Gökçe Fırat - Kürtlere tehcir!
TÜRKSOLU
 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kürtlere tehcir!
"Atatürk Kürtlere özerklik verecekti" yalanı
nasıl uyduruldu
ALİ ÖZSOY
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin hayırsız "Hayır" kampanyası
ÖZGÜR ERDEM
İşte AKP Türkiyesi:
Memurun itiraz hakkı var generalin yok
KAYA ATABERK
Batıya Kürt göçü ve Türklerin doğal tepkisi
OKAN İŞBECER
BBP bölünüyor mu?
TUĞRUL ÇELİK
Kendi kaleminden
Fidel ve Küba Devrimi
TEVFİK KAYMAZ
Anatarantika Birliği'ne
tam üyelik
TÜRKKAYA ATAÖV
Afrika'nın kendi geçmişi
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
"Kürt diasporası"nın tehciri
FAHAMET YALÇINKAYA
İnsanlar ve hayvanlar
UMUT YALIM
...Ve ömrümüzün
en güzel günleri (30)
 

Gökçe Fırat
Kürtlere tehcir!

Apo PKK’yı hâlâ yönetiyor

14 Mayıs tarihinde bölücübaşı Apo cezaevinden bir açıklama yaptı. Açıklamasında şöyle diyordu:

“Dört yıl önce elimi birçok şeyden çekmiştim, ancak barışçıl bir çözüm ihtimali için yine elimden geleni yaptım. Bundan sonra bunu yapmayacağım. 31 Mayıs’a kadar bekleyeceğim. Bu zamana kadar olumlu bir gelişme olmazsa artık hiçbir şeye karışmayacağım.”

Apo’nun 14 Mayıs tarihli bu açıklaması PKK’ya “31 Mayıs’tan sonra saldırın” çağrısıydı aslında.

Nitekim 1 Haziran tarihinde PKK saldırıları başladı ve sonrasında 45 şehit verdik.

Sadece bu açıklama bile, Apo’nun hâlâ PKK’nın fiili lideri olduğunu ve elbette PKK saldırılarından da hâlâ sorumlu olduğunu göstermeye yetmektedir.

Apo, PKK tehdidini kullanarak Türk devletini bir şeylere razı etmeye çalışmaktadır.

Apo’nun istediği nedir peki?

Bir hafta sonrasında ise bölücübaşı bu isteklerini açıkladı: Demokratik özerklik!

Şöyle tehdit etti bölücübaşı:

“KCK ortaya çıkarak sorumluluk üstlenebilir; zaten daha önce Murat Karayılan ve Duran Kalkan’ın açıklamaları olmuştu, yeni bir süreç demişlerdi. ‘Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel her açıdan halkımızın sorumluluğunu üstleniyoruz, demokratik özerkliği ilan ediyoruz’ diyebilirler. İşte dünyada bunun çok örneği var; Abhazya, Kosova, Çeçenistan örnekleri var. Uzağa gitmeye gerek yok; Türklerin, Türkiye’nin de çok iyi bildiği Kuzey Kıbrıs örneği var. Bunun sorumluluğu da KCK’ye aittir, kendilerinin bileceği iştir.”

Burada kullanılan örneklerin elbette büyük anlamı vardı. Bu bölgeler dünyada etnik çatışmanın iç savaşa dönüştüğürüldüğü yerler.

Ama özellikle Kosova son derece önemli çünkü bu bölgede hem bir etnik savaş, hem bir iç savaş, hem bir soykırım, hem bir BM müdahalesi, hem de bir tehcir yaşandı.

Ve en sonunda Kosova bağımsızlığını ilan etti!

31 Mayıs tarihi yaklaşırken 28 Mayıs’ta Apo bu defa şu açıklamayı yaptı:

“Anayasa referandumuyla ilgili olarak da: Kürtler AKP’nin bu sahte anayasa refarandumuna gitmemelidir. Bu anayasa değişikliği Kürtlere yönelik gerçekleştirilen siyasal ve kültürel soykırımı örtbas eden, soykırımı gizleyen sahte bir adımdır. Ayrıca yeni demokratik bir anayasanın koşullarını ortadan kaldırıp, öteleyen bir girişimdir. Buna karşı BDP, Kürtler bir alternatif yaratabilirler. Kendi anayasalarını, demokratik özerkliklerini ilan edip bunu referanduma götürebilirler. Halkın oyuna başvurulur, bizim de alternatif çözüm paketimiz budur, diye halka sorulabilir. Bu bir anket tarzında da olabilir. Bu anayasa değişikliği içinde Kürtlere dair bir şey yoktur. Yapılan, tamamen bir iktidar, yargının kontrolünü ele alma savaşıdır.”

Apo’dan Baydemir’e “demokratik özerklik”

Apo bu açıklamaları İmralı’dan yaparken aslında bu açıklamalarla PKK da harekete geçirilmiş oluyordu.

21 Temmuz tarihinde PKK’nın Kandil’deki başı terörist Murat Karayılan bir açıklama yaptı. Bu açıklamasında Birleşmiş Milletler’in devreye girmemesi halinde “bağımsızlık” ilan edeceklerini söyledi.

Murat Karayılan, Apo’nun “demokratik özerklik” kavramını kullanarak yaptığı açıklamada, PKK’nın yasal uzantılarına da talimat veriyordu.

Talimatı yerine getiren PKK’nın yasal partisi BDP’nin Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir oldu, Baydemir Tunceli’de yaptığı açıklamada, “demokratik özerklik” istediklerini açıkladı.

Ama açıklamasında bu “demokratik özerkliğin” içeriğini de belirtti: Güneydoğu’da Kürt bayrağı dalgalanacaktı ve Güneydoğu’nun adı Özerk Kürdistan olacaktı.

