Gökçe Fırat - Kürtlerin vatanı neresi?
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:

Kürtler Kimlerdir

Gökçe Fırat
Kürtlerin Vatanı Neresi?


Gökçe Fırat
Kürt Neden Irkçı Olur?


İnan Kahramanoğlu
Biz Kimiz; Türk müyüz,
Kürt müyüz?


Ali Özsoy
Kürt Irkçılığına Karşı
Dişe Diş Mücadele


Eser Özaltındere
Uyduruk Kürtçü
Tarih Saçmalıkları


Şener Üşümezsoy
Diyarbekir Kimin Yurdu?

Gökçe Fırat
Kürtlerin vatanı neresi?

İsmail Beşikçi

Beşikçi’nin hüsranı aslında
Kürtçülere destek veren diğer
aydınlar için de bir ders niteliğinde. Bugüne kadar Türk aydınlarının
bir kısmı Kürtlerin ayrı devlet kurma hakkını savundu ve bu uğurda büyük bedeller ödedi. Ama gelinen noktada Kürtlerin niyetinin bağımsız bir Kürt devleti kurmak olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü Kürtler sadece Güneydoğu’yu değil tüm Türkiye’yi talep ediyor!

Hülya Avşar’dan İsmail Beşikçi’ye

Türk basını son yıllarda Türk basını dışında her şey oldu. Eğer Türkiye aleyhinde Ermeni propagandası yapacaksanız, Kürt propagandası yapacaksanız, Rum propagandası yapacaksanız, gazetelerin sayfaları, televizyonların stüdyoları sizlere açılır. Ama Türkiye’yi savunacaklar için bu kanallar tümüyle kapalıdır.

Buna rağmen bazen en Kürtçü propaganda bile Türk tezlerinin doğruluğunu ispatlayabilir. Geçtiğimiz haftalarda Hülya Avşar’ın Kürt olduğunu ispat etmek için röportaj yapmışlardı kendisiyle ama Hülya Avşar “babam Kürt dedem Türk” diyebilmişti. Türk dede ve Türk ninenin çocuğu nasıl Kürt olabilirdi ki! Kürtçüler Kürtçülük yaparken bile gerçekler ortaya çıkıyordu.

Daha enteresan bir röportajı ise İsmail Beşikçi verdi. Beşikçi daha Apo anasının karnındayken bile Kürtçülük sevdasına düşmüş bir Türk sosyologudur. Ömrünü Kürtçülüğe adamıştır ama kendisi Türktür. Kürtçülük için 17 yılını hapiste geçirmiştir ki bu süre hiçbir Kürdün içerde yatmadığı kadar uzundur.

İsmail Beşikçi’nin röportajı son derece ilginç ve Kürtlerin bıçak sırtında yapmak zorunda oldukları tercihi gözler önüne seriyor.

Beşikçi’nin önerisi Türkiye’de bir federal Kürt devletinin kurulması. Ve bu devletin kuruluşu için fazla adım atmayan Kürtleri eleştiriyor. Bu devletin kurulacağı alan olaraksa Güneydoğu’yu gösteriyor ve “Kürtler Kürtlerle yaşasın Türkler de Türklerle” diyor.

Bizim geçtiğimiz sayıda yazdıklarımızı Beşikçi böylelikle doğrulamış oluyor. “Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı”nın yılmaz savunucusu Türk aydını Beşikçi şaşkınlık içinde:?Bu kadar yaklaşılmışken Kürtler neden Kürdistan’ı kurmuyorlar diye feryat ediyor!

Kürtler neden Kürdistan’ı kurmuyor?

Beşikçi’nin hüsranı aslında Kürtçülere destek veren diğer aydınlar için de bir ders niteliğinde. Bugüne kadar Türk aydınlarının bir kısmı Kürtlerin ayrı devlet kurma hakkını savundu ve bu uğurda büyük bedeller ödedi.

Ama gelinen noktada Kürtlerin niyetinin bağımsız bir Kürt devleti kurmak olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü Kürtler sadece Güneydoğu’yu değil tüm Türkiye’yi talep ediyor!

