, AKP’nin başbakanı ve cumhurbaşkanı da hemen Bursaspor ve Gaziantep taraftarlarını tehdit etti: “Statlarda ırkçı slogana izin vermeyeceğiz…”
Peki ırkçı slogan dedikleri ne? Tamı tamına üç slogandan bahsediliyor: Birincisi “Ne mutlu Türk’üm diyene”. İkincisi “Kahrolsun PKK.” Üçüncüsü “PKK dışarı…” Peki bu sloganlarda bir ırkı aşağılayan, kınayan veya tehdit eden tek bir mana veya ima var mı? Son iki sloganı ele alalım. PKK bir ırk mı? PKK’yı kınamak ne zamandan beri ırkçılık oluyor? Ancak Diyarbakırspor Başkanı bu sloganlardan rahatsız oluyormuş. Bu sloganları ırkçı buluyormuş.

Haniymiş bizim ırkçılar

Tabii ki her Batı ürünü gibi ırkçılık da Batının dışına ihraç edildi. Dolayısıyla ırkçılara Batı dışında da rastlanabilir. Ancak milliyetçilik bizzat Batıya karşı bir akım olarak doğar ve gelişir. Örneğin Türkiye’de milliyetçiliğin lideri Atatürk’tür.

Türkiye’de bir dönem ırkçı olduğunu iddia eden bir kesim türemişti. Ancak ilginç bir şekilde bunlar Türk milliyetçisi değildi. Atatürk’e karşıydılar. Türkiye Cumhuriyeti’ni bir hata, Turan’a yönelik bir ihanet olarak görürlerdi. Türkiye’den çok Almanya ve Amerika’yı savunurlardı. Esas ilginç olanı Alman taklitçisi oldukları için Türklerin de Aryan olduğu şeklinde komik bir teori ortaya atmışlardı. Doğal olarak Türkler Aryan olmadığı ve Almanya ve Amerika’ya antipati duyan derin bir milliyetçilik hissine sahip oldukları için asla ırkçılık bizim aramızda yayılamadı.

Ancak Türkiye’de bir kesimin daha yaptığı bir ırkçılık vardır ki; sıkı durun bu kesimin ırkçı teorisyenleri gerçekten de kökenlerinin Aryan olduğunu iddia etmektedir. Hatta konuştuklarını iddia ettikleri dilin Almancayla akraba olduğunu düşünmektedirler. Sadece Alman ve Amerikalılara değil, tüm Batılılara hayrandırlar. Irkçı bir terör örgütü kurmuşlardır. Lider belledikleri teröristbaşı ikide bir Batılı liderlere ve Papa’ya mektup yazıp, barbar Türklere (Batı ırkçılığının zenci ve Yahudi düşmanlığıyla birlikte en büyük motivasyon kaynağı) karşı mücadele ettiklerini söyler. Onlardan “ortak Aryan köklere” sahip kardeşlerine yardımcı olmalarını ister.

Ve ne hikmetse 1940’ların müzelik ırkçılarının tersine bu ırkçılar bir kitle temeli edinmişler, etnik köken yani ırka dayalı örgütlenmeyi başarmışlar ve bizzat ırk ayrımına dayanan şiddet eylemleriyle binlerce insanın ölümüne neden olmuşlardır.

Kim sizce bu ırkçılar? Türkiye’de ırkçılık mı var demiştiniz? Evet var. Kürt ırkçılığı.

Kafanızı kumdan çıkarın. Her gördüğünüz sivil halk eylemine ırkçı diyeceğinize, ırkçılığın teorik ve pratik her türlü kıstasına uyan Kürt ırkçılığını bir kez, ama bir kez olsun, kınayın. Var mı sizde gerçek ırkçılığa karşı çıkacak o yürek, o hümanizma...

Irkçı slogan nasıl olur?

Son günlerde de tutturmuşlar yeni bir iddia. Türk halkı nerede bir eylem yapsa, bir tepki gösterse aynı şeyi söylüyorlar: “Irkçı slogan atıldı.”

Futbol maçlarında yıllardır atılan bazı sloganlar ne hikmetse bu yıl ırkçı ilan edildi. Özellikle Diyarbakırspor maçlarından sonra bu sloganlar gündeme geldi. Türkiye’de Kürt-İslam faşizmi öyle bir noktaya geldi ki, artık statlarda ne slogan atılacağına bile otoriteler karar veriyor. Sadece federasyon başkanı değil, AKP’nin başbakanı ve cumhurbaşkanı da hemen Bursaspor ve Gaziantep taraftarlarını tehdit etti: “Statlarda ırkçı slogana izin vermeyeceğiz...”

