Gökçe Fırat - Amerikasına da Avrupasına da Rusyasına da karşıyız!
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
İlker Başbuğ'u
kim tutuklayacak?
GÖKÇE FIRAT
Amerikasına da Avrupasına da
Rusyasına da karşıyız!
ÖZGÜR ERDEM
Fethullahçıların
yargıya kafes planı
ALİ ÖZSOY
Avrupa Birliği Yunanistan'ı havaya uçurdu
KAYA ATABERK
CHP kimlerin partisi: Ardahan'ın mı
Suadiye'nin mi?
OKAN İŞBECER
Tayyip'in yeğeni uyuşturucudan tutuklandı
TUĞRUL ÇELİK
Afganistan'ın gözbebekleri
NİZAM AYDIN
Atatürkçü parti'ye doğru yürürken...
SEVGİ BİLGİÇ
Kürt açılımı safsatası
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Yargıya saldırı
TÜRKKAYA ATAÖV
Batı'nın ırkçılığı ve Türkler
İLYAS SALMAN
Faşo ağalara karşı birleşelim!
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Tekel direnişi ideolojik mi ekonomik mi? (2)
ERGİN KONUKSEVER
Kanlı Pazar- 2
HİDAYET SARI
Ver kurtul ve sat kurtul politikalarının sonucu
MUSTAFA İZBERK
Kuşdili üzerine söylev
EYKAN CAN
Süpersonik aydın
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (18,75)
 
 

Gökçe Fırat
Amerikasına da Avrupasına da
Rusyasına da karşıyız!

ABD değil saldırmak bize yalvaracak

Gökçe Fırat

TÜRKSOLU: ABD’yle bütün anlaşmaları feshedeceğiz diyorsunuz. Bunu yapabileceğinize gerçekten inanıyor musunuz?

GÖKÇE FIRAT: İnanmasak zaten böyle bir şeyi açıklamayız. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu zamandan 1930’lara kadar ABD ile herhangi bir ilişki geliştirmedi. Neden? Çünkü ABD Lozan’ı tanımadı. Dolayısıyla Cumhuriyetin kurulduğu en zor günlerimizde ABD ile hiçbir ilişki geliştirmeden kalkınan bir ülke olabildiysek aynısını bugün de çok rahatlıkla tekrarlayabiliriz.

TÜRKSOLU: Peki, ABD’nin ekonomik veya politik desteği olmadan ayakta kalabilir mi Türkiye?

GÖKÇE FIRAT: Bizim kendi tarihimizden, bizzat Kurtuluş Savaşı’ndan, hatta Kıbrıs deneyiminden biliyoruz ki ABD ile ilişkileri kestiğimiz dönemlerde Türkiye Cumhuriyeti’ne hiçbir şey olmamıştır. Çok rahat bir şekilde bu ilişkileri yeniden kesebiliriz.

TÜRKSOLU: Sonunuz Saddam gibi olmaz mı?

GÖKÇE FIRAT: ABD’nin saldırdığı pek çok ülke var. Biri Saddam. Biri bugünkü Afganistan. Yarın öbür gün saldırmayı planladığı bir İran var. Türkiye’de de insanlar şundan korkuyor: Acaba ABD Türkiye’ye saldırsa dayanabilir miyiz?

Halbuki ABD Türkiye’ye saldırmaya cesaret edemez. Türkiye’nin konumu ABD’nin saldırdığı diğer ülkelere hiç benzemiyor.

Birincisi, tarihsel dinamikler itibariyle benzemiyor. Türkler binlerce yıldır dünyanın egemen olan uluslarından birisi. Dolayısıyla Türkiye’nin direniş potansiyeli ABD’nin saldırdığı diğer ülkelere göre çok çok yüksek.

İkincisi Türkiye’nin mevcut politik konumu yani Ortadoğu’da işgal ettiği bölge dolayısıyla; Turan coğrafyası, Arap coğrafyası ve Balkan coğrafyası dolayısıyla; mevcut ve potansiyel ittifakları dolayısıyla, ABD Türkiye’ye değil saldırmak, Türkiye’nin karşı cepheye geçmemesi için elinden geleni yapacaktır.

Biz ABD ile ilişkilerimizi donduracağız dediğimiz andan itibaren ABD saldırmak bir yana, bize yalvaracaktır bizimle ilişkileri kesmeyin diye. Çünkü Türkiye’yi kaybeden bir ABD Afrika’yı kaybeder, Ortadoğu’yu kaybeder, Orta Asya’yı kaybeder. Hatta ve hatta Avrupa üzerindeki egemenliğini bile kaybeder. Bunu biz değil ABD düşünsün. ABD böylesi bir Türkiye’yi karşı kutba almayı asla göze alamayacaktır.

TÜRKSOLU: ABD’nin bize gerçekten zararı ne? Madem bizden vazgeçemeyecekler biz de onları kullanalım, onların gücünden faydalanalım.

GÖKÇE FIRAT: ABD’nin Türkiye’ye zararı olmaz olur mu. Öncelikle ABD Türkiye Cumhuriyeti’ni varlık olarak bile kabul etmiyor. Yüzyılın başında bir ABD Başkanının sözü vardır: “Türkleri asla Anadolu’da bırakmayacağız. Onları geldikleri yere postalayacağız.” Bunu daha Kurtuluş Savaşı verilirken diyorlar.

Kurtuluş Savaşı verilirken ABD nerede? Sevr’in arkasında. Sonrasında da hep Türkiye’nin karşısında. Bugün bile sözde stratejik müttefikiz ama PKK’nın arkasında ABD var. Ermenilerin arkasında ABD var. Yunanistan’ın arkasında ABD var. Türkiye’nin nerede bir ulusal bir çıkarı var, ABD bunun karşısında.

Üstelik Irak gibi, İran gibi veya Latin Amerika ülkelerini ve Chavez’in ülkesini de dahil edebiliriz, ABD’nin yutmak istediği bir pazar değil Türkiye. ABD biz Türklerin görmediğini görüyor: Türkiye dünya devi olacak bir ülkedir.

ABD Türkiye’nin rakibidir. Türkiye de ABD’nin rakibidir. Türkiye burada paylaşılacak, işgal edilecek ufacık bir ülke değildir. Türkiye tam tersine önümüzdeki yüzyıl dünyaya egemen olacak bir devlettir.

TÜRKSOLU: Madem büyük bir devlet olacağız. İki eşit ülke olarak müttefiklik ilişkisi kuramaz mıyız ABD’yle?

