Gökçe Fırat - Yoksulların partisi olacağız!
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Yoksulların partisi olacağız!
GÖKÇE FIRAT
"Na'vi"ler Alevi mi?
HÜSEYİN ADIGÜZEL
Kürtçüler üzülecek ama Naviler'in lideri de Türk!
KAYA ATABERK
Hitler'in vatanı Avusturya Apo'ya kucak açtı
ÖZGÜR ERDEM
Ülkücülerin işçi direnişlerine saldırılarının "şanlı tarihi"
İNAN KAHRAMANOĞLU
Kılıçdaroğlu
6 Ok'u biliyor mu?
OKAN İŞBECER
Meclis’te
Hz. Tayyip kavgası
TUĞRUL ÇELİK
Kürt açılımının son davetlisi: Çuvalcı general
YUNUS YILMAZ
İşçinin emekçinin
düşmanı Tayyip
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Senaryolar
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Mauthausen'in korkunçluğu
İLYAS SALMAN
Yıkılası anıtlar
TEVFİK KAYMAZ
Yıldırımlar yaratan
bir milletin çocuklarıyız
EYKAN CAN
Düdüklerin efendisi
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (18)
 
 

Gökçe Fırat
Yoksulların partisi olacağız!

Gökçe Fırat2011 seçimlerine hazırız
Solun giremediği bölgelerde de örgütlüyüz

TÜRKSOLU: Partiniz kurulduğu anda ne kadar örgütlü olacak?

GÖKÇE FIRAT: İlk etapta Türkiye’de illerin dörtte birinde kurulmuş olacak. Bundan sonrası için her ay 5 ila 10 il arasında şube açılma projesi var. Dolayısıyla bir 6 ay içerisinde seçime katılma barajını aşacağız.

TÜRKSOLU: Yani 2011’deki genel seçimlere katılabileceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: Evet. Hedefimiz bu.

TÜRKSOLU: Peki ağırlıklı olarak Türkiye’nin hangi bölgelerinde örgütlüsünüz?

GÖKÇE FIRAT: Enteresan bir şeydir, Türkiye’de sol genel olarak sahile sıkışmıştır. Fakat bizim partimiz bunun bir istisnası olacak. Özellikle İç Anadolu ve Karadeniz’de güçlü bir parti teşkilatımız var.

TÜRKSOLU: Peki teşkilatınız hangi kesimlere dayanıyor? Solun giremediği İç Anadolu’ya siz nasıl girdiniz?

GÖKÇE FIRAT: Bizim formülümüz basit. Biz Atatürkçülük, milliyetçilik ve solculuğu birleştirerek, Türk halkının değerlerine sahip çıkarak uzun süredir bu bölgelerde ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Solun bu bölgelerde olmamasının nedeni aslında halktan kopuk olmasından kaynaklanıyor.

Maalesef bizim sol kesim yazlık bölgelerde, sahil bölgelerinde, zengin semtlerinde örgütlenmeyi çok daha kolay gördüğü için bu bölgelere hiçbir zaman gitmedi. Bizim arkadaşlarımız, parti kadromuz ise uzun süredir Anadolu’yu karış karış dolaşıyorlar. Türkiye’nin bozkırı dediğimiz bölgelerinin hepsinde Atatürkçü Parti heyecanla bekleniyor.

TÜRKSOLU: Söylemleriniz yoksullara yönelik. Peki örgütlenmeniz de yoksullara dayanıyor mu?

GÖKÇE FIRAT: Elbette özellikle yoksullarla buluşuyoruz. Fakat partimiz sadece yoksul hareketi olmayacak. Partimizin büyük bir bölümünü Türkiye’nin alt tabaka insanları oluşturmakla birlikte, yine orta sınıftan, hatta zengin kesimlerden de yani klasik bizim seçkin dediğimiz Atatürkçü tabakadan da partimizde yoğun bir şekilde katılım bulunacak.

Solun kısır döngüsüne bir çözümümüz var. Maalesef Türkiye’de sol sadece zenginlere hitap eden, zenginlerden oy alan, zenginlerden kadro çıkaran bir hareket. Atatürkçü Parti bunu tümüyle değiştirecek. Zenginlerden de destek alan, ama aynı zamanda kadrolarını ve hareketin liderlerini yoksulların içerisinden çıkartacak, siyaset sahnesinin ön tarafına yoksulları çıkartacak bir parti teşkilatı kuruyoruz. O nedenle çok fazla üst tabaka insanların değil, sıradan insanların sıradan Anadolu işçisinin köylüsünün bulunduğu parti teşkilatları kuracağız.

