![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tevfik Kaymaz Öncelikle siyasetin ne olduğu(?), ne menem bir iş(?) olduğu konusunda bildik bir şeyler söyleyelim. Hatta hepsinden önce siyasetin Arapça kökenli bir kelime olduğu ve “at terbiyeciliği” anlamına geldiğini söylemekle bu işin eğitimine başlayan siyasal bilimler öğretim görevlilerine selam ediyorum. Şahsen pozitif bilimlerle ilgili bir mesleği olan biri olarak bu ara, bazı siyasal bilimler öğrencilerine siyasetin at veya başka bir canlıyı terbiye etmekle alakalı bir iş olmadığını izah etmek zorunda kaldığım için buradan başladım. “Siyaset yönetme sanatıdır” denir. Hayır. Bu işin adı üstündedir zaten yönetme sanatıdır, yöneticiliktir. Siyaset bu değildir. Siyaset, yönetme hak ve hukukuna sahip olmak için verilen bir savaş içerisindeki taktik ve stratejilerin bir bütünüdür denebilir belki.... “Devlet ya da başka bir şeyin yönetimini ele geçirmek ve elde tutmak bilgisi ve sanatıdır” denir. Doğruya yakın ama eksik bir tanım. Siyaset, sadece bir ülkenin ya da bir şeyin yönetimini elde tutmak ya da ele geçirmek için yapılan bir iş değildir. Bir ülkeyi doğru dürüst yönetmek için yapılan bir iştir, öyle olmalıdır. Sadece iktidar olmak için siyaset yapılmaz. Kendi doğrularını iktidara taşımak amacıyla siyaset yapılır. Eğer doğrularını bir yerde bırakıp, gömleğini çıkartıp sonra iktidar oluyorsan bunun adı siyaset değil başka bir şeydir. Bu yapılan işin adı siyasal yoldan yanlış işlerin taşeronluğunu üstlenmektir, kendini satmaktır, teslim olmaktır. Ülkemizde uzun yıllardır iktidarda süre gelen siyasal gelenek tam da budur. “Siyaset, bireyler ve gruplar arasında güç ve liderlik için oluşan rekabettir.” Bu da bir başka tanım.... Tümüyle yanlış bir tanım olmamakla beraber, siyasetin sadece bireyin ya da grubun gücü ve liderliği için yapılacak olması işi, üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu durumda grubunuz için güç, grubunuz için liderlik yaparsınız. Grubunuz küçüldükçe siyasetiniz küçükleşir. Büyüdükçe de ne yapacağınızı bilemez, çaresiz hale gelirsiniz. Grubunuz büyüdükçe çıkarlarının çeşitlenmesi ve iç grupların çelişmesi olgusunun içinde kaybolup gidersiniz. Tabii ki, iyi bir yalancı değilseniz. *** “Siyaset, bir takım hünerlerle dürüst ve ahlâki olmayan yöntemler ile yapılan etkinliklerin her türüdür.” Bir de böyle bir tanım var. Evet yukarıda eksiklerine vurgu yaptığımız tüm siyaset tanımlarına uyan siyasi anlayışların çoğunun gelip saplanacağı yer, çukur, bu son tanım olmalı. Siyasetinizin çerçevesi yukarıdaki eleştirdiğimiz tanımlar içinde hapsoluyorsa, eninde sonunda dürüst ve ahlâki olmaktan çıkacak ya da yenilgiye uğrayacaktır. Bu konuda eminim ki, yığınla yazılan, anlatılagelen şey bulmak mümkün bana göre. En yanlış olanlarından bulduğum birkaç alıntı bunlar sadece. Ama yine de okullarda bu konularda kalınca kitaplar yazan çok değerli hocalarımızdan bir fırsat bulursam neden at terbiyeciliğini bu işe karıştırarak eğitime başladıklarını öğrenmek istiyorum. Asla amacım onların bilgilerine, tecrübelerine söz söylemek değil, sadece burada böyle bir örnekle konu hakkında vurgu gücü yakalamak. Kimi siyasal bilimler öğrencilerinin de vahim durumuna değinmek biraz tabi. Peki siyaset hakkında böyle tanımları ortaya koyarken aslında neden siyaset yapılır sorusuna da bu satırlar arasında kısmen yanıt vermiş olduk mu? Hiç dikkatimizi çekti mi?.. Çekmediyse daha açık yazalım. Siyaset, içerisinde vatan sevgisi olmadan yapılıyor ise, koskocaman bir yalandan başka bir şey değildir. İçinde vatan sevgisi olmayan bir siyaset ve siyasetçi, motoru olmayan bir otobüs, yolcuları ve şoförü gibidir. Biri iterse yürür. Hatta biri böyle bir otobüsü iter de yürütür ise direksiyonun kontrolünü de şoföre bırakmaz. Vatan sevgisi doğru dürüst siyasetin motor gücüdür. Ya vatan sevigisi?.. Sadece taş toprak sevgisi midir? Bu ancak hissedenin anlayabileceği bir şeydir. Bu vatanını ve üzerinde yaşayan tüm canlıları da sevebilmektir. Vatanı ve içinde yaşayan insanları yani halk, ulus, millet, ırk, kadın, erkek, çoluk, çocuk ne dersen de işte, bunları sevmektir vatanseverlik. Siyasetçi bunların tümü için en güzel ve en doğru şeyleri en özgür, barışçıl, mutlu tabloyu iktidara taşıma savaşı veren insandır. Siyaset değişik yoğunluklarda süregelen bir savaştır. Siyasetçi de savaşçıdır. Ülkemizde çok partili siyasi yaşama geçişimizden bugüne siyaseten geldiğimiz durum ortada. Siyasette Atatürk çizgisinin yerine tamamen teslimiyetçi, gerici, zihniyet egemen hale gelmiştir. Çünkü gerçek Atatürkçü siyaset anlayışı yok edilmiştir. Buraya kadar okuduysanız siz de siyasetle ilgileniyorsunuz eminim... Peki siz ne için siyaset yapıyor ya da neden siyasete ilgi duyuyorsunuz? Siz de vatan sevgisi siyasetin motor gücüdür diyorsanız, Atatürkçü siyaset ile Atatürkçü Parti ile buluşmamanız için bir neden kalmadı demektir. *** Çanakkale Boğazı’nı tutan tabyaların, düşman donanması tarafından bombalanarak Çanakkale savaşlarının başlatılmasının, 19 Şubat 1915’in yıldönümü anısına duygularımı paylaşmak isterim. Düşmanın en çok azdığı dönem zaferin yaklaştığının müjdesi olacaktır. Helallik Şiirimsi lafların ulaşamadığı nasırlaşmış kalplerin, .... Eyy..! delikanlı çağında Bu toprağa kem bakanlara inat
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 417 27 01 İzmir: 0232 463 59 06 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||