Gökçe Fırat - Provokatör Türkiye'yi savaşa sokacak!
TÜRKSOLU
 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Provokatör
Türkiye'yi
savaşa sokacak!
GÖKÇE FIRAT
Gemidekilerin
ölüm emrini
Tayyip Erdoğan verdi!
Tayyip'i ve AKP'yi
İsrail yarattı
ÖZGÜR ERDEM
PKK'dan iç savaş çığlıkları
İNAN KAHRAMANOĞLU
Nâzım, Türkler ve Kürtler
OKAN İŞBECER
Kürtçüler
Deniz'den elini çeksin!
TUĞRUL ÇELİK
"Stratejik derinlik" mi stratejik kerizlik mi?
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Yargıya saldırılar
ve yargı bağımsızlığı
TÜRKKAYA ATAÖV
Tüm Filistin'de
"tek devlet"
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Büyük Ortadoğu Projesi'nde
yeni stratejiler
NURAY GÜNAY
"Türk" demek
"dil" demektir
KAMURAN ÇAM
Atatürk sevgisi
İLYAS SALMAN
Yardım gemisinde
AKP parmağı
ERGİN KONUKSEVER
İsrail Başkonsolosu Elrom'un öldürülmesi
Ulusal Parti "Parti Okulu"
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (24)
 
 

Gökçe Fırat
Provokatör Türkiye'yi savaşa sokacak!

Provokatörün rolü ne

Tayyip Erdoğan’ın Davos şovundan sonra ikinci şovunu izliyoruz ama bu defa gülerek değil, çünkü bu defa karşımızda bir “komedyen” değil bir “provokatör” var!

Önce basit bir soru soralım kendimize, Tayyip Erdoğan’ın antiAmerikancı, antiemperyalist ya da antiİsrailci olması mümkün mü?

Bunca yıllık icraatına bakınca, “hayır” diyoruz.

O halde sahnede oynanan bu oyun ne?

Tayyip Erdoğan’dan antiİsrailci olamayacağına göre bu rol ne rolü?

Açık açık söyleyelim: Tayyip Erdoğan’a verilen rol, Türkiye’yi böldürtmek rolüdür.

Plan birkaç aşamadan oluşur...

İlk aşamada Tayyip Erdoğan İsrail’le ilişkileri gerer...

Son bir yıldır bu aşama tamamlanmıştır.

İkinci aşamada İsrail’le ilişkilerde fiili çatışma durumu yaratılır.

Son gemi olayında bu aşamanın provası yapılmıştır.

Ama bu kanlı prova gerçeğe de dönüşebilirdi...

Ya da önümüzdeki günlerde böyle bir olay çıkar...

Mesela...

1. Gün

Türkiye, sivil yardım gemilerini yola çıkartır, gemilerde bulunan bir AKP milletvekili ya da diplomat İsrailli askerlerce vurulur...

Ya da tam tersi, sivil yardımcılardan biri İsrailli askerlere ateş açar ve öldürür.

Bu iki durumda da ya Türkiye İsrail’e misillemede bulunur...

Ya da İsrail Türkiye’ye misillemede bulunur...

Sonrası kanlı bir savaştır...

2. Gün

Savaş kızışır. İsrail’den kalkan jetler Türkiye’yi bombalamaya başlar...

Türk hava kuvvetleri İsrail’e cevap verir...

İki tarafta da yoğun kayıplar vardır...

3. Gün

Tüm Ortadoğu’da gösteriler başlar... Arap kamuoyu savaş ruh haline so­kulur..

4. Gün

Filistinli Şeriatçı gruplar İsrail’e saldırır, çok sayıda sivil ölür.

5. Gün

İsrail şiddeti arttırır, Filistin’de kitlesel bir bombalı katliama girişir.

Aynı gün İran İsrail’e savaş ilan eder.

6. Gün

İran İsrail’e nükleer saldırı düzenler.

İsrail’de binlerce ölü vardır...

7. Gün

ABD ve Avrupa İsrail’in yanında savaşa girer.

Aynı anda ABD, İsrail, Fransız, İngiliz jetleri İran’ı vurmaya başlar.

İsrail nükleer bombayı Tahran’a atar.

7. Gün sonunda Ortadoğu:

İran:

İran’da hükümet devrilir.