Bizi yoksullar hep anladı bir tek zenginler anlamadı

TÜRKSOLU: Ancak sizin partiniz yoğun bir ideolojik çalışma sonucu olarak ortaya çıktı. Siz de bir fikir insanınız. Sizi anlamak, belli bir eğitim birikimi, belli bir mali yapıyı gerektirmez mi? Yoksul insanlar sizi anlayabiliyor mu?

GÖKÇE FIRAT: Biz TÜRKSOLU’nu çıkarttığımız andan itibaren bu konuda hiçbir sıkıntı yaşamadık. Bizi yoksullar her zaman anladı, bir tek zenginler anlamadı. Zenginlerin anlamamasını da çok doğal karşılıyoruz. Sonuçta bizim getireceğimiz devrim projesi Türkiye’deki yoksulları mutlu edecek ama zenginlerin rahatı elbette kaçacak. Düzen bozucu bir hareket olduğumuz için, bizim kimi söylemlerimiz, bizim yazdıklarımız özellikle üst tabaka insanlar arasında tepki doğuruyor. Fakat halk tarafından coşkuyla sahipleniliyor.

Halk tarafından anlaşılamamak gibi bir sıkıntı hiçbir yerde çekmedik. Mesela bizim TÜRKSOLU’nda yayınladığımız kapak yazılarımız veya benim yazılarım Türkiye’de ilkokula bile gitmemiş insanlar tarafından bile anlaşılabiliyor. Çok eğitimli olmayan insanlarımız da bunları çok rahat okuyabilir, anlayabilir, her yerde de sahiplenebilir.

TÜRKSOLU: Ama Türkiye’nin yoksulları bugüne kadar genellikle sağın tabanını oluşturdu.

GÖKÇE FIRAT: Türkiye’nin sorunu zaten bu. Yoksulların ideolojisi zenginlere hitap ediyor, zenginlerin ideolojisi yani sağcılık ise yoksulları peşinden sürüklüyor. Biz Türkiye’de kurulu bu çarkı değiştireceğiz.

Bu, Türkiye’de bir tek Atatürk’ün başarabildiği bir şeydir. Kısa süreli ömründe Atatürk’ün destekçisi yoksullardı. Ankara’nın özellikle müteahhit çevresi, zenginleri, İstanbul’un zaten beyleri paşaları hepsi Atatürk’e düşmandı. Atatürk gücünü yoksullardan alıyordu.

Atatürk’ten sonra maalesef solculuk elit kesimler içerisine sıkıştı. Bunu aşma projesi olarak 68 hareketini, Deniz Gezmiş’leri görüyoruz. Fakat onların önüne başka engeller çıkarıldı ve maalesef aşamadılar. Yoksa 68 hareketi de düzgün bir şekilde gidebilseydi eminiz solun bu kısır döngüsünü aşacaklardı.

TÜRKSOLU: Peki yoksullara dayanan bir hareket mali yapısını nasıl oluşturacak? Zenginlerin kurduğu partilerin mali yapılarıyla nasıl baş edeceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: Bunu yine Atatürk gibi gerçekleştireceğiz. Kurtuluş Savaşı başlarken Atatürk’e soruyorlar. Paşam kadromuz yok, paramız yok, ne yapacağız? Mustafa Kemal’in çok özlü bir deyişi vardır. “Para yoksa bulunur. Ordu yoksa kurulur.”

Biz Kurtuluş Savaşı’nı zaten bu azimle kazandık.

Mustafa Kemal Samsun’a çıktığında beş kuruş parası mı vardı?

Veya Mustafa Kemal’in peşine takılan kadroların parası mı vardı?

Yoktu.

Mustafa Kemal’in ve lider kadronun Sivas’taki, Erzurum’daki çalışmalarında, hele hele Meclis çalışmasında nice zorluklarla, yoksulluklarla boğuştuğunu çok iyi biliyoruz.

Türkiye’deki politika daha sonradan zengin işi haline geldi. Ama biz Mustafa Kemal anlamında bir Kuvayı Milliye hareketini, yine imece usulüyle yoksul işi olarak ele alacağız ve o şekilde götüreceğiz.

Bize ısrarla söylenen şey şu: Yoksullar evlerinde otursun, oy versin siyasete bulaşmasın. Biz bunu değiştireceğiz.

Hayır! Türkiye’nin yoksulları ve fakir insanları mücadele edecek ve parasız bir şekilde bu mücadeleyi omuzlayacaklar.

TÜRKSOLU: Zenginler size katılmak, partinize destek olmak isterse?

GÖKÇE FIRAT: Zenginlerin hepsine kapımız açık. Fakat parti olarak zengine kapısı açık olmak daha doğrusu tüm halka kapısı açık olmak başka bir şeydir. Sizin tüm finansmanınızı zengin bazı işadamları karşılıyorsa onların emrine girersiniz.

