![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Mustafa İzberk 20 Mart 2010 Cumartesi, bugün tarihsel bir gün: ülkenin –birinci sırada- ekin günlüğu, üç yabancı sözcükten oluşan üst yeninde (Fr. manşet) özbeöz Türkçe “gecikme” sözcüğünü tarihe gömdü.. hem de iki harflik yer kazanmak için!!! “Pakette sürpriz rötar” Bilmem ki, gelecek 20 Mart’ta bu acı yitiğin birinci yıl dönümünde, günün anlamını belirtir tam sayfa bir anma yazıısı yayımlarlar mı ‘gene bizim sağduyulu, solcu günlüğümüzden olsun’ diye. Şu bizim, her bakanlık gibi, öncelikle de ‘İllî Geriletim Bakanlığı’mızda bakanın odası karşısına bir “ABD’li uzmanlar” –Amerikalı değil, çünkü Amerika, Bolivyalıların, Venezüelalıların, Peruluların, Guatemalalıların Amerikasıdır en çok!- odası kondurduğumuz yarım yüzyılı aşan “sömürgeden öte sömürgeye” dönüştüğümüz sürüklenmede, bırakın Osmanlıca yanlışlarını, bugünlerde Türkçe yanlışlarında da rekor üzerine rekor kırıyoruz özellikle de Te Ve’lerde (Not: Ti Vi! M.İ) Sözgelimi,’ileride’ mi diyecek sayın konuşur: “ilerîde”!.. Anlaşılan öz Türkçe sözcüklerimizin de belini kırıp Osmanlıcalaştırma aşamasına gelmişiz... Anımsayalım:1 (iç açıcı) ferah yerine refah (gönenç) (özünü bırakmış) mürid yerine mürşid (kılavuz) (azık) kumanya yerine kumpanya (yabancı ortak) (kezlerce) defalarca yerine defaten (bir kezde) (bozma) halel yerine helâl () (tat) keyif yerine keyfiyet (durum) (koyak) vadî yerine vaha (çölde sulak yer) (dilekçi) mazur yerine maruz (etkisinde) (kendisi) asıl yerine asil (soylu) (bağıntılı kişi) mensup yerine meczup (çılgın) (olanaksız) muhal yerine mahal (yer) (yaradılış) tıynet yerine tıyniyyet (?????) (görevli astları) maiyet yerine mahiyet (nitelik) (bayramlaşma) muayede yerine müzayede (arttırma) (kamu) maşer yerine mahşer (kıyamet yeri) (onur) şeref yerine şehvet (köşnü) (uyruk) tabiyet yerine habitat (yetişme yeri) (nitelik) mahiyet yerine maliyet (üretim ederi) (ayrıcalıklı) muaf yerine maruz (etkilenen) (esenlik) selâmet yerine selâhiyet (yetki) (düşme) sukut yerine sükût (susma) (saygınlık) itibar yerine icabet (çağrıya gitme) (yaygın söylenti) şayia yerine şaibe (leke) (berkitilmiş) müstahkem yerine müstahdem (çalıştırılan kişi) deyip duruyoruz! Ne dersiniz, bakanlığa bu kez bir de Arapça komiseri mi atatsak ne?!! Şimdilerde ise sıra Türkçe’de: () yılgınlık yerine yılkı (at sürüsü) () balmumu yerine mumya () Bir de üstüne tüy dikelim, kendi sıralamasında yeryüzü birinciliği(!) almış gökdelendeki dükkân camına yapıştırılmış duyuru: “Tadilasyon Var” (........) Dipnot: 1. İzberk, Mustafa, “Kim Türk? Türkçe Ne?”, sf. 221’e bkz.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 442 8 777 İzmir: 0232 463 59 06 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||