Kurucuları
Milli Mücadele'yi anlatıyor
MMD Türk’ün
toparlanışı ve dirilişidir
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti büyük bir uçurumun kenarında, tehlike ile karşı karşıya. Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de sıraladığı tehlikeler teker teker gerçekleşiyor. Ülkemiz hem ekonomik hem siyasi olarak kuşatılmış durumda. ABD ve AB emperyalizminin uzantıları şeriatçı ve bölücü (Kürtçü) güçler Cumhuriyet devriminden intikam alıyorlar. Bu güçler iktidarı ele geçirmiş durumdalar. Atatürk, bu tehlikeyi tam 80 yıl önce Büyük Söylev’ini okuduğu gün söylemişti. “İktidarı ele geçirenler gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler.” Türk Cumhuriyeti ve Türk istiklalini ortadan kaldırmak isteyen bu güçlere karşı Türk milletinin artık ayağa kalkması gerekmektedir. İhaneti izlemek ona ortak olmak demektir. Milletin ayağa kalkması için ona kumanda edecek bir örgüte ihtiyaç vardır. Milli Mücadele Derneği, Anadolu topraklarındaki varlığı tehdit edilen Türk milletinin sesi olacaktır. Milli Mücadele Derneği, “Hepimiz Türk’üz, hepimiz Mustafa Kemal’iz” diyen Türk’ün toparlanışı ve dirilişidir.
Özgür Billur
(Tarih Öğretmeni)
|
Kürtçü-Şeriatçı azınlığa karşı
halkın sesi olduk
Kürtçü-Şeriatçı azınlığın Türk milleti üzerinde faşist rejimi Cumhurbaşkanlığa gidişle birlikte adım adım kurumsallaşırken, Türk milleti sözcülerini aramaktadır. İşte böyle bir dönemde daha kuruluşu gerçekleşmeden sokaklara çıkarak “Hepimiz Türküz, hepimiz Mustafa Kemal’iz” diye haykıran Milli Mücadele Derneği, Türk milletinin beklentilerini gerçekleştirmiş ve halkın sesi olmuştur.
“Bu kadar Atatürkçü-ulusalcı dernek, parti gibi oluşumlar varken neden yeni bir dernek?” diye soranlara en iyi cevap işte bu yürüyüş olmuştur. Hani nerede bu ulusalcılar? Türk milleti tarihinin en ağır saldırısı altındayken neden yoklar? Türkiye’deki hiçbir oluşum kendisini bu psikolojik savaş ortamından soyutlayamamış, Hrant Dink’e üzüldük mesajları vermiştir.
İşte MMD bu boşluğu doldurmak için, milletin kendi sesi ve hareketi olabilmek için hızla örgütlenecektir. Yeni bir bölünmüşlük yaratmak için değil, olmayan bir örgütlülüğü yeniden yaratmak için işe
koyulacaktır.
Nur Arslan
(Fizikçi)
|
Milli Mücadeleciyim
çünkü Altı Ok’u savunuyorum
Antiemperyalist bir savaş
sonucu kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD ve AB tarafından etnik ve dinsel tuzaklarla bölünme zeminine sürüklendiğini görüyorum. Türkiye’nin kurucularının bize bıraktığından çok daha kötü durumlara sürüklenmiş olması, beni mücadele edeceğim dernek veya parti arayışına sevk etti. Mücadele etmesini beklediğim partilerin Atatürkçülükle alakasının olmadığını derneklerin ise birer gezi-müzik koroları haline dönüştüğünü gördüğümden, günümüzün zorluklarını tespit edip bunlarla mücadele edebilecek programı olan ve programın Atatürk’ün dikte ettirdiği Altı Ok ile tanımlanan Kuvayı Milliye programı olması nedeniyle Milli Mücadele Derneği’nin kurucuları arasında bulunmayı milli bir görev olarak addettim. Tüm mücadeleci Atatürkçüleri de derneğimize üye olmaya çağırıyorum.