Kürtler ayaklanır ve bağımsızlık ilan eder.

Türkiye:

İran ve Irak’taki Kürt gruplar Türkiye sınırına doğru yürüyüşe geçer.

O ana kadar sesizce duran Türkiyeli Kürtler de ayaklanır.

ABD Türkiye’ye müdahale eder.

Tampon bölge oluşturulur...

Türkiye’ye Güneydoğu’ya giriş yasaklanılır.

Filistin:

İsrail ordusu tüm Filistin’i işgal eder.

Kudüs ele geçirilir.

Filistinli halk göçe zorlanılır.

Diğer Müslüman ülkeler:

Sokaklarda intikam gösterilerine katılan milyonlarca Müslümana kendi hükümetleri müdahale eder.

Mısır ve Suriye’de kanlı müdahalelerde binlerce radikal Müslüman öldürülür.

Avrupa:

Avrupa ülkeleri savaşı kışkırtan Türkiye’ye karşı yaptırım kararı alır.

Rusya:

İsrail’i destekler...

Çin:

İsrail’i destekler.

ABD:

Türkiye’ye yaptırım kararı alır. Herhangi bir karşı çıkışta nükleer güç kullanacağını söyler.

Türkiye:

Provokatör görevini tamamlamıştır. Türkiye bölünmüştür...

BOP Eşbaşkanı BOP haritasını hayata geçirmiştir!

Sahi Birinci Dünya Savaşı’na nasıl girmiştik

Olur mu olmaz mı diyecekler için tarih geniş malzeme ile doludur.

İsterseniz önce Arap-İsrail savaşlarının tarihini açın ve İsrail’in nasıl da genişlediğini görün.

Ya da geriye gidin ve Birinci Dünya Savaşı’nın nasıl çıktığını, bir suikastin nasıl dünya savaşı başlatabildiğini görün.

Dahası o Birinci Dünya Savaşı’na ülkemizin nasıl sokulduğunu hatırlayın...

Meclis’ten ve hükümetten gizlice alınan bir kararla, Rus donanmasını bombalayan Türk zırhlıları hatırlayın.

Girdiğimiz, sürüklendiğimiz savaşta, ülkemizin işgal edildiğini...

Önce Mondros’un imza edildiğini... Sonra Sevr’in gündeme getirildiğini...

Ve o savaşı provoke eden Enver Paşa’ların ülkeden kaçıp gittiğini...

Bu ülke için kanı dökenlerin yine bu ülkenin sıradan insanları olduğunu...

Bugün yardım götürmek için gittiğimiz Filistin’i bu savaşta kaybettiğimizi, Filistin’e yardım kandırmacasıyla sürükleneceğimiz bir Üçüncü Dünya Savaşı’nda Güneydoğu’yu kaybedeceğimizi...

PROVOKATÖR’ÜN OYUNA GELMEYİN!

TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA SÜRÜKLEMEYİN!


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Türk milleti yıllardır bağımsız yaşamıştır ve bundan sonra da bağımsız yaşayacaktır kimseye bir karış toprak yoktur.
Çevredeki emperyalistler bu ülkeyi sahipsiz sanmasınlar.

Ahmet Veli, Çanakkale
20 Haziran 2010


yıl 1923..

Cumhuriyet yeni ilan edilmişti. büyük bir kurtuluş savaşından çıkan ülke harap ve bitap durumdaydı. ama taa o tarihten, ulu önder Atatürk'ün vefatına kadar olan 15 senelik zaman süreci içerisinde, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihinin en onurlu günlerini yaşamıştı. kalkınma hamlesi boyunca dış ülkelere 1 cent bile borçlanmayan bu devlet, uçak bile üretiyordu ve yurtdışına satıyordu! ha keza, Osmanlı İmparatorluğu'nun borçlarından bize kalan kısmın bile tamamı ödenmişti.