GÖKÇE FIRAT: Bunu o zaman düşünürüz. Kanuni Sultan Süleyman tüm Avrupa’yı titrettiği dönemde diğer ülkelerle ilişkisini kesmemiştir. İngiltere’siyle, Fransa’sıyla, Almanya’sıyla. Kanuni’nin Fransa’yla kurduğu ilişki tarzında bir ilişki biz de ABD ile kurabiliriz elbette.

TÜRKSOLU: ABD ile 50-60 yıldır süregelen bir müttefiklik ilişkimiz var. Ordumuz yıllardır ABD silahları kullanıyor. ABD’yle ilişkiyi kestiğimiz anda bir sıkıntı olmaz mı?

GÖKÇE FIRAT: Amerikalılar çok propagandasını yapıyor ya, serbest piyasa denilen bir şey var diye, silah ihtiyacımız olursa serbest piyasadan karşılarız en kötü ihtimalle!

Tam tersine şunu düşünelim, ABD’nin Türkiye’ye sağladığı hazır silahlar olmasa Türkiye Cumhuriyeti kendi silahını üretmek zorunda kalır. Bu bizi çok zorlar. Peki ne kadar zorlar derseniz, bakın Irak kendi silahını üretmeyi başlamıştı. İran bizim başaramadığımızı başarıyor, nükleer silah üretiyor. Çin denedi başardı. Hindistan denedi başardı. Pek çok ülke ABD’den silah almadığı için silah üretmek zorunda kaldı. Bizim de aynısını yapmamız lazım.

Açık söyleyelim. ABD’den silah almıyoruz dediğimiz zaman ABD ayaklarımıza kapanacaktır bizden silah al diye. Çünkü bir ülkeye silah satarsanız onu denetlersiniz. ABD denetlemek istediği bütün ülkelere silah satmak zorundadır. Almıyorum diyen bütün ülkelerin ayağına kapanır, bunu bilelim.

Ülkemizde Amerikan hayranlığı değil Amerikan nefreti var

TÜRKSOLU: Türk toplumunda büyük bir Amerikan hayranlığı var. Bunun üstesinden nasıl geleceksiniz?

Gökçe Fırat

Gökçe Fırat bir eğitim toplantısında.
Elektrikler kesilse de antiemperyalizme mola yok...

GÖKÇE FIRAT: Ülkemizde bir Amerikan hayranlığı olduğu sürekli söylenilir. Fakat yapılan anketler gösteriyor ki, Türk milleti ABD’den de, ABD’yi yöneten liderlerden de, Amerikan silah şirketlerinden de, hatta ve hatta ABD’nin Hollywood’undan da nefret ediyor.

Bu 80’li yılların büyük teziydi, Küçük Amerika olacağız diye Özal söylüyordu. Herkes Amerikanvari bir yaşam tarzı istiyordu. Günümüze geldiğiniz zaman ABD Türkiye’de hiç de gıptayla bakılan bir ülke değil, düşman olarak görülüyor. Böyle olduğu için de ABD sürekli senaryolar çiziyor, Türk halkını nasıl ikna ederiz, nasıl yeniden kendimizi sevdiririz diye. Yani Türkiye’de ABD’ye bir hayranlık yok, tam tersine nefret var.

TÜRKSOLU: Ordumuz da NATO’ya bağlı ama…

GÖKÇE FIRAT: Zaten en önemli olan şey bu. Biz zaten şu an NATO’ya dahil olduğumuz için NATO stratejisi neyi emrediyorsa Ordumuzu da ona göre konumlandırmamız gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sorunu ne? Bölünme tehlikesiyle karşı karşıyayız. PKK’yla savaşmak zorundayız. Peki NATO Konseptinde PKK’yla savaş var mı? Yok. Kimle savaş var? Afganistan’la savaş var.

O zaman ne oluyor, biz analarımız çocuklarımız ağlamasın diye kendi düşmanımız teröristle savaşmıyoruz. Ama gidiyoruz ABD’nin teröristiyle Afganistan’da savaşıyoruz. İşte NATO dediğiniz olay budur. Amerikan çıkarları için kendi askerinizi Afganistan’a gönderirsiniz ama Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını delik deşik eden teröristleri de özel mahkemeler kurar, kırmızı halılar serer ülkeye davet edersiniz.

Bizim yapacağımız şey çok basit. Türkiye Cumhuriyeti NATO’dan doğrudan çıkacaktır. NATO’dan çıktığı andan itibaren Türkiye bağımsız bir devlet haline gelecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri de ABD’nin ve Batılıların denetiminden kurtulacaktır. En büyük kurtuluşumuz da bu olacaktır.

Şu anda bizim Ordumuz her ne kadar bağımsızlıkçı, ulusal tavırlar alsa da eninde sonunda NATO projelerine bağlı. Eninde sonunda bizim Ordumuzun komuta kademesi ABD’den eğitim alıyor. Hatta çoğu zaman da icazet alıyor. Bizim NATO’dan çıkmamız Türk Ordusu’nun kazanılması anlamına gelir. O zaman Türk Ordusu kendi halkına güvenir, kendi halkına hesap verir, kendi çıkarlarını düşünür, ABD çıkarlarını, NATO çıkarlarını düşünmez

TÜRKSOLU: NATO’dan çıktıktan sonra nasıl bir yapılanma olacak?

GÖKÇE FIRAT: Türkiye kendi ordusunu kendi ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandıracaktır. Diyelim ki ABD’ye nasıl direniriz diyoruz. ABD’ye direnecekseniz, bir hava savunma sisteminizin olması gerekir. Türkiye’nin var mı? Yok.

Neden yok? Çünkü ABD size gerek yok diyor. Yani biz ABD’yle NATO’yla ittifaktan çıktığımız andan itibaren neye ihtiyacımız varsa kendimizi ona göre konumlandırabileceğiz.

Avrupa Birliği’ne karşıyız

TÜRKSOLU: Avrupa Birliği’ne de karşı mısınız?

GÖKÇE FIRAT: Elbette karşıyız. AB ile ABD görünürde ne kadar karşıt olsa da, birbirleriyle çelişkileri olsa da Türkiye’ye karşı herhangi bir çelişkileri yok. Buna hatta Rusya’yı ve Çin’i de ekleyebilirsiniz.

Dünyada ne kadar büyük bir güç varsa, istisnasız Türkiye Cumhuriyeti’ne dost değildir. ABD’nin, Avrupa’nın tüm devletlerinin, Rusya’nın ve Çin’in, Türklerin 5.000 yıllık tarih boyunca Türkiye’yle dost oldukları bir dönem yoktur. Neden yoktur? Çünkü Türkiye kabul etsek de etmesek de, Uzak Asya’dan Balkanlar’a kadar çok büyük bir Turan coğrafyasının sahibidir. Bu coğrafyanın sahibi olan bir ulusa Rusya’nın, Çin’in, Avrupa’nın veya ABD’nin dost olmasını bekleyemezsiniz.