Şuuri Yaman
(Emekli memur, Esnaf)
|
Milli Mücadele Derneği tüm Atatürkçü, solcu ve devrimci insanları birleştirecek
Emperyalist devletlerin, Çanakkale’de Türk topraklarını işgal etmeyi başarmasından sonra, özellikle de 1940’lardan sonra, yaşanan karşı devrim süreciyle Türkiye’yi bölme-parçalama gibi çabaları sonucu bizleri bugünlere getirdi. Özellikle 1960’lı yıllarda yükselen devrimci, Atatürkçü, ulusalcı, solcu bir hareket vardı. Bu solcu hareketi çeşitli entrikalarla, içine soktukları çeşitli ajanlarla bölüp bugüne kadar getirdiler. Bugün esasen en dikkat çekici nokta birbirinden ayrı farklı kanallarda hareket eden, özellikle şeriatçı Kürtçü akımın bugün iç içe birleşip aynı şekilde aynı cephede mücadele vermeleri. PKK’lı eşkıyalar bugün Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını destekler hale geldiler. Aynı şekilde Mehmet Ağar’ların ovada siyaset yapmayı önermeleri PKK’lıları resmileştirmeye çalışmaları günümüzde gündeme geldi. Bunların bütün amaçlarının Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak, bölmek, parçalamak istedikleri hilafet rejimini getirmek ve güneyimizde de bir Kürdistan devleti kurmak istedikleri apaçık ortada. Bunun için bizim gibi insanların, solcu Atatürkçü insanların, birleşip bu harekete destek vermeleri gerekiyor. Onun için Milli Mücadele.
Hakkı Koca
(Serbest Meslek)
|
Şeriatçılar ve bölücüler dışında
cephemiz geniş
Milli Mücadele Derneği Türkiye’de mutlaka
gereklidir. Türkiye son yıllarda özellikle son elli yılda ciddi bir şekilde kuşatılmıştır. Zaten hepimiz “küreselleşme” adı altında gördük; son yirmi yılda da milli devletimiz yıkılmak isteniyor. Bir yandan da Mustafa Kemal Atatürk ortadan kaldırılmak isteniyor. Fukuyama diye biri çıkmış, “Tarihin sonu geldi.” diyor. Mustafa Kemal Atatürk gibi artık son kalan lider... Onu da ortadan kaldırmak en büyük amaçları. Milli Mücadele Derneği’ni bizim gibi insanların kurması çok önemli. Çünkü bizim Türkiye’deki hiçbir partiyle ilişkimiz yok. Hiçbir yerden destek almıyoruz. Şeriatçıların ve bölücülerin dışında da cephemiz bence geniş. Biz de bu cepheyi kullanabilirsek halka gerçekleri daha iyi bir şekilde gösterebiliriz. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerine sahip çıkmamız Milli Mücadele için bence yeterlidir. Milliyetçilik, devrimcilik gibi.
Nedret Ebcim
(Spor Yazarı)
|
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Ne mutlu MMD üyelerine!
Ölümsüz önderimiz Gazi Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabı’ndaki bütün koşullar ne yazık ki bugün ülkemizde gerçekleşmiştir. Milli Mücadele Derneği, bir zorunluluk olarak bu olumsuz koşullarda kuruldu. Günü kurtarmak, çapsız polemiklere girmek gibi bir lüksümüz yoktur. II. Kurtuluş Savaşı’nı vermek, tam bağımsız bir Türkiye’yi yeniden inşa etmek biz solculara, milliyetçilere, kısaca Kemalistlere düşmüştür. Milli Mücadele Derneği, II. Kurtuluş Savaşı’ndaki onurlu mücadeleleriyle tarihteki yerini alacaktır. Ne mutlu Milli Mücadele Derneği üyelerine! Ne mutlu Türk’üm diyene! Ya istiklal ya ölüm!
Bahri Güner
(İşçi)
|
Ben de Mustafa Kemal’in torunuyum,
ben de
Milli Mücadeleciyim
Atalarımızın bize emanet ettiği ve uğruna savaşlar verdiği, kahramanlıklar ettiği, zaferlerle dolu bu bir avuç toprağın gerek iç gerek dış kuvvetler tarafından kahpece oynanan oyun ve hilelerle satılmasına artık dur diyebilmek için Milli Mücadele Derneği’nin içinde olma gereğini duydum. Ülkemizin bu kadar iç ve dış tehdite göğüs gerebilmesi için düşmanlarımızın karşısında bir kalkan gibi durmaya hazırız. Tabii ki, kötü emellerine ulaşmak isteyenlerin hedefi haline geleceğiz.