Türkiye’de soluyla sağıyla bağışçı bir zengin kitle vardır. Partileri bunlar beslerler. Daha sonrasında da partiler meclise girdiğinde o işadamlarının sorunlarını çözerler. Biz bu şekilde yol almayacağız.

Gerekirse parasız kalabiliriz, pulsuz kalabiliriz. Ama asla politikalarımızda, onurumuzdan taviz vermeyeceğiz.

Gökçe FıratCHP Atatürkçü olmadığı için oy alamıyor

TÜRKSOLU: Hep Atatürk’ten cesaret alıyorsunuz. Atatürk’ü örnek veriyorsunuz. Ama Türkiye’de Atatürk’ün kurduğu bir parti var. Ve siz ondan uzak duruyorsunuz. Niye Atatürk’ün partisini bir kenara itip sıfırdan başlıyorsunuz.

GÖKÇE FIRAT: Birincisi, Türkiye’nin günümüz koşullarıyla Atatürk dönemi koşulları hemen hemen aynı.

İkincisi Türkiye’nin en büyük değeri Atatürk’tür. Atatürk’e en fazla düşman olan Taraf gazetesi bile halkın %50’si Atatürkçü diye bir anket sonucu yayınlıyor.

Peki Atatürk’ün partisi kaç oy alıyor bugün Türkiye’de?

Yüzde 20!

Öyleyse, anketleri şu şekilde yapalım. Milleti sandık başına götürelim. CHP Atatürk’ün partisi mi değil mi diye bir soralım. Eminiz Türkiye halkının yüzde 90’ı değil diyecektir.

Bu bize sorulması gereken bir soru değil, bizzat CHP’ye sorulması gereken bir soru. Atatürk sevgisinin bu kadar yüksek olan bir ülkede Atatürk’ün partisiyiz diyorsunuz da niye insanlar size inanmıyor demeniz lazım.

Fakat bunu Deniz Baykal’a veya CHP yöneticilerine sorduğunuzda alacağınız yanıt çok basit olacaktır. Halk bizi anlamıyor diyebilirler. Halkımız henüz hazır değil diyebilirler.

Aksine halkımız CHP’yi Atatürkçü görmediği için oy vermiyor. O nedenle bizim rakibimiz veya bizimle aynı kulvarda başka siyasi hareketler var diye görmüyoruz.

Tam tersine Türkiye’de sadece iki parti kalacak. Birisi gerici-bölücü blok dedidiğimiz AKP’dir. TÜRKSOLU’nun kuracağı parti, yani bizim Atatürkçü Partimiz AKP’ye karşı tüm muhalefeti omuzlayacak tek parti olarak gelecek.

TÜRKSOLU: Madem Türkiye çapında çok yaygın bir örgütlenmeniz var. Bu gücünüzü niye CHP’yi tekrar Atatürk’ün partisi yapmak için kullanmıyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Bu da CHP’lilerin çok klasik bir argümanı. CHP’den şikayet eden her insana dedikleri şey şudur: “İyi tamam, CHP çok kötü olabilir. Lideri kötü olabilir. Politikaları kötü olabilir. Yine de girin CHP’nin içerisinde mücadele edin.”

Bunu diyen insanlar, bunu diyenlerin büyük kısmı zaten CHP’ye alınamayan insanlar.

İnsanlar mücadeleden kaçmanın bir yolunu bulmuşlar. Diyorlar ki, CHP’nin içerisine girin mücadele edin.

Peki CHP’nin içerisine girip mücadele edemezseniz ne olacak?

Kenara köşeye çekileceksiniz. Yani siyasetten uzak duracaksınız.

Türkiye’nin büyük bir aydın birikimi var bugün, büyük bir muhalif potansiyeli var. Hiçbirini CHP içerisinde barındırmıyor. Herkes CHP içerisindeki bu diktatoryal tavırdan şikayetçi. Ama yine de insanlar “Yine de CHP’ye gelin” diyor.

Bu birincisi CHP’ye yarıyor. İkincisi CHP’nin içerisine girmemiş milyonlarca muhalifi partisiz bırakmaya hizmet ediyor. Bugün CHP’ye oy vermeyen milyonlarca insan var kenarda köşede bekleyen. Biz kapımızı bunlara açacağız. CHP’den memnun olmayanlar, CHP’yi yeterli görmeyenler bizim partimize gelecekler ve gerçekten özledikleri Atatürkçü mücadeleyi bizim partimizde verecekler.

TÜRKSOLU: Sarıgül de CHP’ye bir muhalefet yürütüyor. Baykal’a ve mevcut CHP’ye isyan bayrağı açıyor. Size engel olmayacak mı?

GÖKÇE FIRAT: Sarıgül hiç kimseye engel olabilecek kapasitede bir adam değil. Dolayısıyla Sarıgül hareketini biz konuşmuyoruz bile. Kimileri bunu pohpohlasa da Sarıgül’ün bir tabanı yok. Sadece CHP içerisinde rant mücadelesinde kaybetmişlerin temsilcisidir.