Biz bunlarla birlikte çok büyük nüfuslara, çok büyük topraklara hükmetme potansiyeli olan bir devletiz. Dolayısıyla bunlarla çıkarlarımız çatışıyor. Avrupa Birliği ile ABD arasında bizim açımızdan bir fark yok. Türk denilen şey var olduğu sürece düşmanımız çok olacaktır.

TÜRKSOLU: Peki AB üyeliği bir uygarlık projesi olarak görülemez mi? Sonuçta Atatürk’ün de çağdaşlaşma gibi “muasır medeniyetlerin seviyesine geleceğiz” gibi hedefleri var. Batılılaşmak bir Atatürkçünün hedefi değil midir?

GÖKÇE FIRAT: Atatürk asla Batıcı değildi. Asla Avrupacı değildi. Atatürk Türkçüydü.

Avrupa devletlerinin hepsini toplasanız, hepsini bir araya getirseniz, hepsinin kültürel hazinelerini bir tarafa koysanız, Türk tarihinin ve Türk uygarlığının yanında milyonda bir kalırlar.

Türk’ten daha uygar bir ulus, Türk’ten daha çağdaş bir ulus olamaz ki. Biz Batılılardan uygarlık dersi alacak bir ulus değiliz. Bırakalım Batılılar bizden uygarlık dersi alsınlar. Biz kendi uygarlığımıza güveniyoruz.

Bakın Mustafa Kemal de çok güveniyordu. Türk diline, Türk kültürüne, Türk insanına çok güveniyordu. Niye? Tarihi yaratan, kimileri kabul etse de etmese de büyük ölçüde Türklerdir, Avrupalılar değil.

Türk’ün Türk’ten başka dostu yok

TÜRKSOLU: Türk’ün Türk’ten başka dostu yok mu yani?

GÖKÇE FIRAT: Elbette yok. Varsa Türkiye’nin bir tane dostu, göstersinler. Rusya mıymış, Çin miymiş, ABD miymiş, AB miymiş, Yunanistan mıymış. Kimmiş Türkiye’nin dostu?

Peki, Türk’ün Türk’ten başka dostu ne zaman olabilir? Gerçekten ezilen ulusların yanında tavır alırsa Türklerin dostu çok. Kurtuluş Savaşı verilirken Hindistan yanımızdaydı Afganistan yanımızdaydı, İran yanımızdaydı, Azerbaycan yanımızdaydı, Sovyetler yanımızdaydı. Türkiye’nin yanında olan tonla devlet vardı. Neden vardı? Çünkü Türkiye emperyalizme karşı çıkıyordu. Türkiye bugün emperyalizme karşı çıksın, aynı şekilde dünyada çok büyük bir çekim merkezi haline gelecektir.

Çok basit bir coğrafyada, sınırlı bir coğrafyada, Chavez’in yarattığı etkiyi düşünün... Dün ABD’nin arka bahçesi denilen tüm devletler bugün Chavez’in yanına geçti. Aynı şey Türkiye için de olacak.

Atatürk döneminde zaten böyleydi. Tüm Ortadoğu, Balkanlar, hatta Kurtuluş Savaşı’nda savaştığımız Yunanistan bile ABD’nin değil Türkiye’nin yanında yer alıyordu. Güçlü Türkiye çekim merkezi olur, etrafına ülke toplar. Zayıf bir ülke istese de toplayamaz.
Gökçe Fırat

TÜRKSOLU: Ama Chavez’in elinde petrol gibi bir olanağı var.

GÖKÇE FIRAT: Denklemi bence tersten kurmak lazım. Chavez elinde petrol olduğu için mi ABD’ye karşı çıkıyor, yoksa ABD’ye karşı çıktığı için mi petrolü koz olarak kullanabiliyor? Chavez’den önce Bolivar’ın döneminde petrol yoktu. Ama Bolivar da emperyalizme karşıydı. Daha öncesine gidelim: Tupac Amaru. Petrolü yoktu ama emperyalizme karşıydı. Petrol henüz icat edilmeden önce de bu bölgelerin hepsi ABD’ye karşıydı.

İkincisi, Türkiye tarihinde ABD’ye hiç direndi mi? Kurtuluş Savaşı’nda direndi. Sırf ABD’ye değil, yedi düvele direndik. Petrolümüz mü vardı? Herhangi bir silah fabrikamız mı vardı? Yoktu. Herhangi bir ekonomik gücümüz mü vardı? Yoktu. Kazandık mı? Kazandık.

Mantık şunu emreder: Kazandığımız, başardığımız bir savaş varken bugün kazanamayız, yapamayız, edemeyiz feryatları toptan yanlıştır. Bir kenara itilmelidir.

Ayrıca Kıbrıs deneyimini de yaşadık. ABD ambargo koydu Türkiye Cumhuriyeti’ne. Başarabildi mi? Başaramadı. Yani ABD’nin ekonomik açıdan, teknik açıdan veya başka bir açıdan Türkiye’yi zora sokabileceği herhangi bir durum yok.

Petrolümüz olmasa da çok rahat direniriz. Çünkü bir ülkenin varlığı direnmek için yeterlidir. Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin Chavez’in ülkesindeki ekonomiye göre aslında çok daha güçlü yanları vardır. Çünkü Türkiye çok fazla çeşitte üretim yapabilecek, tarımı, hayvancılığı, sanayiyi bir arada getirebilecek bir altyapıya ve donanıma sahiptir.

TÜRKSOLU: Chavez’le mi bir ittifak kuracaksınız? Dış politika seçeneğiniz bu mu?

GÖKÇE FIRAT: Sadece Chavez’le değil, ABD’ye karşı çıkan tüm ezilen uluslarla ittifak kuracağız. Tabii Chavez’in antiemperyalist yönelimi, sosyalist yönelimi onunla doğrudan bir ittifak kuracağımız anlamına gelir. Bölgemizde de İran’ı, Suriye’yi, hatta Irak ve Mısır gibi bugün Amerikancı gibi gözüken ülkelerin pek çoğunu Türkiye etrafında toparlayacaktır.

İlk kalkış noktamız da Kıbrıs’ın Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dahil edilmesi ve Azerbaycan’la federal birliğe gidilmesi olacaktır.

