Gökçe Fırat - Kılıçdaroğlu ABD ve PKK'nın adayı
TÜRKSOLU
 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kılıçdaroğlu ABD
ve PKK'nın adayı
Kılıçdaroğlu ve Kürtçü darbe konusunda CHP'yi bir yıl önce uyarmıştık
ÖZGÜR ERDEM
Atatürk'ün partisine Atatürk karşıtı başkan
KAYA ATABERK
Havlama Karabaş havlama
OKAN İŞBECER
Kürtlerin
Nâzım düşmanlığı
TUĞRUL ÇELİK
Darbeciler yine iş başında
ESER ÖZALTINDERE
Bu şehitlerin hesabını
kim verecek?
FAHAMET YALÇINKAYA
Anne, baba ve çocuklar
TÜRKKAYA ATAÖV
15 Mayıs
İzmir'inde İtalyan ressam
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Karadeniz krallığı
ne Grektir ne Rum (II)
İLYAS SALMAN
Kahrolası gençlik
Ulusal Parti Edirne ve Kırklareli'de
Basında Ulusal Parti
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (22e)
 
 

Gökçe Fırat
Kılıçdaroğlu ABD ve PKK'nın adayı

Ulusal Parti Genel Başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu
Amerikan planı

Deniz Baykal’a ait olduğu iddia edilen kasedin piyasaya sürülmesinin ardından Türk siyaseti son derece hareketli ve karmaşık günlerden geçiyor.

Ancak bu karmaşanın arkasında çok düzenli şekilde işleyen bir “Amerikan planı” vardır.

Kamuoyu pek dikkat etmese de Türkiye yeni bir “Amerikancı sivil darbe” süreci yaşamaktadır ve yeni bir dönem kurgulanmaktadır.

Kamuoyundan gizlenen büyük tabloyu ortaya çıkartmak ve “Büyük Amerikan Komplosu”na dikkat çekmek istiyoruz.

Kasedin arkasında Kılıçdaroğlu var

Öncelikle şunu tespit etmeliyiz ki Deniz Baykal kasedinin arkasındaki isim ortaya çıkmıştır. Bu isim Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Olayın patlak vermesinin hemen ardından yaptığımız açıklamada Deniz Baykal’dan sonra CHP Genel Başkanlığı’na oturacak kişinin aynı zamanda kaset komplosunun arkasındaki isim olduğunu belirtmiştik.

Siyasetin şaşmaz kuralı bir süreçten faydalananın aynı zamanda o sürecin sorumlusu olduğudur.

Kasedi imal edenler ve piyasaya sürenler

Kasedi imal edenler ve piyasaya sürenler son yıllarda Türkiye’yi karanlık tertiplere boğan CIA merkezli Kürt ajanlardır.

Ergenekon sürecini tertipleyenler, Danıştay baskınını örgütleyenler her kim ise bu kasedi de onlar imal etmiş ve piyasaya sürmüştür. Bu ekip Tayyip Erdoğan’ın en yakın çevresini oluşturan Kürt danışmanlar kadrosudur.

Olay basit bir röntgencilik olayı değil uluslararası bir istihbarat faaliyetidir. Arkasında doğrudan CIA’nın teknik ekibi vardır.

Dünün Brütüs’ü Tayyip’ti bugünün Brütüs’ü Kılıçdaroğlu

Bu komplonun temel hedefi Türk siyasetini yeniden şekillendirmek ve yeni dönem Türkiye’sini oluşturmaktır.

Hatırlarsak bundan 10 yıl öncesinde de benzeri bir süreç yaşamıştık. O zaman Tayyip Erdoğan, Brütüs rolündeydi ve Erbakan’dan kopartılarak AKP’nin başına geçirilmişti.

Bugünün Amerikancı Brütüs’ü ise Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

ABD neden darbe peşinde?

Peki hemen akla şu soru gelebilir Tayyip Erdoğan gibi sadık bir hizmetkarı varken Amerika neden yeni bir isme ihtiyaç duysun?

Hele hele neden Deniz Baykal gibi Amerikancıların işine gelen isimden kurtulmak istesin?

Bu sorunun cevabı Amerikan emperyalizminin yeni dönem stratejilerinde bulunabilir.