Atatürk'ün vefatının akabindeki yıllarda 2.Dünya Savaşı çıkmıştı. yine onun silah arkadaşlarının ülke yönetiminde olduğu bu yıllarda ve onu izleyen senelerde, Türkiye Cumhuriyeti devleti savaşa girmeyip bu süreci minimum zararla atlatmıştı. daha sonra ise savaş bitti ve sıra yeniden dünyanın paylaşılmasına gelmişti. nihayetinde Birleşmiş Milletler kuruldu ve o günkü konjonktürün bir gereği olarak ülkemiz de bu kuruluşa katıldı.

ama işte bu ülkenin anasını ağlatacak, kanını emecek, daha sonraları "kahraman" ilan edilecek kişilerin iktidara geldiği o mel'un ve lanet olası 1950 yılı gelip çatmıştı bile! Sevr'lerle ve dış müdahale ile bu ülkeyi parçalayamayacağını anlayan batı ülkeleri ve diğer emperyalistler, o yıllarda ülkemizi demokrasi kisvesi altında provoke etmeye başlamışlardı. nihayetinde 1950 yılından sonra  devletin altı oyulmaya başladı. cahil ve uhrevi duyguları ile hareket eden, daha önce Atatürk dönemindeki demokrasi denemelerinden de başarısızlıkla çıkmış olan bu halk, devrim düşmanlarını iktidara getirdi ve ülkenin parçalanma süreci daha o esnada başlatıldı!

kalan süreç ve onun devamı niteliğindeki (bu güne kadar gelen) oluşumlar ise zaten herkesin malumudur..

geldik bugünlere: bu ülke ne zaman Atatürk'ün yolundan saptı ise başına belalar ve türlü felaketler gelmeye başlamıştır. yapılacak tek eylem bellidir: ULU ÖNDER ATATÜRK'ÜN ÇİZMİŞ OLDUĞU YOLDAN SAPMAMAK VE ONUN ALTI OK İLKELERİNİ KAYITSIZ ŞARTSIZ HAYATA GEÇİRMEKTİR! bunun dışındaki her fikir, her sapma ve hareket, bu ülkenin başına tıpkı dün ve bugünde de olduğu üzere yarın da karanlık ve felaketten başka bir şey getirmeyecektir!

Şevket, İstanbul
20 Haziran 2010


BÜYÜK TAYYİB İMPARATORLUĞU İÇİN ÖLÜYORLAR.

Feruz, İstanbul
20 Haziran 2010


Keşke bütün solcular sizin gibi düşünse hele gelin ne solcular varki apo alçağından bile daha beter düşmandır bu yurda. bana gelince ben milliyetçiyim ama bir partim yok.

Dadaş, İstanbul
19 Haziran 2010


ulusal solun lideri Gökçe fırat'ı selamlıyoruz...
Emperyalizm ve kapitalizme karşı mücadele ancak Ulusal Parti çatısı altında verilebilir. tüm  Atatürçüleri tüm Türk devrimcilerini Ulusal Parti saflarına çağırıyoruz..
Atatürk'ün Bursa Nutkunda tarif ettiği gençler göreve hazırız, inanıyoruz, asil kanımızın yanında güveneceğimiz bir liderimiz var daha güçlüyüz..

Bir grup genç devrimci, Yalova
16 Haziran 2010


Kendi tarihini yazamıyan ulusların tarihini başkaları yazar.60 yıldır geleceğimizi başkalarının yönlendirmesine bıraktık,korkarım aniden kendimizi oldubittinin içinde bulacağız. Uzun süredir Türkiye nin gücünün ekonomik,siyasi yönden zayıflatılması çabalarının tesadüfü olmadığını üzülerek izliyoruz.Halkımızın gelişmeleri dikkatli izleyip,Türkiye nin başını ağrıtacak maceralara izin vermemesi gerekir.Gün uyanık olma günüdür

Erdal Çelikörs, İzmir
15 Haziran 2010


COK DOGRU BIR TESPIT. TAYYIP YA NE YAPTIGININ FARKINDA OLMAYACAK KADAR SAF YADA SON DERECE TEHLIKELI BIR INSAN...

Kutsal Kaan, İstanbul
15 Haziran 2010


Başta hadi canım dedim, ama daha sonra tarihimize baktım. valla çok da uzak ihtimal değil.

Faruk, Ankara
13 Haziran 2010


Türkiye.yi savasa cekmek ugrasilari yeni degil daha önce cekic güc güney doguya yerlesmek istedi sonra cuval olayi oldu. Simdi Israili simartan yine ABD AB burada hic etkinligi yok ordulari koskocaman aslinda teknolojik olarak bir general cikip Türkiye destek verecek bir aciklama yapmadi durum vahimdir yurtta sulh cihanda sulh ile politika devam ettirilmez sizi tepelerler o nedenle bu karanlik zihinyetlerden kurtulmak icin Yüksek Yargi derhal karar vermelidir Rejim tehlike.de degil mi !

