![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yıllardır okuyageldiğim iki gazeteyi yani Bir Gün ve Cumhuriyet’i üvey evlat muamelesi yaparak kapının ardına, süpürgeyle faraşın yanına ittim. Sağdan soldan bir sürü gazeteye dergiye her zamanki tavrımla kese kağıdı derecesine düşürmeden ciddi basın organları mertebesine koyarak okumaya çalışıyorum. Özellikle bu gazete ve dergilerde köşe kapmış kalemlerin Türkiye’nin hali pürmealine dair sözüm ona yorumlarını okuyorum. Özellikle 70’lerde, 80’lerde sol tandanslı diye bellediğimiz yazarların birçoğunun daha doğru bir saptamayla çoğunluğunun idam öncesi intiharlarını gözlüyorum. Bu konuda hayal kırıklığına mı uğradın diyebilirsiniz. Kesinlikle hayır. Bir insanın kişiliğinin 0-7 yaş arasında kemikleştiğini söyleyen ruhbilimcilerin tespitine katılıyorum. Şunu diyebilirsiniz 0-7 yaş kesinliği olan bilimsel bir saptama mıdır? %100 olmamakla birlikte, evet. Nasıl bir rahimde olgunlaştınız? Ana karnındayken ananız tarafından sevildiniz mi? Size türküler söylendi mi? Dışarıdakiler tarafından beklendiniz mi? Ne biçim bir doğumla dünyaya merhaba dediniz? Sezeryanla mı dünyaya geldiniz, yoksa forsepsle mi? Bebelik döneminde eviniz babanızdan ananızdan oy almak için kömür dağıtan partinin ucuz kömürüyle mi ısınıyordu? Takır tukur beşiklerde sallanarak mı büyüdünüz? Yoksa el bebek gül bebek çiçek bezekli kundaklarda mı uyudunuz, uyandınız? Ananız maço babanızdan dayak yerken küçücük hıçkırıklarınızla dayak mesaisinin bitmesini mi beklediniz? Kemik geliştiren bol vitaminli, kalsiyumlu mamalarla mı beslendiniz? Yoksa ananız varsıl evlerini temizlemeye gittiği için büyük kardeşinizin emziğinize doldurduğu şekerli suyla mı aldatıldınız? Bu eski solcu şimdi neo-liberal kıç yalayıcıların büyük çoğunluğunun saray yavrusu malikhanelerde yetiştiğini ve kişiliklerinin o malikanede kemikleştiğini söylesem ne dersiniz? Biliyorum ki bu Taraf gibi gazetelerde yazdığı halde objektif olduğunu söyleme yüzsüzlüğünü gösterecek kadar alçalmış entel bozuntularının öttürdüğü liberal boruyla kahvaltıya kalkan tuzu kuru okurlar diyecekler ki İlyas Salman gibi dinozor komünistler sabit fikirlidirler. Yediğim hedik, dediğim dedik cinsindedirler. Kafaları Komünist Manifesto’yla tespit edilmiştir. Onun için bizim cici Ilımlı İslam sözcülerinin engin öngörülerini ulaşılamayacak ciğer gibi gördüklerinden çamur atmadan duramazlar. İnatla tazeliyorum. Bu adını anmaktan iğrendiğim gazeteler, dergiler ve onların besleme entelektüel yazarları bebelik dönemlerine geri döndüler ve kim onlara şeker uzatırsa ona bakıp sırıtıyorlar. Ah sevgili halkım. İnanın çok param yok. Şöyle birkaç yüz milyon dolarım olsa bu yazıcı kuçu kuçuların hepsini satın alır “yaşasın komünizm!” diye slogan attırırım. Onlar kesinlikle hangi kaptan beslendiklerini çok iyi biliyorlar. Amerikan ve Avrupa emperyalizminin dolarıyla eurosuyla semiren, fazla beslenmekten dolayı siyasal gut hastalığına yakalanmış durumdalar. Dr. Ergin Yıldızoğlu’nun bir yazısında söylediği gibi “Bu süreç neo-liberal entelektüelleri yavaş yavaş yaşayacakları bir intihara doğru sürüklüyor.” Ben öyle bir kesinlikle inanıyorum ki bu yavaş intiharın sonunda gömüldükleri çukurun üzerinden onların puştluklarına inat kıpkızıl güller bitecektir. Yalnız onları bu iktidarın açıkçası AKP ve onun izlediği rota olan (örtülü Şeriat) Ilımlı İslam’ın geri bıraktırılmış hiçbir ülkeyi rahatlatacak bir reçete olmayacağını anladıkları zaman altından çıkamayacakları zehir zıkkım bir siyasi travma bekliyor. Diyeceksiniz ki AKP yanlısı entelektüel neo-liberal yazıcıların kişiliklerin kemikleşmesinden başladın, AKP’nin açmazlarına geldin. Ama beyler hanımlar. Tencere kapak ilişkisi gibidir. Bir siyasi iktidar onun kemik yalayıcılarıyla birlikte açmaza girer. Dünün tonton solcuları bugünün pon pon neo-liberalleri olarak asıllarına rücu ettiler. Ama rahat değiller. Ve inanın tarih tarafından lanetleneceklerinin farkındalar. Çok rahatsızlar. Ve ben ne kötü bir solcuyum ki biraz daha rahatsız olmaları için didiniyorum. Onları solcu iken de solcu görmüyordum. Şimdi de sağcı gibi görmüyorum. Onlar dolarcı ve eurocudurlar. Başka hiçbir şey değiller. Yarın AKP iktidarı kaybedince bu sefer bizim bahçemizde yal yemeye çalışacaklar. Kesinlikle bizim bahçede otlayamayacaklar. Alın size onuncu köy.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 442 8 777 İzmir: 0232 463 59 06 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||