Gökçe Fırat - Okuyun Uğur Mumcu’yu, eşek olmayın!
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Okuyun Uğur Mumcu'yu, eşek olmayın!
KAYA ATABERK
Uğur Mumcu
Kürt Şovenizmine
karşı uyarmıştı
ALİ ÖZSOY
Edirne'de neler oldu? Sol'un PKK ile sınavı
ÖZGÜR ERDEM
İsrailci Tayyip neden İsrail'e karşı çıkıyor?
TEVFİK KAYMAZ
Özgürlükten kaçış
ARİF BAKIR
İdeolojisi olmayan
işçi sınıfı
OKAN İŞBECER
Şeyh Sait Türk devleti için ayaklanmış!
TUĞRUL ÇELİK
Taliban Yahudi mi?
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Son hafta...
 
TÜRKKAYA ATAÖV
1933'de Alman faşizmi
İLYAS SALMAN
Adana Kitap Fuarı'dan insan manzaraları
ERGİN KONUKSEVER
İran-Irak Savaşı
EYKAN CAN
Ziyaretçi
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (17)
MUSTAFA İZBERK
Biz Türkler göçebe miyiz? "Acaba" ?!.(3)
 
 

Gökçe Fırat
Okuyun Uğur Mumcu’yu, eşek olmayın!

 

Kürt devleti tehlikesini ilk O gösterdi

Başyazarımız Gökçe Fırat, 2009 yılında düzenlenen bir Uğur Mumcu anma toplantısında konferans verirken.

Tarih henüz 19 Ağustos 1990.

Körfez Savaşı’nın yani Amerika’nın ilk Irak müdahalesinin pazarlıkları yapılıyor basında.

6 ay öncesinden Uğur Mumcu uyarmaya başlıyor, “Kürt Desteği” başlıklı yazısıyla:

“Saddam rejiminin devrilmesi ile birlikte bölgede ne gibi değişiklikler olur? Irak’ta Baas rejiminin ve bu rejimle bütünleşen Saddam’ın siyaset sahnesinden indirilmesinden sonra Bağdat’ta Kürtlerin desteğiyle oluşacak Amerikan yanlısı bir hükümet kurulabilir.”

Celal Talabani hükümeti!

“ABD’nin istediği, petrol kuyuları üzerinde kurulacak bir devletin Pentagon egemenliğinde olmasıdır.”

Zaten şu anda Pentagon yönetiyor Irak’ı!

Ve geçmişi hatırlatıyor Mumcu:

“Sevr Anlaşması’nın 62 ve 64. maddeleri ile de Kürtlere devlet kurma hakkı tanınmıştı. Kürtlere verilen devlet kurma hakkının güvencesi de şu üç devlete bağlanmıştı: İngiltere, Fransa ve İtalya.

Türkiye, Sevr Anlaşmasında Kürt devletini kurmak isteyen kapitalist Batı devletlerinin ordularınca işgal edildi. Kurtuluş Savaşı, Sevr anlaşmasını yırttı, yerine Lozan Anlaşmasını yerleştirdi.

ABD ve İngiltere’nin bölgede bir Kürt devleti kurma planları hiç değişmemiştir. Kapitalist Batının amacı, Ortadoğu petrolleri üzerindeki denetimleridir. Petrol, dün olduğu gibi bugün de Ortadoğu siyasetinin nedenidir. Petrol siyasete, siyaset de petrole yön vermektedir.

Türkiye’de Suudi destekli İslamcılık niçin bu kadar yaygınlaştırıldı? Bölgedeki Kürtler Batı devletlerince dünden bugüne niçin desteklendi? Son yıllarda ‘İslamcı-Kürtçü’ akım niçin desteklendi?

Bugün tanık olduğumuz gelişmeler bu soruların yanıtlarını da veriyor.

Dünden bugüne ne değişti? Garp cephesinde yeni bir şey yok!”

Gerçekten de böyle bir Kürtçülük tehlikesinin olduğunu, Amerika’nın planlarını, Sevr tuzağını çok iyi biliyordu Mumcu. Zaten ondan sonra da, yaklaşık 3 yıl boyunca hemen hemen yalnızca Kürt meselesini yazdı.

Neden Kürt meselesini yazdı?

Çünkü ABD’nin bu bölgede bir devlet kurmak isteyeceğini biliyordu:

“Celal Talabani’nin Washington ile arasının çok iyi olduğu biliniyor. Olası bir Kürt devleti, hiç kuşkunuz olmasın, Washington desteği ile kurulacaktır.

Körfez Savaşı sonrasında Irak toprakları üzerinde İran İslam devriminin yayılması ve ABD desteği ile bir Kürt devletinin kurulması yeni sorunlar doğuracaktır.”