Ama Türkiye’nin bir rant mücadelesi gibi bir derdi yok. Dolayısıyla bizim CHP muhaliflerini örgütleme gibi bir derdimiz de yok. Bunun için çıkmıyoruz ortaya. Ama CHP muhalifleri de elbette bizim mücadelemize bir yerinden katılmak zorunda kalacaklar. Tabii eğer Türkiye için hizmet etmeyi kafalarına koymuşlarsa.

TÜRKSOLU: Son 5-6 yılda size benzer söylemlerle pek çok Atatürkçü Parti kuruldu. Örneğin Yekta Güngör Özden kurdu. Mümtaz Soysal kurdu. Onlar da CHP’ye size benzer şekilde eleştiriler getirdi. Ama başarılı olamadılar. Sizin farkınız ne olacak?

GÖKÇE FIRAT: Biz devrimci bir hareketten geliyoruz. Yanımda bulunan çoğu arkadaşla birlikte üniversite yıllarından beri bir kadro hareketi yaratarak geldik. Kendi fikirlerimizi üreterek geldik. Kendi yapımızı inşa ederek. Bu kadro hareketinin yıkılma ihtimali yok.

Bizden önce çok iyi niyetli bazı insanları, mesela Yekta Güngör Özden’in girişimlerini elbette takdirle izledik. Fakat Yekta Bey’in çevresinde Yekta Bey kadar namuslu insanlar yoktu. Onun handikapı oydu.

Benim avantajım şu, benim arkamda ve benim yanımda benimle aynı fikirleri paylaşan, on yıllardır aynı mücadeleyi omuzlayan çok ciddi bir kadro birikimi var. Ve bu kadro birikimini hiçbir zorluk dağıtamaz. Biz buna çok güveniyoruz. Zaten buraya kadar da bu şekilde geldik.

AKP’yi ancak ortak bir gelecek davasına soyunan bir muhalif hareket yıkabilir

TÜRKSOLU: AKP iktidara geldiğinden beri ADD gibi pek çok Atatürkçü dernek çevresinde örgütlenen insanlar oldu. Hatta Cumhuriyet mitinglerinde milyonlarcasını sokağa da döktü bu hareketler. Ama o büyük mitinglerden sonra bile AKP oylarını artırarak tek başına iktidar oldu.

GÖKÇE FIRAT: O başarısızlığın nedeni biraz da kitleselliğe güvenilmesiydi. Politikada sonuç alma kitleselleşme meselesi değildir. Politika sağlam bir örgütsel yapıya dayanır.

AKP hükümetinin zaten avantajı buydu. AKP de baktığımız zaman on yıllardır gelen belli bir örgütsel yapının üzerine oturuyordu. Fakat AKP’ye muhalif çıkan akımlar, buna ADD’nin örgütlediği o cumhuriyet mitinglerini ekleyebiliriz, son anda örgütlenmiş, hiçbir ortak geçmişleri olmayan ve ortak bir gelecekleri olmayan insanlardı.

Siz hiçbir ortak bir geçmişi olmayan, ortak bir gelecek davası olmayan insanları bir araya getirirseniz bir seçim kazanamazsınız, bir iktidara yıkamazsınız.

Bizim formülümüz basit. On yıllardır bizimle birlikte mücadele eden ciddi bir kadro birikimi var. Ve bu kadroya güvenen, ortak bir gelecek davasına soyunacak milyonlarca insan var. Bu ikisini bir araya getireceğiz ve AKP’nin karşısına ciddi bir parti olarak, ciddi bir devrimci parti olarak çıkacağız.

AKP’nin en büyük avantajı karşısında hiçbir muhalefetin olmaması. Bakın iki tane parti var, ciddi oranda oyları var. İkisi de mücadeleyi sadece meclise hapsettiler. Halk zaten dağınık kalıyor. En son noktada da AKP teşkilatları çalıştığı için oyları AKP topluyor.

AKP tarzı çalışma yürüten Türkiye’de tek bir parti var, o da bizim partimiz.

Biz CHP’nin, MHP’nin, ADD’nin, diğer muhalif kesimlerin de yapmadığını yapıyoruz. Bizzat kapı kapı dolaşarak insanlarla bulundukları yerlerde görüşüyoruz. O şekilde mücadele ediyoruz.

Bizim formülümüz kazanacak formüldür. Bu şu anda milyonları etrafına toplamamış olabilir, ama unutmayın ki Tayyip Erdoğan’lar AKP’liler de ortaya çıktığında peşlerinde milyonlar yoktu. %3’lük, %5’lik marjinal partiler şu anda Türkiye’nin %50’sine hükmediyor.

