Umut Yalım - ...Ve ömrümüzün en güzel günleri (18)
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Yoksulların partisi olacağız!
GÖKÇE FIRAT
"Na'vi"ler Alevi mi?
HÜSEYİN ADIGÜZEL
Kürtçüler üzülecek ama Naviler'in lideri de Türk!
KAYA ATABERK
Hitler'in vatanı Avusturya Apo'ya kucak açtı
ÖZGÜR ERDEM
Ülkücülerin işçi direnişlerine saldırılarının "şanlı tarihi"
İNAN KAHRAMANOĞLU
Kılıçdaroğlu
6 Ok'u biliyor mu?
OKAN İŞBECER
Meclis’te
Hz. Tayyip kavgası
TUĞRUL ÇELİK
Kürt açılımının son davetlisi: Çuvalcı general
YUNUS YILMAZ
İşçinin emekçinin
düşmanı Tayyip
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Senaryolar
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Mauthausen'in korkunçluğu
İLYAS SALMAN
Yıkılası anıtlar
TEVFİK KAYMAZ
Yıldırımlar yaratan
bir milletin çocuklarıyız
EYKAN CAN
Düdüklerin efendisi
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (18)
 
 

Umut Yalım
...Ve ömrümüzün en güzel günleri (18)

Merhaba Sağdıç, nasılsın? Yalnızca “Nasılsın?” deyip, bitirsek mi bu konuşmayı? Konuşmak istemiyorum. Konuşmak istemiyorum çünkü. Kendimle bile konuşmak çok güç geliyor bana şimdi. Nedenini sorma, Sağdıç! Velhâsıl, konuşmamız gerek...

“Acaba yine 18. konuşmada olduğumuz için midir?”

“Olabilir.”

“Son günlerde Salinger okuyordum. Dün ölmüş. Ne gârip?”

“Ne ilgisi var şimdi, Sağdıç?”

“Bilmiyorum. Edebiyât Târihi’ne altın gibi yazıldıktan sonra, ortadan kayboldu ya Salinger; kendimi ben de öyle hissediyorum. Bir şeyin parçası olduktan sonra, sânkiyse ortadan kaybolmuşum gibi. Salinger... Salinger... Salinger... Ne yürekli adam! O ün ânında, münzevî bir yaşamı seçmek. Bütün yapmacıklıklardan uzak durmak için. Bütün aymazlıklardan uzak durmak için. Bir süre izleme konu olmuştur zaten bu durum :Ün ânında, inzivâya çekilmek. Gözlerini kapatıp, yürümeye devâm etmek gibi. Hem de, yorgun gözlerinin yandığını duyarak. Âteşi varmış gibi sânkiyse insanın. Karda 40 derece yürümek. İşte, Salinger. Ve Holdın Kolfiyıld. Ne pervâsız bir dildi o çocuk. O çocukla beraber Çavdar Tarlası’nda koşmak isterdim el ele. Ne bıçkın bir dildi o Holdın. Tıpkı, bana benziyor. Ve Çavdar Tarlasında Çocukları okurken, kitâpta Holdın’la dolaşırken, duydum Salinger’in öldüğünü. Üzüldüm. Ancak kefiyli bir hüzündü bu...”

“Hüznün keyiflisi nasıl oluyor ki?”

“Bu anlatacağım bir şey değil, hissettiğim bir şey çünkü.”

Neyse. Dediklerini kafam basmıyor şu ân. Sözü kısa, özü uzun tutalım. Seni, umut ve muhabbetle gözlerimden öperim, Sağdıç.

İyi akşamlar. İyi yaşamlar.

Kolay ve rastgele... Haydi hayırlısı...


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Bu yazı hakkında henüz yorum yapılmamıştır.

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40