Aslında asgari bir sağduyusu olan aydının bu durumu sorgulaması gerekir. Yıllardır mazlum halk rolünü oynayan Kürtler, yıllardır “vatanımızı kurtarmak için savaşıyoruz” diyen Kürtler nasıl olur da şimdi başkalarının vatanını ister!

Ama bunu görebilmek için Kürt meselesinin bir dış mesele olduğunu, Kürtlerin de tümüyle dış dinamikler tarafından kontrol edildiğini görmek gerekir. Kürtler, hak arayan bir halk değil emperyalistlerin planlarını uygulayan bir piyon halktır.

O nedenle de Kürtlerin bağımsızlığı için savaşan bir PKK’dan değil, Amerikan Ordusu’na lejyon olarak hizmet veren paralı Kürt çetesi PKK’dan bahsedilebilir.

Bu çetenin hedefi ise Kürtlerin vatanını kurtarmak değil Anadolu’yu Türklerden kurtarmaktır. Anadolu Türklerden kurtarılacak ve Rumlara, Ermenilere ve emperyalist efendilerine bırakılacaktır.

Kürt meselesinin özü de bugün için bağımsız Kürdistan’ın kurulması değil, Bizans’ın, Pontus’un ve Ermenistan’ın kurulmasıdır!

Kürtlerin nüfus savaşı

Ama piyon halk Kürtler bu amaç için kullanılırken bir tek şey düşünülmemiştir o da Kürtler.

Kürtlerin Anadolu’yu Türklerden temizlemesi için bir silahlı savaşa değil nüfus savaşına ihtiyaçları vardı. O nedenle de Apo Kürtlere “silahı olan silaha silahı olmayan karıya sarılsın” diyordu.

Bunu yaptılar ve Kürt nüfusu hızla artırıldı ve batıya göçertildi. Bizim Kürt istilası dediğimiz bu hareket bile Kürtçülerin kendileri için değil başkaları için çalıştığını göstermektedir.

Böylelikle Türkiye’nin batı illerinde ciddi bir Kürt nüfusu birikti. Öyle ki Kürtçüler için en büyük Kürt ili İstanbul’dur. Bu bir taraftan büyük bir başarıdır çünkü Türkiye’nin demografik yapısı değişmektedir. Ama bu başarı beraberinde büyük tehlikeleri de getirmektedir.

Türkiye’nin nüfusu 70 milyondur. Kürtçüler bu nüfusun 20 milyonunun Kürt olduğunu iddia ediyorlar. Rakam elbette çok yüksek ama yine de sanki doğruymuş gibi ele alalım.

Bu nüfusun yaklaşık 8 milyonu Güneydoğu’da yaşıyor. Böyle bir durumda Kürtlerin büyük bölümünün kendilerinin anavatan olarak gördükleri Güneydoğu’da yaşamadığı ortaya çıkar. Kürtlerin %40’ı “kendi vatanlarında” %60’ı ise “Türklerin vatanında” yaşıyor diyebiliriz onların mantığıyla.

O halde soralım ne arıyor bu kadar Kürt Türklerin vatanında?

Ama daha acı bir soru soralım bu Kürtlerin sonu ne olacak?

Kürtçülüğün ağababaları için hava hoştur. Ama Türkiye’nin batı illerine göçertilen Kürtleri düşünen var mıdır?

İşte İsmail Beşikçi inanılmaz bir Kürt dostluğuyla bu tehlikeyi göstermeye çalışıyor Kürtlere. Diyor ki İstanbul’da 8 milyon Kürt bile olsa orası Kürdistan olamaz.

Elbette Kürdistan olamaz Beşikçi ama Konstantinapol olabilir. Kürtler de Konstantinapol’ü ele geçirmek için savaşan Haçlı Ordusu’nun erleri!

Kürtler ve Yuhudilerin sonu

Rakamların gelişimine devam edelim. Kürtçülerin rakamlarına göre Güneydoğu hariç Türkiye’nin nüfusu 62 milyondur ve bunun da 12 milyonu Kürttür. Yani %20 Kürt, %80 Türk.