Asıl darbe Baykal’a değil Tayyip Erdoğan’a

Kaset olayına hükümet çevreleri çok sevinmiş olabilir. Nitekim kasedi piyasaya sürenler de hükümetin has adamları olan Şeriatçı medyaydı. Ancak bu kaset kendilerini vuracak ve iktidardan alaşağı edecek kasetti bunun farkına varamadılar.

ABD sadece Deniz Baykal’dan değil daha fazla Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak istemektedir.

Nedenine gelince...

Tayyip Erdoğan 8 yıldır Amerika’nın kurduğu, büyüttüğü, iktidara getirdiği AKP’nin başındadır. Türkiye’nin bölünmesi, parçalanması sürecinde ABD’nin kendisinden istediklerini harfiyen uygulamıştır.

Ancak bu uygulama süreci son derece sancılı geçmiştir. Özellikle Atatürkçülüğe indirilen darbeler, Ergenekon süreci Türkiye’nin dinamiklerini derinden sarsmış ve Türkiye’yi “her şeye gebe” bir ülke haline getirmiştir.

Her şeye gebe ülke Türkiye

Her şeye gebe olmak ne demektir?

Öncelikle şunu görmek gerekir ki Türkiye “Kürtçü-İslamcı” iktidar cephesi ile “Atatürkçü-ulusalcı” muhalefet arasında iki kampa bölünmüştür. Türkiye Amerikan karşıtlığının dünyada en yüksek olduğu ülkedir. Ve bir dahaki seçimlerde Türkiye’de AKP’nin zaten gideceği ve ulusal güçlerin iktidara geleceği bir zemin oluşmuştu...

Bunun dışında Ordu’ya yönelik saldırıların pervasızlığı karşısında Ordu’nun askeri müdahale riski yükselmişti.

ABD bu tür kendi denetimi dışında gelişecek ulusalcı tepkilerden bir adım önce davranmış ve darbeyi başlatmıştır.

Ulusalcıların Amerikancı yapılması

Bu yanıyla darbenin ilk hedefi ulusal güçlerdir. Bugüne kadar AKP faşizmi altında ezilen, Silivri’lere sürülen, gözaltı operasyonlarına maruz kalan ulusalcı kesime Kılıçdaroğlu ile bu süreçten çıkma şansı verilmiştir.

Ancak bu desteğin karşılığı Amerikancı olmaktır. Amerika’dan nefret eden ulusalcılar Amerika ile dost olurlarsa tüm acılar bitecektir. Türkiye’yi de Tayyip Erdoğan değil Kılıçdaroğlu yönetecektir.

Bu aynı zamanda Atatürkçü, ulusalcı, solcu güçlerin yıllardır bir türlü kavuşamadıkları iktidar fırsatını ele geçirmeleridir.

ABD’nin kazancı ise Büyük Ortadoğu Projesi’nin önündeki en büyük güç olan ulusalcıların Amerikan planlarına razı edilmesidir.

Şeriatçıları yumuşattılar sıra ulusalcılarda

Kılıçdaroğlu yönetiminde iktidara taşınacak Atatürkçü, ulusalcı, solcu güçlerin Amerikan karşıtlığından vazgeçmeleri gerekecektir.

ABD’nin Ortadoğu’yu yeniden şekilllendirmesine karşı çıkmamaları gerekecektir.

Ama daha önemlisi Türkiye’nin bölünmesine ses çıkartmamaları gerekecektir.

Peki ulusalcılar, Atatürkçüler bunu yapar mı?

Nasıl ki radikal İslamcılar bugün en sadık Amerikan hizmetçisi oldularsa, aynı süreç ulasalcı Atatürkçü güçleri de aynı pozisyona sürükleyecektir.

ABD’nin ilk darbesi Tayyip Erdoğan’ı iktidar yapmıştı. Bunun sonucu Türkiye’nin Amerikan karşıtı Şeriatçı kesimlerinin ılımlılaştırılması ve Amerikancı yapılması oldu.

Şimdi aynı senaryonun aktörleri ulasalcı ve Atatürkçü güçler olacaktır.

ABD neden Tayyip’ten vazgeçti?

