Gökçe Fırat - Apo’yu ister asarız istersek kazığa bile oturturuz!
TÜRKSOLU
 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Apo'yu ister asarız istersek kazığa bile oturturuz!
SERAP YEŞİLTUNA
Şeyh Sait'i Atatürk asmıştı takipçilerini biz asacağız!
ÖZGÜR ERDEM
PKK terörü masayla mı silahla mı biter?
KAYA ATABERK
Tayyip NATO'yu
Kandil'e değil
Diyarbakır'a çağırıyor
Atatürk ve arkadaşları
Şeyh Sait için
ne demişlerdi
OKAN İŞBECER
Taha Akyol'dan
"Kürt istilası" haritası
TUĞRUL ÇELİK
Barak,
Tayyip'e ne yedirdi?
TÜRKKAYA ATAÖV
İsrail'e 20 soru!
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
ABD'nin yeni aktörü Kılıçdaroğlu
İLYAS SALMAN
Suç
ve toplumsal eşitsizlik
MUSTAFA İZBERK
Dil devrimini niçin -boyumca bosumca- sürdürüyorum-II
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (27)
EMİNE YENİCE
Ne mutlu Türk'üm diyene!
 
 

Gökçe Fırat
Apo’yu ister asarız
istersek kazığa bile oturturuz!

İdam cezası geri gelecek

AKP’nin “Kürt açılımı” PKK’nın saldırıları ve verdiğimiz şehitlerle sarsılıyor. AKP iktidara geldiğinde “sıfır” noktasında olan terör AKP iktidarı artık yıkılırken yeniden “tavan” noktasında.

Artan terörist saldırılar kamuoyunda infiale yol açıyor ve milletin aklına ilk gelen de “Apo’yu asalım” fikri oluyor.

Akla ilk bunun gelmesi hem mantıken hem de vicdanen son derece normal. Çünkü Apo asılsa terör örgütü çoktan dağılacaktı, mantık bunu biliyor ve Apo asılmadıkça verdiğimiz her şehitte vicdanlarımız biraz daha kanıyor.

Ulusal Parti idam cezasının yeniden uygulanmasını talep ediyor ve bunu kamuoyuna açıklıyor. Düzenlenen imza kampanyasında Ulusal Parti standlarına koşan vatandaşlarımız imza veriyor.

İmza verenler içinde AKP’li vatandaşlar da var, CHP’liler de, diğer partililer de. Demek ki mantık da vicdan da halk katında aynı.

O zaman “Apo asılmasın” diye yırtınan Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu, kimin vicdanını temsil ediyor: Şehit analarının mı terörist analarının mı?

Gerçek şu ki Türk milleti, bugün hangi partiye oy verirse versin, hangi liderin peşinden sürüklenirse sürüklensin, söz konusu vatan olunca, söz konusu şehitler olunca, duruyor, düşünüyor, vicdan terazisine koyuyor ve idam cezasının geri gelmesinde birleşiyor!

Türkiye’yi birleştirmenin formülü de burada açığa çıkıyor, teröristleri savunan partiler bir yana, teröristlerin asılmasını isteyen halk diğer yana!

Demek ki halk mührü eline aldığında, idam cezasını da geri getirecek!

Apo’ya bir değil bin idam veririz

İşte bu gelişme ufukta belirince AKP’liler PKK’dan çok PKK’cı, Apo’dan çok Apo’cu kesiliveriyor.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Arınç, cansiperane bir şekilde Apo’yu savunuyor, “asamazsınız” diyor.

Hatta çok da iddialı konuşuyor, hukuk geriye işlemez, idamı geri getirseniz bile Apo’ya uygulayamazsınız diyor.

Aslında tuzak basit, idamın geri gelmesi Apo’yu asmamıza izin vermeyecekse, neden idam geri gelsin diye uğraşalım ki!

Ama kazın ayağı hiç de öyle değil.

Hukuk hiç de Arınç gibi demiyor bize.

Ulusal Parti iktidara geldiğinde Türk Ceza Kanunu’nu değiştirecek ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı işlenen terör suçlarına idam getirecek.

Bu yasayı getirebilir miyiz?

Elbette getiririz!

Peki bu yasa geriye uygulanamaz mı?

Elbet uygulanır.

Çünkü Apo’nun idam cezası affedilmedi, hüküm ortada duruyor sadece idam cezası kalktığı için uygulanmadı. Ama idam cezası geldiğinde yeniden uygulamaya konulabilir.

Hukuk hukuk diyen Arınç da çok iyi biliyor ki, istersek o düzenlemeyi de yaparız!

Kaldı ki Apo hâlâ terör örgütünün fiili lideridir, hâlâ terör sürmektedir, Apo’ya yeni davalar açar ve her birinden tekrar idam verdiririz.

