Özgür Erdem
Azeriler burada
Ermeniler nerede?

Hayır, Abdullah Gül! Tarih yapmıyorsunuz, tarihi bozuyorsunuz.
Tarih bir kere yazıldı mı bozulmaz.
Ermenilerin Doğu Anadolu’da, Çukurova’da ve Azerbaycan’da katlettiği yüz binlerce Türk’ü unutturamazsınız.
|
|
Türkiye’de PKK bayrağı serbest
Türk’ün bayrağı yasak!
Akşam 8 haberleri.
Muhabir heyecanlı bir dille flaş gelişme bildiriyor:
“Yasadışı bayrakları stada sokmak isteyen taraftarlara polis müdahale etti.”
Kameralar polis tarafından dağıtılan göstericilere dönüyor...
Polis, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba ve biber gazı kullanmak zorunda kalıyor.
Göstericilerin ellerindeki bayraklar toplanıp çöp kutularına atılıyor. “Bayrağımı çöpe attırmam” diye direnenlerle polis arasında arbede çıkıyor.
Çıkan arbedede birkaç gösterici yaralanıyor. Biber gazından etkilenip bayılanlar da var.
Fonda ambulans sirenleri...
Hayır, hayır yanlış anlamayın. Bir PKK gösterisi değil bu. Türkiye-Ermenistan milli maçı öncesi.
Stada sokulmayan, yasadışı ilan edilen, taraftarların elinde bulundu mu çöpe atılan bayrak da PKK bayrağı değil, Azerbaycan bayrakları!
Halbuki daha geçen hafta, DTP kongresinde PKK bayrağı açılmıştı. Zaten PKK’lılar bütün mitinglerde rahat rahat o sözde bayraklarını açabiliyor.
Türkiye böyle bir ülkeye dönüştü işte! PKK bayrağı açmak serbest. Azerbaycan bayrağı açmak yasak!
Polis gösteri yapan PKK’lı çocuklara muz dağıtıyor, Azerbaycan bayrağı açmak isteyen Türk çocuklarınaysa cop...

Türk milleti dışarıda cop yerken, stada Azerbaycan bayraklarının sokulması yasakken, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Ermenistan’ın
Cumhurbaşkanıyla birlikte maçı gülerek izliyordu!
AKP, Türklere Bursa’da cop yedirdi, Ermeni heyetine ise iskender! |
|
Hani bütün Türk milleti açılımlara destek oluyordu!
Birkaç gün göncesini hatırlayın. Ne diyordu Tayyip:
“Türk milletinin yarısından çoğu açılımları destekliyor.”
Tayyip bu orana nasıl ulaşmış bilmiyoruz ama, AKP’nin açılımlarının Türk milleti tarafından hiç de desteklenmediği Ermenistan maçında ortaya çıktı.
Tayyip’e sormak lazım, bu maça Türk milleti neden Azerbaycan bayraklarıyla gelmek istiyor? Ermenistan’la imzalanan protokollerin Azerbaycan’daki kardeşlerimize ihanet olduğu biliniyor da o yüzden.
Açılımın Türk milletinin çoğunluğu tarafından desteklendiğini söylediğinde Tayyip kendi militanları tarafından ayakta alkışlanıyor. Medyanın satılık kalemleri Kürt ve Ermeni açılımlarını koşulsuz destekliyor. Ama bir yandan da Türk milleti polisten cop yemek pahasına Azerbaycan bayrağına sahip çıkıyor.
Madem, kendinizden o kadar eminsiniz, madem Türk milletinin zaten yarısından çoğu açılımlarınızı destekliyor, madem Ermenistan’la sınır kapısının açılması bu kadar isteniyor, bu kadar önlem niye?
Madem Türkiye’de herkes Türk-Ermeni dostluğundan yana, açılımlar destekleniyor, niye kimse o maça Ermenistan bayrağı getirmiyor da yasak olmasına rağmen Azerbaycan bayraklarını sokmak için bu kadar uğraşılıyor?
Türk milleti denklemi gayet iyi biliyor: Ya Azerbaycan’ın yanında olursun ya da Ermenistan’ın.
Ya Türk’ün yanında olursun ya da Ermeni’nin...


İşte Türk milletinin açılımlara tepkisi... Kimsenin Türk-Ermeni dostluğundan bahsettiği yok. Kimsenin Ermenistan bayrağı açtığı yok.
Ancak polisin tüm engellemelerine karşın, coplanmak göze alınarak Azerbaycan bayraklarını tribüne sokmayı başarmışlar.
Dikkat edin Azerbaycan bayrakları buruş buruş. Kim bilir ne zorluklarla stada sokulmuş... |
|
“Ayağa kalkmayan Ermeni olsun!”
Stadlar bazen Türk milletinin saf ve temiz duygularına tercüman olabiliyor. Hrant Dink öldürüldükten sonra atılan “Hepimiz Ermeniyiz” sloganlarına da tribünlerden tepki gelmişti. Maçlarda binlerce taraftar “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” ve “Hepimiz Türk’üz Hepimiz Mustafa Kemal’iz” yazılı pankartlar açmıştı. Tabii o zaman da bu pankartlar yasaklanmıştı.
Diyarbakırspor maçlarında atılan “PKK dışarı” sloganları da Türk milletinin tepkisini gösteriyor.
Şehit verdiğimiz günlerde oynanan maçlarda daha bir gür okunan İstiklal Marşı da...
Gerçekten de tribünlere bakarak Türk milletinin nabzını ölçebiliyorsunuz.
Onca polis aramasına karşın, coplanmayı, biber gazını göze alarak, stadyuma yine de Azerbaycan bayrakları sokulabilmiş...
İşte bu, milletin açılımlara yanıtıdır.
Ve stadda yeni bir tezahürat: “Ayağa kalkmayan Ermeni olsun!”
Bu tezahürat söylendiği anda oturan kimse kalmıyor! Anlaşılan uçurulan beyaz kuşlara, barış söylemlerine, “Türk-Ermeni kardeştir” palavralarına kimsenin inandığı yok. Bu ülkede “Ermeni” olmak hâlâ en büyük hakaret sayılıyor!