Bu planda vazgeçilen isim Tayyip Erdoğan’dır. ABD’nin Tayyip Erdoğan’dan vazgeçmesinin önemli sebepleri vardır.

Öncelikle AKP iktidarı kendisine verilen görevleri yerine getirmiştir ancak bu görev AKP’yi aşırı yıpratmış ve artık iş göremez hale getirmiştir. AKP’nin elinden daha fazlası gelmemektedir. AKP Türkiye’yi bölmeye çalıştıkça ulusal tepki artmaktadır.

Demek ki AKP ve Tayyip Erdoğan artık uygun isimler değildir, yeni hizmetkarlara ihtiyaç vardır.

“One minute”un hesabı

Bunun dışında son derece önemli bazı sebepler daha vardır.

Son derece Amerikancı olmasına karşın Tayyip Erdoğan’ın bazı adımları onun ipinin çekilmesinde önemli sebeptir.

İlk önemli hata Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e karşı aldığı tavırdır.

İkinci önemli hata İran’a desteğin sürmesidir. Hele hele en son nükleer takasta Türkiye’nin rolü ABD için kabul edilemezdir.

Üçüncü önemli hata ise Rusya ile geliştirilen enerji işbirliğidir.

Tayyip Erdoğan adeta vazgeçileceğini anlamış ve kendisine yeni bir rol ve yeni bir efendi bulmak istemiştir.

Bunlar ABD açısından affedilmez hatalardır. Tayyip Erdoğan şimdi bunun hesabını verecektir.

Tayyip’in kayıtları ne zaman çıkacak?

Tayyip Erdoğan son derece terbiyesiz bir üslup takınarak aklı sıra Deniz Baykal’la dalgasını geçmektedir. Ama biraz dikkatli olmasında fayda vardır.

Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal’ı kayda alan ekibin kendi istihbarat ekibi olduğunu bilmektedir. Ancak bilmediği şey istihbarat dünyasında her şeyin ikili olduğudur. Bugüne kadar Tayyip Erdoğan’ın emrinde muhalifleri dikizleyen, kaydeden ahlaksız şebeke herhalde saf insanlardan oluşmamaktadır.

Bu şebeke, bu çete aynı dönem içinde bağımsız bir şekilde davranarak kendi efendisini de izlemiştir. Yani Deniz Baykal’ı takip eden istihbarat gücü kendi şefini de kayda almıştır.

O nedenle yakında Tayyip Erdoğan’a ait kayıtlar da piyasaya düşebilir.

Bu, Tayyip Erdoğan’ın bundan sonra tümüyle esir olduğu anlamına gelir. Türkiye’yi satarken her tür kanunsuzlukları yapan Tayyip Erdoğan, bu kanunsuzluklarının kayda alındığını ve günü gelince servis edileceğini bilmektedir.

ABD’nin %40 hesabı

ABD’nin planı seçimlerde Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’yi iktidar yapmaktır. Bunun formülünü Kılıçdaroğlu %40 olarak açıklamaktadır.

CHP’nin mevcut oyu % 25’tir. % 25’in % 40’a çıkartılması ise hiç de zor değildir.

Birincisi Demokrat Parti önümüzdeki seçimlerde CHP’yi destekleyecektir.

İkincisi Sarıgül ekibi yeniden CHP’ye dönecektir.

Üçüncüsü Kürtlerin bir kısmı CHP’ye destek verecektir.

Dördüncüsü MHP’ye giden Atatürkçü oylar tekrar

CHP’ye dönecektir.

Beşincisi Abdülatif Şener’in partisi CHP’yi destekleyecektir.

Hatta ve hatta AKP içindeki Kürtçü ekip Tayyip Erdoğan’ı terk ederek Kılıçdaroğlu’yla birlikte hareket edecektir.

AKP’nin önümüzdeki seçimlerde %30’un altına düşeceği kesindir. ABD’nin planı CHP’yi %40’ın üzerine çıkartarak tek başına iktidar yapmaktır.