Apo’ya bir değil, bin idam cezası verilebilir ve hüküm bu durumda geriye işlemek zorunda da kalmaz, o ana ve o anki suça işler.

Hatta istersek Bülent Arınç ve Tayyip Erdoğan’a bile, terör örgütü kurmak, yönetmek gibi suçlardan dava açılabilir.

Nasıl ki onlar kendilerinde Türk Ordusu’nun komutanlarına terör örgütü üyeliğinden dava açacak cüreti buldularsa, iktidardan düştüklerinde biz de aynı mahkemeleri işletiriz.

Üstelik elimizde bir de Özel Yetkili Mahkemeler gibi AKP icadı hukuk düzenbazlığı var ki, onu işlettik mi olacakları seyredin siz.

İsteyene iple isteyene kazıkla ölüm

Yani kimse şu an yaptıkları yasalara, AB uyum yasalarına, uluslararası sözleşmelere güvenmesin.

Sizler AB hukukunu getirdiyseniz biz ABD hukukunu getiririz olur biter!

ABD’de idam var mı?

Elbette var, hem de demokratik idam!

Mahkum nasıl idam edileceğini kendisi seçiyor, ister iple, ister kurşunla, ister elektrikli sandalyeyle vb...

Yani seçenek çok.

Biz de böyle demokratik bir uygulama getirebiliriz, mesela Bülent Arınç’ın yargılanacağı davada idam kararı alınırsa, önüne demokratik seçenekler çıkar:

a- İdam

b- Kazığa oturtarak ölüm.

Kazığa oturtmak demokratik değil mi dediniz?

Niye olmasın ki, mahkum istedikten sonra kim karışır mahkumun keyfine...

Önce PKK’yla oturulacak masayı getiririz, bu masanın dört bacağından dört kazık çıkar...

Bu dört kazık da PKK’ya açılım yapan dört haini memnun etmeye yeter de artar bile...

Alın size bir masaya dört idam formülü.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

YÜREĞİNE,BİLEĞİNE SAĞLIK

Uğur, İstanbul
2 Aralık 2010


bir taraftar daha kazandınız..

birler bin binler milyon olacak merak etmeyın -kars - hainlere mezar olacak merak etmeyin..
ALLAH  Türk ün  yanında..

Zamahan-Kars, İstanbul
14 Ekim 2010


eğer dikkat ettiyeseniz, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak Anayasa Referandumu nedeniyle terörist saldırılar şimdilik durdurulmuştur. ve sandıktan olası bir "EVET" çıkması durumunda Türkiye'nin parçalanmasının önü daha rahat açılacağı için, eşkiya ile hükümet terör saldırılarının -en azından geçici bir süre için de olsa- durdurulması konusunda zımni mutabakata varmışlardır. umarım bu sefer millet yine oyuna gelmez. umarım yine 1 paket bulgurla din-iman muhabbetine oyunu satmaz. yoksa daha ileride o bulgurları bile bulamayacak ve hepsi esir bir ülkede açlıktan ölecek!

Anonim, İstanbul
19 Temmuz 2010


Sizleri canı gonulden desteklıyorum bi ülkücü olarak harbiden cok dogru seylerı olacak seylerı yazmısınız

Ali, İstanbul
18 Temmuz 2010


Öncelikle böyle bir uyanış başlattığınız için emeği geçen herkese teşekkürler.Kazanmak için  sürü'lere  ihtiyaç da yok, BİR NİTELİKLİ İNSAN-BİR TÜRK , yeter , kesinlikle destekliyoruz ;APO DENEN KATİL ASILSIN!..... Artık yeter.... türkün zaten 2-3 çocuğu var, diğer hainler 3-4 eşli 30-45 çocuklu ,vergi vermez, su-elektrik parası vermez çocuklarını ÇYDD. gibi dernekler okutuverir, yeşil kart, ilaç parasını türk milleti öder, sosyal yardımların hakkı-hesabı yok , sorumluluk duygusu olmayan bu ilkelliğe nasıl demokrasi verilir? bu haksızlıııııık! yani kısaca Türk MİLLETİ ,KENDİSİ 2-3 ÇOCUĞU İLE FAKİR YAŞAYIP BİR DE ŞEHİT OLURKEN, HER GÜN; BU KARINCA GİBİ ÇOĞALAN  VE YAYILAN HAİNLER İÇİN ÇALIŞIYOR VE BUNLARI BESLİYOR.. BİR TÜRK OLARAK BU HAKSIZLIĞA KATLANAMIYORUM!... Adana- Mersin bu pekaka'lılar tarafından işgal altındadır. bir de şunu anlamıyorum,hayatlrında hiç devlet millet olamamış son yıllarda yaratılan ısmarlama tarih ve ordan burdan derlame kelimelerle dil oluşturulmaya çalışılan  ve 1000 yıldır Türk'ün yanında yaşamış bu insanlar şimdi neyi başardı ki ?bu şımarıklığın ,azgınlıklarının sebebini anlayan var mı? bir gün yeşil kart ve sosyal yardımları kesilse kuzu olurlar,neden NÜFUS PLANLAMASI yapılmıyor hala bunlara? kürtler olmasydı türkiye dünyanın en ileri ülkelerinden biri olurdu. devlet sürekli bunların çoğalmasına iş,istihdam,barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaktan vergi ödeyen bilinçli-sorumluluk sahibi insanlara hizmet sunamıyor.