Gökçe Fırat
Gökçe Fırat

Gökçe Fırat, Attilâ İlhan ve Talat Turhan’la birlikte.

En fazla oy getirecek şey
Atatürkçülüğün kendisi

TÜRKSOLU: Ama onların arkasında ABD yok muydu? ABD’nin desteğiyle o güce ulaşmadılar mı?

GÖKÇE FIRAT: Elbette ABD vardı. O zaman buradan şu sonuç çıkıyor. ABD’nin desteğini arkasına almayan hareketin Türkiye’de iktidar olma şansı yok.

O zaman ne yapalım?

Kenara, köşeye mi çekilelim?

Bu da büyük bir palavra. Bu da Amerikancıların en büyük argümanlarından biri.

Peki Mustafa Kemal’in arkasında kim vardı?

Onun da mı ABD vardı?

Parasız pulsuz yapıldı. Alın size bir örnek.

Veya Latin Amerika’ya gidin. Chavez’in arkasında ABD mi vardı?

Türkiye ABD’den en çok nefret edilen ülke. Böyle bir ülkede anti-Amerikancılık puan kazandırır. Bunu çok pragmatik bir şekilde Cem Uzan denedi ve %7 oy aldı ilk seçimde. Cem Uzan’ın bunu devam ettirememesinin nedenleri elbette başka.

Ama sonuçta o örnek bile şunu gösterdi: Tutarlı bir anti-Amerikancılık, tutarlı bir anti-kapitalizm Türkiye’de çok ciddi bir tabana sahiptir. Bu tabanı değerlendirmek lazım.

TÜRKSOLU: Bu Amerikan karşıtı tabanı CHP ve MHP niye değerlendirmedi?

GÖKÇE FIRAT: Bu tabanı Amerikasız bir gelemeyiz dersek kaybederiz. CHP de MHP de aynı tuzağa düştüler. Seçimlerden önce Amerikan elçisi geldi, bunları uyardı. Bırakacaksınız anti-Amerikancılığı dedi. Oyları mı arttı CHP ile MHP’nin? Aksine AKP’nin yıkılışa geçtiği bir yerde CHP ve MHP oyları toplayamadı.

TÜRKSOLU: AKP’nin belediyeleri ve iktidar olanaklarıyla yarattığı bir saadet zinciri var. Bunu nasıl kıracaksınız?

GÖKÇE FIRAT: Saadet zinciri çok kolay kırılır. AKP iktidarı karşısında ciddi bir muhalefet bulduğu andan itibaren, ciddi bir muhalefet ona karşı mücadele ettiği andan itibaren o kadroları kaybedecektir. AKP’nin parayla kazandığı, yani evlere bulgur torbaları dağıtarak kazandığı oylar zaten çantada keklik oylar değildir. AKP bunu görecek.

TÜRKSOLU: Ancak AKP özellikle halkımızın dini duygularını kullanarak bir tahakküm kurmuş durumda. Bunun üstesinden nasıl geleceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: AKP dini kullanıyor, din çok güçlü bir silahtır vs. falan diyorlar ama asıl bunu söyleyenler dine hakaret ediyorlar.

Eğer AKP bu oyları Allah’la Kuran’la alıyor olsa, bu ülkede Allah’a inananların oranı %38 mi?

Türkiye’nin AKP’ye oy vermeyen %62’si dinsiz mi?

Ateist mi?

Hiç de değil.

Aksine Türkiye’de en fazla oy getirecek şey Atatürkçülüğün kendisidir. Siz yeter ki Atatürk’ü düzgün bir şekilde savunun.

Türkiye’de Amerikancıları, ırkçıları, Kürtçüleri, bölücüleri, Şeriatçıları hepsi birleşmiş.

Neyin karşısında birleşmiş?

Atatürk’ün…

Yıkabiliyorlar mı?

Yıkamıyorlar.

Bizim böyle Atatürk gibi büyük bir hazinemiz var. İnsanlar Atatürk’ü bırakıp ya Amerikancılığa sarılıyorlar, ya Şeriatçılığa ya ırkçılığa ya da Kürtçülüğe sarılıyorlar. Ve bunu oy getirecek diye yapıyorlar. Ama hepsi oy kaybediyor.

İnsanların aklını başına devşirmesi lazım. Amerikancılıkla, Kürtçülükle, Şeriatçılıkla bu ülkede oy toplanamaz.

Bunun olamayacağını bizzat AKP bile gösteriyor. İşte oyları %38’e düştü. Bir dahaki seçimde %30’un da altına düşecek.