Görüldüğü gibi tümüyle bölücübaşı Apo tarafından yönlendirilen bir süreç tıkır tıkır işlemektedir.

O zaman ortaya şu soru çıkmaktadır: Apo’ya hapishaneden terör örgütünü yönetme hakkı ve olanağı nasıl ve kimler tarafından verilmektedir?

Apo’nun talimatları doğrultusunda harekete geçen PKK 45 askerimizi şehit etmiştir. Bu ölümlerden Apo doğrudan sorumlu değil midir?

Kaldı ki Apo’nun dışarıya saldırı talimatlarını iletmesine olanak sağlayan iktidar, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı bu ölümlerden doğrudan sorumlu değil midir?

Şu anda tüm şehit yakınlarının hem PKK elebaşısına, hem de onun talimatlarını iletmesine olanak sağlayan hükümet yetkililerine dava açma hakkı doğmuştur.

Ancak Türk hükümeti Apo’nun dışarıya mesaj iletmesine ve PKK’yı içeriden yönetmesine ses çıkartmaz ve olanak sağlarken, diğer taraftan Ulusal Parti’nin Apo’nun asılması için yürüttüğü imza kampanyası için yasaklatma kararları almakla meşguldür.

Sadece bu durum bile, PKK ile iktidar arasında tam bir uyumun olduğunu, Apo’yu sadece içerde değil dışarıda da korumaya aldıklarını göstermektedir.

12 Eylül referandumu PKK için güvenoylaması

Fakat burada çok büyük bir tehlike ortaya çıkmıştır. Osman Baydemir’in açıklamalarının hemen ardından BDP de “demokratik özerklik” programını ilan etti.

Hemen ardından Demokratik Toplum Kongresi adında yasadışı bir oluşum da bu “demokratik özerkliği” sağlamak için işe koyuldu.

PKK açısından bu özerkliğin ilk provası 12 Eylül referandumunda yapılacaktır.

PKK kendi kurtarılmış bölgesi olarak gördüğü Güneydoğu’da halkı silah zoruyla sandığa göndermeyecektir. Sandığa gitmeyen seçmen sayısı ise “demokratik özerklik” talep eden Kürtlerin sayısını verecektir!

Güneydoğu’da seçim gözlemcisi olarak gelecek BM ve AB temsilcileri, bu bölgede halkın seçime katılmadığını rapor edecektir.

Yine bölgenin kamu görevlilerinin BM’den bir özerklik için halkoylaması beklediğini repor edeceklerdir.

Batılı gazete ve televizyonlar, sandığa gitmeyen Kürtlerden bahseden haberlerle çıkacaktır.

Kısacası 12 Eylül referandumu sadece AKP için değil aynı zamanda PKK için de bir güvenoylaması olacaktır.

Apo-Tayyip dayanışması

Fakat demokratik özerklik denilen şeyin uygulanabilmesi elbette “demokratik” süreçlerin sonucu olamaz. Türk devletinin Güneydoğu’ya özerklik vermesi için çok önemli bazı adımların daha atılması gerekmektedir.

Aslında bu özerklik programının ilk adımı AKP’nin işbaşına getirilmesiydi. Nitekim AKP’nin işbaşı yaptığı 2002 yılından bu yana PKK tüm Güneydoğu’da egemenliği ele geçirmiştir.

Çünkü AKP Türk Ordusu’nu bölgeden çekmiş, PKK’nın yerleşmesine ise göz yummuştur.

PKK’lı teröristler serbest bırakılırken bölgede görev yapan Türk subayları tutuklanmıştır.

AKP ile PKK arasındaki bu dayanışmayı 23 Mayıs tarihli açıklamasında Apo da şöyle dile getirmiştir:

“Demokratik cumhuriyet, demokratik vatan, demokratik ulus, demokratik anayasa dedim. Tabii demokratik anayasada sorunun çözümü formüle edilecektir. Seçim barajı ve parti içi demokrasinin önemine tekrar vurgu yapıyorum. Hükümet’e Başbakan’a söylüyorum, bu barajı düşürmeyerek birkaç fazla milletvekili çıkarmakla neyi halledeceksiniz! Bu sorunu halletmezseniz zaten üç ay sonra gidersiniz. Ayaklarının altındaki toprak kayıyor. İşte görüyorsunuz Kılıçdaroğlu geliyor. Başbakan’a diyorum ki sen çözmezsen Kılıçdaroğlu çözecek. AKP’ye, Başbakan’a söylenmelidir; Öcalan 8 yıldır size büyük iyilik yaptı, ama siz bunun değerini bilmediniz.”

Görüldüğü gibi Apo Tayyip’e büyük iyilikler yapmıştır.

Ama asıl büyük iyiliği Tayyip Apo’ya yapmıştır. Sonuçta bugün Apo hayattaysa bunda en büyük katkı elbette Tayyip’e aittir.

Apo-Tayyip-Doğu üçlüsü

Kaldı ki Tayyip Erdoğan’ın bir diğer büyük katkısı ise “demokratik özerkliğin” dayanağı olan Avrupa Birliği düzenlemelerini ve Birleşmiş Milletler İkiz Yasaları’nı çıkartmış olmasıdır. Bugün PKK elebaşılarının gönderme yaptığı ve özerklik için yasal dayanak olarak gösterdikleri bu antlaşmaları Tayyip imzalamıştır.

Yani PKK’nın “demokratik özerklik” talebinin hukuki altyapısı da Tayyip tarafından oluşturulmuştur.

Yine Tayyip Erdoğan’ın Türklük karşıtlığı ve ulusalcılık düşmanlığı da bu Kürt özerkliği için büyük bir fikri altyapı oluşturmuştur.

Apo son iki aylık açıklamalarında ısrarla özerkliğin aslında 1921 Anayasası’nda olduğunu, Atatürk’ün Kürtlere özerklik vaat ettiğini vurgulamaktadır.