Battalgazi, Tekirdağ
12 Haziran 2010


Emre Kubal kardeşimin sözlerine tamamen katılıyorum. Gençlerimiz geçmişte ülkenin özgürlüğü ve bağımsızlığı için çok mücadele ettiler ve ne yazık ki yalnız kaldılar. bu yalnızlık özellikle de halktan oldu belki de... ve çok inanıyorum ki, halkın birliğiyle kimse başa çıkamaz! bunu en iyi Atatürk görmüş ve halkı arkasına almayı başarmıştır. halk güçtür. gençlik bu gücü yürütecek nesillerdir... birlik esastır. sivil mücadelede geç kalınmamalıdır...

Nalan, İstanbul
11 Haziran 2010


Bu izlediğimiz film çok uzun soluklu bir film ancak bir kaç ip ucu bizi gizlenen gerçeğe götürür.Herşeyden önce şunu merak ediyorum Baykal'ın kasetini kim servis etti.Öyle ya Başbakan Baykal'ın gitmesini hayatta istemezdi hele hele kılıçdaroğlunu asla.O zaman Chp ye iktidar yolunu açan kim yada kimler?

Muhtar, İstanbul
11 Haziran 2010


1.dünya savaşı nda,Arapların İngilizlerle Birleşip Türkleri nasıl arkadan vurduklarını unuttular.Savaştan sonra yeni devletler ortaya çıkarıp cetvelle çizilen sınırları da unuttular.şimdi sanki tüm sorunlar halloldu kendi ülkelerini unutup vargüçleriyle filisti hamisi kesildiler.israil in yaptığını desteklemiyorum tabi ki ama hakikaten gülerler adama:mayın ihalesini onlara ver,askeri teçhizatı yenileme anlaşmasını onlara ver,onların en büyük destekçisini stratejik ortak olarak gör,ondan sonra böyle davran....

Bülent Sevim, İzmir
11 Haziran 2010


sayın başkanım, önderliğinizde 6 Oku tekrar iktidar yapacağız...
elbette savaşa girmek istemiyoruz ama birinci dünya savaşı emparyalistlerin başına Mustafa Kemal'li bela etmişti... çıkacak benzer bir dünya savaşında emperyalistler Mustafa Kemal'in yanında yeni bir belayla karşılaşacaklar farkında değiller... Türk milleti damarlarındaki asil kanın yanında size güveniyor..
Yşasın tam bağımsız Tükiye, yaşasın ulusal sol ideoloji...

Ali Güvercin, İzmir
11 Haziran 2010


Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir umut görerek CHP’nin ipine sarılan arkadaşlara soruyorum.Sayın Kılıçdaroğlu; Dersim ve kürt meselesi hakkında bir fikirlerini açıklasında hep beraber öğrenelim.

Samimi olun arkadaşlar!Atatürkçülük ve sosyal demokratlık maskesi altına sığınarak bu ülkede yaptıklarınızdan dolayı siyasal İslamcı bir iktidarın başımıza musallat olduğunu itiraf edin.

Şimdi de aynı oyunu oynamak için dış destekli Doğan Medyasının Türkiye’nin kurtarıcısı olarak ilan ettiği Kılıçdaroğlu’nun etekleri altına gizleniyorsunuz.Ve biri bunları söylüyor diye hemen sansür uyguluyorsunuz.Biraz samimi olun…

Tatlı su Atatürkçüleri ve slogancı aslan sosyal demokratlar;yazılarımı cetvel koyarak dikkatle okuyun.Okuduktan sonra hala itirazlarınız varsa şöyle bir kendinizi sorgulayın.Ola ki doğruları görür ya da aslınıza rücu edersiniz.

Şehitler,şehitler,şehitler…kalbimizi dağlayan acılar ve buna dur diyemeyen bir halk.Doğruların ateş olduğu bir zamanda aman bu ateş beni yakmasın diyen dilsiz şeytanların kol gezdiği bir toprak parçası olmuş benim vatanım.Alın ulan başınıza çalın Dersiminizi,bölücübaşınızı,patrikhanenizi,Tayyibinizi,Kılıçdaroğlunuzu,hocaefendinizi ve bilcümle putunuzu.

