Şeyh Sait isyanı için Atatürk ne demişti
TÜRKSOLU
 
 
 
Apo'yu ister asarız istersek kazığa bile oturturuz!
Günümüzün
en hümanist sloganı:
Hepsini Asacağız!
Bölücülüğe karşı
Atatürk tavrını savunuyoruz
Şeyh Sait isyanı için
Atatürk ne demişti
Ulusal Parti’den
imza kampanyası:
İdam Cezası Geri Gelsin
APO ASILSIN
Şehidine sahip çık
Türkiye
Bebek katili teröristler asılmasın mı?
Ağla sevgili yurdum...
Masum çocuğun
Serap için ağla...
Türk kızının gelinliği
beyaz kefen
AKP’nin Kürt açılımı:
Türk askerine tabut
Ulusal Parti'nin
Kürt sorununa bakışı:
Neden idamı savunuyoruz?
 

Şeyh Sait isyanı için Atatürk ne demişti

Genç’te başlayıp Elâzığ ve Diyarbakır merkezleri hudutlarına kadar genişleyen hâdise, kanunen suçlu olan bazı nüfuzluların din maskesi altında mahiyetini örtmeğe çalıştıkları teşebbüslerinin mahsulüdür. Asiler memleketin her tarafında devlet kuvvetlerinin zayıflatılması için bir müddetten beri çeşitli sebeplerle sürüp giden faaliyetlerinin, geniş tesirler vücude getireceğine dayanmışlardır.

Hâdise bütün vatandaşlarca nefretle karşılanmış ve civar bölgeler halkı, âni bir karşı koyma duygusile Cumhuriyetin savunması için ayaklanmışlardır. Büyük Millet Meclisinin maddi ve mânevî kuvvetlerile cihazlanmış olan Cumhuriyet Hükûmeti asilere karşı gerekli silâhlı vasıtaları yöneltmiş ve pek yakında kesin sonuçlar meydana getirecek tesirli tedbirler alınmıştır. Bununla beraber Cumhuriyet Hükûmeti, bütün memlekette rahatlık ve sukûneti, emniyet ve asayişi tehdit edebilecek bütün unsurlara karşı hususî kanunla önleyici salâhiyet almış ve bu salâhiyeti azim ve inançla derhal tatbik etmek kararını vermiştir.

Cumhuriyetin hürriyet ve nimetlerini, Cumhuriyetin kendisini yıkacak yayınlar ve zehirlemelere ve Cumhuriyet ordusunu ve zabıtasını herhangi bir sebeple küçümsemeğe ve hafif görmeğe vasıta addedecek olanların en şiddetli kanuni hükümlerle takib edilmelerine ve bastırılmalarına karar verilmiştir.

Vatanın bir köşesinde ammenin rahatını bozan hâdisenin yalnız da rahatını, saadetini, çalışma, iktisadî ve istihsal hayatını müteessir ettiği ve zarara soktuğu sabittir. Bu itibarla her saadetin ve faaliyetin ve bilhassa iktisadî ve ticaret gelişmelerinin ilk şartı, rahatlık ve sükûnetle emniyet ve asayişin bozulması imkânsız bir emniyet ve kuvvette bulunmasile ayakta durabilir. Bu sebeple de Cumhuriyet polis ve jandarmasının ve Cumhuriyet ordusunun şeref ve itibarı her düşüncenin üstündedir. Bu şeref ve itibara riayet hususunda vatandaşlarımı uyanıklığa davet ederim. Bu münasebetle ve gurur duyarak demek isterim ki, vatanın her tarafındaki hassaslık ve gösteriler, kahraman milletimiz, Cumhuriyeti, sükûnetle asayişi behemahal korumak için kuvvetli ve metin iradesini bir kere daha açığa vurmuştur. Üst kademedeki memurlarla geçmişi şan ve zaferle dolu olan Cumhuriyet ordusu mensuplarının, vatanın iç ve dış bütünlüğü uğrunda fedakârlık ve yüksek vazife hislerini beklerim.

Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği kanun bütün hükûmet memurlarına kanunun göz önünde bulundurduğu herhangi bir hâdiseyi, olduktan sonra bastırmaktan ziyade, o hâdiseyi, olmadan önlemek vazifesini yüklemiştir. Bu vazifenin yerine eksik getirilmesinden doğacak mesuliyetin ısrarla takip edileceğine şüphe edilmemelidir.

Devletin sarsılmaz nüfuz ve kuvveti, sokaklarda saldırgan sarhoşların, dağlarda hırsızların, herhangi maksatla Cumhuriyetin silâhlı vasıtalarına karşı koymağa yeltenen asilerin ve milletin masum fikirlerini karıştırıp bozanların mümkün olan sür’atle bastırılmasını emretmektedir. Sivil ve asker devlet memurlarını, her şeyden önce bu yüksek vazifelerini duraksamadan ve şiddetle yerine getirmeğe davet ederim…

(8 Mart 1925)


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


bu ülke bu durumdaysa. bu ülkenin devrime ihtiyacı var... bu devrimi yapmakta biz gençlere düşer.. Atatürk ün yolundan giderek...sevgili Atam bıraktığın yurt ne hale geldi...kahrolsun faşizm terörü....kahrolsun emperyalizm .....yaşasın kemalizm

Mehmet, Manisa
14 Temmuz 2010


ÜLKEMİN BUGÜNKÜ DÜŞTÜĞÜ DURUM İÇİM YAKIYOR. HER GÜN ŞEHİT OLANLAR İÇİN ANA BABALARIN BİZLERİN İÇİNİ KAVURUYOR. HER NEDENSE BAŞIMIZDAKİLERİN ÇOCUKLARI ÇÜRÜK  RAPORU VEYA BİR ŞEKİLDE SIYIRTIYOR. BU GÜNE DEĞİN ONLARIN EVLERİNE ATEŞ DÜŞTÜMÜ. ONLARCA AYDINLARIMIZ HAPİSHANELERDE OYSAKİ YAŞAMIN HER SANİYESİ ÇOK DEĞERLİ. ÇALDIKLARI ÖZGÜRLÜĞÜN HESABINI KİM VERECEK. SUÇSUZ İNSANLARI EN VERİMLİ DÖNEMLERİNDE BU ŞEKİLDE SUSTURMAK REVAMIDIR. TÜM ATATÜRKÇÜLER NİÇİN AYAKLANMIYORUZ. BİZLERİDE ATSINLAR ONLARIN YANINA. İSYAN ETTİĞİM ÇOK ŞEY VAR. DEĞİŞŞİN ARTIK BU DÜZEN. ATAMIZ KEMİKLERİNİ DAHA FAZLA SIZLATMIYALIM.

Türk partisi yalnızca ulusal partidir. Türklerin partisi olduğunu söyleyen ülkemizde bir tek Ulusal Parti var. Ve önümüzdeki seçim Türkiye’yi Kürtler mi yönetecek Türkler mi yönetecek bunun seçimi olacak. Genel seçim 2011 yılında. Az kaldı.
SAYGILARIMLA

Murat Pira, İzmir
12 Temmuz 2010


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40