![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Okan İşbecer Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, Türkiye'yi ziyaret etti. Başta Tayyip ve Gül olmak üzere üst düzey devlet erkânıyla ikili görüşmelerde bulunan Atambayev'in Türkiye ziyareti ile ilgili haberler basında genellikle sempatik kişiliği üzerinden verildi. Ancak Atambayev'in gezisinde, belki de bilerek çok az verilen, bir şey daha yaşandı. O da Almazbek Atambayev'in TBMM'de yaptığı konuşmaydı. Bu konuşma iki bakımdan çok önemliydi. Birincisi, konuşanın kimliğiydi. Yıllardır Avrupa Parlamentosu Başkanlarını, Obama'dan, Tayyip'in artistlik yaptığı Şimon Peres'e kadar Türk düşmanı ne kadar lider varsa AKP tarafından ağırlanmış ve milletvekillerine hitap etmesi için TBMM'ye davet edilmişti. Atambayev, bu anlamda yıllar sonra TBMM'de milletvekillerine hitap eden ilk Türk lider oldu. Ancak Atambayev'in Türklüğünü ortaya koyan sadece etnik kimliği değildi. TBMM'deki konuşmasında verdiği mesajlar da Türk'e yakışan mesajlardı. Atambayev, TBMM kürsüsünden milletvekillerine Türkiye Türkçesi ile şöyle seslendi: Kırgızistan'ı krediler ve maddi destek karşılığında diz üstü çökertmek isteyenler olduğunu dile getiren Atambayev, "Ancak biz Türk'üz, eski Türk'üz, hiç bir zaman köle olmayız. Her bir Türk için dik başlı ölmek, diz çöken kölelik yaşamından daha iyidir" dedi. Atambayev'in verdiği mesajlar TBMM'de belki de bir ilkti. Bu anlamda oldukça önemliydi de. Dünya üzerindeki Türklerin rüyası olan Türk birliği, uzun bir aradan sonra yine dillendiriliyordu. Bu rüyanın gerçekleşmesi, bir anlamda Atambayev'in de "ağabey" olarak gördüğü Türkiye'nin çabalarına bağlı. Ancak mevcut iktidarla bunun gerçekleşmesi oldukça zor. Ancak bu rüyayı görenler oldukça, yakın zamanda Türkiye'de de Türk birliğini rehber edinmiş, güçlü, Türkçü bir iktidar kurulacaktır. Atatürk, nasıl uyanan doğunun mazlum milletlerini gördüyse; biz de Türk'ün birlik olacağını öyle görüyoruz. Gelecek Türk'ündür! AKP'nin Kürtçü transferi Kemal Burkay
Burkay'dan söz etmemizin sebebi, kendisinin yaptığı son açıklamalar. Öyle açıklamalar ki, Kemal Burkay adını çıkarıp Tayyip veya AKP'lilerden herhangi birinin adını koyun hiçbir değişiklik olmaz. Burkay, TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na giderek faili meçhuller ile ilgili açıklamalarda bulunmuş. Aslında bu kadar abes bir şey olamaz. Adam 30 yıldır yurtdışında ve Türkiye'de işlenen faili meçhullerle ilgili bilgi veriyor. Ancak Burkay'ın söylediği şeyler faili meçhullerle sınırlı değil. Devlet düşmanlığını elden bırakmayan Burkay, Ergenekon'un Kontrgerilla ile aynı şey olduğunu, PKK'yı da Ergenekon'un kurdurduğunu iddia ediyor. Güya Apo Suriye'ye gidene kadar devlet kontrolündeymiş ama Suriye'ye gidince kontrolden çıkmış. Yakalanınca, Ergenekoncu subayların denetimine tekrar girmiş. Anlaşılan Kürtlerin lider diye peşinden gittikleri adam, onun bunun kuklasıymış. Burkay'ın dediklerinden bu çıkar. Hem zaten şu anda da PKK'yı Apo değil başkaları yönlendiriyormuş. Bu konuda da muhtelif rivayetler var. En çok öne çıkan isimler ise, Murat Karayılan, Bahoz Erdal ve