Polis, Mersin’de gösteri yapan PKK’lı çocuklara muz dağıtmıştı. Tek günahı maça Azerbaycan bayrağı sokmak isteyen Türk çocuklarına ise biber gazı sıkıldı... |
|
Bu faşizm değil de nedir?
Türk’ün sesi buydu. Ama stadın dışında bir ses daha vardı:
“Yasak hemşerim!”
Neymiş yasak olan?
Azerbaycan bayrağı!
Kardeş bir ülkenin bayrağını, hele hele o kardeş ülkeyle ortak düşmanın bir maçına sokmak kadar doğal bir şey olabilir mi? Zaten Azerbaycan bayrakları bir tek bu maçta açılmadı ki. Türkiye’de olsun, yurtdışında olsun, bütün milli maçlarımızda zaten taşınır o bayrak. Çünkü Azerbaycan da Türklerin bir devleti.
En azından sıradan bir Türk’e göre öyle...
Ama AKP aynı görüşte değil. Türk’e Türk’ün bayrağını yasaklıyor.


Azerbaycan bayraklarını teslim etmeyenlerle polis arasında arbede çıktı. Birkaç kişi bu arbedede bayıldı... |
|
Ve o yasağa karşı çıkanlara, en basit hakkını kullanıp bir bayrakla maç izlemek isteyenlere engel oluyor.
Polisiyle, copuyla, biber gazıyla...
Peki bu faşizm değildir de nedir?
AKP resmen Türk milletinin fikirlerini, özlemlerini, rüyalarını, milli duygularını bastırıyor.
Bu faşizm değildir de nedir?
11 bin kişilik stadın etrafında 3.500 polis. Taraftar başına 3 polis düşüyor.
Bu faşizm değildir de nedir?
Üstelik staddaki seyirci de seçilmiş. 11 bin biletin 6 bini taraftar gruplarına verilmiş. 5 bini ise polise, askerlere ve askeri okul öğrencilerine dağıtılmış.
Gişelerde bilet satışı yok. Sıradan bir Türk olarak stada girmek isteseniz karaborsada bile bilet bulamıyorsunuz. Sadece AKP’nin onayladıkları maça girebiliyor. Tribün “resmi tribün”e dönüştürülmek isteniyor...
Bu faşizm değildir de nedir?
AKP’nin “maçı yalnızca seçmece taraftarlara izletme” çabalarına karşın, taraftar gruplarından bilet bulabilenler, maça akın akın gelmiş. Stada gizli gizli Azerbaycan bayrağını sokmayı başaranlara polis müdahale ediyor.
Bu faşizm değildir de nedir?
Ermenistan’ı protesto eden tezahürat yapılması yasak.
Bu faşizm değildir de nedir?
Stadın dışında ise Azerbaycan bayrağıyla girmek isteyenlere çok sert müdahalede bulunuluyor. Bayılıp hastaneye kaldırılanlar mı dersiniz, gözaltına alınanlar mı...
Bu faşizm değildir de nedir?
Faşizm, bir iktidarın polis gücüyle halkın her tür milli duygusunu, egemenlik hakkını baskı altına almasıdır. Faşizmin evrensel tanımı budur.
Faşizm üstüne yazı yazmak isteyenler, kitap hazırlamak isteyenler bundan sonra Türkiye-Ermenistan maçını unutmasın...
Tarih yapmıyorsunuz, tarihi bozuyorsunuz!
“Cumhurbaşkanı” Abdullah Gül bir de açıklama yapmış maçtan önce. Yanında sırıtkan bir Sarkisyan, basına demeç veriyor:
“Biz burada tarih yazmıyoruz. Tarih yapıyoruz.”
Hayır, Abdullah Gül! Hayır!
Siz tarih falan yapmıyorsunuz. Siz tarihi bozuyorsunuz.
Bir şey tarihe mal oldu mu ne yapsanız da onu ortadan kaldıramazsınız.
Türk milleti her şeyi unutabilir ama çektiği acıları unutmaz.
Doğu Anadolu’da, Adana’da Ermenilerin katlettiği yüz binlerce Türk’ü unutturamazsınız.
1918’de Ermenilerin Bakü’de 20 bin Türk’ü katletmesini unutturamazsınız.
1992’de, daha dün, bütün dünyanın gözleri önünde, Karabağ’da katliam yapan, Hocalı’da bir gecede yüzlerce Türk’ü öldüren Ermenileri “kardeş” ve “dost” olarak yutturamazsınız.
Ermenistan Karabağ işgaline son mu verdi?
Sözde soykırım iddialarından vaz mı geçti?
Bayrağında Ağrı dağını kullanmayı mı bıraktı?
Doğu Anadolu’yu işgal altındaki Batı Ermenistan olarak gösteren resmi belgeleri Anayasasından mı çıkardı?
Hayır! Hayır! Bin kere hayır!
Öyleyse tek bir Türk’ü bile Ermenistan’ın “dost komşu” olduğuna inandıramazsınız.
Tarihi bozabilirsiniz, ama Türk milletini bozamazsınız.
Stada gizli gizli sokulan o Azerbaycan bayrakları sanırız bunu göstermiştir size...
(Sayı 257, 19/10/2009)
|