Ayşe, Adana
16 Temmuz 2010


ANAYASAYA  HAYIR  !!!!!!!!!
Siz artık yabancılara toprak satışlarını engelleyemeyeceksiniz.
 
Siz mayınlı arazilerin çok uluslu şirketlere en az 49 yıllığına kiralanmasını da önleyemeyeceksiniz.
 
Siz Cumhuriyet'in dönüştürülmesini, ulusalcı kadroların yok edilmesini engelleyemeyeceksiniz.
 
Siz Türkiye'nin başkanlık sistemine geçip, eyaletlere bölünmesini de önleyemeyeceksiniz.
 
Anglo-Amerikan federatif sistemin ülkeyi bölüp, daha sonra da ''YUT''masını engelleyemeyeceksiniz.
 
Türkiye'de yerel yönetimlerin güçlendirilip, kendi meclisleri, yasaları, hukuk sistemleri olan eyaletlere dönüştürülmesini de önleyemeyeceksiniz.
 
Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine aykırı olmasına rağmen, bir emperyalist proje olan eğitimin yerelleştirilmesini ve eğitimde '' Eğitim Birliği Esası''nın yok edilerek, ana dillerin kullanılmasına da ses çıkaramayacaksınız.
 
Hatta içiniz yansa da , 1982 Anayasası'nın ''Değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez'' maddelerinin, ayaklar altına alınıp, paspas edildiğini görseniz bile, baş vuracak yüce bir makam göremeyeceksiniz.
 
Türk kimliği , ülkenin milleti ile bölünmez bütünlüğü yok edildiği takdirde, ses çıkaramayacak ve bunu engelleyemeyeceksiniz.
 
Türkiye'nin Amerikan mandası olmasını, zaten emperyal işgalin 1945 yılında başlamasıyla elinden alınan tam bağımsızlığının da yok edilmesini de engelleyemeyeceksiniz...
 
Hayır, sandığınız gibi ben ne paranoyağım ne de  bir komplo teorisyeni....
 
Sadece 12 Eylül referandumunda ''EVET'' oyları çoğunlukta olursa, AB-D Anayasası'nın doğuracağı sonuçları hatırlatıyorum sizlere...
 
Anayasa referandumundan ''evet'' oyu çıktığı  takdirde olacaklar elbette bunlarla da sınırlı değil..
 
Ülkenin Güneydoğu'sunu şiddet ve korku salarak ele geçiren terör örgütü, o bölgede iktidar olmanın avantajını da kullanarak , emperyalizmin ana planının, ülkeyi bölmeye yönelik bölümünü devreye sokacaklardır.
 
Cumhuriyet'i 90 yıldır Kürtleri inkarla, 30 yıldır da katliamla suçlayan PKK zihniyeti, bir Türk-Kürt çatışmasının çıkması ve bunun kanlı bir iç savaşa dönüşmesi için elinden geleni yapacaktır.
 
Şimdi sizinle 4 Haziran 2003 'de TBMM'de yasalaşan '' İkiz Sözleşmeler'' i hatırlayalım. Hani şu 1. Bentlerinin 1.Maddeleri '' Halklar kendi siyasi geleceklerini tayin etme hakkına sahiptir.'' diye ahkam kesen sözleşmeler. AKP bu  sözleşmeleri imzalarken hiç bir maddenin altına ''şerh'' koymamış, üstelik beyan da ifade etmiştir.
 
Bir iç çatışma çıktığı takdirde - ki büyük bir olasılıktır- bu çatışmanın yarattığı gerilimden faydalanan dış güçlerin en başta ABD'nin ülkemize müdahalesi  gerçekleşecektir. Çünkü AKP'nin ''İkiz Sözleşmeler''in altına attığı imza diğer devletlere ve BM'ye bu hakkı tanımaktadır. Elbette zaten ülkemizi işgal etmek için fırsat bekleyen sömürgeci güçler demokrasi (!) ve özgürlük,barış getirmek bahanesi ile tıpkı Irak'ta olduğu gibi topraklarımızı işgal edeceklerdir. ''Evet'' diyenler esareti şimdiden kabullensinler.
 
Hadi diyelim ki, yabancı güçlerin ülkeyi işgali zayıf bir olasılık.. O zaman Anayasa referandumunun hemen ardından başkanlık sistemi halkın oylarına sunulacaktır.
 