Ve devam ediyor, bu defa “Kürt Oyunu” başlıklı yazısında:

“Hiç kuşkunuz olmasın; Kuzey Irak’taki Kürt devleti planı, düpedüz bir Amerikan oyunudur. Ve bu bir CIA planıdır! ABD yanlısı bir Kürt devleti, yeni Ortadoğu düzeninin de bir parçasıdır.”

Peki bu Kürt devleti kurulduktan sonra ne olacak?

O konuda da yazmaya başlıyor.

Yazısının başlığı “Özerk Kürt Devleti”:

“Celal Talabani ve öteki Kürt liderlerinin ABD desteği ile bölgede özerk Kürt Devleti kurma çalışmaları sürdürdüğü anlaşılıyor.

“Bölgede önce özerk Kürt Devleti kurulacak, ileride gelişmelere göre bir plebisit yapılacak” (...) “ve Kürtler, böylece kendi geleceklerini kendileri belirleyeceklerdir.

Bu plebisit ile bu özerk devlet, bağımsız devlet de olabilir. Bu özerk devlet Türkiye’ye de katılabilir.

Bir başka olasılık da Türkiye’de yaşayan Kürtlerin, bu Kürt devletine katılmak için uluslararası platformlarda birtakım girişimlerde bulunmalarıdır.”

Yani daha Birinci Irak Savaşı’ndan önce ne diyor?

Türkiye’nin önünde 3 seçenek var.

Birincisi, bir Kürt devleti orada kurulur.

İkincisi, bu devlet Türkiye’ye bağlanır. Bu, Özal’ın projesiydi. Diyordu ki Özal biz ordaki Kürtlerin de hamisi olacağız.

Ama üçüncü bir olasılığı söylüyor Uğur Mumcu: Türkiye’deki Kürtler de uluslararası birtakım girişimlerde bulunurlarsa, bu devlete katılırlar!

Ve soruyor tabii Mumcu Özal’ı eleştirirken:

Emperyalizmin 1925 yılındaki Kürt siyaseti de işte bu kanlı oyunlarla sahnelenmişti. Bugün bu siyaset yine uygulanıyor. Bu oyunda baş aktör değişmiş, Britanya İmparatorluğu’nun yerini ABD almıştır.

Evet Sevr hortluyor!

Celal Talabani ve Mesut Barzani’nin temsilcisi hangi ‘sıfat’ ile Türkiye’ye çağrılıyor? Dışişleri sözcüsünün ‘gayri resmi nitelik’ taşıdığını ileri sürdüğü bu gizli görüşme ‘devlet’ adına nasıl yapılabiliyor? Devlet adına, kim, nasıl yetki kullanıyor?

Bu ülkede Dışişleri Bakanlığı yok mu? TBMM yok mu? Hükümet yok mu? Genelkurmay yok mu? Bu gibi konuların görüşüldüğü Milli Güvenlik Kurulu yok mu? Yetkili kurumlar ve kurullar yok mu? Partiler yok mu? Kamuoyu yok mu?”

14 Mart 1991’de soruyor.

Çünkü Celal Talabani’nin ve Mesut Barzani’nin temsilcileri gelmiş Türkiye’ye, Özal bunlarla baş başa bir görüşme yapmış.

Daha sonra Türkiye, Celal Talabani’ye ve Mesut Barzani’ye TC pasaportunu verdi. Bunlar Türk pasaportuyla Kürt devletinin kuruluş hazırlıklarını yaptılar.

Uğur Mumcu için TÜRKSOLU tarafından düzenlenen yürüyüş. (24 Ocak 2009, İstanbul)
Mumcu’nun fikirlerini savunan ve onu yaşatan, onun gerçek ailesi olan Atatürkçülerdir.

Kürt Şovenizmi ve Kürt-İslam Sentezi

Uğur Mumcu sadece bölgede bir Kürt devleti planını öngörmedi. Çok daha önemli bir öngörüsü var: Kürt-İslam Sentezi.

Türkiye’nin rejiminin Kürt-İslam Sentezi olacağını biz TÜRKSOLU’nda yazdığımızda 2006 yılıydı.

Ama bakıyoruz Uğur Mumcu 1991 yılında “Kürt İslam Sentezi” başlıklı bir yazıyla Türkiye’nin rejimini daha o dönemden öngörmüş:

“1925 yılında Şeyh Sait liderliğindeki ayaklanma ‘hilafet, şeriat, Abdülhamid oğullarından birinin saltanatını temin’ gibi dinsel görüntülü siyasal amaçlarla sahnelenmemiş miydi?

Kürtçülüğün sarıldığı bu din silahı hiç de yeni değildir. Kürtçüler İslamcılara, İslamcılar da Kürtçülere yeniden yaklaşıyorlar!