Yeter ki biraz adam olalim  adam

Tahsin Eski, İzmir
10 Haziran 2010


Yazıyla beraber yorumların da çoğu Türkiyenin bölünmek istendiğinden bahsediyor. Doğrudur. Fakat "bölünme" buzdağının sivri ucudur. Asıl hedef ve dolasısyla buzdağının tamamı Türkiyenin Türklerden arındırılmasıdır.

Özkan Kaya, Almanya
9 Haziran 2010


YA BU SENARYOLARA KATILMIYORUM.BİR KISMI HARİÇ FAKAT ÖZELLİKLE TÜRKİYEYE YAPILMAK İSTENENLERİ HALK KABUL ETMEYECEKTİR.BU MÜMKÜN DEĞİL.ŞUNA KESİNLİKLE İNANIYORUM HAMASİ BİR NUTUK DEĞİL BİR TÜK KALSA O ÖLENE KADAR BU SAVAŞ SÜRER.YA HEPİMİZ YOK OLURUZ YA KİMSENİN BİZİ YÖNETMESİNE İZİN VERMEYİZ.BUNA YÜREKTEN İNANIYORUM.YETER Kİ HALK UYANSIN.BİRDE KÖPEK BARZANİ VE TALABANİ RAHAT RAHAT ÜLKEMİZE GELİRKEN HİÇBİRİMİZDE BİR TEPKİ YOK.BUNA ÇOK ÜZÜLÜYORU.RESMEN BİZİMLE DALGA GEÇİYORLAR.HEM AMERİKA HEM HÜKÜMET HEM BARZANİ HEM DE TALABANİ.BİR DEKÜRT NÜFUSUNUN ARTIŞI ÖNLENMELİ.YOKSA HER KURUM ELE GEÇİRİLDİĞİNDE İŞİMİZ ZOR OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Artvinli, Artvin
9 Haziran 2010


Şeriatçılık dini afyon olarak kullanıp, emperyalizmin taşeronluğunu yapma sanatıdır!
Şeriatçı AKP'nin anti emperyalizm ve antisiyonizm oyunları sadece bir seçim manevrasıdır!
Gerici AKP bu manevrayla ülkemizi İsraille savaşa sokup, kukla bir kürt evleti kurmayı tasarlamaktadır!

Bayram Kunek, İstanbul
9 Haziran 2010


inşallah yanılıyorsunuzdur..

Fatih, Ankara
8 Haziran 2010


YazILarInI ictenlikle okuyor, tum goruslerine katILmasam da takip ediyorum.

Seyhan L., ABD
8 Haziran 2010


PROVOKATÖRÜN AMACI
İslam faşizmini uygularken ABD ve İsrail'den destek görmemesi Fethullahçı grupta ittifa kaybetmesi kendisinin gerçekten Allah  inancı uğruna çalıştığını inandıramaması karşısında uyguladığı bölücülük arap dünyası ile birleşip islamcı bir ülke yapılanmasına yönelik yapılanma güneydoğuda ki topluluğa aktarılan devletin hazinesinden aktarılan paraların serbestçe yapılanması talan edilen milli ekonomimiz hiç bir müfettişin görev yapamadığı güneydoğu gerçekleri karşısında  ABD ve AB ülkelerinin kuzey  ıraktaki hammadde kontrol ve sömürme planları karşısında canla başla çalışan sayın provokatör tabanında yardım paketlerine dağıtma emrini bugünlerde biraz hızlandırarak bir gerçeği örtbas etmek istemektedir.Ama bu gerçeği değil Türkiyeyi savaşa sokarak yada üçüncü dünya harbi çıkararak kamufle edeceğini sanıyorsa aldanıyor.bu gerçek bizim gibi cingöz ulusalcılara sökmüyor. Sökmeyecek'te bu hakikat provokatörün vatan hainliğidir.Dikatleri başka meselelerle insanları insanlık abidesi keserek oyalamaya çalışan provokatör tarihteki vatan hainlerinin uğradığı hazin gerçekten kaçamayacaktır

Mehmet Özer, İçel
8 Haziran 2010


tayip kendisine verilen görevi yerine getiriyor bunda yadırganacak bir durum yok ,Gökce kardeşim biz haini biliyoruz,fakat halka bu gerceği anlatmakta güclük cekiyoruz anlamak istemiyorlar,herkes kaderine razı gelmiş,kurbanlık koyun gibi bekliyorlar.