Ve başkanlık sisteminin gereği olarak Türkiye eyaletlere veya bölge valiliklerine dönüşecektir.
 
Bu eyaletlerin veya bölge valiliklerinin iç işlerinde tamamen bağımsız olduğu da bilinen bir gerçektir. Kısacası tümünün eyalet meclisleri , özel yargıları , kolluk kuvvetleri , özellikle ülkenin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde eğitimde ve kamuda kullanacakları Türkçe'den ayrı bir dilleri olacaktır.
 
Ve siz hiç bir şey yapamayacak vatanın ve cumhuriyetin getirdiği tüm kazanımların elinizden alındığını sadece seyredeceksiniz..
 
Çünkü 12 Eylül 2010'da oylanacak olan bu yeni Anayasa , Cumhuriyet'in kurucu felsefesini koruma görevini üstlenen, Anayasa Mahkemesi'ni etkisizleştirmektedir. Yeni Anayasa ile bir '' iktidar aile mahkemesi'' oluşturulacak ve elbette tüm işlevini kaybetmiş ve iktidar partisinin oyları ile seçilmiş bu 'Yüce Mahkeme'', cüceleştirilip, Okyanus ötesi büyük abilerin Türkiye için yaptığı tüm planların önündeki bu engel de yok edilecektir.
 
Eğer son iki yılda gelişen olaylar zincirini irdeleyecek olursak, şu gerçekle yüz, yüze geliriz. Amaç , Anayasa'yı değiştirmek değildir. Hedef Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni dönüştürmektir.
 
Devlet'i dönüştürmek için önündeki tüm yasal engellerin ''temizlenmesi'' gerekmektedir. Muhalefetin, yargı mensuplarının ve demokratik kitle örgütlerinin tüm direnişine rağmen, iktidarın genel seçimlere çeyrek kala , bu dönüşümü öngören değişiklikleri tek başına yapmak isteminin ana nedeni budur.
 
Bu dönüşüm planının uygulanmaya konuluşunun sözlü olarak dile getiriliş tarihi 6 Nisan 2007'dir. Bu tarihte TBBM'de yaptığı konuşmada ABD Başkanı Obama, Ermeni-Kürt- Azınlıklar konusunda bastıra bastıra tavsiyelerde (!) bulunmuş, bizim muhterem vekillerimiz de ne acıdır ki, avuçları patlayıncaya kadar alkışlayıp, bu zat-ı muhteremin patronluğunu onaylamışlardır.
 
Obama ile birlikte , ABD'nin BOP'nin dayatmaları, ana fikrini -BÖL ve YUT- korumakla birlikte, söyleminde gerçek amacının üzerini örten bir değişim göstermiştir.. Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede , ülkeleri değiştirme ve ötekileştirme faaliyetleri doğrultusunda üzeri yaldızlanmış üç yeni silah devreye sokulmuştur. Modernleştirme- Liberalleştirme- Demokratikleştirme...
 
Türkiye'deki dönüştürme projeleri, emperyal patronun ortaya attığı bu üç kavram etrafında organize edilmiştir.
 
Bu projenin tek ve gerçek amacı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter yapısını koruyan, eyalet ve federasyona uygun bir yapıya dönüşmesini engelleyecek kurum, kuruluş ve kişileri etkisizleştirmektir.
 
Ve bu anlayışa göre değişime engel olan statükoyu (!) ve bu düşünceyi temsil eden tüm kurum, kuruluş ve kişilerin yapısı tamamen değişmek zorundadır.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri, Yargı, Anayasa Mahkemesi ve tüm anayasal kuruluşlar CHP, ve MHP bu değişimin içindedir. Aslında bu bir değişimden öte bir yok etme planıdır.
 
12-Eylül'de halkın oyuna sunulacak olan Anayasa, 5 Kasım 2007'de ki Oval Ofis'te yapılan Bush- Erdoğan görüşmesinin bir ürünüdür. Görüldüğü gibi hedef daha demokratik, daha özgürlükçü , daha insan haklarına saygılı, daha eşitlikçi bir anayasa değildir.
 
Hedef doğrudan doğruya devletin üniter yapısı , ülkenin milleti ile bölünmez bütünlüğüdür. Tüm bu projelerin ve yapılanların Türkiye Cumhuriyeti'nin milli yapısını hedef aldığı açıktır.
 
!2-Eylül'de oylanacak olan sadece Anayasa değildir. Türk milleti 12 Eylül'de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin var olma savaşını, üniter yapısını,  bölünmez bütünlüğünü, hatta Lozan'ı ve Bağımsızlık Savaşı'nı da oylayacaktır.
 
Türk milleti, Anayasa oylamasında ''EVET'' oyu vererek engelleyemeyeceği bu süreci, ''HAYIR'' oylarıyla engellemek ve durdurmak zorundadır.
 