Peki ırkçı slogan dedikleri ne? Tamı tamına üç slogandan bahsediliyor: Birincisi “Ne mutlu Türk’üm diyene”. İkincisi “Kahrolsun PKK.” Üçüncüsü “PKK dışarı...”

Peki bu sloganlarda bir ırkı aşağılayan, kınayan veya tehdit eden tek bir mânâ veya ima var mı? Son iki sloganı ele alalım. PKK bir ırk mı? PKK’yı kınamak ne zamandan beri ırkçılık oluyor?

Ancak Diyarbakırspor Başkanı bu sloganlardan rahatsız oluyormuş. Bu sloganları ırkçı buluyormuş. Eğer ırkçı bir terör örgütünü kınayan bu sloganlara kendisi de katılmak yerine, rahatsız oluyorsa bu onu ırkçılık mağduru değil, tam tersine ırkçılık sempatizanı yapar. “Kahrolsun Naziler” sloganı ne kadar ırkçıysa, “Kahrolsun PKK” sloganı da o kadar ırkçıdır. Ve bir Alman “Naziler dışarı” sloganından rahatsız oluyorsa ona ancak ırkçı denebilir.

Aslında yaşanan şu son tribün olayları, eğitim düzeyi en düşük olduğu varsayılan taraftar kitlesinin bile çok bilinçli bir şekilde bir ırk veya etnik kökeni değil, o ırk veya etnik kökenin temsilcisi olduğunu iddia eden ırkçı terör örgütünü hedef aldığını göstermektedir. Bu ise Türk halkında yüksek bir bilinç düzeyinin kanıtıdır.

Kaldı ki, Kürtlerin Aryan ırktan olduğu, Batılıların korunmasıyla bazı imtiyazlara sahip olmaları gerektiği şeklindeki ırkçı düşüncenin çok yaygın, hatta iktidarda olduğu bir dönemde bile, hâlâ kimse bu uydurma ırkı değil, doğrudan o ırk adına mücadele ettiğini öne süren terör örgütünü hedef almaktadır. Diyarbakırlılara burada bir insanlık görevi düşmektedir. Bu sloganlara eşlik etmek ve PKK’nın herkesçe kınandığını göstermek...

Ancak bunun yerine Türklere hakaret edilmekte ve utanmazca ırkçı olanlar, Türkleri ırkçılıkla suçlamaktadırlar.

Türk milliyetçisi ırkçı olabilir mi?

Irkçı olduğu öne sürülen diğer slogan ise Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü... Abdullah ve Tayyip’in bu sözü ırkçı bulmaları bizim için şaşırtıcı değil. Çünkü daha önce de tam bir Türk düşmanlığı örneği göstererek bu sözü “ırkçı ve ilkel” olmakla suçlamışlardı. Aslında yaptıkları sadece Türkleri değil, Türklerin en büyük ulusal değeri Atatürk’ü de ırkçı ilan etmektir.

Bir Türk, Türk olduğu için mutlu ve gururlu olamaz mı? Sürekli aşağılanan, ezilen, haksızlığa uğrayan ve sömürülen bir millete karşı yapılabilecek en son ırkçı eylem onun kimliğine de saldırmaktır. Türk’e Türklüğüyle övünmeyi yasaklamak Türkiye’deki anti-Türk ırkçılığın son hezeyanıdır.

Kaldı ki Atatürk’ün bu sözü ırkçılığa kanıt gösterilebilecek dünyadaki en son sözdür. Atatürk başka bir ulusa aidiyeti mutsuzluk veya utanç kaynağı olarak görmüyordu. Sadece Türklüğün değerini hatırlatıyordu. Bizzat bu sözün kendisi Atatürk’ün Türklüğü bir ırksal aidiyet olarak değil, çağdaş bir ulusal kimlik olarak gördüğünü göstermektedir.

Aslında Türkiye’de ırkçılığa karşı en tutarlı ve kapsayıcı duruş Atatürk milliyetçiliğidir. Çünkü Atatürk’ü önder gören Türk milliyetçileri asla ırkçı olamaz. Bize göre ulus dil, tarih, kültür ve medeniyete dayalı ve ırkla (ve etnisiteyle) hiçbir ilgisi olmayan bir kategoridir. Milliyetçilik ise ulusun emperyalizme karşı bağımsız ve egemen yaşamasını hedefleyen modern bir diriliş, direniş ve ilerleme ideolojisidir.