Kılıçdaroğlu ABD, Ordu ve TÜSİAD’ın adayı

Kılıçdaroğlu ekibinin bu yolda büyük destekçileri olacaktır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Kılıçdaroğlu ismi ABD, Ordu ve TÜSİAD’ın ortak seçimidir. Türkiye’yi Ergenekon sonrası uzlaşma dönemine götürecek isim olarak Kılıçdaroğlu seçilmiş ve görevlendirilmiştir.

Kılıçdaroğlu Türkiye’nin uzlaşma iktidarı olacaktır.

Ordu ve Yargı Kılıçdaroğlu’nu destekleyecektir, muhalif denilen basın destekleyecektir, TÜSİAD destekleyecektir.

Kısacası AKP döneminin zarar gören kesimleri bu şekilde yeniden sürece dahil edilecektir.

ABD’de Obama Türkiye’de Kılıçdaroğlu

Kılıçdaroğlu neden seçildi peki? Başka bir isim bulunamadı mı?

Bu sorunun yanıtı Kılıçdaroğlu’nun kökeninde aranmalıdır.

Kılıçdaroğlu’nun en büyük özelliği Alevi olmasıdır. Türkiye’yi bölme ve ayrıştırma sürecine Alevilerin de resmi bir cemaat olarak katılması için Kılıçdaroğlu seçilmiştir.

Bu yanı onun mazlum ve mağdur yanını oluşturmaktadır. Tıpkı Obama gibi o da mazlumu oynamaktadır.

ABD’nin başına bir zenciyi getiren güçler demek ki Türkiye’ye de Alevi bir lider öngörmüşler demektir.

Böylelikle daha şirin ve mazlum bir diktatörümüz olacaktır.

Dünün mazlumu Şeriatçılar gidecek yarının mazlumu Aleviler gelecektir.

Dördüncü Dersim isyanı

Bunun dışında Kılıçdaroğlu yönetimi demek CHP’nin tümüyle Kürtçülerin eline geçmesi demektir. Gürsel Tekin ile birlikte uzun yıllardır bu tür bir örgütlenmenin içindedir zaten.

Bugün CHP teşkilatlarında ve belediyelerde Kürtçü olmayan barınamamaktadır.

Hatırlanacağı gibi Onur Öymen’le yaşadığı polemikte Kılıçdaroğlu Dersim isyancılarını savunmuş ve Atatürk’e karşı çıkmıştı. Kendi soyu gereği Dersim’i savunan Kılıçdaroğlu ile birlikte aslında Dördüncü Dersim Ayaklanması başlamıştır.

İlk Dersim ayaklanmalarında isyancıların arkasında İngiltere vardı şimdikinde ise ABD var.

Emperyalist destekli ırkçı, mezhepçi, bölücü bir ayaklanmayla karşı karşıyayız ve bu defa isyancıların merkezi Dersim değil Ankara.

Apo’nun adayı Kılıçdaroğlu

Kılıçdaroğlu solun tarihi boyunca yapmadığını yapacak bir isimdir. Daha doğrusu Tayyip Erdoğan’ın bile yapamadığını yapmaya hazırlanmaktadır.

PKK’yı ve Apo’yu affa hazırlanmaktadır.

Bilindiği gibi daha önce bir genel aftan bahsetmişti. Ancak bu affı çok istediği halde AKP bile başaramamıştı. Bunun nedeni ise muhalefetin gücüydü. Şimdi Kılıçdaroğlu ile birlikte PKK affı CHP’ye yaptırılacak ve herkes de bunu sessizce kabullenecektir.

Bu anlamıyla Kılıçdaroğlu sadece ABD’nin değil aynı zamanda Apo’nun da adayıdır.

Atatürk’ün değil Seyit Rıza’nın devamcısı

Kılıçdaroğlu’nun Kürtçülüğü genelde sinsicedir. Hiçbir zaman açıktan Kürtçülük yapmaz ama tüm ekibi Kürtçüdür.

Kılıçdaroğlu’nun yanında hiç Türk yoktur, bu tesadüf müdür?

Kaldı ki Kılıçdaroğlu’nun ekibi CHP içinde ve belediyelerde PKK’lılarla ve diğer taşeron terör örgütleri ile içli dışlı bir ilişki içindedir.

Bizler bugüne kadar Kılıçdaroğlu’ndan hiç Türklüğünü duyamadık.