Bu bir halk oylaması değil, Türkiye'nin var olma savaşıdır.

Tahsin Eski, Almanya
14 Temmuz 2010


TESEKKURLER SAYIN GOKCE FIRAT.ISTE DEMOKRASI DIYE BEN BUNA DERIM.TURKIYE TURKLERINDIR VE HEP OYLE KALACAKTIR...

Elif Acun, İstanbul
13 Temmuz 2010


Yıllarca insanlar devrimcilik deyince , apoyu,ufuk urası , osman baydemiri getirdiler akıllarına... Devrimci Türk ön plana çıkamadı hiç bu ülkede... Devrim sanki Kürtlere özgü bir düşünce imiş gibi görüldü. Bu yüzden ülkücüler,milliyetçiler,türkçüler hiçbir zaman bu olguyu kabul etmediler ve karşı çıktılar. Ama şu an görülüyor ki Türk Solu, bu boşluğu doldurmakta. Her ne kadar sevmeseniz de , artık ülkücü,milliyetçi,turancı görüşe sahip insanlar da Deniz'i Mahir'i okumaya başladılar, bu sizin sayenizde oldu, olmaya da devam ediyor. Milliyetçilik ve Sosyalizm ayrılmaz bir bütündür. Ernesto da eylemlerinde bunu açıkça belli etmiştir. Ben yıllardır ülkü ocaklarında bulunan bir insan olarak , bunun savunmasını yaptım ve sizi örnek gösterdim... Artık az da olsa başardığımı düşünüyorum . Ülkücülerin incirlik üssünün kapatılması için yaptığı eylemler, abd emperyalizmine karşı koyması bunun birtakım göstergeleridir. Elbette yıllarca birbirimize taşlarla sopalarla saldır
 dıktan sonra , pat diye sarılıp kardeş olamayız... Siz her ne kadar bizim partimizin samimiyetine inanmasanız da , teşekkür ederiz. Anti-emperyalizm ve milliyetçiliğin aslında birbirine ne kadar yakın olduğunu bizlere gösterenler oldunuz. Emperyalizme karşı her eyleminizde , görünüş olarak olmasa bile , yanınızda sağ yumruğunu kaldıran insanlar bizleriz, aranızdayız ve destek olmak için elimizden geleni de yapacağız. İsmimi vermiyorum çünkü şu anda Ülkü Ocaklarında bir yöneticiyim. Saygılarımla, başınız dik ve yolunuzdaki engelleri parçalayarak yürümeniz dileklerimle. Devrim sizinle olsun ;)

Orkun, İstanbul
13 Temmuz 2010


TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN. KAHROLSUN KÖPEKLER. YAŞASIN BÖLÜCÜLER İÇİN URGAN!

Anonim, Antalya
11 Temmuz 2010


Sitenizin takipçisiyim bu ülkede günlük, taraf gibi gazetelerin yüzsüzce yazabildiği şu günlerde benim fikrirlerimide özgürce dile getirebilen birilerinin olduğunu bilmek içimi rahatlatıyor. Şu ülkede biz ve sizin gibi insanların artması dileğiyle,

Turan, Libya
10 Temmuz 2010


inş seçimlerde ulusal parti başarılı olacak.yeter artık türk milleti uyanmalı.sayın gökçe fırat ulusal parti kurulmadan öncede yazılarınızı okuyordum çok beğeniyorum.inş başarılı olacaz.dikkat ederseniz hem mhp lilerde yazılarınızı beğeniyor.aslında bu milletin üzerinde oyunlar oynanmasa türk milletimiz çok bütük yerlere gelecek.

Kaan, İstanbul
9 Temmuz 2010


Sonuna dek katiliyorum. Aslinda Apo itine idam cezasi az gelir. Ayrica Kurtlerin bizim hakkimizda ne dusunduklerini ogrenmek istiyorsaniz, gidin bir RojTV'ye bakin, tuyleriniz urperir. Turk Ulusunun uzerine olu topragi serpilmis, kafasini kuma gommus bir vaziyette. Turk titre ve kendine don!

Hakan Tokmak, ABD
9 Temmuz 2010


AKP VE PKK BIR OZAL SENARYOSUDUR

Hakan İpek, Tokat
8 Temmuz 2010


Bu karar sadece apo ve yandaşları için değil,onları azdıran herkes için geçerli olmalı.Atatürk Cumhuriyet i zamanında İstiklal Mahkemeleri vardı.Yine öyle olmalı.Herşey radikal tedbirlerle olmalı.Vatan haini kalmasın Atatürk ün ülkesinde.İMF anlaşmaları çöpe atılıp,yabancıları ülkemizden kovmalıyız,bir daha geri gelmemeliler.zengin ve yoksul olmamalı ülkemde,herkes hakça yaşamalı.Evet bu günlere inanıyorum.Artık Birlikolmalıyız.Herkes eşine dostuna Ulusal Parti yi elinden geldiğince anlatmalı.Ulusal parti bu ülkenin kurtuluşu olacak,bu bizim sayemizde yani halkın sayesinde olacak unutmayalım.Tüm yoldaşlara selam.....