Şimdi bu %20’nin %80’i asimile etmesi mümkün müdür?

Yani batıya göçertilen 12 milyon Kürt 50 milyon Türk’ü Kürtleştirebilir mi?

Elbet olabilir ama bunun gerçekleşmesi bir 100 yılı bulur!

Demografik yasalar ortadadır normal şartlar altında 12 milyon hızlı üreyen Kürdün 50 milyon az üreyen Türkü eritmesi için bir 100 yıl gerekir.

Ama Ortadoğu’nun haritası değişmiştir bile. Kürtlere Kuzey Irak’ta bir devlet kurdurtulmuştur. Türkiye’nin batısını Kürdistan yapmak ise imkansızdır.

O zaman batıya göçertilen 12 milyon Kürdün akıbeti ne olacak?

Benzeri bir örnek İsrail devletidir. İsrail, Arapların vatanına sonradan göçertilen Yahudiler tarafından kurulmuştur. Ama bu devletin bugüne gelmesi için bile 80 yıl gerekmiştir! Üstelik arkasında doğrudan İngiliz, Amerikan askerleri olduğu halde.

Kürtler bu halleriyle Ortadoğu’nun Filistin’ini kurmaya çalışan masum Arapları değil Arapların vatanını işgal eden zalim Yahudileri takip etmektedirler.

Ama şartlar eşit değildir. Şartlar Yahudilerin Birinci Dünya Savaşı sonrası değil öncesi haline yakındır.

Birinci Dünya Savaşı öncesi Yahudi göçmenler nasıl emperyalistler tarafından korunamadı ve büyük kayıplar verdiyse Kürtler de şu anda aynı konuma girmiş durumdadır.

Biz tüm Türkiye’yi alacağız diyen Kürtçüler çok yüksekten atmaktadır ama böylesi bir keskinleşmede kaybeden 50 milyon Türk değil 12 milyon Kürt olur!

O nedenle Beşikçi’nin Kürtlere “geri dönün” çağrısı onları kurtarmak için yapılmış bir çağrı olarak algılanmalıdır.

Hakkari kimin yurdu?

Ama nereye dönecekler?

Beşikçi’ye göre Güneydoğu Kürtlerin anavatanı dolayısıyla buraya dönecekler. Hatta şöyle söylüyor “Hakkari’de tek bir Kürt yaşamasa bile burası Kürdistan’dır. Çünkü Kürt meselesi bir toprak meselesidir.”

Aslında çok doğru söylüyor ulusal mesele her zaman için bir toprak meselesidir yani vatan meselesidir.

Ama Güneydoğu Kürtlerin vatanıdır dendiği zaman orada bir gerçek saptırması var demektir.

Hakkari örneğini ele alalım biz de.

Hakkari, Türkiye, İran ve Irak sınırının birleştiği üçgen. Türkiye’nin en uç noktası. Beşikçi’nin dediği gibi burada Türk yaşamaz, DTP’nin oy oranı %90’dır.

Ama bundan 80 yıl önce böyle değildi!

1927 yılı nüfus sayımında Hakkari’nin nüfusu 25 bindi. Bunun 17 bini Kürttü, 8 bini ise Türk. Yani o zaman bile Türkler burada %25’lik bir nüfus barındırıyordu.

Peki nereye gitti bu Türkler?

Evet Türkler Kürtleşti!

Eğer rakamları 1927’den yüz yıl geriye götürürsek aynı eğilim devam edecektir. Türk nüfus çoğalacak Kürt nüfus azalacaktır.

O zaman Hakkari kimin vatanı?

Beşikçi de diğer sosyologlar da çok iyi biriler ki Hakkari de Güneydoğu’nun geri kalanı gibi Türk bölgesidir, Türk vatanıdır. Bu alanda önce Selçuklular, ardından bazı Türk beylikleri mesela Akkoyunlular, Safeviler, İlhanlılar egemen olmuştur. Son 400 yıl ise 1500-1900 arasında ise Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.