Bu tezler de son derece bilindik palavralardır. Bu tezlerin ardında ise Doğu Perinçek bulunmaktadır. Perinçek yıllarca Atatürk’ün Kürtlere özerklik vereceği yalanını piyasaya sürmüştü. Şimdi ise Apo bu yalanları tekrarlamaktadır.

Görüldüğü gibi “demokratik özerkliğin” fikri altyapısı “Apo-Tayyip-Doğu” üçlüsü tarafından oluşturulmuştur.

Güneydoğu “özerk” olursa Batı “yasak” olur

Ancak bu “demokratik özerklik” açısından yolunda gitmeyen şeyler de vardır ki asıl süreci belirleyen de bu durum olacaktır.

En önemli gelişme, Kürtlere ayrılmayı hak gören ve onları şımartan “Türk-Kürt kardeşliği” yutturmacası artık etkili olmamaktadır.

Son dönem İnegöl ve Dörtyol’da yaşanan olaylar, halkın bu kardeşlik masalını artık terk ettiğini göstermektedir. Kürtler artık Türklerin tepkisini çekmektedir.

Bu durum son derece önemlidir çünkü PKK geliştiği yıllar boyunca serbestçe hareket ederken Türklerin iyi niyetinden yararlandı. Ancak bu iyi niyetin bittiği yerde PKK için rahat bir hareket bölgesi de kalmamış demektir.

Önümüzdeki dönemde PKK’nın ve yasal partisinin Türkiye’nin batısındaki hiçbir ilde faaliyet gösteremez duruma geleceği görülmektedir.

Hele hele “demokratik özerklik” ilan eden bir Güneydoğu ortaya çıkarsa, Batının buna tepkisinin ne olacağını görmek gerekir.

Güneydoğu’yu özerk yapmayı düşünen Osman Baydemir’ler böylelikle kendi sonlarını da hazırlamış olurlar, bilinmelidir ki Güneydoğu Kürtler için “özerk” olursa Batı Kürtler için “yasak” olur!

Baydemir belki Diyarbakır’a Kürt bayrağı asmak isteyebilir ve asabilir de ama Batıdaki bayrak direklerine o Kürt bayraklarına sarılmış PKK’lılar asılabilir.

Kürtlere tehcir

İkinci önemli nokta şudur. Apo ve onu takip edenler bilmeliler ki özerklik gibi bir yola gidildiğinde Türk Devletinin de tümüyle yasal bazı girişimlerde bulunma hakkı doğacaktır.

Benzeri bir özerkliği 1914 yılında Ermeniler uygulamaya koyduklarında Osmanlı’nın yasal tedbiri Ermeni Tehciri olmuştu.

Güneydoğu’da özerklik ilan edecek Kürtler, Batıda kendileri için bir Tehcir Yasası çıkabileceğini bilmeliler.

Kısacası Güneydoğu’da özerklik elde edeceğim derken Batıdaki tüm Kürt varlığı bir anda tehlikeye girebilir.

Bugün Batı illerindeki Kürtler tam anlamıyla tehlike altındadır. Eğer Güneydoğulu Kürtler özerklik ilan ederse, hiçbir Türk kendi ilinde, kasabasında Kürt istemeyecektir, en doğal tepki bu Kürtleri Güneydoğu’ya göndermek olacaktır.

PKK şimdi bu tehlikeli adımı atmak üzeredir ve burada kaybeden Kürtler olacaktır.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

 

"Ne Mutlu Türküm Diyene"
Gazi Kemal ATATÜRK

Bekir, İstanbul
23 Ekim 2010


Benim sağ görüşe yatkın birisiyim. Ama inanın yazıya hayran kaldım, kelimesi kelimesine katılıyorum. Altına imzamı atarım.

Recep Tokgöz, İstanbul
29 Ağustos 2010


Türkiyenin karşı karşıya bulunduğu en önemli tehdit Kürt terörü ve Kürt İstilasıdır!!
Faşist kürt islam sentezine ve kürt istilasına karşı olan her yurtsever referandumda HAYIR demeli!

Bengi Yıldız, İstanbul
29 Ağustos 2010


Yarab vatanıma milletime
çıkmasın içten düşman
Eger böyle bir ırk çıkarsa
Olacak ebedi pişman

Irk bir beladır ülkede milletime
Irk denen  belayı durdur
Olmasın benim ülkemde

Akılsız güç gücünü kötüye kullanır
Akıllı güç gücünü devleti milleti için kullanır

Hak ve adaletten yoksun  
düşmüş toplumlar
Kargaşa ve karmaşayla halkı  kandırırlar

Kürtler zayıf siyaset yapıp ağalar kullandılar
Türklerle kürtleri  birbirne taktılar

Din için savaş yapılır dil için savaş yapılmaz
Dil için savaş yapan
teröristten başkası olamaz

Fakirlikten inançlardan yakınmayınız
Fikir karmaşası ile  gelecek
tehlikeden sakınınız

Türklük sevdası  alemi tutsun
Okunan türküler  sazlarla
ötsün

Gönül ister özgürce bir düzeni
Yaşatmayın türke zarar vereni

Türk milleti fark etmedi şeş ile beşi
TRT yapıyor dilimize en büyük ihaneti

Atatürk devrimlerinin en büyügü dil devrimi
Türkçe alfabenin ihdası
Yeni yazı  bilimi

Türk vatanı türktür türksüz degildir
Herkes türkçe bilir dilsiz degildir

Hak dil dinini kültürünü aldıgı dildir
Din bilgisi vermiyen dil hak dil degildir

Dışardaki düşman sorun degil
İçindeki dil düşmanı sorun

Türkçe melodik bir dil tadı bulunmaz
Türkü söylemeyen türkten sayılmaz

Allahtan korkmuyanın ağzından korkacaksın
Ağzında ahlak yoktur kötülük bulacaksın