Bülent Sevim, İzmir
7 Temmuz 2010


işte bu kadar basittir olay as bitsin ama bitmez onlar böyle köpek sürüsü gibi her geçen gün ürediği sürece bitmez ve bizim başımızda iyi bir lider ama gerçekten iyi bir lider olmadığı sürece ve amerika var olduğu sürece bitmez istersen hepsini as arkaları sağlam ama bizimde yüreğimiz sağlam biticek bir gün bitmeli bir gün güzel günlerde göreceğiz  bir gün...

Zeynep, İstanbul
7 Temmuz 2010


dam cezası devlet olmanın gerekliliklerindendir. Her kim idam cezasını uyguluyorsa o, devlet olduğunu iddia ediyor demektir. Bu cezadan vazgeçen ülke; kuklalaşır, itin maskarası olur. Bu yüzden devlete taş atanından laf atanına kadar hepsine; idam cezasının çeşitlerinden demokratik bir seçim yapma özgürlüğünü tanımak, insan hakları açısından da çok takdire şayan bir uygulama olacaktır.

Turgut Öz, Edirne
6 Temmuz 2010


Ben bir MHP sempatizanı bir Ülkücü olarak sizlere çok saygı duyuyorum...Bravo gerçekten dediğiniz gibi ilkelerinizin duruşunuz sergiliyorsunuz. Her daim hepinize başarılar yazılarınızda çok güzel takip etmekteyim...

Kartal, Bursa
6 Temmuz 2010


bu yazıyı okuyum heyecanlanmamak mümkün mü... o günlerin gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz, idamının geri geldiği vatan hainlerinin cezalandırıldığı günleri görmeden ölmek yok bize... kim demiş bize demokrat değilsiniz diye işte demokrasi, vatan haini bile olsan senin de seçme hakkın var, istediğin şekilde ölebilirsin bunun adı devrimci demokrasi, Türk demokrasisidir.. Başkanım ellerinize sağlık, bu fikirleri hayata geçirmek için iktidar olmak, iktidar olmak için çok çalışmak gerekiyor. Çok çalişacaz ve başarıcaz, Türküm diyenlerin başka şansı yok Ulusal parti saflarında toplanacağız... Yaşasın Türk milleti, yaşasın Ulusal parti.. Gökçe Fırat'ı selamlıyoruz..

Ali Güvercin, İzmir
6 Temmuz 2010


NE MUTLU GÖKÇE FIRAT
SENİN GİBİ TÜRK OLANA
SEN GERDİN KOL KANAT
ULUSAL PARTİ TÜRKLERE

VARMI SENDEN BAŞKA BİRİ
TÜRKLÜĞÜ KOTUYAN PARTİ
YERDE KALMAZ TÜRKÜN KANI
İKTİDAR OLSA TÜRKLERE

OYUMUZLA REZİL OLDUK
BOYLU BOSLU ADAM SANDIK
HER YERDE YENİLDİK ŞAŞTIK
HAK VER ULUSAL PARTİ TÜRKLERE

ÖCALANA İDAM GETİR
PEKEKA YI DAĞDA BİTİR
YANDAŞ OLANLARI SİNDİR
HAYAT HUZUR VER TÜRKLERE

TÜRKÜM TÜRKÜM DİYEMEDİM
SİYASETE GİREMEDİM
SABİT ULUSAL PARTİYİ GÖRDÜM
KOŞ GEL ULUSAL TÜRKLERE

Ozan Sabit Özdemir, Yozgat
6 Temmuz 2010


seninde dediğin gibi terörle mücadelenin yolu terörü bitirene kadar mücadeledir işbirlikçilerinde verilecek ceza formülün müthiş

Ahmet Palamut, İzmir
6 Temmuz 2010


Sayın Gökçe Fırat bu zamana kadar gördüğüm okuduğum en yürekli Türk siyasetçisisiniz sizin partiniz bu ülkenin bütün ruhunu gönlündekileri dile getiriyor. Yazılarınız tartışmasız gerçekleri tüm çıplaklığıyla ve tepkisiyle ortaya koyuyor İşte TÜrkiye de gelinen nokta çöküşü yaşıyoruz cumhuriyeti bu kadar kemiren bir asalaklar ve sıçanlar grubuna demir yumruğu indireceğiz partinizi kutlarım ya istiklal ya ölüm

Ferit, İstanbul
6 Temmuz 2010


turk milleti sizinle birlikte, sagolun varolun...

