Tevfik Kaymaz - Anatarantika Birliği'ne tam üyelik
TÜRKSOLU
 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kürtlere tehcir!
"Atatürk Kürtlere özerklik verecekti" yalanı
nasıl uyduruldu
ALİ ÖZSOY
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin hayırsız "Hayır" kampanyası
ÖZGÜR ERDEM
İşte AKP Türkiyesi:
Memurun itiraz hakkı var generalin yok
KAYA ATABERK
Batıya Kürt göçü ve Türklerin doğal tepkisi
OKAN İŞBECER
BBP bölünüyor mu?
TUĞRUL ÇELİK
Kendi kaleminden
Fidel ve Küba Devrimi
TEVFİK KAYMAZ
Anatarantika Birliği'ne
tam üyelik
TÜRKKAYA ATAÖV
Afrika'nın kendi geçmişi
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
"Kürt diasporası"nın tehciri
FAHAMET YALÇINKAYA
İnsanlar ve hayvanlar
UMUT YALIM
...Ve ömrümüzün
en güzel günleri (30)
 

Tevfik Kaymaz
Anatarantika Birliği'ne tam üyelik

Gezegenin birinde bir ülke varmış. İçerde ve dışarda bir çok sorunla boğuşan ve boğuşturulan bir ülke.

İç Okyanusya isminde.

Birde kurucu Kralı varmış bu ülkenin.

Uzun yıllar önce bedenen ölmüş olmasına rağmen halkın sevgisiyle adeta yaşamaya devam etmiş.

Ülke Kral yaşarken onun Altı Ana Prensibi ile büyük bir atağa kalkmış, Kralın ölümünün ardından ülke, bu prensipler sayesinde tüm gezegende olan onca olumsuzluğa, İkinci Gezegen Savaşı’na rağmen dimdik ayakta kalmış.

Altı Prensibe ve Kral’a çok sıkı bağlarla bağlı güçlü bir ordusu varmış İç Okyanusya’nın.

Herkes her şeyden çok orduya güvenirmiş.

Nedendir bilinmez, Kral’ın ölümünden kısa bir süre sonra a Altı Ana Prensipten iyice uzaklaşılmış..

Angoloz, Enarikan ve Azrail ajanları sarmaya başlamış ülkenin her yanını.

Ülkenin başına bir tokat gibi beş parmaklı sağ el simgesi gelmiş önce.

Sonra bir at çiğnemiş uzun yıllar ülkenin topraklarını. At üzerindeki süvari Enarikan forması giyiyormuş.

Ardından bir eşşek arısı petekte birikmiş ne kadar bal varsa alıp gitmiş,

Bu arada bir de Orop ülkeleri milleti gibi yaşayan ve bu yaşamı her yana yaymak isteyen bir grup prens türetilmiş ülkenin içinden.

Aslında bunları türetenin de Angoloz, Enarikan ve Azrail ajanları olduğu söylenmiş.

Prensler ülkenin tüm ışığını soğurup emen karanlığa boğan bir sahte ışık kaynağını lanetli bir lambayı sembol edinmiş.

Bu prenslerin bir de başka gizli efendileri varmış. Ama bu boynu bükük, gözleri hep yaşlı sahtekar Efendi, Enarikanya’da yaşıyormuş.

Eski Kral’ın onurlu, güçlü evlatları oklarıyla kovalamış onu, o da pek sevdiği Orop ülkelerine değil de, nedense Enarikanya’ya kaçmış.

Aslında İç Okyanusya bir dış okyanusya ülkesi olan Enarikanya’yı hep dost ve müttefik varsaymış uzun yıllar.

Ama nedense kovaladıkları Sahtekar Efendi Fodullah, Enarikanya’da krallar gibi yaşamış.

Enarikanya da buna göz yummuş.

Sahtekar, Fodullah Efendi, özel okul ve DARshane adı altındaki fabrikalarında robotlar üretip gücü elinde topluyormuş epeydir.

İç Okyanusyalılar epey bir zamandır medeniyetlerini yükseltmek için ileri bir medeniyet varsaydıkları Antarantika Birliğine de üye olmak isterlermiş bir yandan.