Kıbrıs Türkiye’nin bir ili olacak

TÜRKSOLU: Yani siz Kıbrıs sorununu Türkiye’ye bağlayarak çözeceksiniz.

GÖKÇE FIRAT: Evet, Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin herhangi bir ili olacaktır.

TÜRKSOLU: Peki bu uluslararası hukuka uygun mu?

GÖKÇE FIRAT: Uluslararası anlaşmalar Türkiye’ye bu hakkı tanıyor. Türkiye bunu kullanmıyor. Fakat biz uluslararası hukuka dayanarak bu hakkımızı kullanacağız ve Kıbrıs’ı Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vilayeti yapacağız.

TÜRKSOLU: Kıbrıs’ın tümünü mü dahil edeceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: Tümünü değil, KKTC’nin hepsini. İktidara geldiğimizde Kıbrıs’ta bir halk oylaması yapacağız: “Türkiye’yle birleşmeye evet mi hayır mı?” Çok açık söyleyelim %70’in %80’in üzerinde bir oranla Türkiye’yle birleşme kararı çıkacak. KKTC Meclisi de kabul edecek bunu ve Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dahil edilecek.

TÜRKSOLU: Böyle bir durumda bir operasyon olmaz mı?

GÖKÇE FIRAT: Kıbrıs zaten bizim. Biz Afganistan’a işgale gitmiyoruz, Irak’ı işgal etmiyoruz. Bizim olan topraklarımızın bağımsız statüsünü değiştirip kendi ülkemizin sınırları içerisine katıyoruz. Hukuk açısından yüzde yüz haklı olduğumuz bir nokta. Kaldı ki orada 30 bin Türk askeri varken de Türkiye’ye kimse öyle kolay kolay müdahale edemez.

Azerbaycan’la federasyon kuracağız

TÜRKSOLU: Azerbaycan’la da federasyon kuracağız diyorsunuz. Azerbaycan hep kardeş devlet görülür ama KKTC’yi tanımıyor mesela.

GÖKÇE FIRAT: Bizim kuracağımız ülkede bir Turan perspektifimiz olacağı için ilk etapta Azerbaycan’la çok yakın bir ilişki geliştireceğiz.

Ortak çıkarlarımız için elbette bir araya geleceğiz. Bundan daha doğalı olamaz. Şu an niçin yok? Çünkü şu an Türkiye Cumhuriyeti değil Azerbaycan’daki Türk devletine kendi ülkesindeki Türk halkına bile karşı. Böyle bir devletle Azerbaycan’ın iyi ilişki geliştirmesini ve KKTC’yi tanımasını bekleyemezsiniz ki. Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs yok olsun diye uğraşırken Azerbaycan mı KKTC’yi tanımaya hevesli olacak? Azerbaycan’ı burada anlamak gerekir.

Azerbaycan ve Türkiye’nin tarihsel, coğrafi ve ekonomik çıkarları ortaktır. Aynı Oğuzların aynı kolundan, aynı boyundan geliyoruz. Aramızda etnik bir birliktelik de var. Dolayısıyla Azerbaycan’la Türkiye arasında kurulacak bir federal birlik tüm Turan coğrafyasında ortaya çıkacak Türk Birliğinin de kapısını açacaktır.

Türk Birliğini savunuyoruz

TÜRKSOLU: Turan coğrafyasından bahsediyorsunuz. Turancı mısınız?

GÖKÇE FIRAT: Turancılıktan kastınız eğer Osmanlı’nın yıkılış dönemindeki Enver Paşa’ların savunduğu tarzdan bir Turancılıksa elbette değiliz. Bir Atatürkçünün bu anlamıyla Turancı olmasını bekleyemeyiz.

Ama dünyada bir Türk Birliğinden yana mısınız derseniz elbette yanayız. Zaten Atatürk de Türk Birliğinden yanaydı. Çok açık söyleyelim, ortak soydan gelen tüm Türkleri tek bir devlet altında, tek bir bayrak altında birleştirmek gibi bir hedefimiz var.

TÜRKSOLU: Mümkün mü bu?

GÖKÇE FIRAT: Elbette mümkün. Nasıl tüm Almanlar aynı devlet içinde yaşıyorsa, Tüm Ruslar, tüm İtalyanlar aynı devlet içinde yaşıyorsa neden tüm Türkler farklı devletlere bölünsün?

Dünyada Türkler dışında başka bir ulus var mı farklı devletlere bölünmüş olsun? Hatta farklı 10 tane devlete bölünmüş olsun? Yok.

Ortadoğu’da bir Arap Birliğini savunuyor muyuz? Dünyada hemen hemen herkes savunur. Tüm Araplar birlikte olsun denir. O zaman tüm Türklerin birliğine karşı mıyız? Elbette olamayız. Niye olalım? Eğer tüm ulusların bir arada yaşaması gibi bir proje çağın gerçeğiyse Türkler de bunu uygulayacaktır. Bundan daha kolay hak olamaz. Biz de bu hakkı elbette talep ediyoruz. Ve elbette kullanacağız.

TÜRKSOLU: Siz sol bir hareketsiniz. Turancılık solculuğa sığıyor mu?

GÖKÇE FIRAT: İlk Turan politikasını ortaya koyan kimdir derseniz, Enver Paşa’lar falan değildir. İlk Turan politikasını ortaya koyan Türkçülerin hepsi sosyalisttir. Türkiye Komünist Partisi’nin kurucusu Mustafa Suphi bir Turancıydı. TKP liderlerinden Ethem Nejat, bir Turancıydı. Yusuf Akçura, daha sonra Mustafa Kemal hareketine katıldı, Turancıydı. Yani Turancılığı veya bir Türk Birliği projesini doğrudan doğruya sosyalistler savunuyordu.

Niçin sosyalistler savunuyordu derseniz, sosyalistlerin teorisine göre tüm ulusların ilk başta kendi ulusal birliklerini sağlamaları gerekir. Çin’e gittiğinde Çin komünistleri bunu savunur, Rusya’ya gittiğinizde Rus komünistleri bunu savunur. Almanya’ya gittiğinizde Alman komünistleri bunu savunur.