Kutsal Kaan, İstanbul
5 Temmuz 2010


İDAM CEZASI, ŞEREFSİZLER VE ÇAPULCULAR İÇİN GERİ GELECEK...

Aziz Türk Milleti.
Değerli dava arkadaşlarım.

Terör belasına verdiğimiz canların, sayısını hatırlayamaz olduk.Türk devletini yönetenlerin gaflet ve dalalet dolu handikaplarını gördükçe, öfkemizle beraber sıkılan yumruklarımızın derecesini ölçmek zor olmasa gerek.

Artık yeter diyoruz.Lafın bittiği yere geldik.

Dünya da hiç bir ülke yok  ki,kendi devletine kurşun sıkan köpekleri asmayıpta beslesin...!

Dünya da hiç bir ülke yok ki,üç yaşındaki,beş yaşındaki kız ve erkek çocuklarımıza tecavüz eden şerefsizleri asmayıpta beslesin...!

Hey size sesleniyoruz,devletin ve milletin balını,kaymağını ellerinde tutan beyler. Artık yettiniz.Bu öfke selinde boğulacaksınız. İpinizi biz çekeceğiz.

Oldu bittiye getirilerek,AB uyum yasalarını yerine getirmek adına 57.hükümetin idamı kaldırıp, peşinden gelen Akp iktidarının ise AB uyum yasaları adına gündemine bile almayacağı belli olan İdam cezasının geri gelmesini Türk milleti adına, ulusalparti olarak talep ediyoruz.

İdam cezası geri gelsin. Devletine ve milletine kurşun sıkan,üç yaşındaki çocukların ırzına geçen ne kadar ucube, nesebi gayri sahih,şeceresi bozuk,soy özürlü varsa, adaletin gerçekleşmesi ve hakkın üstün tutulması için İdamı geri istiyoruz.

Diyet istiyoruz. Türk milletinin evlatlarının diyetini istiyoruz.Kahpe pusularla şehid edilen askerimizin, polisimizin ve tüm vatan evlatlarının diyetini istiyoruz.

Bu memleket ve bu asil millet sahipsiz değildir.
Susuyorsak asaletimizden,ataletimizden susuyoruz.
Sözün bittiği yere geldik. Devlet devletliğini yapsın.

Ey...! her fırsatta ABD stratejik ortağımız diyenler,maçanız sıkıyorsa şu ceza yasasında da ABD ile stratejik ortaklık yapsanıza...!

ABD asıyor.ABD de idam uygulanıyor.ABD de en ufak bir terörist saldırının bedeli İDAM dır.

Medeni!!!ABD idam cezasını uygularken,siz neden hala susuyorsunuz.

ABD li dostlarınıza sorun bakalım Recep Tayyip Erdoğan  ve işbilir kabinesi.

ABD de çocuk tecavüzcülerine ve teröristlere verilen cezanın adı nedir?

Biz söyleyelim o zaman.İdamdır adı İdam.

Hukuk her yerde hukuktur.

İngiltere,ABD ve diğer batı ülkeleri askerine ve polisine geniş yetkiler tanırken, siz neden dağa dönüş yasalarıyla bu milleti yıllardır oyalıyorsunuz efendiler...!Bu milleti o kadar aptal mı zannediyorsunuz...!

Açıkça ilan ediyoruz.Siz istemeseniz de İdamı bu millet ve bu milletin gözü kara, yiğit kahramanları geri getirecektir.
 
Türk milletini,uyuduğu kış uykusundan uyandırma ve ikaz görevini Ulusalparti den başka yapacak, kayda değer ciddi bir oluşum siyasi arenada ve ufukta görünmemektedir.
 
O zaman iş başa düşmüştür.Bütün Ulusalparti teşkilatlarını faal olarak İdam cezasının geri gelmesi için imza kampanyasına davet ediyoruz.
 
Öyle bir imza kampanyası olmalı ki eşi ve benzeri görülmeyen bir şekilde yüksek rakamlara ulaşmalıdır.
 
Yaptığımız demokratik eylemimiz, millet nezdinde ses getirmelidir.
 
Bütün il teşkilatlarımız, büyük şehirlerde ve ilçe merkezlerinde standlar kurarak milletin nabzını tutmalıdırlar.
 
Değerli dava arkadaşlarım;

Sizleri Dev imza kampanyasına davet ediyoruz.

Saygilarimla

Tural Yavuz, Almanya
5 Temmuz 2010


idam cezasını sadece Apo bağlamında düşünmemek gerek. pkk'lı teröristleri ve yandaşları için de güçlü bir caydırıcılığı olur. İran' da idam olduğu için pkk'lı teröristler iran topraklarında köşeye sıkışınca soluğu Türki topraklarında alıyor. işin ucunda ölüm yok ya...! Türk milletinin haklı meramlarını  dile getirdiğiniz için sonsuz teşekkürler...Ulusal Parti'nin iktidara gelmesi ve  Gökçe Fırat Bey'in bağırlara Başbakan olması temennisiyle, Allah sizi başımızdan eksik etmesin Başkanım....