Ama arada hain bazı prensler varmış kendi ülkeleri için hain planları olan.

Antarantika Birliği’ne tam üyelik için çok gerekli olduğunu belirterek, verilen talimata aynen uyarak, yığınla kanun çıkarmışlar telaş ve aceleyle.

Aslında sahtekar Fodullah’ın Prensler Kurulu Antarantika’yı da Antarantika’daki hayatı da sevmez nefret edermiş lafızlarında.

Bu prenslerden Adalet Prensi bir gün sözde orduya da yardımcı olmak, asker kaçaklığını engellemek ve bir yandan da Anatarantika Birliği için uyum yasalarını pekiştirmek için bir genelge yayınlamış.

Artık asker kaçaklarını sivil mahkemeler yargılayacakmış.

Kent ve kasabalarda çok iyi teşkilatlı olan Askeri İnzibat, asker kaçaklarını yakaladığı gibi kulağından tutup askere yollayamayacakmış.

Ülke o günlerde HayalegonGüz diye bir örgüt için yazılanlar, söylenenlerle çalkalanıyormuş.

Bir de bu Prensler Kurulunun teşkilatını kapatmak için yüce adalete başvurulmuş.

Ülke cadı kazanı gibi kaynıyormuş.

Bu arada kimse artık asker kaçaklarının yakalanmasının zorlaştığının farkına bile varamamış.

Aradan bir süre daha geçmiş.

Önceleri bu İç Okyanusya devletinin güneyinde haince bir savaş yürüten Part Kartkurtsan Örgütü’nün halk düşmanı elebaşı devlet tarafından ele geçirilmiş ve Oval Ada’da hapsedilmiş.

Bu ele başının gereği ve yeteri kadar insanla görüşmesine izin de veriliyormuş nedense.

Bu da Antarantika Birliği’ne, hoş ve insancıl görünmek içinmiş.

Bu görüşmeler, kimbilir, Part Kartkurtsan Örgütü’nü oval adadan yönetmesine bile yetiyormuş.

Ülkede artık gerilim had safhaya gelmiş ve artık atlanması gereken bir eşiğe gelinmiş.

Tam bu sıralarda Enarikanya’daki Fodullah ve Oval Ada’da hapsedilmiş elebaşı gizlice bir emir iletmişler tüm yandaşlarına.

Artık Fodullah’ın ve hain elebaşının örgütünün etki çemberi altındaki askerlik çağına gelmiş gençler orduya katılmamaya, askere gitmemeye başlamış.

Ayrıca bu arada Fodullah’ın da Tonozonya’da gizlice bir muhafız silahlı örgüt kurdurma çabasına gireceği dedikodusu kulaktan kulağa dolaşmış.

Asker kaçakları da daha önce sesizce çıkartılan genelge sayesinde pek kolayca yakalanamaz olmuş.

Asker kaçaklarının ancak devletle işleri olacak ve resmi evrakta askerlik ile ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyulacaktı ki, yakalanıp sivil mahkemelerde yargılansın.

Ayrıca sivil mahkemelerin belli başlı noktalarında yıllardır Omami okulları gibi okullarda yetiştirilen robotlar yerleştirilmeye başlanmış. Bunlar robot olduğu için programlama ile çalışıyormuş.

Omami okulları da prenslerin pek sevdikleri yerlermiş.

Her neyse artık asker kaçakları yakalanamıyormuş veya yakalananlar da uzun süre robot yargıya takılarak orduya katılamıyormuş. Askeri eğitim yerine sivil ceza evlerinde yatıp kalkmışlar.

Zaten epeydir daha küçük ve aksiyoner bir ordumuz olmalı vs. lafızları üzerinden küçültülmeye çalşılan ordu, gezegenin her yanı kaynamaya başlamışken en büyük ve güçlü olması gereken dönemde sanki git gide adeta yok edilmek istenmiş.

Ama gözden kaçırılan bir şey varmış, her Okyanusyalı’nın asker olarak doğduğu söylenirmiş ve gerçek ordunun insan gücü bilinen ve görünenden çok çok daha fazlaymış. Bunu Angoloz ve Enarikanya ajanları da yakın tarihten iyi bilirlermiş aslında.