Kürtçe kültürsüz bir dil kaba bir lehçe
Kültürlü olacaksan gel öğren türkçe

Türk kürt diye ayırana yazıklar olsun
Üç bin yıllık birliği bozan kahrolsun

Yanlış siyaset yapan malını canını kaybeder
Aklılı siyaset yapan malına canına sahip olur

Kudurmuş azmış toplum
topragını terk eder
Türk milleti bitirir  kendine yazık eder

Bana benim gibi türk olan gerek
Beni benden çalan bir ırk gerekmez

Cumhuriyetin coşkun seli karşısında
itatsizlik boşunadır kendisini sürdürür

Allahın yarattıgı en güzel ümmet türktür
İnsanın haksızı cahili varsa kürttür

En doğru yol budur kürtçeyi türkleştirelim
Ne kürt kalır ne bölücü
türklükle bütünleşelim

Balık aga takılınca aklı başına gelir
Dilimize dil katılınca aklına ne gelir

Kimse bölücünün partisine sıcak bkmasın
Bölücü siyset ypana kıymet vermesin

Gitmeyin bölücü partiye kapatsın kapısını
Haksıza sahip çıkma şaşırmiş kendisini

Türkiyede kürtlere  özerklik istiyen var
Bunun sonu neye varır
İç savaş böyle başlar

Kürtlere özerlik düşünmek hainliktir
Pekekeya yapılmış en büyük iyiliktir

Egerki bir isyanla özerklik
ilana kalkınırsa
Batıdaki kürtler rehindir elimizde.

Ozan Sabit Özdemir, Yozgat
28 Ağustos 2010


Sayın Başbakanım muhteşemsiniz.Siyaset biliminin deinliklerini ustalıklarını, sosyal psikolojiyi inceliklerini içeren bir yazı olmuş. Ulusal parti iktidara gelecek.Sorunların çözümünün başka yolu yok. Gökçe Fırat başbakan olacak. Atatürkten sonra en büyük devrimi Gökçe Fırat yapacak.

Anonim, İstanbul
28 Ağustos 2010


AKP, AKP´nin Bilmem Ne Acilimlari Kepazelikleri ile siyaseti yüzüne gözüne bulaştirmasindan, velhasil konu siyasetten acilmiş iken, Kürtlere Tehcir manşetli habere istinaden, PKK, Türkiyeli Kürtler üzerinde,ben de bir iki kelám etmek istiyorum, Dostlar..
*
...Türkiye´mizin bölünmezligine, Bölün(e)mez Türkiye´mizin ayril(a)maz bölgeleri Dogu ve Güneydogu´muza göz diken gözleri cikasica -Türkiyeli- Kürtler, sadece vatanimizi yakip yikmakla (ki, vatanimiza ugrattiklari milli maddi hasar Beş Yüz Milyar Dolar´a yaklaşmaktadir).... milli marşimiza, ay yildizli bayragimiza sirt dönmekle.... sivil, asker, yaşli, genc, bebe nice anakuzularinin kanlarina girmekle kalmayip, káh TC kimlikleri, káh  da kacak yollarla gittikleri/götürüldükleri yabanci ülkelerin pasaportlarina sahip olabilme aşkina Türkiye´mize calmadik karalar, demedik yalanlar, küfürler birakmazlar !
*
Can güvenliklerinin, hürriyetlerinin olmadigi, ayrimciliga tabii tutulduklari zirvalarindan dem vururlar, habire..
..utanmadan, sikilmadan, zerre yüzleri kizarmadan hic !
*
Almanya´dan Avusturya´ya, Belcika´dan Hollanda´ya, Ísvicred´den Ítalya´ya, Fransa´dan Íspanya´ya, Ískandinav ülkelerinden Íngiltere´ye, Yunanistan´a, Güney Kibris´a, Rusya´ya, Ermenistan´a, Irak´a, Lübnan´a, Ísrail´e, Amerika´ya, Kanada´ya, Avustralya´ya kadar, Türkiye´yi zan altinda biraktiklari suclamalarin tümünün kuyruklu yalanlar olduklari biline biline ilticaci statüsüne kavuşturulur bu yalanci, namert,, kalleş, eli kanli Türkiyeli kirolar.... PKK uyuşturucu kacakciligi, haraccilik kabadayliliklarina göz yumulur.... kara paralarinin aklandigi şu,bu isimli Kürt dernekleri/sözde döner,kebap salonlarina göz yumulur.... TC´ye kin kusan ROJ TV´lere omuz silkilir, yukarda adi gecen yabanci ülkelerin nicelerinde !
*
Bu, Osmanli´nin Bizans´i tarihe gömmesini hicbir zaman hazmedemediklerinden hasil olan bir ic hesaplaşma, müslüman Türkiye´yi -belki- bölüp yikma, hristiyan Bizans´i -belki- yeniden hortlatma emellerine dayanan danişikli bir    dögüşün, plánli bir senaryonun, Tc´nin itibarinin olmadiginin, adi gecen ülkelere TC´nin söz gecirtemediginin daniskasindan başka birşey degildir !
*
Her halükarda, bu, vatanimizin üniter/ulus devlet mozaigi, bölünmezligi, en vahimi de hür istikbalimiz ehemmiyeti hususunu ilgilendirdiginden, Türkiye Cumhuriyeti -henüz saat 12´ye 5 var iken- yanliş anlaşilmaga maruz kalinmayacak bir şeffaflikla adi gecen ülkelere karşi siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerini yeniden gözden gecire(bile)cegini, en üst düzeydeki diplomatik bir kararlilikla ültimatom olarak derhal hayata gecirmelidir !
*
Bakiniz !
*
Dogu ve Güneydogu Anadolu´muz Bölün(e)mez Türkiye´mizin ayril(a)maz bölgeleri olduklari halde Türkler;
..emniyetsizlik, can korkularindan búralara göc edip, kök salamaz.... BDP gibi herhangi bir siyasi Kürt partisine (partilerine) Gnl Bşk, Gnl Bşk Yrd, milletvekilleri olabilmeleri şöyle dursun, parti üyeleri dahi olamaz.... herhangi bir beldeye Belediye Bşk secilemez... korkularindan Türk kimlikleriyle ay yildizli vatan bayraklarini sirtlayip, dalgalandiramazlar !
*
Ya Kürtler;
..cumhurbaşkani, başbakan, bakan, milletvekili, CHP´den tutun ANAP´a, DP´ye, AKP´ye kadar her siyasi Türk partisine Gnl Bşk, Gnl Bşk Yrd, parti üyesi olabilir.... şişli´den batida ki her Türk beldesine kadar Beledeiye Bşk secilebilir.... FB, GS gibi her has Türk spor klüplerinin başlarina cöreklenebilir... en kral turistik beldeleri, TC´nin her karişini mesken dahi tutabilir.... Biji Apo, Biji PKK tezahüratlariyla vatani yakip yikabilir.... Kürt kimlikleriyle PKK bez pacavralarini dalgalandirabilirler !
"... Bre Nankörler !  Yemedi ise dömelelim de, birde düzüverin bari bizi(!!!) "