Örneğin Karl Marks Alman birliğinden yanaydı. Niçin? Çünkü Almanya ilk önce kendi birliğini sağlayacaktı ki sosyalizme yönelebilsin. Lenin, Rus birliğinden yanaydı. Mao, Çin birliğinden yanaydı. Peki Türkiye’deki komünistler veya sosyalistler niye Türk Birliğinden yana olmayacak? Tüm dünyada, tüm sosyalistlerin uyguladığı en temel geçerli olan şey niye Türk sosyalistleri tarafından savunulmayacak?
Gökçe Fırat

Biz tarihimizde bunu savunuyorduk. Maalesef daha sonrasında işler değişti, Türk Solu devşirildi, Batıcı hale getirildi ve bu politikalardan vazgeçti. Ama Türk Sol hareketi bunu yeniden savunacak ve savunduğumuz şey de şu: Marks’ın, Engels’in, Lenin’in, Mao’nun savunduğu ulusal birlik projesi neyse biz aynısını dünya sosyalistlerinden dünya halklarından Türk halkı için talep edeceğiz. Eğer çok Marksistlerse, çok Leninistlerse, çok Maocularsa bu hakkı bize tanımak zorundalar. Çünkü sosyalizmin temelinde ulusal birliğin sağlanması yatar.

TÜRKSOLU: Turan coğrafyası derken nereyi kastediyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Birincisi Misakı Milli sınırları Turan Coğrafyasına girer. Ama bununla sınırlı değildir. Daha sonra Azerbaycan’dan Moğolistan’a kadar giden topraklarda biliyorsunuz Türk devletleri yaşıyor. Dolayısıyla tüm bu coğrafya elbette Turan’a dahildir. Aynı zamanda Balkanlar’a gittiğinizde de bir Turan coğrafyasının devamıdır. Bugün Türkler pek çok yerden sürülmüş olabilir. Balkanlar’dan sürüldük mesela.

TÜRKSOLU: Balkanlar’da da hak mı talep ediyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Bugün için, hak talep etmeyeceğiz demiyoruz. Ama hak talep edeceğiz de demiyoruz. Bunu gelecek dönem ortaya koyacaktır. Ama şunu söyleyelim, Musul ve Kerkük gibi bölgelerde elbette hak talep edeceğiz. Çünkü buralar zaten Misakı Milli’ye dahil olan yerler.

TÜRKSOLU: Peki İran’daki Türkler?

GÖKÇE FIRAT: Evet, İran Azerbaycanı denilen bölgede de Türkler yaşıyor. İran’la bu sorunu aramızda çözeceğiz. Ama dostça çözeceğiz. Bir Amerikan ittifakıyla çözmeyeceğiz. Fakat oradaki Türk topraklarını da Türk soydaşlarını da elbette Türk Birliğine katmak için uğraşacağız.

Bunun dışında Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’ı da Turan’a dahil edeceğiz.

Rus Federasyonu’na bağlı Tataristan gibi bölgeler de elbette Türk coğrafyasına dahil edilecektir. Biz ezen uluslarla olan ulusal problemlerimizde haklarımızı söke söke alacağız. Ama ezilen ulus coğrafyasında, diyelim ki İran, Irak ve Suriye’deki topraklarımızı ne yapacağız derseniz, buraları anlaşma yoluyla geri alacağız.

TÜRKSOLU: Fakat Orta Asya’daki Türk devletleri kendi aralarında anlaşamayan, çok kavgalı devletler değil mi? Onlar bile birleşemiyorken siz onları da kapsayan Turan ülkesini nasıl kuracaksınız?

GÖKÇE FIRAT: Ortak bir dava yoksa insanlar elbette bir araya gelemez. Biz bir ortak dava yaratacağız.

TÜRKSOLU: Bu ortak davanız Türk Birliği mi olacak?

GÖKÇE FIRAT: Onunla sınırlı değil. Eğer tüm Türkler bir araya gelsin derseniz, bir araya gelmez. Bu Türkleri niçin bir araya getireceksin, mesele o. Eğer Tüm Türkleri bir araya getirmek için ortak bir idealiniz varsa, uygun bir iktisadi rejiminiz varsa bir araya gelir. Antiemperyalist, sosyalist bir Turan ekonomisi kurcağız dersek tüm Turan devletleri bu projeye dahil olur. Tıpkı bugün Chavez’in yaptığı gibi.

Bakın Chavez’le, Bolivarcılıkla hiçbir alakası olmayan Brezilya bile Amerikan Paktı yerine niçin Venezüela Paktını tercih ediyor? Çünkü iktisadi çıkarları buna bağlı. Aynısını eğer sosyalist bir Turan ekonomi modelini kurarsanız, bu bölgede bugün için birbirlerine uzak duran devletler, bu birliğin içerisine girecektir. Niçin?

Farz edelim Özbekistan… Çok mu Çin’le iyi ilişki geliştirme heveslisi. Ama ekonomik olarak ona en fazla yakın olan Çin’se Çin’i tercih edecektir. Tataristan çok mu Rusçudur? Tabii ki hayır. İktisadi açıdan Rusya’ya bağlı olduğu için. Aynı şekilde Azerbaycan niçin Rusya’nın yanında? Çünkü ticareti Ruslarla.

Biz kendi iktisadi birliğimizi kurarsak yani Avrupa Birliği gibi bir iktisadi sistem önerirsek o zaman Turan coğrafyasının kaynakları karşısında hiç kimse duramaz.

TÜRKSOLU: Turan coğrafyasının kaynakları yeterli mi bunun için?

GÖKÇE FIRAT: Bakın bu coğrafya hayvancılık deseniz en zengin bölgelerden biri. Tarım deseniz aynı şekilde. Petrol deseniz aynı şekilde. Doğal madenler açısından aynı şekilde. İnsan gücü potansiyeli açısından aynı. Dolayısıyla tüm bu iktisadi kaynakları bir araya getirecek ve bunların sömürülmesine izin vermeyecek bir iktisadi proje elbette tüm Turan’ı birleştirecektir.

Geçmişteki Turancılıkların hayalci olmasının nedeni şuydu. Onlar ırki bir birlik diyorlardı. Fakat bu ırki birliğin iktisadi temeli ne olacak? Yok. Bir iktisadi temeli olmazsa elbette birlik olmaz. Ulusal birlik aynı zamanda bir iktisadi birlik projesidir. Biz sosyalist ve anti-emperyalist bir iktisadi sistemle tüm Turan coğrafyasını birleştirecek bir temel yaratacağız.

Aslında bu Galiyev’in teziydi. Eğer Galiyev ve Galiyevçilik yok edilmeseydi muhtemelen bugün bir Türk Birliği çoktan kurulmuş olacaktı.

Rusya Türk coğrafyasını sömürüyor

TÜRKSOLU: Siz Rusya ve Çin’i de karşı tarafta görüyorsunuz. Ama Rusya da Çin de ABD’ye karşı bir kutup oluşturma çabasında. Mesela Avrasyacılık gibi stratejiler var...