Her neyse...

Ülkenin korumasını, bütünlüğünü Kurucu Kral’dan beri en kritik noktalara gelindiğinde üstlenen en çok güvenilen ordu, bir kaosa sürüklenmek isteniyormuş.

Bu arada ise ülkenin belli başlı yerlerinde kimi vatansever gençler bilinçlerinde Kurucu Kral’ın altı prensibinden oluşan oklarını kuşanmışlar, bu gidişe dur demek için örgütlenmeye çalışıyorlarmış.

Haykırıyorlarmış...

“Okçular ileri!”

“Okçular ileri!”

Ancak son 30 kadar yıl boyunca o kadar çok omami okulu açılmış ve o kadar çok mezun vermiş ki her yanda...

Hem Prenslerin ellerindeki radyo ve televizyon dedikleri ses ve görüntü aygıtları da okçuların sesini bastırıyormuş.

Onlar yine de haykırmışlar: “Okçular ileri!” Haykırışlarına kimi zaman gözyaşları karışmış...

Çünkü karanlık prenslerin televizyonları tarafından hipnotize edilmiş, ruhlarını kaybetmiş gibi geziniyormuş birçok insan sokaklarda.

Bu öykünün sonunu İç Okyanusya halkı yaşayarak ve izlemeye devam ettikçe de göreceklermiş...

“Onları izlemeye devam etmeyiniz. Gerçeklerle yüzleşiniz. Bu ülkede iki günde bir gencecik fidanlar hain kurşunlarla ölüyor.” diye haykırıyormuş yaşlı, genç tüm okçular.

Bir yandan da son günlerde Taykan Otoyolaç diye biri çıkmış ortaya. Evet/Hayır diye bir yarışma oyunu oynatıyormuş halka.

Halk ne sorulursa sorulsun “YOK!” diyormuş. Çünkü gerçekten halk “YOKsul”muş.

“Her zaman demokratikleşmeye evet. Ama Enarikanya, Fodullah ve kara prens dayatmalı patentli işlere HAYIR.” diye haykırıyormuş İç Okyanusya’daki genciyle yaşlısıyla tüm okçular.

Hipnoz altındakiler uyansın diye boğazları patlıyormuş....

Zaman ilerliyor, vakit daralıyormuş. Ama umut varmış.

Umut, umut, umut insanmış...

Not : Bu küçük öyküde anlatılanlar tamamen yazarın fantazisidir. Gerçek yer, kişi ve olaylar ile hiçbir ilgisi yoktur.....


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

güzel ve anlamlı bir yazı. Sağolun...

Kısa gerçek; Tayyip ve ekürileri bizi bağlamıyor.

Kemalizm terl idolojidir...

Murat Pira, İzmir
27 Ağustos 2010


Güzel bir kara mizah örneği.  Özellikle sonlardaki şu eski Erkan Tanyolaç ın evet / hayır yarışmasına gönderme harika!!!
'Evet' koşullarında  çok şeyi , herşeyi  kaybediyoruz.  'Hayır' koşullarında ise bir şey kazanmıyoruz. Sadece mevcudu koruyoruz. Hatta belki kimileri bunu Kıl' ıçdaroğlunun başarısına yoracaktır.
Ama mutlaka Sömürgeye , Faşizme , diktaya ve Tayyip e HAYIR....!!!

Deniz Gün, Kocaeli
25 Ağustos 2010


Hakikatsn harika bir makale! Elinize sağlık!! .

Bayram Kunek, İstanbul
20 Ağustos 2010


İç Okyanusya'da bir de Enerakinya'nın yaptığı bir operasyonla Kurucu Kralın koltuğuna oturan ve onun Altı Ana Prensibine karşı biri varmış. Adı da Dandi Kemal'miş.
Dandi Kemal son umutları da boşa çcıkarıp İç Okyanusya'yı felakete sürüklemek için piyasaya sürülmüş bir Brütüsmüş.

İlhan Türkoğlu, Ankara
16 Ağustos 2010


 
 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 293 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40