Ali, İstanbul
8 Haziran 2010


tek yol vardır oda ulusal partiyi iktidar yapmaktır.

Saygılar,

Murat Pira, İzmir
8 Haziran 2010


KAHROLSUN AKP, KAHROLSUN AMERİKA

Kemalist, Antalya
7 Haziran 2010


Bu saptamaların şu andaki konjektüre çok uygun olduğunu düşünüyorum.Bu senaryonun ordu mensupları tarafından da ciddiye alınması ve önlemler konusunda iyi çalışma sergilenmesi gerektiğini düşünüyorum. saygılar...

Aytaç Çetinkaya, Balıkesir



atatürk bize savaşmayı değil ölmeyi emretmişti eğer savaş olursa bunu yerine getiririz ama umarımki bir savaş olmaz ve masumlar kıyımı gerçekleşmez...

Uğur, Artvin
7 Haziran 2010


Dört yıldır  Türk Solu okuyorum.Yazılanları "bu kadar da olamaz,abartıyorsunuz"diyenler,bir süre sonra dönüp "haklıymışsınız"dediler.Türk Soluna güveniyorum.

Nuray Günay, İstanbul
7 Haziran 2010


Sayın Gökçe Fırat, bugüne kadar yazdıklarınızın teker teker gerçekleştiğini hep birlikte gördük. Özellikle bu hafta ki tesbitlerinize bazı kişiler 'paronaya bunlar' diyerek karşı çıkabilirler.Ama biz sizin bugune kadar yanıldığınızı görmedik.Her dediğiniz en geç bir sene sonra ortaya çıkıyor.
Ne mutlu ki sizin gibi ileri görüşlü bir liderimiz var..
Türk Milleti her zaman yanınızda..
Yaşasın Gökçe Fırat...
Yaşasın Ulusal Parti...

Filiz, İstanbul
7 Haziran 2010


Çevreme bakınca halinden hoşnut olmayan kimseyi göremiyorum. Belki yaşımdan dolayıdır.25 yaşındayım kendime göre eksiklerimin çok olduğunu biliyorum ama aynı yaşımdaki insanlara baktığımda ise kendimi prof.olarak görmem mümkün. Türkiyenin ekonomisinden tutunda işsizliğe kadar yolunda ve iyi gittiğini sanan bir sürü insan çevremde... verdiğim örnekler anlattıklarım hep kendime. Bana hak veren yalnızca emekliler onlarda boş ver olm sen bunları bak kandi haline diyor. Şimdi bu okudğumu ben anlıyorum görüyorumda, kime neyi nasıl anlatacaksın... yazıyı yalnızca okulda gören okumayı yalnızca spor sayfalarına bakmak sanan genç olan bizlerden neyi hangi şeyi sezmeyi bekliyor ki büyüklerimiz,okumuşlarımız. Bu ülkenin bölünmemesi için kendi arkadaşlarımla kanlı bıçaklı bile savaşarım, ama bu yazıyla oku demekle okumakla da olmaz.kisme okumuyor çünkü, türk insanı başına gelince anlar tarzdan bir insan olduğundan ve cahilliğin verdiği güçle hareket eden bir insan olduğundan bence bir an önce sivil mücadeleye gidilmesi lazım...

Emre Kubal, Kocaeli
7 Haziran 2010


Bizi sürüklemeye çalıştıkları şey sıradan bir savaş değil. Bu bir bölme planı, paylaşma planı. AKP bir savaş hükümeti olarak tarihteki yerini almaya hazırlanıyor. Gökçe Fırat'ın bu kez yanılıyor olmasını diliyorum.

Serap, Almanya
7 Haziran 2010


8. Gün. Bizler Kemalistiz ve verilecek bir ülkemiz yok.... Hepimiz birer Mustafa Kemal'iz. Çok doğru saptamalar. Bu ülkeyi kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.
Yeterki bu dava ve ABD bize dert olmasın.
Saygılar,

Murat Pira, İzmir
7 Haziran 2010


 
 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40