M. Murat, İstanbul
5 Temmuz 2010


Selam size Baskanim bütün yazilarinizi dikkatle okuyor.Ve fikirlerinize bütün yüregimle katiliyorum. Dünyanin  en ileri Demokrasiyle yönetilen Ülkesinde bile imrali canisine hak taninan yasam standarti iletisim, konusma özgürlügü, örgüt yönetme yok ve olamaz. En vahimi ise ATATÜKÜMÜN Kurdugu Türkiye Cumhuriyeti Devletini tehdit etmek cesaretini kendisinde buluyor. Burda ben sunu belirtmek istiyorum. MHP yönetimi ve Devlet Bahceli birinci derecede suclu, simdi kalkmislar asalim, keselim laga luga siyasetiyle TÜRK   Milliyetciligi olmuyor. Gercek Milliyetciligi özünde sözünde savunan ULUSAL PARTi ve Mangal gibi yüregiyle,Bolat gibi bilegiyle Siz Genel Baskanimiz vede TÜRK SOLU yazarlarimiz. Sizlere  bin SELAM OLSUN Türkü tekrar saha kaldirdiginiz icin. Bir elimiz Ay Yildizli Bayrakta Bir elimiz Yüregimizde yemin ediyoruz. Kurtulus Savasi Kahramanlari gibi... NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE, NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE, NE MUTLU TÜRKÜ DiYENE

Murat, Almanya
5 Temmuz 2010


sağol başkanım ağzınıza sağlık çok hoş bir yazı iki defa okudum hala gülüyorum çok süper olmuş tek kelimeyle harika masa bacaklarının malzemesinide potamya dan kayseri  den getirtebiliriz hatta manisa tarzanına söyleriz manisanın ormanlarından da temin edebiliiriz biz istemeden bakmışsınız ülkenin her yerinden masa bacağıda gelebilir köylülerimiz o alıp gidin dedikleri analar gönderiverir onlar için

Adil Cihan Akkuş, Denizli
5 Temmuz 2010


Ulusal Parti'nin başlattığı 'idam cezasını geri istiyorum' imza kampanyası tüm Türkiye'de çığ gibi büyüyor. Sahipsiz bırakılan Türk Milleti nihayet sesini duyurabileceği bir merci bulmuş oldu.
Sayın Gökçe Fırat'ın idam seçenekleri ortada. Apo bir an önce seçimini yapsın. Çünkü Ulusal Parti'nin iktidarı çok yakında..
Sizinle gurur duyuyoruz Gökçe Fırat. İyiki varsınız..

Filiz, İstanbul
5 Temmuz 2010


Bir, iki, , daha fazla masa!

Anonim, İstanbul
5 Temmuz 2010


merhaba baskanim agzina saglik sizin gibi düsünüyorum ben fehmi günes. ben bir imza deyil bin imza verdim. bütün ulusalcilara selam olsun burdan hepinize sesleniyorum cikin artik ortaya meydana birleselim. biz ben ve arkadaslarim almanya da cok citdi etgili bir calisma yürütüyoruz. elimizden geleninden cok daha fazlasini yapicamiza söz verdik basimizi koyduk. siz de gelin beraber mücadele edelim. bu düzeni beraber yikalim dur biz variz burda artik yeter diyelim.

Fehmi Güneş, Almanya
5 Temmuz 2010


Bizi yöneten dış güçlerin isteğiyle idam cezası kaldırıldı. Tabi ki bu uygulama çok ağırdı. Tanrının verdiği canı Tanrı alır. Fakat Apo gibi bir cani için bu geçerli olmamalııdı. Ayrıca bizim gibi yarı gelişmekte olan ülkeler için çok yanlış bir uygulama oldu. Her gün onlarca şehit cenazeleri geiyor. Apo denizin ortasındaki şatosundan cani fikirlerini beyinsiz örgütüne iletiyor. Brakın idamı Devlet Baba sustaramyor bile bu katili.
Gökçe Fırat'ın dediği gibi bugün Apo idam edilecek dense Türk milleti bayram yapacak.
Seninle hemfikiriz Sevgili Gökçe Fırat. Ne mutlu Türküm diyene.
Saygılar

Murat Pira, İzmir
5 Temmuz 2010


Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyan tüm yurttaşlarımızı ULUSAL PARTi nin idam cezası geri getirilsin apo asılsın imza kampanyasına destek vermelidir. Gökçe Fırat'ı da bulmuş olduğu idam formülünden dolayı kutluyorum.

Tekin, Tokat
5 Temmuz 2010


 
 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40