Eğer tarihe bakacaksak Güneydoğu Kürtlerin değil Türklerin vatanıdır. Ama buralar sonradan Kürtler tarafından işgal edilmiş ve yerli Türk halkı zorla asimile edilmiş Kürtleştirilmiştir.

O nedenle Beşikçi’nin mantığı bir doğruyu ortaya çıkartmaktadır: Hakkari’de tek bir Türk yaşamasa bile orası Türk vatanıdır!

Kürtlerin vatanı neresi?

Peki Kürtlerin vatanı neresi?

Böyle bir yer yok!

Kürt, laboratuvar koşullarında üretilmiş ilk insan türüdür. Emperyalistler Doğu Sorunu’nu ortaya koyduklarında Kürt ortaya çıkmıştır.

Kürtçüler ve Beşikçi yakınmaktadır, bu kadar nüfusu olduğu halde Kürtlerin hiç devleti olmadı diye. Ama soruyu tersinden sormalılar: Devlet kurmaya yetmeyen bu nüfus Kürt mü acaba?

Beşikçi Ortadoğu’da 40 milyon Kürt olduğundan bahsediyor. Ama ne hikmetse bu 40 milyon Kürdün Kürtlük bilinci yokmuş. O nedenle de Kürdistan’ı kuramıyorlarmış!

İyi ama neden bilinçleri yok?

Beşikçi’ye göre Türklerin baskısından.

Ama ulusal bilinç daha doğuş aşamasında vardır. Bir halkı ulus haline getiren daha doğum aşamasında oluşan ulusal heyecan duygusudur. Ama Kürtlerde bu oluşmamıştır çünkü hiçbir zaman Kürt denilen bir ulus olmamıştır.

Çeşitli Kürt kabileleri olmuştur ama bunlar tarih öncesi ilkellikte nüfus örgütlenmeleridir. Tarihsel gelişim içinde de hiçbir zaman uluslaşma yönünde bir gelişim göstermemişlerdir. Batılılar geldiklerinde bu Kürt kabilelerinden bir Kürt ulusu üretmeye koyulmuşlardır ama bu da tutmamıştır. Kürt nüfusu üretilmiştir ama Kürt milleti yaratılamamıştır!

Bugün bile ortak bir Kürt dilinin olmaması, Kürt çetebaşı Apo’nun bile Kürtçe konuşamaması asimilasyonun değil tarihin bir sonucudur. Kürtler hiçbir zaman millet olamamıştır o nedenle de dilleri yoktur.

Kürtler kendilerini kurtarsın

Bu kadar Kürt ne yapılır peki?

Birinci seçenek Batılıların Anadolu’yu Türklerden temizleme savaşına katılırlar ve telef olurlar.

İkinci seçenek Güneydoğu’ya döner ve orada bir Kürt devleti kurmaya çalışırlar ama o da kâr etmez çünkü Türkler Güneydoğu’yu da Kürtlere vermezler.

Üçüncü seçenek Kuzey Irak’a inerler ve oradaki Kürt devletçiğine sığınırlar ama yine sonuç değişmez çünkü oradaki Kürtler de işgalci ve istilacıdır. Musul’da, Kerkük’te Araplar direniştedir. O devlet de yıkılacaktır.

Dördüncü seçenek her üç alanda kırılan Kürtler Zağros Dağları’na sığınır ve orada mağaralarda yaşarlar.

Ya da akla en uygun seçenek olarak bugüne kadar öğrendikleri Türkçeyi konuşarak Türklerin onlara gösterdikleri insanlığa sığınırlar ve öylece yaşarlar...

(Sayı 253, 14/09/2009)

 

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

 

Sizin gibilerin bu ülkede var olması ne mutlu... Kürtlerin hain, nankör, asalak gibi bu ülkenin sırtından yaşamaları gün gibi aşikarken,  'türk-kürt kardeştir' safsatasını yutacak kadar saf bir milletin olması  beni kahrediyor. Alnınızdan öpüyorum...