Bir Türk milliyetçisi ırkçı olamaz çünkü Kürt diye bir ırk kabul etmez. İsterseniz bize “inkarcı veya asimilasyoncu” diyebilirsiniz. Ancak hiçbir ırkçı inkârcı veya asimilasyoncu değildir. Tersine ırkçılık ırkları inkârı reddeder. Irkların tespitine kafayı takar. Çünkü ırkçılık, insanlara ırk etiketi yapıştırmayı ve kendi saf ırkını diğer ırklardan ayrı ve üstün tutmayı hedefler. Oysa Türk milliyetçileri ısrarla her türlü kökenden insanı modern ve ırka dayalı olmayan tek bir ulusal kimlikte, Türk kimliğinde kaynaştırmak istemektedir. Kaynaşma ise ırkçılığın tam tersidir.

Oysa “ya silaha ya karınıza sarılın” diyen Kürtçü anlayış ırkçılığın ta kendisini yansıtmaktadır. Israrla kendi “ırkı” içinde evlenme, “dışarıya” kız vermeme ama “dışarıdan” kız alma, çok çocuk doğurma ve üreyerek çoğunluğu elde etme esaslarına dayanan ırkçı demografik savaş yürütmektedirler.

Türk milliyetçisi ise Kürtlere karşı ırkçılığı savunmayı bir yana bırakın, Kürt kimliğini “inkâr” eder. Çünkü her türlü ırksal kimliği inkâr eder. Kaldı ki, “inkârcılığımız” son derece bilimsel ve tarihsel tezlerle desteklenmektedir. Kürtçe diye bir dil, Aryan diye bir ırk, Kürt diye bir ulus yoktur. Olsaydı zaten Kürtçüler ırk ve aşiret gibi çağdışı kimliklere sarılarak terör mücadelesi vermezlerdi. Doğrudan ulusal kültürlerine dayanırlardı. Oysa ortada böyle bir kültür yoktur.

Bir ırkçı terör örgütü düşünün. Milyarlarca dolarlık uyuşturucu ve silah ticareti yapıyor. Tamamen şiddete dayalı bir ırk stratejisi izliyor. Ama var olduğunu iddia ettiği ırkın dilinde bir adet günlük gazete bile çıkaramıyor. Çünkü “Kürt”, tıpkı Hitler’in Aryanları gibi ancak hayallerde yaşayan bir ırk olabilir. Ama asla kendi dili ve kültürü olan bir ulusal kimlik değildir.

Kısacası aslında Kürtçüler ve Kürt ırkçıları gerçek “inkârcılardır.” Çünkü bilimi ve tarihi inkâr etmektedirler. Ancak Türklere yönelik “inkârcı” suçlamasına isterlerse devam edebilirler. Bu bile bizim ırkçı değil, olsa olsa ırk inkârcısı olduğumuzu gösterir.

Bir kere olsun ırkçılığa karşı çıkın

Ve sonuncu olarak “Hepsini asacağız” meselesi... TÜRKSOLU’nun attığı ve Türk halkı tarafından sonuna kadar sahiplenilen bu slogana da malum çevreler “ırkçı” damgası vurdular.

Oysa slogan tamı tamamına şunu söylüyor: “Dağa çıkanı da, dağa çıkartanı da, dağdan indireni de... Hepsini Asacağız...”

Bu slogana ırkçı diyorlar. Niye? Bir ırktan bahsetmiyor ki! Dağda yaşayan bir ırkı veya efsanevi kar hayvanı Yeti’yi hedefleyen bir slogan değil ki bu. Anlamı çok açık... Bize göre Türkiye’de ırkçı bir terör sorunu vardır. Bunu çözmenin yolu ise ırkçılığın bir numaralı sorumlularını idamla yargılamaktır. İdam hukuki bir sorundur. Irkla ne alâkası var.

Tarih boyunca devrimciler ve ilericiler idama pek çok kez başvurmuştur. Bizler devrimci hukuka inanıyoruz. Halkın kuracağı mahkemenin karşısına çıkarılmadan ve yargılanmadan kimsenin infaz edilmesini savunmuyoruz.

İşte devrimcilerle ırkçılar arasındaki temel fark budur. Devrimciler idam eder. Irkçılar ise sorgusuz sualsiz katlederler. Tıpkı ABD’nin Kızılderilileri, Nazilerin Yahudileri yargısız infazla toplu halde katlettikleri gibi...

Türkiye’de ayrım gözetmeksizin bir ırka veya topluluğa yönelik katliam denince insanın aklına kim geliyor acaba? Geçtiğimiz hafta Kanarya’da içinde yolcu dolu bir otobüse molotoflar atıldı. Genç bir kız canlı canlı yakıldı. Tek suçu Türk olmaktı. Ne bir mahkemeye çıktı ne de bir şeyle ilgili suçlandı. Ancak onu yakanlar ırkçıydı. Bu hakkı kendilerinde görebiliyorlardı.