Ama biz varız. Çünkü başka Türkiye yok. Türk toprağı Türk’ündür. Kanımızla suladık biz bu toprağı. Atalarımız daha güzel bir gelecek için evlatları için uğrunda öldüler bu toprağın. Ama gördük ki ihanet üstüne ihanet ediliyor geçmişimize ve geleceğimize. İşte her Türk gibi her zaman Mustafa Kemal’in yolunda ve onun ilke ve devrimlerine göre hareket ederek ve o coşkuyu içimizde yaşayarak tüm kalbimle “Ben de Türk’üm, ben de Mustafa Kemal’in torunuyum!” diyorum.
Ben de Milli Mücadeleciyim.
Alp Tunay Soya
(Serbest Meslek)
|
Birinci vazifemiz
Milli Mücadele
Bundan 80 yıl önce Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde bahsettiği gibi memleketin kaleleri bir bir işgal edilirken; şimdi son kaleyi tartıştığımız bu günlerde bizler Atatürk’ün bize bıraktığı devrimci mirasa sahip çıkmak için
bu yola giriyoruz.
Biz yürürken yanımıza yaklaşıp “Önce okulunuzu bitirin, mesleğinizi elinize alın.” diyenlere; bağımsızlığını kaybetmiş, işgal altındaki bir ülkede doktorlara, avukatlara, edebiyatçılara değil, önce Atatürk gibi devrimcilere ihtiyaç olduğunu hatırlatıyoruz. Ve sadece kendi kuşağımızı değil, bizden öncekileri de geç kalınmış bir vazifeyi gerçekleştirmek için Atatürkçü saflara, “Milli Mücadele Derneği”ne çağırıyoruz.
Çünkü bugün; “istiklal ve cumhuriyeti kurtarmak mecburiyetinde” olduğumuz gündür. İşte bu yüzden gün;
bütün Türk milletinin birinci
vazifesinin Milli Mücadele
olduğu gündür.
Damla Erdönmez
(Öğrenci)
|
Türk milletinin kalbi
Milli Mücadele’de atacak
Atatürk’ün ölümü ile beraber askeri, siyasi, ekonomik her alanda Batı’ya, emperyalizme teslim olan ülkemiz hızla bir çöküş ve yıkıma doğru gitmektedir. Türkiye bugün tehlikededir, bölünmenin eşiğindedir. Seksen yıllık Batıcı ve sağcı iktidarların ülkeyi getirdiği nokta; bölücü ve gerici güçlerin her alanda hakim olduğu, Kürt-İslam faşizminin devlet yönetimini ele geçirdiği bir Türkiye’dir.
Bugün Türklerin olmadığı bir ülke yaratılmak istenmektedir.
Cumhuriyet düşmanı, Atatürk
düşmanı; Şeriatçı, Kürtçü
örgütlenmeler hızla toparlanıp, dış desteklerle güç kazanırken, Atatürkçüler ve Türk milleti güç kaybedip dağılmaktadır. Kaybedecek bir saniyenin bile olmadığı şu zamanda Milli Mücadele Derneği, gerçek Atatürkçülerin tek bir çizgide; Altı Ok’ta birleşmeleri ve
toparlanmaları için kurulmuştur. MMD Atatürkçülüğü bir ideoloji ve dava olmaktan çıkaran anlayışa karşı, Türk halkının örgütlenip, mücadele edeceği bir yapılanmadır. Atatürk devrimcilerinin iktidarda olduğu Türkiye için
çalışacaktır ve Türk milletinin kalbi MMD’de atacaktır.
Serap Avcı
(Diş Hekimi)
|
Gücümüzü Atatürk devrimlerinden alıyoruz
sırtımızı Türk milletine dayıyoruz
Türkiye’nin 1938 tarihiyle başlayan duraklama ve gerileme devri AKP iktidarı ile artık tam anlamıyla bir parçalanma ve dağılma devrine dönüşmüştür. AKP iktidarı,
gericiliğin ve bölücülüğün 1919’un rövanşını alma çabasıdır. Gericilik ve bölücülük AKP’nin iktidar olduğu 2002 tarihinden bu yana tüm enerjisini cumhuriyetle hesaplaşmak uğrunda harcamıştır. 4 yıllık bilanço oldukça ağırdır. Türkiye, hayatın her alanında Atatürk’e ve Türk milletine saldırıldığı bir dönem yaşamaktadır. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimleri bu saldırının son evresi olacaktır. Tayyip’in Cumhurbaşkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Kürt-İslamcı molla rejimine evirilecek, Türklük, Atatürkçülük ve Cumhuriyetin
tasfiyesi tamamlanacaktır.