Gavur İzmirli, İzmir
27 Ağustos 2010


Sayın Gökçe Fırat; bu millete şeriatçı-kürtçü sloganı TÜRK-kürt kardeştirin bir masal olduğunu sizin sayenizde daha kolay açıklıyoruz. Çok sağolun, yüce milletimiz ve Ulu başbuğ Atatürkün kurduğu Türk devletinin ebedi olması için lanetli it sürülerinden kurtulacağımız, hesap soracağımız güne kadar sizinleyiz. Tanrı sizi korusun ve yardımcınız olsun, Tanrı Türk ırkını korusun ve yüceltsin!

Yekta Kurtsoy, Yozgat
26 Ağustos 2010


AKP projesi esasında amerika ve abd nin türkiye yi bölme ve parçalama projesi olupne yazıkki kandırılmış ve beyinleri yıkanmış bir cemaat eliyle gerçekleştirilmek üzeredir  tüm limanları elden gitmiş,ekonomik kaynakları yabancıların eline geçmiş kilit noktalar çemaat tarafından ele geçirilmiş,bu günkü durumda yapacak ne kaldı bilemiyorum,başını biraz kaldırıp bir şeyler söylemeye birşeyler yapmağa kalkışanlar ya ergenokoncu diye tutuklanıyor yada ekonomik baskıya uğruyorlar allah sonumuzu hayır etsin

Ahmet Atam, Kütahya
24 Ağustos 2010


gökçe bey yazılarınızı devamlı takip ediyorum.cok begeniyorum.ama neden sizi tv lerde göremiyoruz veya acık oturumlarda veya parti açıklamalarında

Metin Bilgi, İstanbul
24 Ağustos 2010


sonuna kadar haklısınız sayın çulhaoğlu ancak hepsinden önce kürt istilası durdurulmalı ve devlet kürtlere karşı nüfüs planlaması yapmalı Türk illerindeki kürt mahalleleri dağıtılmalıdır fakat kürtlerin hepsi kendi illerine gönderilmemelidir aksi taktirde güneydoğuda kürtler daha kalabalık olup yoğunlaşırsa bizler için durum daha tehlikeli olacaktır ardından güneydoğuya (ekonomik şartlarının gelişmesiyle) batıdan türkler,avrupadan gelen türkler ,ahıska türkleri yerleştirilmeli ülkede yurt çapındaki demografik yapısı türkler lehine çevrilmelidir.

Yolun açık olsun ulusal parti

Kemalist, İstanbul
24 Ağustos 2010


Geçen hafta bir ziyaret için Manisa'nın Turgutlu ilçesinde idim! Turgutlu'da yaptığım gözlemler sonucu şu sonuçlara ulaştım:  Burada Kürt istilası son hızıyla devam etmekte! Neredeyse ilçe nüfusunun % 35-40 Kürtlerden oluşuyor gibi! Üstelik Kürtler artık ilçe ekonomisinde hakim duruma gelmiş gibi! Bunun haricinde tüm kirli işler (Fuhuş, uyuşturucu ticareti, tefecilik, hırsızlık, dilencilik, zorbalık v.s.)  Kürtlerin tekelinde toplanmış gibi! İlçedeki yerli Türklerin temennisi Kürt istilasına karşı acilen önlemlerin alınmasıdır! Çünkü bir taraftan Türk nüfusu azalırken, Türk gençleri Kürtler tarafından uyuşturucu ve fuhuşa  zorlanırken, diğer taraftan Türk esnafı fakirleşmektedir! Turgutlu halkının ortak görüşü Kürtlerin pılını pıırtısını toplayıp Turgutluyu terketmesidir!

Bayram Kunek, İstanbul
23 Ağustos 2010


Kürtçü, bölücü ve şeriatçı akımların başını ezerek Atatürkçü ideoljiyi Türkiyede egemen kılacak tek odak önderliğini sayın Gökçe Fırat'ın yaptığı Ulusal Parti'dir!
Yaşasın Ulusal Parti! Yaşasın Ulusal Kemalist Sol!
Kahrolsun şeriat! Kahrolsun Kürtçü İşbirlikçilik!

M. Emin Ekmen, İstanbul
21 Ağustos 2010


AYDINLIK, ODATV, AYDIN DOĞAN VE YEŞİL MEDYA...

hala Türk-Kürt kardeşliğini savunun...