Ve her fırsatta bize ırkçı diyen medya, bu eylemin failinin PKK olduğunu bile yazmadı. Sanki gökten eylemciler inmiş, otobüsü yakmış sonra da meçhule karışıp gitmişlerdi. Ama onlar medyamıza göre “hak” arıyordu. Peki, bundan büyük ayrımcılık ve ırkçılık var mı? O kızın ve PKK’nın katlettiği sayısız sivilin Türk olmaktan başka ne suçu vardı? Bizzat kendileri ırkçı olanlar ne yüzle Türkleri ırkçılıkla suçlayabilir?

Irkçılık çağdaş dünyada insanlık suçu kabul edilmektedir. Irkçı partiler yargılanmakta ve kapatılmaktadır. Irkçı katiller en ağır şekilde cezalandırılmaktadır. Bize göre Türkiye’de ırkçı hareket engellenmelidir. Bunun için de lideri yargılanmalı ve asılmalıdır. Bunu savunan değil, ancak buna karşı çıkan ırkçılıkla suçlanabilir.

Ancak Türkiye’de DTP gibi ırkçı bir parti bırakın kapatılmayı el üstünde tutulmaktadır. Apo (İmralı’daki) gibi gözü dönmüş bir ırkçı katilin idam edilmesini isteyenlere ise utanmadan “ırkçı” denebilmektedir.

Tayyip Türkiye’de yüzlerce etnik kimlik olduğunu, Türklerin de bunlardan sadece biri olduğunu ileri sürmüştü. Apo (İmralı’daki) ise Türkiye’de en az 20 milyon Kürt olduğunu, etnik Türk sayısının ise sadece 1 milyon civarındaki “Türkmenlerden” ibaret olduğunu savunuyor. Safkancı Kürt ırkçılarına göre geri kalanlar “devşirmeymiş.”

Etnisite, ABD kökenli yeni ırkçı teorinin ırk kavramı ile ikame ettiği bir kategori. Etnik kimlik maskesiyle açıkça ırkçılık yapılıyor. Türkiye bir ulus devlet olmaktan çıkıyor, tepesinde Kürtlerin bulunduğu etnik-ırksal hiyerarşiye dayalı bir Apartheid rejimine dönüşüyor.

Kendilerinin ilan ettikleri il ve mahallelerde tek bir Türk yaşayamaz, iş kuramaz ve çalışamaz. Geri kalan yerlerde de efendi yine kendileri olacaktır. Ticaret ve siyaset onların tekelinde olacaktır. Kendilerinden olmayan haraç ödeyecektir. Irk dayanışması her alanda kendini gösterecektir.

Türkiye’de ırkçılık var mı? Evet var. Kürt ırkçılığı var ve her gün ayrımsız terörle can alıyor. Ve öyle bir dikta rejiminde yaşıyoruz ki; TÜRKSOLU’

ndan başka kimse bu ırkçılığın adını koyamıyor. Kürt ırkçılığını mahkûm edemiyor.

Irkçılık bir insanlık suçudur. Herkesi biraz dürüst olmaya, insan olmaya ve Kürt ırkçılığına karşı çıkmaya davet ediyoruz.

(Sayı 253, 14/09/2009)

 

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

HİÇ BİR TÜRK KENDİNE KÜRT ÜM DEMESİN 

Bayındır bacen boyları türktür
Hiç bir türk kendine kürtüm demesin
İslamda her bir ırk erimiş bitmiş
Diyarbakır bir türk kürtüm demesin

Sasani keldani sümer süryani
Emevi urartu  ak, karakoyunlu
Rum ermeni morşemin mervani
Hiç bir kimse ben bir kürt üm demesin

Türkiyede yanlız türk olan  yaşar.
Laik demokrasi  yolunda hürdür.
Cumhuriyet kanunları eşittir
Kimse aşıterim kürtüm   demesini

Kürtüm diyen hain dağa çekilmiş
Aşiret agalık hakkı yok etmiş
Türk halkından kim ne kötülük görmüş
Siyaset yapsın kürtüm demesin

Sabit vatandaşım ırkçılık yoktur
Kim türküm diyorsa hakları çoktur
Hiç bir ırkın bizde bir hakkı yoktur
Ben kürtüm diyene haklı demesin

Ozan Sabit Özdemir, Yozgat
29 Mart 2010


 

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 


İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40