Güçler bölünmesin diyen Atatürkçü hareketler Atatürkçü Parti’ye katılmalı

TÜRKSOLU: Son dönemde pek çok yeni parti kuruluyor. Örneğin HEPAR ve Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’nun söylemleri size de benziyor. Niye onlarla birlikte bir örgütlenmeye girişmiyorsunuz? Neden güçleri bölüyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Bu soru aslında HEPAR’a sorulacak bir sorudur: Sonuçta TÜRKSOLU 8-10 senedir siyaset yürütüyor. Bölen birileri varsa, bizden sonra kurulanlar, bizden sonra harekete geçenlerdir diyebiliriz.

Bu konuda şunu da söyleyebilirim. Tamam, HEPAR’ın söylemleri bizimkilere benziyor. Fakat orada bir handikapları var. Maalesef HEPAR ideoloji üreten, politika üreten bir parti değil. Osman Paşa iyi bir asker olabilir, tutarlı bir insan olabilir. Fakat siyaset, siyasetçilerle, siyasi kadrolarla yapılacak bir iştir. O partinin böyle bir kadroları olmadığı için bir başarı şansı görmüyoruz.

Ama savundukları şeyleri savunmasınlar mı derseniz, bunlar güzel şeyler. Türkiye’de muhalefet edecek hele hele Türk politikasını savunarak muhalefet edecek insanlar elbette siyasi sahnenin içinde yer alabilirler. Ama bizzat Pamukoğlu hareketi için de o partiye gönül verenler için de bizim diyeceğimiz şey şu olabilir: Güçleri bölmemek, birleştirmek için TÜRKSOLU’nun kuracağı Atatürkçü Parti’de yerlerini alabilirler.

TÜRKSOLU: Peki ADD gibi diğer Atatürkçü örgütlenme ve dernekler?

GÖKÇE FIRAT: Biz bunu sadece HEPAR için değil, muhalefette bulunan tüm hareketler için de söylüyoruz.

Yani şimdi Atatürkçü Düşünce Derneği istediği kadar 500 şubemiz var desin, şunu yaptık desin. Sonuç almadıkları ortada. Buna benzer diğer dernekler de şundan vazgeçmek zorundalar artık. Düzgün politika üreten, düzgün ideoloji üreten, düzgün bir örgütlenme yapan Atatürkçü Parti’ye katılmaları gerekir. Biz bu hareketlerin içerisinde bulunan çoğu insanın bizim partimize bir süre sonra katılacaklarını düşünüyoruz.

TÜRKSOLU: Partinizin kimliğini sol olarak tanımlıyorsunuz. Ama Türk halkının şu an büyük çoğunluğu sağ partilere oy veriyor. O kesimleri nasıl kucaklayacaksınız? Sizden korkmayacaklar mı?

GÖKÇE FIRAT: Tayyip Erdoğan’dan korkmayan bir halk bizden hayli hayli korkmaz. Dolayısıyla öyle bir problemimiz yok.

Tayyip Erdoğan’a bile oy vermiş bir halkın korkabilecek hiçbir şeyi yoktur bu ülkede. Bizi bu halk seve seve kucaklar elbette.

TÜRKSOLU: Peki parti kadrolarınızda eskiden sağa oy vermiş, sağ partilerde çalışmış insanlar da bulunuyor mu?

GÖKÇE FIRAT: Elbette, o kesimlerden de çok yaygın bir katılım var.

TÜRKSOLU gazetesini veya bizim bildirilerimizi broşürlerimiz eline alanlar hemen telefonlara sarılıp merkezlerimizi arıyorlar. Böyle de sol olur muymuş, böyle sola canımız feda diyorlar.

Aslında bu, o tabanda bulunan solu yanlış tanımış insanların bizzat değişmesine yol açıyor. Ve o tabandan çok sayıda insan kitlesel bir şekilde bizim hareketimizin içerisine giriyor.

Sol tabanı da sağ tabanı da Atatürkçülükte birleştiriyoruz

Zaten artık eski argümanlarla da düşünmemek lazım. Şunun için söylüyorum, mesela geçtiğimiz seçimlerde CHP ve MHP tabanı ideolojik bir oy kullanmadı. CHP’liler pek çok yerde MHP’ye, MHP’liler CHP’ye oy verdi. Eğer Türkiye’yi 80 öncesinin kalıplarıyla sol ve sağ diye ayırırsak, bu en fazla kimin işine yarar? AKP’nin.

Aksine Atatürkçülük ortak paydasında birleşecek bu insanların kimisi kendisini sadece Atatürkçü olarak tanımlayabilir, kimisi aynı zamanda solcu-sosyalist olarak tanımlayabilir, kimisi kendisini milliyetçi olarak tanımlayabilir. Tüm bu kesimleri Atatürkçülük ortak paydasında ortak bir muhalefette, ulusal bir muhalefette birleştirmek lazım. Bizim soyunduğumuz işte bu.