Mesela kendisi çıkıp “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyebilir mi?

“Atatürk’ün Altı Ok’undan milliyetçiliği savunuyorum” diyebilir mi?

“Atatürk’ün Kürt isyanlarındaki tavrını destekliyorum” diyebilir mi?

Bunları diyemez ve demeyecektir de.

Çünkü Kılıçdaroğlu Atatürk’ün değil Seyit Rıza denilen teröristin devamcısıdır.

CHP Tunceli Aşiretine dönüştü

Bu durum karşısında CHP’liler ne yapmalı?

CHP’lilere önerimiz bu oyuna gelmemeleridir.

Amerikan uşaklığı yaparak iktidar olmak hiçbir onurlu insana, Atatürkçüye yakışmaz.

Kaldı ki Amerikancı olmadan da iktidar olunabilir.

Ancak görülen tablo tüm CHP’nin Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğidir. Bunun sebebi de CHP içindeki etnik ve mezhepsel örgütlenmedir.

CHP teşkilatında Kürtsen ve Aleviysen yükselirsin, Türksen ve Sünniysen barınamazsın.

Yıllardır bu kurallarla idare edilen CHP, adeta Tuncelili bir aşirete dönüşmüştür. Şimdi o aşiret liderini seçecektir.

CHP’ye düşen aşiret demokrasisini uygulamaktır.

Amerikan planları başarılı olabilir mi?

ABD ilk darbesini 2002 yılında yaptığında kamuoyunu uyarmış yaşananın bir darbe olduğunu söylemiştik.

Bugün de aynı şekilde uyarıyoruz halkımızı; Amerikan darbesi yaşıyoruz.

Ancak ABD’nin hesap edemediği bir şey var.

Önemli olan sağcılık, solculuk, Atatürkçülük, ulusalcılık vb. akımlar değildir. Önemli olan Türk milletinin kendisidir.

Dahil olunan grup değişebilir ama Türk milletinin Amerikan karşıtlığı değişmeyecektir.

Türk milleti bölünmeyi kabul etmeyecektir.

Türkiye’de Kürtçülük başarılı olamayacaktır.

Ulusal Parti, tüm Amerikancı, Kürtçü, etnikçi, mezphepçi güçlere karşı Türk’ün partisidir.

Önümüzdeki seçimlerde Türkler de oy kullanacak.

Alevilere, Kürtlere çok güvenenler bu ülkede Türklerin çoğunluk olduğunu görecekler!


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


 

TÜRKİYE'NİN BAŞINA YİNE ÇORAP ÖRÜLÜYOR. ŞEYTANİ PLANLAR YAVAŞ YAVAŞ, ALIŞTIRA ALIŞTIRA UYGULANIYOR. DİZİKOLİK MİLLET DE BU ÜLKENİN GELECEĞİNE VURDUMDUYMAZ OLDU. GELECEK İÇİN PEK ÜMİTLİ DEĞİLİM. ULUSAL PARTİNİN SESİNİ DAHA GÜR ÇIKARMASI LAZIM..

M. Murat, İstanbul
4 Haziran 2010


Ne mutlu Türk'üm diyene!Devrim ateşinizi yakın ve önümüzdeyi seçimde Ulusal Parti'ye oy verin.Emperyalizme ülkemizde bir ders daha verelim.

Onur, Çanakkale
28 Mayıs 2010


Devir safları sıklaştırma devri.Herkesin bir partisi varsa TÜRK'ün de bir partisi var yaşasın ULUSAL PARTİ yaşasın TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE...

Emre Kırankaya, Kocaeli
28 Mayıs 2010


OYLARIN UP'YE KAYMASI VE CHPNİN YENİ BAŞKANININ KİM OLDUGUNUN GÖRÜLMESİ İÇİN ÖZELLİKLE CHPNİN OY YOĞUNLUGUNUN FAZLA OLDUGU İZMİR VE ANTALYA BÖLGELERİNDE MİTİNGLERİN DÜZENLENMESİ GEREKMEKTEDİR..KÜRTÇÜ-ALEVİCİ CHP İSTEMIYORUZ OYUMUZ TEK SOLCU PARTİMİZ UP'YE OLACAKTIR...CHP ARTIK AMACINDAN UZAKLAŞMIŞTIR.. AMERİKANIN OYUNU BİTMEZ..BU TÜRKİYE DÜZELMEZ.. amerikanın TÜRKİYEDEKİ yeni ayağı Kemal kılıçdaroğlu ve kürtçü ekibi.. Bunun Türk halkına çeşitli yollarla duyurulması gerekmektedir.. Amerikanın oyunu bitmeyecektir. bunun tek çaresii tek alternatifi UP olacaktır. saygılarımla...