Duran Kalkan. Burkay söylemediği için bunları kimlerin yönlendirdiği ile ilgili bir malumat veremiyoruz. Bu arada Burkay'ın dile getirdiği bir iddia var ki, savaş çıkartır. Burkay'ın iddiasına göre 1500-2000 kişilik silahlı bir PKK gücü, Esad'a destek vermek için Suriye'ye geçmiş. Bu da AKP çevresinin en çok kullandığı malzemelerden biri. Apo'nun Suriye'deki günleri, Apo'nun Esad'a yazdığı mektubun KCK operasyonlarında ele geçirilmesi falan hep Suriye'ye müdahale etmenin nedenleri olarak ileri sürülüyor. AKP, Kürtçülük kulvarındaki en büyük rakibini ortadan kaldırmak için canla başla çalışıyor. Görüldüğü gibi AKP'nin Kürt'ü de üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Mehmet Altan Star'dan kovuldu
Mehmet Altan'ın kovulmasının sebebi de AKP'ye yönelttiği eleştiriler. Bu zamana kadar AKP'yi sırtında taşıyanlardan biri olarak AKP'yi biraz eleştirebileceğini düşünen Altan, sonunda kapının önüne konuldu. Kovulmasına neden olan eleştirilere gelince, Altan, AKP hükümetini Denktaşlaşmakla suçluyor. AKP'nin özgürlüklerin alanını daralttığını ve giderek önceki hükümetlere benzediğini söylüyor. Altan'ın ipini asıl çeken şey de PKK'nın haber ajansı ANF'ye verdiği röportaj. Röportajda "Askeri vesayet kalktı yerine sivil vesayet geliyor" yönündeki eleştirileri nedeniyle Altan'ın yazılarının azaltıldığı iddia ediliyor. Yine aynı röportajda Altan gazetesinin yayın çizgisini de eleştirmiş, beğenmediğini söylemiş. Tabi bu durum AKP'yi ve gazetenin sahibi, bir önceki dönem AKP Erzincan Milletvekili olan Tevhid Karakaya'yı kızdırmış olacak ki, Altan'ı kapının önüne koydular. İşin garibi, Altan'ın kovulmasından, ağabeyinin genel yayın yönetmenliğini yaptığı Taraf gazetesinde bahsedilmemesi. Defalarca yazdık, bir kez daha tekrarlayalım. AKP canavarını sizler yarattınız, sonucuna da katlanacaksınız. Sakın ola destek falan beklemeyin kimseden. Tekmeyi yediğinizde kardeşiniz bile tanımaz sizi. KCK'da milletvekili dalgası
Fatma Kurtulan, Kandil ile bağlantı kurmakla suçlanıyor. Milletvekilliği döneminde de kocasının dağda olduğu yönünde iddialarla gündeme gelen Kurtulan, bakalım KCK'dan kurtulabilecek mi? Gözaltına alınanlar arasında BDP milletvekili Sabahat Tuncel'in kadın şoförü Gülten Çatalbaş da var. Olimpiyat Stadı yakınlarında bulunan patlayıcı ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çatalbaş'la birlikte 4 kişi gözaltında bulunuyor. Kartepe deniz otobüsünü kaçırıp bombalı eylem yapmak isteyen Mensur Güzel'in aranan kardeşi 'Leyla' kod adlı Şeyma Güzel'i, BDP milletvekili Sebahat Tuncel ve yakın koruması Gülten Çatalbaş'ın 28 Nisan'da havaalanından uğurladıklarını görüntülemişti. Tuncel'in yakın koruması Çatalbaş'ın, 19 Temmuz 2011'de bombacı Metin İ. ve Hatice B. ile de buluştuğu ortaya çıktı. Daha önce de yine bir bombalama olayından aranan Mensur Güzel'in kardeşini uğurlayan Çatalbaş'ın 'terör örgütü üyelerine yardım ve yataklık' suçlamasıyla gözaltında bulunduğu belirtildi. AKP-PKK savaşında artık milletvekili olmak bile kar etmiyor. BDP'li eski milletvekillerinin tutuklanması ve Leyla Zana'nın evinin basılması, AKP'nin bu işi ne kadar ciddiye