Bizim hareketimize katılmaya ne sol tabandan ne de sağ tabandan herhangi bir itiraz yok. Gelen insanlar gayet de mutlu oluyorlar. Eski kalıpları aşıyorlar, eski yanlışları unutuyorlar. Biz insanlara bu yanlışlıkları unutturuyoruz. Bu Türkiye açısından da son derece güzel bir şey.

TÜRKSOLU: Eski sağ ve sol kalıpları aşalım diyorsunuz. O zaman niye kendinizi merkezde konumlandırmıyorsunuz? Solda konumlanıp işinizi zorlaştırıyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Solda tanımlamak dediğimiz tamamen iktisadi bir şeydir.

Eğer Türkiye’nin %80’lik bir öbeği yani yoksul insanları, emekçi insanları diyebileceğimiz insanları olmasaydı, yani Türkiye’nin iktisadi sisteminde uçurumlar olmasaydı, sizin dediğiniz doğru olabilirdi.

%80’i yoksul olan bir ülkede merkezde olmak demek %80’den kopmak demektir zaten. Aksine solda olacaksınız ki bu %80’i kucaklayasınız.

Biz bu tür argümanları da reddediyoruz. Aksine kendisini merkezde tanımlayan partiler oy kaybederler. Bakın AKP’nin başarısı da burada. Çok ciddi bir şekilde, seçim dönemlerinde anti-kapitalist bir propaganda yürüttü. Fakat biz merkezde olacağız diyen pek çok parti yürütemedi ve kaybetti.

Dolayısıyla anti-kapitalizm, solculuk ve sosyalizm elbette oy getiren şeyler. Bunu değerlendirmek lazım. Kesinlikle oy kaybettirmez bunlar.

Siyaset ticaret ve rant aracı değil vatan mücadelesidir

TÜRKSOLU: Şu ana kadar mevcut bütün partileri tek tek eleştirdiniz. Eleştirdiğiniz partilerin kadroları size katılsa, partinizin yapısını bozmaz mı?

GÖKÇE FIRAT: Bizim partimiz tamamen bir halk partisi şeklinde kuruluyor. Dolayısıyla eski siyasetçi türünde insanların büyük kısmı bizim partimizden zaten uzak duracaktır. Siyaseti bir ticaret ve rant aracı olarak gören o tür insanları elbette uzak tutacağız.

TÜRKSOLU: Ama eleştirdiğiniz o siyasal yapının da içerisinde siz de yer alacaksınız. Bu sizi de kirletmeyecek mi?

GÖKÇE FIRAT: Siyasi mücadeleye giren tüm partiler kirlenir argümanını da kabul etmiyoruz. Biz siyasi bir mücadele değil, bir vatan mücadelesi vereceğiz.

Yani Atatürk’ün hareketi, nasıl Atatürk’ü ve onun kadrosunu kirletmediyse, bizim partimizin yürüteceği vatan mücadelesi de hiç kimseyi kirletmeyecek. Aksine vatanseverlik insanları temizleyecek tek şeydir.

Bu düzen içerisinde kendisini işe yaramaz gören insanlar, kirlenmiş insanlar, suçlu hisseden insanlar bizim partimize girecekler ve temizlenip çıkacaklar.

TÜRKSOLU: Siz peki seçimlerle iktidara geleceğinize gerçekten inanıyor musunuz? Sonuçta Atatürk de seçimle iktidara gelmedi. Atatürk’ün yapamadığını siz yapabilecek misiniz?

GÖKÇE FIRAT: Atatürk’ün yapamadığı demeyelim. Atatürk seçim kazandı sonuçta. Yani iktidara belki seçimle gelmedi ama Atatürk’ün kurduğu Türkiye’de seçimler yapılıyordu, CHP tek partiydi belki ama oyları büyük oranda CHP alıyordu.

TÜRKSOLU: Ama Atatürk’ten sonra sol kesim sürekli oy kaybetti.

GÖKÇE FIRAT: Doğru, ama bakın bu oy kaybının kırıldığı tek bir nokta vardır: 1977 seçimleri. CHP’nin gerçekten sol bir politika yürüttüğü bir dönemdir.

Bunun dışında şöyle bir örnek de var. 90’ların sonunda DSP’nin hızla yükseldiği bir dönem de oldu.

Bu dalgaları iyi analiz edersek görüyoruz ki Türk halkı düzgün politikaları seslendirdiği zaman sol partilere oy vermekten kesinlikle kaçınmıyor.

Şimdi Türkiye’deki Amerikan karşıtıyım diyen insanların oy everebileceği bir parti var mı?

Yok.

Ben anti-kapitalistim diyen insanların oy verebileceği var mı?

Yok.

Hatta biz şunu da söylüyoruz, ben Türk’üm diyenlerin oy verebileceği bir parti var mı?

Yok.