Kadir Toktaş, İstanbul
27 Mayıs 2010


Batman da genel affı ilk defa bizlere duyurdu bay Gandi... Biz Türküz ne mutlu bize... Bu ülkeyi böldürtmeyeceğiz...

Saygılar,

Murat Pira, İzmir
25 Mayıs 2010


Şu gömlek meselesi... Bir insan bir gömleğe 500 Lira verirken bunun markası neymiş ipek mi naylon mu neymiş ne değilmiş diye hiç mi bakmazda giydiği gömleğin markasını basından öğrenir, ayrıca kendi parasıyla aldığınıda üstüne basarak söylüyor.  Durumun enteresan tarafı "Her yerde her ortamda doğru söylemeyi  ilke dinen Melih Gökçekde ipek gömlek giyiyor o zaman oyumuzu ona verelim farkınız nedir Kemal Bey?

Nesim, İstanbul
26 Mayıs 2010


Kemal Kılıçdaroğlu, ABD'nin yüce Türk halkının bağrına saplamaya çalıştığı alevi-kürt kılıcıdır!
ABD'nin bu alevi-kürt komplosunu boşa çıkarmak için tüm yurtseverleri Ulusal Parti çatısı altında toplanmaya davet ediyorum!

Aytekin Ataay, İstanbul
25 Mayıs 2010


Kemal Bey ile Recep Bey hayatımıza karşıt güçler olarak getirilmeye çalışıldığı kesindir.
Ancak Sayın Gökçe Fırat'ın ilettiği gibi, bu iki zat birbirlerine karşı değildir.
Bilakis, bu iki zat birbirleri ile aynı emel için birleşmektedir: bölgede ABD etkisinin baki kalması.
Bunu yaparken de Türkiye'nin geleceği onlar için önemli değildir.

Yapılan tamamıyla Türkler'i aptal yerine koymaktır.
Karşımıza çıkartılan "zıt karakterli ikizler"in kimin doğurduğunu bilmemiz gerekir.
İkizlerin Babası ABD'dir. Bu nedenle mücadeleyi "zıt karakterli ikizler"e odaklamamak gerekir.
Türkiye'nin bekasını yaşatmak için mücadelemizi emperyalizme karşı yapmamız gerek.
Bunun için de babamız ATATÜRK'ten güç almalı, ve tek adresimiz ULUSAL PARTİ'de saf tutmalıyız.

A. Mete Türkmen, İstanbul
25 Mayıs 2010


CHP Atatürkün ve Türkün partisi olmaktan çıkmış, maalesef bir Alevi-kürt ve çerkes partisi haline gelmiştir!
Emperyalistlerin kürt-islam macerası tutmayınca şimdi de Kürt-Alevi oyununu oynamaya çalışmaktadırlar akılları sıra! Önder Savın başını çektiği çerkez milliyetçisi grupta Kılıçdaroğlu ve Tekinin kürtçü grubu yanında yerini almış! Sünni Türk olan yurtseverleri CHP'den dışlamaya çalışıyorlar!
Bakın burada söylüyorum, eğer bu böyle devam ederse Ulusal PArti gelecek seçimde Türkiye'nin tek sol alernatifi olacaktır!

