İlyas Salman - Kahrolası Gençlik
TÜRKSOLU
 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kılıçdaroğlu ABD
ve PKK'nın adayı
Kılıçdaroğlu ve Kürtçü darbe konusunda CHP'yi bir yıl önce uyarmıştık
ÖZGÜR ERDEM
Atatürk'ün partisine Atatürk karşıtı başkan
KAYA ATABERK
Havlama Karabaş havlama
OKAN İŞBECER
Kürtlerin
Nâzım düşmanlığı
TUĞRUL ÇELİK
Darbeciler yine iş başında
ESER ÖZALTINDERE
Bu şehitlerin hesabını
kim verecek?
FAHAMET YALÇINKAYA
Anne, baba ve çocuklar
TÜRKKAYA ATAÖV
15 Mayıs
İzmir'inde İtalyan ressam
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Karadeniz krallığı
ne Grektir ne Rum (II)
İLYAS SALMAN
Kahrolası gençlik
Ulusal Parti Edirne ve Kırklareli'de
Basında Ulusal Parti
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (22e)
 
 

İlyas Salman
Kahrolası gençlik

Kendini ilk gençliğinin baharında gören açıksözlü ve açık görüşlü (Seksenlik delikanlılardan özür dileyerek başlıyorum) görüyorsanız ya da öyle görme yanılsamasına sahipseniz, Gençliğe Hitabe’de yahut Bursa Nutku’nda bahsi geçen gençlik sizler değilsiniz.

Ülkenin bütün tersanelerine girilmiş,

Bütün orduları lağvedilmiş,

Et, ekmek, iş, işyeri yağma altında,

İşgal altında olmayan tek hücremiz kalmamış,

İrikara ya da iribaş denen kurbağa yavruları gibi gözümüz büyük ama gördüklerimizi yorumlamakta aklımız zorluk çekiyorsa,

Evimizde (yurdumuzda) yaşanan olumsuzlukları kulağınızdaki küpeden ya da o gün cinsel yaşamınızın istediğiniz gibi gitmemesinden şikayet ediyorsanız,

Size söyleyeceğim çok fazla sözüm yok.

İnanın biçimsel zibidilikleriniz midemi bulandırıyor.

Ülkemizde Allah’a giden kutsal yollar turizmi ve son model arabalarında sizcileyin körkütük akılsızlıklara nanik yapan sözde müslimler dalga geçiyor.

Tarihçilerimiz bu mazlum halkların tarihine leke sürmek için ağzına kadar dolu Amerikan menşeli bok püsürle ülkemizin suratına tükürüyor.

İsterseniz kusura bakın (ama önce kendi kusurlarınıza pertavsızla bakmayı öğrenin). Siz günümüz gençliğine ve onların hale göre davranma (oportünizm) anlayışına benden saygı beklemeyin. Çünkü ben Hamal Vahap’ın oğlu İlyas kendine şu emri vermiştir: “Divan-ı Harbe dahi çıksam, sonucu gebermek de olsa kendime verdiğim sözü tutarım.” İte it, puşta puşt, namussuza namussuz, hırsıza hırsız, arsıza arsız derim. Çünkü bu meretlere layık oldukları hitabı yapmazsam, iyi adamlara ne diyeceğim. Onları nasıl isimlendireceğim.

Dünyanın hiçbir yerinde ruhunda gençliğini, gümrahlığını hisseden hiç kimseye hakaret etmek gibi bir haddini bilmezlik yapmadım.

Ama Anadolu halklarının vurdumduymaz gençliği, size saygı duymuyorum:

Ben bir kere sırtında 200 kilo yükü taşıyabildiği halde gık demeyen babam Hamal Vahap’ın emeğine saygı duyuyorum.

Bana yıllarca biçimsel demokrasi zibidisi dediler. Anlamadıkları gerçeklik şu idi; biçimi öz oluşturur.

Kılınıza istediğiniz biçimi verebilirsiniz. Bıyıklarınızı ya kaytan yaparsınız ya da Hitler biçimi yahut aristokrasi döneminde olduğu gibi kelleniz görünmediği için sarayın nazenin hanımlarına hava atmak adına favorilerinize Frenk şekilleri verebilirsiniz. Bütün bunlar, içinizdeki aşağılık duygusunu ya da kendinize duyduğunuz nefreti izole edemez.

Sevgili gençlik, saygı değer gençlik, gözünü öpeyim gençlik demeyeceğim. Kahrolası gençlik diyeceğim. Niye bir türlü kafanızın içinde elmas gibi taşıdığınız genç beyninize yakışır takılar takmıyorsunuz?