Şimdi bu dediğim insanlar Türkiye’nin %70’i, %80’i…

Biz bunlardan oy almak için yola çıkıyoruz.

Eğer biz de diğerleri gibi yapsaydık, ABD bizi tercih ettiğinde iktidara getirir zaten diye MHP ve CHP gibi köşemize çekilseydik bunları zaten demezdik. Ama sonuçta Türkiye’de bu oyu vermeye hazır milyonlarca insan bekliyor. Biz bunların oylarını çok rahatlıkla alacağız.

TÜRKSOLU: Engellenmekten korkmuyor musunuz?

GÖKÇE FIRAT: İstedikleri kadar engel çıkartsınlar. Türk halkı şunu gösterecek. Türkiye’yi biraz da Türkler yönetecek bundan sonra. (Devam edecek)






Gökçe Fırat'a sorularınızı buradan ulaştırabilirsiniz:

Gönderdiğiniz sorular röportaj bittikten sonra Gökçe Fırat tarafından cevaplanacaktır.
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

"Atatürk gibi yapacağız." ifadesinden ziyade, "Birer MUSTAFA KEMAL olacağız!" kararlılığını göstereceğimizi vurgulamak gerektiğini düşünüyorum.Yanınızda olacağımızın garantisiyle; bu uzun ve meşakkatli yolculuğumuzda, hepimize başarılar diliyorum.

Ö. T. Tuna, Eskişehir
6 Mart 2010


Sayın Gökçe Fırat,
Ben bu sene ilk kez oy kullanacağım ve tamda benim oy atabileceğim bir parti bir oluşum yok diyordum ki sizle, TÜRKSOLU ile yolum kesişti. Ve tam benim fikirlerimi benimseyen bir oluşumun olduğunu farkettim.
Sayın Fırat,
Türk Devrimci-Milliyetçi Gençliğinin aradığı partiyi kuruyorsunuz. Eğer söylediğiniz gibi 2011 seçimlerine girerseniz en kötümser tahminle %25 ile ilk seçimde ana muhalefette sonrada AKP'nin güvenoyu düşer düşmez iktidara gelip Türkiye'yi özlediği günlere getireceğinize adım gibi eminim.
Son olarak: "Partimiz" kurulduğunda Tokat İl Teşkilatı içerisinde aktif pozisyonlarda görev almak için sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Devrimci-Milliyetçi Ruhumla Selam Ederim.

Sadık, Tokat
9 Şubat 2010


Sayın Gökçe Fırat,Atatürk'ün meclisi gerçek sahiplerini arıyor. Bir an önce partimiz kurulmalı ve kendi menfatlerini düşünen sözde milletvekilleri oradan temizlenmeli.Size her zaman güveniyoruz. İyi ki varsınız...

Neşe Çubuk, İstanbul
9 Şubat 2010


Sayın Gökçe Fırat fikirlerinizin sonuna kadar arkasındayız. Particilik için değil, vatan savunması için ortaya çıktığınızı açıkça belli ediyorsunuz. Türk Milleti de bu savunmada hep sizlerle olacaktır.

Filiz, İstanbul
8 Şubat 2010


Bizlere, yıllardır yok sayılan Türklüğün siyaset sahnesine çıktığı günleri yaşatıyorsunuz...

Türkten gayrı her şeyin açılımının yapıldığı Türkiye'de TÜRKSOLU'nun ideolojik birikimi artık Türklük için siyaset yapacak, Türk davası için direnecek bir partiyi de doğurmakta...

Sayın Fırat, "Atatürk gibi yapacağız" diyorsunuz...

Evet, Atatürk gibi yapacağız. Atatürk'ün ardında dün emperyalizme nasıl direndiysek, tüm mazlumlara nasıl direnilir onu gösterdiysek, bugün de sizin liderliğinizde devrimci partimiz vatan ve emek mücadelesinin biricik merkezi olacak.

Buna inanıyor, buna güveniyorum!

Saygılar.

Çağrıbey, Antalya
8 Şubat 2010


Evet bence insanlar chp,mhp,dsp v.b partilerden bikti. Artik baska bir parti ariyordu ve akp ye bu yuzden oy verdi herkes. Eminimki su anda insanlarin daha yeni partiye ihtiyaci olacaktir.Insanlar bu yeni solcu partiye oy vereceklerdir..

Yasin, İngiltere
8 Şubat 2010


Sayin Gökce Fırat   Bir Elin Nesi Var. Iki Elin Sesi Var. Dört Elin Herseyi Var
Partimiz türk milletimize hayırlı uğurlu olsun ALLAH YOLUNUZU AÇIK ETSİN
SAYGILAR
NE MUTLU TÜRKÜM TÜRKÇÜYÜM ATATÜRKÇÜYÜM DİYENE!

Tural Yavuz, Almanya
8 Şubat 2010

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40