Türk olmanın, Atatürkçü olmanın yasak olduğu bir dönem Türkiye’yi beklemektedir. Böyle bir dönemde Türk milletinin birlik olmaya daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacı vardır. Bu gidişat ancak
dağınık ve örgütsüz olan Türk
milletinin Atatürkçü fikirler
etrafında bir araya gelmesiyle
durdurulacaktır. Bu birlikteliği, gücünü Atatürk devrimlerinden
alan ve sırtını Türk milletine dayayan Milli Mücadele Derneği sağlayacaktır.
Hazar Arısoy
(Doktor)
|
Mücadeleci Atatürkçüleri
Altı Ok çatısı altında birleştiriyoruz
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken, Cumhuriyetin temel ilkeleri olarak altı ilke belirlemiştir. Bunlar hepimizin bildiği gibi Devrimcilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Cumhuriyetçilik, Devletçilik ve Laikliktir. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte yaşama sokulan bu temel ilkeler ve gerçekleştirilen devrimler ışığında hızla çağdaş ve ilerici bir yapıya bürünen Cumhuriyetimiz, Atatürk’ün ölümüyle başlayan ve günümüze kadar devam eden süreçte gerici iktidarlar eliyle hızla karanlığa boğulmakta ve parçalanmaya mahkûm edilmektedir. Özellikle günümüzde iktidarı elinde bulunduran Kürt-İslamcı kesimin politikalarıyla Cumhuriyetin temel niteliklerinden olan miliyetçilik ve laikliklik ilkelerinden hızla uzaklaşılmakta ve ülkemizin üniter yapısına zarar verilmektedir.
Bizzat Başbakan RTE tarafından başlatılan alt kimlik-üst kimlik tartışmalarıyla Türkiyelilik kavramı türetilerek Türklük alt kimliğe indirgenmektedir. Artık günümüzde Türk olmak aşağılanmakta, Türk’üm diyenler ırkçılıkla suçlanmaktadır. Kürt bölücülüğü eliyle vatanımız parçalanmaktadır.
İşte Milli Mücadele Derneği’ni kurarken Cumhuriyetimizin altı temel ilkesinden hareketle yola çıktık... Bu temel ilkeler altında toplanan, bu ilkeleri gerçekten tam anlamıyla benimseyen Mücadeleci Atatürkçülerle aynı çatı altında toplanarak Cumhuriyetimizin temel niteliklerine ve üniter yapısına yönelik her türlü gericilik ve Kürt bölücülüğüyle, bunların destekçisi emperyalist güçlerle mücadele etmeyi amaçladık... Bizimle aynı ilkeleri benimseyen, aynı amaç doğrultusunda mücadele edecek herkesi Milli Mücadele çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.
Mehmet Metin
(Avukat)
|
Milli Mücadele şart;
çünkü içeride PKK, dışarıda
ABD ve AB Türkiye’yi kuşatmıştır
Türkiye’de Atatürkçü olduğunu söyleyen
pek çok dernek var. Ama hiçbiri fikir
üretemiyor ve hepsi Türkiye’nin sorunları karşısında pasif kalıyor. Böyle bir dönemde Milli Mücadele Derneği’ni kurmaya karar verdik. Amacımız MMD çatısı altında Türk milletinin çıkarlarını savunacak insanları bir araya getirmek. 84 yıllık Cumhuriyetimiz en zor
günlerini yaşıyor. Türkiye’de artık “Ben Türk’üm” demek suç olmuştur. Atatürk’ten sonra Türkiye Batı’ya bağlanmaya başlamıştır. Müslümanlığı kullanan bu iktidarla bu eğilim iyice artmıştır. Biz diyoruz ki Milli Mücadele şart; çünkü içeride PKK, dışarıda ABD ve AB Türkiye’yi kuşatmıştır. Biz ise pasif kalıyoruz. Dedelerimiz bu toprakları kanla aldı. Biz de kan dökmeden vermeyiz. “Ben Türk’üm” diyen tüm kardeşlerimizi Milli Mücadele çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.
İsmail Yılmaz
(İşçi) |
|