aldığının göstergesi. Yıllar önce TBMM'den yaka paça alınan DEP'li milletvekillerinin alınışını eleştiren AKP, yakında BDP'li vekiller için aynı muameleyi layık görürse sakın şaşırmayın. Tayyip Batı'nın hedef tahtasında Bu aralar Tayyip Batı dünyasının hedefi haline geldi. Önce Financial Times, ardından ABD Başkan aylarından Rick Perry. Ardı ardına Tayyip'i ve Türkiye'yi eleştiren açıklamalar, yazılar yayımlanıyor, demeçler veriliyor. Önceki haftalarda da İsrail'in ve Hollandalı Türk düşmanı politikacı Wilders'in Tayyip ve Türkiye ile ilgili açıklamaları basında yer almıştı. Her iki açıklamanın ortak konusu ise Türkiye'nin artık Batı ittifakı içerisinde yer almadığı için NATO'dan atılmasıydı. Hatta İsrail'de bir yetkilinin açıklamasına göre Türkiye yakın zamanda NATO'dan atılacak ve yerine İsrail alınacaktı. Financial Times, geçtiğimiz hafta Tayyip Türkiye'si ile ilgili önemli tespitlerde bulunuyordu: "Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği arzusu zayıflarken Türkiye'den otoriter bir rejim olmaya yönelik rahatsız edici işaretler alınıyor." Tayyip'in yeni Anayasa ile ilgili sözünü tutması gerektiğini belirten FT, "Erdoğan, 2002'de belirlediği yolda devam etmeli" dedi. AKP ve Tayyip açısından en belirleyici eleştiri ise ABD'den geldi. Kasım ayındaki başkanlık seçimlerinde Obama'nın karşısına çıkma ümidi taşıyan 5 Cumhuriyetçi aday adayı, Fox TV ve Wall Street Journal gazetesi tarafından düzenlenen açık oturumda karşı karşıya geldiler. Geceye, Teksas Valisi Rick Perry damgasını vurdu. "Türkiye'deki mevcut yönetim iktidara geldiğinden bu yana kadın cinayeti oranı yüzde 1400 oranında arttı. Basın özgürlüğü Rusya seviyesine düştü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Hamas'a kucak açtı. Türkiye İsrail ve Kıbrıs'ı askeri güç kullanmakla tehdit etti. Sizce Türkiye hâlâ NATO'nun üyesi olmalı mı?" şeklindeki soruya Perry şöyle yanıt verdi: "Açıkçası, karşınızda birçoklarının İslamcı terörist olarak gördüğü kişiler tarafından yönetilen bir ülke varsa, kendi vatandaşlarına bu tür uygulamalarda bulunuyorsa, o zaman evet, Türkiye NATO'dan çıkarılmalı. Dahası, ABD'nin Türkiye'ye yaptığı yardımın da sıfıra indirilmesi gerekiyor. Türkiye müttefikimiz olan, birlikte çalıştığımız bir ülkeydi, şimdi bunu göremiyorum." Yandaş medyanın Perry'nin yorumları karşısındaki tutumları ise kelimenin tam anlamıyla komedi. Perry, 70'li yıllarda Sinop'taki Amerikan üssünde görev yaparken bir helikopter kazası geçirmiş ve kazada Perry'i Türkler kurtarmış. Yandaş medya, vaktiyle seni Türkler kurtarmıştı şimdi nasıl Türkiye hakkında atıp tutarsın demeye getiriyor. İyi de adam kazayı Türkiye'de geçirmiş. Avustralya'da yaşayan Aborjinlerin gelip adamı kurtaracak hali yoktu ya. Âlem bunlar. Her neyse, Tayyip gitgide bütün dünyanın nefretini kazanmaya devam ediyor. Şimdilerde Esad'ı devirmek için Batılılarla çevirmediği dolap kalmayan Tayyip, Suriye ve İran aradan çıkarıldıktan sonra sıranın kime geleceğini düşünüyor mu acaba?
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 442 8 777 İzmir: 0232 421 85 15 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||