GÖKÇE FIRAT: Dış politika çocuk oyunu değil. Herkesin bunu anlaması gerekir. Dış politikanın aktörleri tanımlı aktörlerdir. Rusya bugün ABD’ye karşı olan bir ülke dediğiniz zaman bu gerçeği tam olarak açıklamaz.

Rusya’yı şöyle tanımlayacaksınız. 1500’lü yıllardan beri Orta Asya’daki Türk devletlerini sömürgeleştiren bir ülkedir: Artı bugün ABD’ye karşıdır. O zaman şu soru aklınıza gelir. 500 yıldır Türk’ü sömüren ve bugün bu sömürgeciliğinden vazgeçmeyen bir ülkeyle ABD’ye karşı ittifak yapabilir misiniz? Yapamazsınız.

Şu anda zaten Türkiye Cumhuriyeti nasıl ABD’ye bağlıysa, Orta Asya’daki pek çok Türk Cumhuriyeti de Rusya’ya bağlı. Yani buradakini ABD sömürüyor, oradakini de Rusya. ABD’yle Rusya arasındaki kavga da sömürge paylaşımı kavgasıdır. Bizler bizi sömürenin yanında nasıl yer alabiliriz?

Bakın Amerikancılar diyorlar ya, Rusya’ya karşı ABD’nin yanında yer alın. Bu ne kadar aptalcaysa, ABD’ye karşı Rusya’nın yanında yer alalım diyenler de aynı aptallığı tekrarlıyorlar.

Bizi sömürenlerle birlikte olmak zorunda değiliz. Biz, bizi sömürmeyenlerle, kendi ulusumuzla, kendi soydaşlarımızla bir arada olmak zorundayız.

Kaldı ki, Rusya’nın tezine göre Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını destekleşecek en ufak politik adımı var mı? Yok.

Azerbaycan’da, Karabağ’da kimi destekliyorlar? Ermenistan’ı.

Kıbrıs’ta? Rum Kesimi’ni.

Yunanistan’da? Yunanistan’ı.

Sözde Ermeni soykırımı hakkında ne düşünüyorlar? Tanıyorlar.

Kürt meselesinde? PKK’lıları eğitiyorlar.

Bu Rusya’yla mı ittifak yapacağız?

TÜRKSOLU: Peki Ermeni meselesini nasıl çözeceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: Çok basit. Türkiye Azerbaycan’la el ele verdiği zaman çok bir şey yapmamıza gerek yok. Ermenistan’a bir yıl süre tanırız. Bir yıl sonra hepsi açlıktan ölürler. Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir ekonomik ambargo uyguladığı andan itibaren Ermenistan teslim olur ve tüm soykırım iddialarından vazgeçer.

TÜRKSOLU: Ama sadece Ermenistan değil, dünyada sözde soykırımı tanıyan o kadar ülke var.

GÖKÇE FIRAT: Dünya sözde soykırımı Türklere karşı bir koz olarak kullanıyor. Çok basit bir karar alırız. Deriz ki soykırım kararı alan ülkelerle Türkiye tüm iktisadi bağlarını koparacaktır. O zaman şunun düşünürler, Ermeni kardeşleri mi daha önemli, kendileri mi? O andan itibaren parlamentoların hepsi tam tersi kararlar alacaktır.

TÜRKSOLU: Karabağ sorununu nasıl çözeceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: Ermenistan savaşmaya bile değmeyecek küçücük bir ülke. Savaşsız bir şekilde çözeceğiz Ermeni birlikleri Karabağ’ı terk edecekler.

Ermenistan Meclisi soykırım kararlarından vazgeçecek. Güçlü bir Türkiye karşısında sizce direnebilirler mi? Elbette direnemeyecekler.

TÜRKSOLU: Yunanistan’la meselelerimizi nasıl çözeceğiz? Sizin tarif ettiğiniz Turan coğrafyası içinde Yunan toprakları da yer alıyor.

GÖKÇE FIRAT: Bugünkü Bulgaristan veya Yunanistan’da Türk azınlığın yaşadığı bölgeler var. Biz oradaki soydaşlarımızın hakkını elbette savunacağız. Çok Avrupa Birliği ve demokrasi heveslisiyseler şunu talep edeceğiz: Diyeceğiz ki Yunanistan sınırları içerisinde Türklerin azınlık olduğu bölgelerde Birleşmiş Milletler bir referandum yapsın, oradaki halk kendi kaderini tayin etsin. Yunanistan bunu kabul edecek, güçlü Türkiye karşısında kendi çıkarlarını savunan Türkiye karşısında. Biz bu kozu kullanacağız. Bizim savaş kışkırtmak gibi bir politikamız Yunanistan’la elbette olmayacak. Çok açık söyleyelim, Yunanistan da savaşmaya değecek kadar güçlü bir ülke değil. Ama kendi haklarımızı, uluslararası hukukta bize tanınan hakları da savunmaktan elbette vazgeçmeyeceğiz.

Bugün kimileri diyorlar ya, Türkiye’deki Kürtler referandum yapsın, kendi kaderlerinin tayin etsin, madem öyle, biz de şunu söylüyoruz, Yunanistan ve Bulgaristan’daki Türkler de referandum yoluyla kendi kaderlerini tayin etsinler.

Bakın, Yugoslavya’yı böldüler. Sırplar kendi haklarını aldı, Arnavutlar aldı, Boşnaklar aldı, Hırvatlar aldı, hepsi aldı, bir tek Türkler haklarını alamadı. Elbette biz bu gibi kendi soydaşlarımızın yaşadığı bölgelerde hak sahibi olacağız. Kendi soydaşlarımızı orada yapayalnız bırakamayız. Eğer herkes referandum yoluyla kendi hakkını savunabiliyorsa biz de bu hakkımızı talep edeceğiz.

TÜRKSOLU: İran’la dost olacak mısınız?

GÖKÇE FIRAT: İran’la düşman olmak için herhangi bir nedenimiz yok ki.

TÜRKSOLU: Orası Şeriatla yönetiliyor ama.

GÖKÇE FIRAT: Bu o ülkenin kendi iç meselesidir. Bizim Arabistan’la, Afganistan’la, Şeriatla yönetilen ülkelerle kavga etmek gibi bir prensibimiz olamaz. Din bizim için belirleyici değildir. Aynı şekilde, Rusya’da Hıristiyanlık var. Biz Hıristiyan değil Müslümanız diye Rusya’ya mı saldıracağız?

Türkiye’de Atatürkçülere bir olta atılıyor. Deniyor ki İran’da Şeriat var, saldıralım. Hıristiyana saldırmıyoruz, Yahudiye saldırmıyoruz, Müslümana niye saldıracağız? İsrail’de Şeriatın alası uygulanıyor. Yahudi Şeriatı uygulanıyor. Saldırıyor muyuz? Elbette saldırmıyoruz.