Eyvallah hepiniz başını ellerinin üstüne koyup ağaçların gölgesinde yumuşacık yüreklendirerek sizi bekleyen kızların ya da delikanlıların rüyasını özgürce görebilirsiniz. Aşk hiçbir kural tanımaz. Aşka takoz koymanın anlamı yoktur. Aşk öylesine ulvi bir şeydir ki..

Ama daha ulu bir olgu vardır ki, bu olgu şaşmayı dahi beceremeyen mahlukatların aklını durdurur. O da özgürlüktür.

Şimdi avazım çıktığı kadar nara atıyorum:

Özgürlükten daha büyük aşk var mıdır?

Özgürlük, yeri gelince ana karnında cenindir.

Anasının karnını okşamasını, daha doğru bir belirlemeyle, kendini okşamasını bekler.

Özgürlük öyle bir güçtür ki, sizi şu köhne dünyanın yanlış dönen çarklarını tersine çevirecek güce eriştirir.

Özgürlük öyle bir güçtür ki, bile bile sınırladığınız gerçek yüzünüzü gün yüzüne çıkarır, sizi bütün dünyaya gösterir.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Sayin Ilyas Salman siz hamal babanizin emegine saygisizlik yapmaktan korkuyorsunuz,peki ben ne yapacagim? Ben Almanyada yasadigim halde ulkemi dusunerek Lozana,Ankaraya(kac defa)ve diger yuruyus-etkinliklere katildim,akp ikinci defa iktidara gelemesin diye bir oy bir oydur diye oy kullanmaya calistim,Almanyadan telefon edip Turkiyedeki aileme akp ye oy vermeyin ulkeyi,c topraklari,kurum-kuruluslari yabanciya peskes cekti,yasalari-kurumlari kurallari mahvetti dedim uyardim ama gidip gene oy verdiler. Halbuki harabeye cevrilen satilan o topraklari kurtarabilmek icin benim dedem Canakkalede sehit oldu ve babam annesinin karninda yetim kaldi. Ben babamdan hic baba kelimesi duymadim,kullanmazdi. Peki simdi ben ne yapmaliyim?

S. Akçay, Almanya
30 Mayıs 2010


hocam ağzına yüreğine bileğine sağlık.Allah seni başımızdan eksik etmesin

Yusuf, Ankara
28 Mayıs 2010


Ben 8.sınıf öğrencisiyim bu yazıyı okuduktan sonra bir kez daha anladım ki çok şanslıyım, şimdiden her şeyin farkında olduğum için.. Atamızın bize hitabede bahsettiği tuzakların hepsini canlı canlı karşımda görüyorum, düşmemek için daha çok okuyorum, daha çok sarılıyorum bayrağıma sadece kendimin değil etrafımdakilerin de bilmesi için çabalıyorum en azından bu vatana bunu borçluyuz....

Beyza, İstanbul
28 Mayıs 2010


için canlı ben üniversite öğrencisiyim. genç olduğum, gençliğin içinde yaşadığım için gençliğin bu acınacak durumunu çok net bi şekilde görüyorum. biz gençlik öyle bir duruma gelmişiz ki geleceğin sahipleri (üniversite öğrencileri) çoğunluğu hiç bir bilinç sahibi olmadan onlara verilin kitapları ezberleyip okulu bitirmenin peşinde, diğer bi kısım da bir şeyler bildiklerini, bir şeyler yaptıklarını sananlar boş kalıplar çevresinde görsel şekillerde, sanal alem, gibi yerlerde sözde devrimler yaparak kendilerini kandırmaktalar. sonuç olarak, üniversite gençliği içi boş ama dışı pırıl pırıl parlayan(üniversiiteli ya) bir testidir. boş testi ayakta duramaz ve çok çabuk kırılır.
olan  her hücremiz çok değerlidir.

Mustafa, Antalya
26 Mayıs 2010


200 değil tonlarca yük altında ezilerek yaşayanların  bu dünya ya armağan ettiği  şu değerli  bedenlerimizi  oluşturan hücreler bize isyan ediyor yalvarıyor ne olur bize iyi davran diye.  Özgürlük ve mutluluk tek  bir hücrenin  içindeki o inanılmaz ahenktir.
Bizi özgürlük koşusu için canlı tutacak olan  her hücremiz çok değerlidir.

Tevfik, Kocaeli
25 Mayıs 2010


şaşırdık! delirdik! biz benliğimizi yitirdik! hitabedeki bütün oyunların kurbanı olduk! hala uyuyoruz! bir de rahat uyu naraları atıyoruz! aslında uyuyan kim? neden birlik olamıyoruz? sahte atatürkçüler! neyin peşindesiniz belli... ama gerçek atatürkçüler nerdesiniz?

Nalan, İstanbul
24 Mayıs 2010


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40