Murat, İstanbul
6 Mart 2010


Vatan tehlikede.Türk gençlerinin geleceği tehlikede,mal varlıklarımız tehlikede.Kürtler boşuna 10 ar 15 er çocuk yapmıyor.Bir yandan gerektiğinde bir ikisini gözden çıkarıp istediğini öldürtüyorlar, öte yandan bir Türkün bir oy hakkı varsa bir  kürdün de bir oy hakkı var.Yani bugünden geleceği göremez isek yakın zamanda parlementoda çoğunluk onların ellerine geçecektir.Tek çare onlara kendi silahlerıyla karşı koymak, çocuk sayımızı kısıtlamadan doğal artış hızını kesmemektir.Her alanda olduğu gibi doğaya müdahele insanı mutlaka zor duruma sokacaktır.Unutmayalım.

H. Hüseyin, Sivas
3 Mart 2010


Papucumun milliyetçi partisi méhépé, kardeslik masallarina ve dinle sentezlestirilmis sakat milliyetçilik anlaysina devam ededursun ki, biz de  Türksolu'nu tebrik edelim.

Kendilerini "solcu" olarak tanimlayanlarin siyasi görüslerine bu kadar yakin olacagima hiç ihtimal vermemistim yakin bir güne kadar, ama sonunda bu da oldu :))
Belli ki tarihin akisi bizi yakinlastirdi arkadaslar.

Türksolu'nu düsünceleri ve bakis açisindan dolayi tebrik ediyor ve yayin hayatinda basarilar diliyorum.

Tanri Türk'ü Korusun !

Altay Karabudak, Ardahan
26 Şubat 2010


Türk solunun görüşlerinin böyle olması ben çok mutlu ediyor bizler yanlış anlamışız sizi 80 döneminde vatan haini dedik sizlere ancak yanılmışız keşke dinleseydik sizleri

Turan, İstanbul
21 Şubat 2010


dilinize sağlık,daha toparlıyan ve bütünleyen birşey olamazdı bu kürtçülük belasını,da ne yapmalı,nerden başlamalı,kürtler 30 yıldır ırkçılıkla yoğruldu da anadolu türkü türklüğü müslümanlıkla ayırdedemiyor,akp'ye oy veriyor,nasıl uyanacaklar,kim uyandıacak kitlesel olarak?ama ille de artık bişey yapmalı!

Ayşe, Adana
14 Şubat 2010


bukadar açık ve net olabilirancak. tebrik ve teşekkür ediyorum.

Gökhan, İstanbul
14 Şubat 2010


Artık takke düştü kel göründü. Kürtler de ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bu yüzden akp ye kızıyorlar. Ne güzel apo yakalandı terör bitti derken, bu noktaya gelindi.

Kimse değil evlenmek, oturup kalkmak kürt görmek bile istemiyor. Yapacakları tek şey kuzey ıraka gidip orda vatandaş olmak. Federallik istiyorlarmış yani bağımsız devlet değil. Sebebi belli, bugün batıda orta büyüklükte bir şehre aktarılan kaynağın on misli doğuda şırnaka aktarılıyor. Düşünün bir kere. Herşey bedava. Elektrik, su, doğalgaz gitse ona da para alamazsınız. Memur gönderin gazı kesmeye ne yapıyorlar. Can güvenliği sebebiyle kesemezsiniz bir de  İnsan hakları mahkemsine şikayet ederler. Çocuk başı para on çocuk sal sokağa al ayda bin lira. Tabi bölünmek istemezler. Neymiş kültürel haklarmış. Almanyada, iranda, suriyede veriyorlar mı. Suriyedeki kürtlerin seksen senedir kimlikleri bile yok. Adam vatandaş bile demiyor.

Murat, İstanbul
12 Şubat 2010


ülkücü harekete gönülden bağlı herkesin gerçekçi olup bu çatı altında birleşmesi gerekir. anti-komünist olup abd'nin ekmeğine yağ sürmek bizi ne hallere getirdi görsünler. dini duygular ile sömürüp geri bırakmak da bir abd planıdır.  özlem duyduğunuz orta asya'da ya da anadoluyu fethettiğimizde müslüman mıydık?