Kürt kardeşlerimiz ÖZERKLİK İLAN EDİYOR !

TÜRKSOLU HARİÇ BÜTÜN YAYIN ORGANLARINA YAZIKLAR OLSUN... BİZİM KÜRTLER GİBİ KARDEŞİMİZ YOK... NE DİYORDU MUSTAFA KEMAL?

"BU MEMLEKET TARİHTE TÜRKTÜ, O HALDE TÜRKTÜR VE EBEDİYEN TÜRK OLARAK KALACAKTIR!"

Mustafa Kemal Atatürk'ün 200 milyonluk Türk evlatları sizin gibi bir avuç azınlığa kulak asacak değil. YIKACAĞIZ SALTANATINIZI!

Anonim, Antalya
21 Ağustos 2010


mükemmel bir yazı....

Burcu Ülker, Antalya
20 Ağustos 2010


bır gun gelecek bu ulke ıcın kanımızı dokmek zorunda kalacagız yıl 2050 olsa dahı. ulusların gucu kısısel benlıkten ve mıllı ulkuden gelır. acık ve net soyluyorum kürtler bu ülkeden defolmadan sorunalrımızı buyuk bı kısmı cözülmez. ortada ıkı sorun var ana temelde yatan 2 grup.bırıncısı akp ve cemaatcıler vs vs... ıkıcısıde pkk ve yamaları kürtler liberalicisi kürt islamcısı hepsi. sorun bunlardır. daha askerden gelelı 2 ay oldu hakkarıde dağın başındaydım acık soyluyorum pkk küresel ölçekte bır orgut ve üniversal bır zıhnıyetle ancak sorun çözülebılır. avustralya kanada yenı zelanda amerıka brezılya çin tayland daha aklma gelmeyen bır cok ulke bunların hepsi destek cıkıyor pkk ya ve kürtlere. ama benım mılletım guclu onurlu kudretlıdır Mustafa Kemal Atatürk benım için peygamber gibidir akp vekıl basbakanını peygamberlık ıle özdeşlestrıyorsa benımde hakkım var o zaman. ruhun şad olsun canım Mustafa Kemalim. herkese sevgiler saygılar

Timur Erdaner, İçel
20 Ağustos 2010


Batı Anadoludaki Kürtlerin techir yoluyla güneydoğuya sürgünü PKK ve hain kürtçülere vurulabilecek en ağır darbe olacaktır! Ulusal Partinin iktidarında hayata geçireceği ilk icraat bu olmalıdır!

İsa Altsoy, Denizli
20 Ağustos 2010


Ne pazarlarımızda, ne fındık veya meyve bahçelerimizde Kürtleri istemiyoruz! Yaşasın devrimci, ilerici ve halkçı sol! Yaşasın Ulusal Parti ve genç, dinamik ve atılgan önderimiz Gökçe Fırat!       
Kahrolsun Şeriat! Kahrolsun kürtçü ihanet!

Edip Solmaz, İstanbul
20 Ağustos 2010


Kaleminize sağlık sayın başkanım,
Bu yazınızla hakikaten duygu ve düşüncelerimize tercüman oldunuz!

Hüseyin Velioğlu, İstanbul
20 Ağustos 2010


Yüce Türk milletinin 2. Kurtuluş savaşı öncü ve cesur liderimiz  Gökçe Fırat'ın önderliğinde, kürt-islam-faşizmine karşı Ulusal Parti saflarında yürütülüyor!
Ulusal Parti bayrağı altında birleşmek onurlu her Türk'ün en önemli görevidir!

Fidan Güngör, İstanbul
20 Ağustos 2010


Türksolu, Türk basınında Kürt isrilasına ve Kürt faşizmine karşı en onurlu duruşu sergileyen yayın organıdır!
İşte bu yüzden Türküm diyen herkesin bu gazeteye sahip çıkması gerekir!

Nejdet Atalay, İstanbul
19 Ağustos 2010


Biz vatansever, ulusalcı Türkiye Cumhuriyeti  yurttaşları olarak artık cesurca kürt-islam-faşizmini Batı Anadoluda istemediğimizi ifade ediyor , bu nedenle Kürtlerin pılını pırtısını toplayıp güneydoğuya gidip bir daha dönmemesini istiyoruz!

Hüseyin Kalkan, İstanbul
19 Ağustos 2010


Ulusumuzun karşı karşıya bulunduðu en önemli tehdit AKP ve onun kürt-islam faşizmidir!
12 eylülde hayır diyelim AKP'nin kirli oyunlarını boşa çıkaralım!
Tüm yuırtseverler, ulusalcılar ve ilericiler Ulusal Partide birleşmeli!

Salih Gök, İstanbul
19 Ağustos 2010


kesinlikle kürtlerle beraber yaşamak istemiyorum, kürtler tüm Türk bölgelerinden dışarı gönderilmeli bunun başka yolu yok aksi halde ne bağımsız nede güçlü bir Türkiye olmaz olmayacak.

İsmet Korhan, İstanbul
18 Ağustos 2010


Gokce Firat'a milyon kezler helal olsun. Oldugu gibi ve korkmadan soyledi ve hakli cikti. Daha soz soylemeye gerek var mi? Adam gibi adam!