Kemal Oğuzman, İstanbul
25 Mayıs 2010


Eski bakanlardan HAsan Sabri Çağlayangil ile Dersim üzerine yapılan o rezil görüşmeyi yapan kişinin Atatürk-Türk-Türkiye düşmanı olan Kürtçü Kemal Kılıçdaroğlu olduğu sabittir!!
Bir de çıkmış ben aslen Konyalıyım diyor utanmadan!
türkiye ve milleti için çalışacak tek bir  lider vardır oda ulusal parti lideri sayın Gökçe Fırattır.
Yüce Atatürkün partisi CHP'nin başına Çerkez milliyetçilerini getiren Deniz Baykaldan sonra da şimdi CHP'nin alevi kürt istilasına uğraması söz konudu olacak!
CHP misyonunu kesinlikle tamamlmıştır!
Emekçilerin, aydınların ve tüm yurtseverlerin biricik adresi Ulusal Partidir!
21. yüzyılın lideri öncü ve cesur karakterli yurtsever bir genç olan Gökçe Fırattır.
Yaşasın Kemlizm, Yaşasın Ulusal Parti!
Kahrolsun şeriatçı-bölücü-mezhepci hain mihraklar!

Erol Cansel, İstanbul
25 Mayıs 2010


Kemalistiz ve Ne mutlu Türküz....

Murat Pira, İzmir
25 Mayıs 2010


Ben bir Gazeteci'yim.
TÜRKSOLU'yla 2 yıl önce tanıştım.
Gazetecilik yaşamımda (36 yıl) bu kadar isabetli tahmin yazan, haber veren ne bir Gazete, ne de bir Gazeteci hatırlamıyorum.
O nedenle TÜRKSOLU'nu heyecanla okuyor, alıntılar yapıyor, internet ortamında yayıyorum.
Özellikle TÜRKSOLU'nun 3 yazarına hayranım..
ULUSAL PARTİ'yi internet ortamında ilk duyuran da benim.
TÜRKSOLU'nu beğenmem, yazarlarını takdir etmem, vizyonuna hayranlığım nedeniyle ULUSAL PARTİ için olan güven tansiyonum da hızla yükselmeye başladı.
Destekçisi, takipçisiyim ve hatta üyesiyim demek isterim.
UP'ye üye olmak istiyorum, Gökçe Bey.
Sevgi dolu saygılarımla..

Cüneyt Şaşmaz, İstanbul
24 Mayıs 2010


Hayatımda sol bir partiye oy vermedim. Ama yazılanlara ve yorumlara sonuna kadar katılıyorum. Bu Amerikan oyunları ne zaman bitecek. Bizim halkımız ne zaman aynanın arkasına bakacak onu merak ediyorum. Artık uyanın millet !

Murat Yılmaz, Samsun
24 Mayıs 2010


CHP içinde seks kasedi tertibinin emperyalist ABD ve şeriatçı-işbirlikçi AKP'nin Büyük ortadaoğu prıjesini hayata geçirmeye yönelik bir  komplosu olduğunu ifade etmiştim.
BU komplonun tek amacı Atatürkün partisi CHP'yi başında Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin'in bulunduğu  kürtçü-bölücü hizipe teslim etmek idi. Emperyalistlerin ve gericilerin bu hedefi maalesef gerçekleşti! CHP kongresinde Atatürk devrimlerinden, Atatürk ilkelerinden, şeriat tehtidinden ve tam bağımsızlıktan hiç söz edilmedi! Korkum o ki, Atatürkün ve onurlu Türkün partisi CHP, kürt olan Kemal kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin ile çerlez olan Önder Savın elinde Türk düşmanı bir parti haline gelecek! CHP'nin tek alternatifi Ulusal Parti'dir! Bu hakikati her türkün görmesi lazım!

Bayram Kunek, İstanbul
24 Mayıs 2010


Bundan birkaç ay önce Kemal Kılıçdaroğlu, Batman'da basına verdiği bir demeçte genel aftan söz etmiş idi. Kürtçü Kemal Kılıçdaroğlunun yöneticeği bir CHP, korkarım ki Apoyu da bu af kapsamına alır. Yazdıkalrınız geçekten çok doğru. CHP teşkilatlarının hepsinde ya Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlunun öncülüğünü ve koruyuculuğunu yaptığı kürçü-alevi hizip, ya da Debiz Baykalın öncülüğünde oluşturulan çerkezlerin hizip var. Tür ve sünni ise, sana CHP'de yer yok!

Alihan Ekingen, İstanbul
24 Mayıs 2010


.

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

 
İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 442 8 777   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40