Mehmet Sudayazar, Ankara
12 Şubat 2010


yazılarınızı çok begeniyorum. ama daha çok kişi ulaşmanız gerekiyor. yani daha çok uyuyan türk'e hani Atatürk'ün terif ettigi gaflet uykusundaki Türkler varya onlara ulaştırmalısınız. saygılar

Özcan, Gaziantep
8 Şubat 2010


*türk olmak*
Aslında çok şeydir, Türk olmak. Türk olmak, Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi. Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
 
Türk olmak Kıbrıs’ta, Hocalı’da, Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırıma uğrayıp, yapmadığın soykırımla suçlanmaktır. Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, yurduna, tarihine sahip çıktığınca. Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, yurduna, tarihine sahip çıkmadığınca.

Türk olmak lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini anlatamamaktır.

Avrupa’da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir sürü asır önce Viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir, sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın için.

Türk olmak Selanik’te Pontus Anıtı’nın, Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
 
Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.

Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icad edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.
 
Türk olmak; Troya’dan bu yana, Sümer’den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.
 
Doğu Roma’yı da Batı Roma’yı da yıkıp, yeni Roma olan AB’ye girmeye çalışmaktır Türk olmak. Türk olmak, Mostar’da köprüdür, Kerkük’te kaledir, İstanbul’da Kızkulesi’dir, Anadolu’da buğdaydır, Çukurova’da pamuktur, Ege’de tütün, Karadeniz’de fındık, Trakya’da ayçiçeğidir.
 
Türk olmak Çanakkale’de ölmektir. Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanene taşımaktır.
 
Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır. Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.
 
Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.
 
Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak, annenin ardından “bir oğlum daha olsun, onu da göndereceğim” demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken “vatan sağ olsun” demesidir.

Cihat, Muş
4 Şubat 2010


sizlere sabir diliyorum isiniz ,isimiz zor. bikmadan yilmadan usanmadan yolumuza devam etmeliyiz .herkes üzerine düsen görevi ,bu cok ufak birsey de olabilir,yerine getirmesi gerek.bu yasananlar cok zoruma gidiyor ama cok sükür yanliz deyilim. TÜRK-kürt KARDESLIGI BITMISTIR  YASASIN BAHIMSIZLIK HAREKETIMIZ   saygilarimla  .......

Ahmet, İstanbul
2 Şubat 2010


HARİKA BİR YAZI. BİLİNÇLİ OLALIM. MADDİ GÜCÜMÜZ ELVERDİĞİNCE ÇOCUK YAPALIM.

Onur Meraş, Ankara
31 Ocak 2010


  tek kelime ile mükemmel

Anonim, İstanbul
29 Ocak 2010


Yazılarınız benim içimden geçenleri kelime kelime anlatıyor. Herhalde akıl sahibi herkes aynı düşüncelere sahiptir.

Murat, Balıkesir
25 Ocak 2010


Solcu olmamama rağmen makaleyi çok beğendim. Bence en ilgi çeken tarafı Türklerinde artık çok  çocuklu ailelere sahip olmaları gerekir. Çünkü bugün kürtlerin kormadan pervasızca söylem ve hareketlerde bulunmalarının en büyük sebebi dış güçlerden başka son 75 yıl içinde nüfus patlaması yapmalrından kaynaklanıyor.Bu cennet vatanı kimselere kaptırmamak ilelebet bu topraklarda yaşamak istiyorsak yapmamız gereken ilk şey çocuk olmalıdır.Tabiki salt çocuk yapmakla bu işler tamamlanmaz bunu İstanbulda başıboş gezen binlerce serseri kürt genci ispatlıyor. Çocuklarımızı Türk kültürüyle Türk hamuruyla yoğurmak onları en iyi şekilde yetiştirmek ve kaliteli bilgili vatana millete sadık bir nesil oluşturmak zorundayız...
Herkese selamlar saygılar..