Hakan Tokmak, ABD
17 Ağustos 2010


"TÜRK OL"

Yokluğun, yoksulluğun üstümüze abandığı bu güzelim yurdumuzda
Bizi kollayan, bizi gözeten yok
Beynimizi ele geçirmek için yirmidört saat saldırıdalar
Güven duyacağımız, dayanacağımız kimsemiz kalmadı
Bizi başka dünyanın insanları yapmak için yoksullaştırdılar, güçsüzleştirdiler
Varlıklarımızı yağmaladılar
Çocuklarımızın geleceğini ipotek altına aldılar
Demokrasi deyip bizi kullaştırdılar
Çığırkanları bizleri uyutmayı sürdürürken, ayak takımları yaşamımızı çekilmez hale getirdi
Otobüslerimizi, arabalarımızı, dükkânlarımızı yaktılar
İnsanlarımızı öldürdüler
Hâla beynimize tecavüz etmeyi sürdürüyorlar
Demokrasiyi önlerine kalkan edinmişler despotluk yapıyorlar
Aydınlık geleceğimizi kararttılar, umudumuzu yok ettiler
Kürtçülerle şeriatçılar el-ele verdiler
Sömürgecileri arkalarına alıp halka saldırdılar
İşte "Ey Türk!"
Önüne koydukları budur
Dün yapmaya çalıştıklarını bugün gerçekleştirmek için
Şeriatçısı, Kürtçüsü, Liberalı, Sömürge Solcuları
Hepsi el ele, bel bele vermiş
Sana saldırmaktalar
Seni Anadolu'dan silmek için ant içmişler
Silik bir insancıllığı önüne koymuşlar, seni uyutmak; sonunda da vatansızlaştırmak için seferberler
Kendi yüzleriyle yüzleşemeyenler sana kendinle yüzleşmeyi önermekteler
Unutma!
Şeriatçısı, Kürtçüsü, Liberalı, Sömürge Solcuları Türk'e karşı ırkçılık yaparlarken
Kalkmışlar kendi ırkçılık yaftalarını sana yapıştırmak istiyorlar
Ey! Askerleri, gençleri, oğulları, kızları sadece Türk olduğundan dolayı öldürülen Türk!
Ey! Öldürülmesi, yakılması olağan görülen Türk!
Ey! Dünyanın her köşesinde kendisine ırkçılık yapılan Türk!
Ey! Öldürüldüğü gün unutulan Türk!
Toprağa verdiklerin yetmez mi?
Çilen bitmez mi?
Bacan tütmez mi?
Şimdi beklenecek gün değil!
Yürünecek gün!
Şimdi ayrılacak gün değil!
Birleşecek gün!
Şimdi sömürgecilerin oyununu bozma günüdür
Şimdi Türk olduğunu sezme günüdür
Gün kızma günü değil!
El ele, bel bele verip
Sömürgecilere, onların işbirlikçilerine karşı yurdunu korumak için destan yazma günüdür
Onun için sana derim ki:
"TÜRK OL!"

Ömer Aybat, İçel
17 Ağustos 2010


gökçe beyin teşhislerine  birkaç şehit cenazesi ve adi bir olayda şahit oldum,halk şeriatçı sloganı olan türk-kürt kardeştir lafını bırakmış kürtler dışarı diye slogan atıyor,ama basın ve akp bunu sansürlüyor hep.

Ayberk Arısoy, İstanbul
17 Ağustos 2010


12 Eylülde ulusalcı olan, yurtsever olan, kürt faşizmine ve AKP şeriatına karşı olan herkes HAYIR demeli!
Temmuz 2011 deki seçimlerde Ulusal Parti tek başına iktidar olmalı ve Kürtlere, yeobazlara ve cümle liboşlara haddini bildirmeli!

Sabahattin Talayhan, İstanbul
17 Ağustos 2010


Sayın başkanım,
Bu yazınız da hakikaten harikulade olmuş!
Elinize emeğinize sağlık!
Ulusal Parti türkiyenin tek kurtuluş partisidir!
DÜn TV'de CHP MYK üyesi kürt Mehmet Faraç'ın CHP'nin tarihi ve kürtler hakkındaki görüşlerini duyunca, CHP'nin Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin ve diğer kürtçülerle nasıl da bir kürt partisi yalina geldiğini iyi anladım!

Mazlum Doğan, Elazığ
17 Ağustos 2010


Sayın Fırat Merhaba! Yine tebrikler yine teşekkürler. Kıvırmadan, atlamadan, atlatmadan, aldatmadan direkt ve dosdoğru. Allah yardımcınız olsun. Vallahi hayatımda hiç bir sol partiye oy vermedim. Ama açık sözlülüğünüzle size ve ekibinize büyük bir sempati duyuyorum. Kazansanız da kazanmasanızda sizi destekliyorum destekliyeceğim de. Zaten kazananların da ne naneler yediklerini görüyoruz biliyoruz. Milliyetçiyim mhp ye oy verdim ama MHP li değilim
Türkçüyüm ama ülkücü değilim. Zaten  kısa süren iktidarlarında samimiyetlerini de test ettik. Ülkemde yeni bir oluşuma acilen ihtiyaç var. Biliyorsunuz Bazı anket sonuçlarında dağılımlar bilinen partiler arasında yapıldıktan sonra bir de diğerleri denilen bir bölüm var.Çoğu da marjinal partiler. Ama bu partileri topladığınız zaman toplam % 7-8 rakamlarına ulaşabiliyorsunuz. Bu rakamlar hiç de azımsanacak rakamlar değil. Ülkemin geleceği için ümit verici. Lütfen Sayın Fırat ileride Diğerlerinin içinde marjinal küçük bir parti olarak kalmamak için yeni ittifaklar arayalım. En yakınları ile en uygunlarıyla görüşelim. Türk Milletinin bize ihtiyacı var . İnanıyorum ki geleceğin kahramanları azmani kabadayıvari fosbıyıklı megalomonlar içinden değil. Yüreği Vatan ve Yurt sevgisi ile dolu, düşünen genç aydın ve beyinlerden çıkacaktır. Türk Milleti bizi söylemlerimizle değil eylemlerimizle  tutarlı davranışlarımızla yargılayacak. Sayın Fırat size akıl vermek bana düşmez ancak aklıma ilk gelen isimleden Mümtaz Hoca ve Osman Paşa ile mutlaka görüşünüz! bir bir daha iki yapar artı bir daha üç yapar.  Bu alanda bir gelişme sağlayabilirseniz eminim yeni kişi ve gruplar bulmakta zorlanmayacaksınız. Ben  çok samimiyim. Ancak herkesin samimiyetinin bir teste ihtiyacı var .Yukarıdaki yazınızı ayrıca değerlendireceğim. Selamlar .