TÜRKSOLU: Ama İran rejim ihracı yapmak için uğraşmıyor mu?

GÖKÇE FIRAT: İran’ın şu anda Türkiye’ye rejim ihracı yapabilecek bir pozisyonunun olmadığını biliyoruz. Tam tersine, Türkiye Cumhuriyeti şunu yapar: Kendi rejimini İranlılara benimsetmeye çalışır.

Ve şunu da çok net görelim, İran’da Humeyni’nin karşı devriminden bugüne 30 yıl geçti. İran’daki Şeriat rejiminin çok fazla vadesi de kalmadı. İran’da topyekün köklü bir değişiklik olacak. Bunu beklemek lazım. İran’a laikliği dışarıdan getirecek halimiz yok.

Bugün Türkiye’de Atatürkçüler mesela CHP, kendi ülkemizdeki türbana, Şeriata veya çarşafa müsamaha gösterelim diyor, ama aynı Atatürkçüler İran Şeriat’la tehdit ediyor diyorlar. Bu büyük bir saçmalık. Sen kendi ülkendeki çarşafçılara karşı çıkmayacaksın ama İran’a karşı çıkacaksın. Akıl var mantık var.

Elbette başka ülkelerin içişlerine karışmayacağız. Tek bir şartımız var, bizim ülkemizin içişlerine karışmamaları gerekir. İran’ın da böyle bir politikası olacağını düşünmüyoruz.

TÜRKSOLU: İran sizin dostluğunuzdan rahatsız olmayacak mı? Sonuçta siz de laik bir rejim olarak İran’daki Şeriatçılığa alternatif olacaksınız.

GÖKÇE FIRAT: İran muhtemelen bundan tedirgin olacaktır, fakat şu anki İran yönetimi olarak düşünmemek gerekir. İran son derece dinamik bir ülke. Bizim ülkemize benziyor. Halkı da benziyor. O ülkedeki insanların da bir süre sonra laik bir yönetim için hatta tam anlamıyla Atatürkçü bir yönetim için kendi politik partilerini veya politik hareketlerini oluşturmalarını beklememiz gerekir. Ama bunu dış müdahale yoluyla bizler yapamayız.







Gökçe Fırat'a sorularınızı buradan ulaştırabilirsiniz:

Gönderdiğiniz sorular röportaj bittikten sonra Gökçe Fırat tarafından cevaplanacaktır.

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Kaleleri değil gönülleri fetheden bir iktidar, bir lider nasıl olur görecekler... Atatürkçü bir parti nasıl olur,bir millet yeniden nasıl diriltilir görecekler. Tüm gücümüzle son sürat çalışıyoruz. Gökçe Fırat önderliğinde 20 Mart'ta Anıtkabire yürüyoruz, herkesi Ankaraya bekliyoruz...

Serap, Ankara
25 Şubat 2010


Başkan Gökçe Fırat'ın Türk dünyası üzerine söyledikleri çok gerçekçi. Sanırım Kurulan Partinin Genel Merkezinde Türk Dünyası Bürosu açılıyor. Bu bir ilk ayrıca biz hukukçular olarak baro bünyesinde Mayıs sonun da İstanbul'da Altay'lardan Yakutistandan, Tataristandan, Özbekistandan Kazakistandan Türkmenistandan Azerbaycandan İran Azerbeycanından Musuldan Kerkükten Gagavuzyadan Suriye Türklerinden Batı Trakyadan  bir çok Türk Hukukçusu Türk Devlet ve Toplulukları Hukuk Kurultayını topluyoruz. ve Türk coğrafyasından hukukçu temsilciler ilk kez buluşacak. evet aslında Türk coğrafyası hazır

Nejat Kazan, İstanbul
25 Şubat 2010


İşte bir Türk gibi onurlu ve dürüst bir insan!

Alp, Ankara
24 Şubat 2010


düşüncelerimizi ne güzelde söylediniz size inanıyoruz türkün türkten başka dostu yoktur bu projeleri destekliyoruz bunlar gerçekleşirse türkün hayaleti tekrar canlanır ve yine dünyaya hükmeder anlattıklarınız zor ama zoru başarırız imkansız zaman alır çünkü bizler türkoğlu türküz

Uğur, Artvin
24 Şubat 2010


Emperyalizm ve onun uzantısı Kürtçülük gibi çıkmalar. Ne mutlu Türküz ve Türkiye Cumhuriyeti sonuna kadar olacaktır. birlikteyiz... saygılar.

Murat Pira, İzmir
24 Şubat 2010


Sayın Gökçe FIRAT düşüncelerin ile kalbimizin en güzel yerindesin her zaman seninle ve partimiz ile beraberiz.

Emrullah, Manisa
23 Şubat 2010


Sayın Gökçe Fırat gerçekten çok güzel bir söyleşi vermişsiniz sizi tebrik ederim!!Türkiye'ye tam anlamıyla ATATÜRKÇÜ bir İktidar gerekiyor yani Tam Bağımsız bir Türkiye için bu şart!!Başımıza gelen Kürt-İslamcı Faşist Akp belası,Muhalefet Partilerinin  tam anlamıyla ATATÜRKÇÜ bir politika izlememelerinden dolayıdır,yaptıkları hatalar sabrımızı taşırmıştır!!CHP,Faşist Tayyip'in Başbakan olmasının yolunu açarak affedilmez bir hata yapmıştır!!Keza MHP de Cumhurbaşkanlığı seçiminde Meclise girerek,ABDullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasına çanak tutarak Yasama ve Yürütme organlarını adeta Dinci Diktacı Faşistlere hediye etmiştir!!O da yetmezmiş gibi Meclise terör örgütünün siyasi uzantısı Faşistlerin sokulmasına Kürt-İslamcı Faşist Akp çanak tutmuştur!!Emperyalizm kanlı yüzünü göstermiş başımıza Kürt-İslamcı Faşist Akp denen belayı sarmıştır!!% 47 oy vere
 nlere sormak istiyorum;Vicdanınız rahat mı?Milli Kuruluşlar,Limanlar ülkemizdeki Stratejik konumdaki yerler yabancılara peşkeş çekildi,Türklüğe hakaret moda oldu,Aziz Şehitlerimize Faşist Tayyip "kelle" diyerek hakaret etti,Mersin de Çiftçi Vatandaşımıza "ananı da al git lan" diye küfür edildi,Açılım adı altında bölücü kürtlere büyük tavizler veriliyor halende verilmekte,kürtlere trt eliyle kanal açtırıldı ne ile açtırıldı  Türk Milletinin vergileriyle,Süleymaniye de Askerlerimizin başına Emperyalist Amerikan uşakları tarafından çuval geçirildi bunu yaptıran yankee Ankara'ya davet edildi,Ergenekon tertibi ile Aydınlarımız,Rektörler,Saygıdeğer Paşalar tutuklanıp Silivri Toplama Kampına gönderildi!!Şimdi bir daha soruyorum;Hala vicdanınız rahat mı?İsmet İnönü'nün önemli bir sözü vardır;"Bir ülkede namuslular namussuzlardan daha cesur olmalıdır,aksi halde o ülke için kurtuluş yoktur!!" demiştir!!B
 üyük Önder ATATÜRK'ün Gençliğe Hitabesini ve Bursa Nutkunu okursak bugün bu hale neden düştüğümüzü daha iyi anlarız!!Zaten Büyük ATATÜRK'ün İlke ve Devrimlerini tam anlamıyla uygulasaydık bugün bu durumda olmazdık!!