Murat, İstanbul
18 Ocak 2010


muvcudiyetimiz damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur ve hiç bir irk nesil için ataları böyle  söylememiştir. gün birlük günüdür gün kuvai milliye i yaşatma günüdür

Abdullah Gökeçek, Adana
4 Ocak 2010


Bir Türk dünyaya bedeldir !! Türkler yıldırımdır , şimşektir , yanında olanlar için bir güven kaynağıdır , karşısında olanlar için ölüm fısıltısıdır , dünyayı aydınlatan güneştir , yüce yaradanın sevgili kullarıdır.. BİZ TÜRKLER !!! Türk olmak , ruhumuza verilmiş en yüksek mertebedir... Ne mutlu Türk'üm diyene !!

Kerem, İstanbul
1 Ocak 2010


vatansever abiye katılıyorum.her türkünün 5 çocuğu olmalı

Anonim, İstanbul
1 Ocak 2010


Bu cesur ve mantıklı yazılar için teşekkürler..

Bir Türk, İzmir
30 Aralık 2009


bu kürt denilen halk demiyorum bu insanlar neden bu kadar aptal aslında kısmen bakarsak çok akıllılar yani at gözlüğüyle dünyaya bakıp o gözlük içinden dünyayı görüyorlar bu dar kafayıda dünyanın en sağlam emperyalist devleti desteklerse onlardan akıllısı yok!!!!!!

AMA  SAYIN TÜRK SOLU YAZAR VE KURUCULARINDAN BİR İSTEĞİM OLACAK , bi z türkler sizinde yazınızda belirttiğiniz gibi kürtlerin sayısının artması sonucu ve işbirlikçileri sayesinde bir sevr  daha yaşayıp bunları telef ederiz.''karşısında sadece ALLAH durabilir BİZ TÜRKLERİN BEDENİ ÖLÜR RUHU SAVAŞMAYA DEVAM EDER!!!! ''

SİZDEN RİCAM ŞU  OLCAK BİZ HER ŞEKİLDE BUNLARI ASİMİLE EDERİZ AMA SİZDEN RİCAM ''GEREKİRSE HER YAZINIZIN SONUNA ŞUNU EKLEYİN LÜTFEN!!!! EY  TÜRKLER ÜREYİN!!!!  diye .  Ve  bu üreyin cümlesinide destekleyici kelimelerle destekleyin,savunun gerekliliğini belirtin ,bu cümleye bu gerçeye haklılık kazandırın.

Türkoğlu Türk, İstanbul
29 Aralık 2009


ismail beşikçi sosyolog olmuş . hangi fakülteden diye soruyorum.erzurum ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ .ey beşikçi sen ne yapıyorsun kürtçü olup ırkçılık yapmak sana hiç yakışmaz. seni okutan üniversitenin hocaları sana kürtçülük yapasın diyemi ders verdi . yoksa sen sosyolojik bilgileri çarpıtıp ırkçılık yaparak mı geçineceksin *

yanlış yoldasın ve birde karl marksın adını kirletiyorsun . kapitalin hangi sayfasında ırkçılık yapın diyor. hangi satırında engels ırkçılıkla ilgiili satırlar yazıyor.bırakın marksı engelsi siz marksist olamaz sınız.makyevelist düşüncelerinize marksı ve engelsi alet etmeyin .

size dostça tavsiye yanlış yoldasınız.

Ahmet Erçoşan, İstanbul
29 Aralık 2009


ben dindar biriyim ama bu kürt meselesi konusunda bu kadar fikirlerimizin örtüşmesi çok ilginç...tebrik ederim yazı harika

Vatansever, İstanbul
29 Aralık 2009


Allah sizlerden razı olsun gerçekleri tüm açıklığı ile söyleyen bir sizler varsınız. Elinize, dilinize, yüreğinize sağlık. Yolunuz açık ola. Allah yardımcınız olsun.

Alper, ABD
29 Aralık 2009


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 


İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40