Misafir, Konya
17 Ağustos 2010


batı temizlenir kötümü olur..onlar vahşice birbirlerini yer

Cumhur, Aydın
17 Ağustos 2010


Bir Türk olarak, benimle yasamayi icine sindiremeyen, kendilerini bizden biri olarak gormeyen, ayri vatan, ayri millet ozlemi hissedip, doguda ozerklik talep edenlerin, dogu da kurulacak olasi bir ozerklikten sonra benim yanimda bati da yasamalarini ben sahsen icime sindiremem.

 Eger gitmek istemezlerse sormazlar mi adama ? Ne halt yemege destekledin ozerkligi diye? Hem ozerklik talep edip hem de batida yasamak yok, yok ogle yagma... Cok merakliysan ozerklige def olup gideceksin. Seve seve gitmezsen, gondermesini biliriz.

Ya da delikanli olacaksin, ay-yildizli bayragi bir Turk gibi sahiplenecek, kendini bizden biri sayacak, yanimizda olacaksin.

Tunga Albayrak, İstanbul
16 Ağustos 2010


Kürtleri kürt kimliğini yaratanlara postalarız olur biter alsınlar sevgili kimliklerini tepe tepe kullansınlar hertürlü suç çeşidini tanısınlar,bir kaç daha suç tasnifi yapsınlar görmediklerini görsünler kardeşçe yaşasınlar,kürtle kardeşlik nasıl  oluyormuş görsünler

Adil Cihan Akkuş, Denizli
16 Ağustos 2010


Kürtler Özerklik ilan ederlerse, hala bu siyası iktidar başımızda olduğu sürece techir olanaksız. Özerkliğe karşı sivil hareketler çıksa dahi bu mevcut hükümet  tarafından dağıtılır. Kürt tehlikesinin varacağı son noktaya gelinmek üzere. Genel seçimde  yine AKP çıkarsa  veyahut CHP çıkarsa ki bu yüksek bir olasılık vay Türk Milletinin haline! TSK'dan da bir hayır gelmez. Amerikancı üst düzey komutanlarımız yıllarca hayali bir 'irtica' tehdidiyle oyalanıp durdular.

M. Murat, İstanbul
16 Ağustos 2010


12 Eylül referandumu PKK için güvenoylaması  olabilir. Güneydoğu “özerk” olursa Batı “yasak” olur. Kürtlere tehcir yada Kürtlük ayrı bir ırk yada kavim olarak karşımıza çakabilir. Ben Diyarbakır ve Doğu da çalıştım. Mermer işi yaptım. Kürt kökenli bir ortağım vardı. İyi tanıyorum çoğunu. Kürt, Çerkez yada başka bir ırk değil Ne mutlu Türküm diyebiliyormuyuz konu budur. Barzani yada bir başkası değil önemli olan tek gerçek Türklüktür.

Murat Pira, İzmir
16 Ağustos 2010


Techir tamam ama kim uygulayacak kürt islam partisi akp mi yoksa suskun ordu mu  böyle giderse bati kürtlesecek

Selim Çınar, İstanbul
16 Ağustos 2010


Sayın Başkanımın doğru tahlillerine ve  milli heyecan dolu duygu ve düşüncelerine bende bir şeyler eklemek isterim ,
Özerklik gibi bir zırvalık söz konusu olursa Kürtlere misak ı milli dahilindeki tüm vatan yasak olacaktır. Tehcir den söz edeceksek bunun yönü güney doğu değil , kuzey Irak taki Barzani bölgesi olmalı. Ben Türk değil  Kürdüm diyen Barzaniye postalanmalı.
Baydemir  Diyarbakır a pkk bayrağı ( Kürt bayrağı değil  pkk bayrağı.)  asamaz. Bu ihtimal dahilinde özerklik ten falan değil Güneydoğu da olağan üstü hal ilan ın dan sözedilir.  Türkiye ye Birleşmiş milletler barış gücü de giremez. Türkiye nin zaten Birleşmiş milletler adına , Nato adına   barış gücü  olarak , dünyanın dört bir tarafında askeri vardır. Eğer cesaret edebilirde bir gelen olursa ( uluslar arası hukuka göre ancak anayasasını rte imzasıyla kabul ettiğimiz  AB devletleri gelmeyi deneyebilir. )Onun da adı   barış gücü değil İşgal gücü olur o zaman da 1919 lardaki   işgal güçlerinden daha esaslı bir karşılama görürler ve  bu arada dünya karışır , birbirine girer. Biliyoruz ki Türkler dünyanın her yerinde yaşamaktalar.
Son olarak eğer kürtler illaki sözde  kürdistan a yani  Barzani aşiretinin bölgesine  gitmek isterlerse yani Türkiyeden ayrı ve kürt olmak isterlerse  elbetteki Mahmurdan gelen teröristlerin girdiği kapıdan ters istikamete derhal  gönderilirler. Ülkemizde bunların boşalttığı yerlere Afganistan da , Kırgızistan da , Türkmenistanda , Uygur özerk bölgesinde ve daha bir çok yerde yaşayan insanlardan gelip yerleşmeye  istekli olanlar olacaktır.  Bunlara Göçmen olarak  devlet tarafından her türlü kolaylık sağlanır. Böylece zamanla  kürt sorunu artık Barzani nin sorunu olmuş olur.

Tevfik Kaymaz, Kocaeli
16 Ağustos 2010


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 293 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40