Sayın Gökçe Fırat ve ATATÜRKÇÜ PARTİ'nin bunu yapacağına inanıyorum!!KAHROLSUN EMPERYALİZM VE İŞBİRLİKÇİLERİ!! YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!!

TÜRKSOLU'NA BİN SELAM!!

TEK YOL DEVRİM!!NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!

Mustafa Serhat Akman, Muğla
23 Şubat 2010


Gökçe Fırat, sizin sayenizde Türkler  artık batının gözleriyle degil kendi gözleriyle bakıyorlar. Tarihe yön vermiş olan şanlı geçmişimiz ve birikimimiz  sizin gibi bir lider çıkarmıştır. Yolunuz açık olsun Artık bir tarafta Emperyalizm ve maşası olan kürtler diger tarafta Türkleri temsil eden Atatürkçü parti olacaktır. Bunun arası kalmamıştır herkes saffını sececektir Ne Mutlu Türküm diyenlerin geleceği tek bir adres kalmıştır oda kurulacak olan Atatürkçü Partidir.

Atabey, İstanbul
23 Şubat 2010


Yaşasın Atatürkçü Parti ve onun öncü lideri Gökçe Fırat!
Kahrolsun emperyalizm ve onun gerici uşakları olan şeriatçılık ve kürtçülük!
Hepimiz Türküz, hepimiz Gökçe Fıratız!

M. Kemal Oğuzman, İstanbul
23 Şubat 2010


Teşekkürler sayın Gökçe Fırat. Yazınızdaki anlattıklarınıza gönülden katılıyorum. Türk'üm diyen her insan bu düşünceleri ekmek gibi su gibi aklına kazımalıdır. Büyük Türk ulusunun fertleri kendilerini küçük görmektedir günümüzde. Hep kendinden güçlü konumda gözüken ülkelerle bağ ve birlik kurma çabasındadır. Türkler artık tüm dünyadaki soydaşlarının bağımsızlığını ve Büyük Türk Birliğine dahil edilmesini düşünmelidir. Umarım tüm Türklerin bağımsız ve birlik içinde yaşadığını görme şerefine erişiriz.Teşekkürler saygılar...

Osman, İzmir
23 Şubat 2010


yazılarınız 4 bölümünede okudum gerçekten tam istediğimiz gibi bir lidersiniz iç anadoludan sizlere selam olsun sizin için elimizden geleni yapmaya hazırız...

Ömer Faruk, Konya
23 Şubat 2010


İşte Türk Milleti'nin beklediği tavır budur. Mustafa Kemal'in başlattığı antikapitalist,antiemperyalist mücadele önderimiz Gökçe Fırat tarafından devam edecektir.
1938-2010...
Şeriatçısıyla, kürtçüsüyle,sahte Atatürkçüleriyle can bulan Amerikancı bir dönem.
Ama hepsi artık geride kalacak.Çünkü artık söz Atatürkçü Parti'de..
Söz Başkanımız Gökçe Fırat'ta...

Filiz, İstanbul
23 Şubat 2010


GÖKÇE FIRAT EĞER BU POLİTİKALARINI GERÇEKLEŞTİREBİLİRSE O ZAMAN TÜRKLERİN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ.VE HİÇBİR DEVLET ORTADOĞUDA AT KOŞTURAMAZ.

Alperen, İstanbul
22 Şubat 2010


Yorumlarinizi takip ediyorum. Ozelliklede ulkemiz teknoloji alaninda gelismeli. Arastirma Gelistirme konusunda universitelerimize her turlu imkan saglanmali. Bir millet egitim-ogretim,bilim alaninda gelismisse onlarin onunde kimse duramaz. Eger kendi kaynaklarimizi kullanip bunlari teknolojik alanda gelistirir diger ulkelere ihracat yaparsak ekonomimiz sapa saglam olacaktir. Destegim sizlerle...HAYATTA EN HAKIKI MURSIT ILIMDIR FENDIR,ILIM VE FENDEN BASKA YOL GOSTERICI ARAMAK GAFLETTIR,DALALETTIR,CEHALETTIR.Iyi calismalar...

Yasin, İngiltere
22 Şubat 2010


Yüce önder Atatürk’ün aramızdan ayrılışından beri Türk ulusunun büyük bir umutla beklediği lider, eminim ki Gökçe Fırat olacaktır!
Gökçe Fırat, gerek cesareti gerek zekası gerekse de onurlu duruşu ile yüce milletimizin uzun zamandır beklediği öncüdür.
Şeriatçı fetullahçılar ve hain Kürtçüler saklanacak yer arasın bundan böyle, çünkü Türk ulusu Gökçe Fırat’ın önderliğinde ve  Atatükçü Parti çatısı altında çelik bir mermi haline gelecek, emperyalizm ve gericilikle mücadele yolunda dünyadaki tüm mazlum uluslara yol gösterecektir!!

Bayram Kunek, İstanbul
22 Şubat 2010


Sayın Gökçe Fırat,
Elektrikler kesildiği halde konferansa mum ışığında devam ettiğiniz fotoğraf bana karargahında, abluka altında her türlü imkansızlığa rağmen mücadeleye devam eden Arafat'ın o meşhur fotoğrafını hatırlattı.

Dediğiniz gibi "Antiemperyalizme mola yok!"

Çağrıbey, Antalya
22 Şubat 2010


Kahrolsun emperyalizm, Yaşasın sosyalist Türk birliği!

Gün Ay Yıldız, İstanbul
22 Şubat 2010


 
 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40