Kuzey Irak’ta gelişecek ‘Kürtçü-İslamcılık’ hiç beklenmedik ‘ittifaklar’ da sağlayabilir.”

Daha sonra Kürt-İslamcılığın nasıl ortaya çıktığını Şeyh Sait üzerine yazdığı “Kürt-İslam Ayaklanması” başlıklı kitabında da açıkladı.

Yine çok çok önemli başka bir tespiti daha var Uğur Mumcu’nun: Kürt Şovenizmi.

Yani herkes Kürtler için “onlar eziliyorlar, fakirler fukaralar, mazlumlar” derken Uğur Mumcu başka bir şey yazıyor.

Yazının tarihi 18 Mart 1991, başlığı “Kürt Şovenizmi”:

“Şovenizm, emperyalist devletlerce bir araç olarak kullanılır. Kurtuluş savaşı öncesi ve sonrasında Arap-Kürt liderleri, İngiliz gizli istihbarat servislerince kullanıldılar.

Türkiye’de son yıllarda bir ‘Kürt şovenizmi’ yaratılmıştır.

Bugün Türkiye’de Türk ve Kürt birbirleriyle kaynaşmış olarak yaşıyorlar. Hangimizin Kürt kökenli akrabası ya da arkadaşı yok? Hangi Kürt kökenliye generallik, öğretim üyeliği, milletvekilliği, bakanlık, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yolu kapalıdır?

Kürt sorununun ABD desteği ile çözülemeyeceği, ABD destekli Kürt şovenizminin bölgede yeni yeni sorunlar doğuracağı da pek yakında anlaşılacaktır.

Kürt şovenizmi ile sınırlarımızın ötesinde ve ülkemizde yine uğursuz oyunlar oynuyor.”

Yani Kürtlerin soyunduğu rolün hiç de öyle ulusal kurtuluş mücadelesi olmadığını, emperyalizmin kullandığı bir şovenizm olduğunu ortaya koyuyor ve Kürtleri, Kürtçüleri savunanlara şunları soruyor:

“Bugün, açıkça görülüyor ki ülkede bir ‘Kürt şovenizmi’ yaratılmak isteniyor. Bu Kürt şovenizmi, din ve mezhep ayrımlarını da kullanıyor. PKK gibi Marksist-Leninist olduğunu ileri süren bir örgüt, ‘Kürt-İslam Sentezi’ silahına sarılıyor.

Din duygularının ve dince kutsal kavramların Kürtçülük adına kullanılmalarına, ilerici Kürt aydınları da karşı çıkmıyorlar. Çıkmadıkları gibi, bu din sömürüsüne destek de veriyorlar. Ne diyorlar?

- Din de antiemperyalist amaçlar uğruna kullanılmalıdır...

İyi, peki... Peki de ya ‘emperyalizm?’ Emperyalizme de bir diyecekleri yok. Ya da var, ama o da şöyle:

Sömürgeciliğe karşı savaşan halklar başka devletlerden yardım alabilirler...

‘Amerikan emperyalizmi’ yok mu? Varsa, eskiden vardı da son birkaç yılda mı birden bire siyaset sahnelerinden çekildi? ‘Amerikan emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri’ne oldular? ‘İslah-ı nefs’ mi ettiler? Yoksa eski CIA Başkanı Bush’un başkanlığında bu ‘işbirlikçiler’ buhar olup havaya mı karıştılar? Emperyalizm, kapitalizmin son aşamasıydı da Kürt sorunu söz konusu olunca mı bu aşamadan vazgeçti? Ne oldu teorilere? Ne oldu teori ve pratiğe?

Hani, Amerikan emperyalizmi Ortadoğu’da halkları birbirine düşman ediyordu? Ne oldu? ABD, Kürtleri bu çatışmanın dışında mı tutmaya karar verdi? CIA dün şeytandı da Kürt konusu gündeme gelince şeytanlığından vazgeçip birdenbire melek mi oldu?”

PKK’nın yeni seçilen Amerikan başkanına bir mektubu var, seçilmesini tebrik etmek için. Diyor ki, “Biz tarihimiz boyunca Amerikan çıkarlarına karşı hiçbir eylemde bulunmadık. Amerika bizim dostumuzdur.”

Daha 1991 yılında Uğur Mumcu onlara şunu söylüyordu:

“Ulusal kurtuluş savaşları, emperyalist devletlere, bu devletlerin gizli istihbarat örgütlerine ve bu devletlerin siyasetlerine güvenilerek yürümez.

İngilizlerin 1920-1930 yılları arasındaki Kürt siyasetleri, 1974 yılındaki Barzani-Carter-CIA ilişkileri ve Bush’un en son ‘Kürt oyunu’ bu gerçeğin en güçlü kanıtlarıdır.”

Kürtlerin ajanlığı

Yine bugünün oldukça önemli konularından birini ele alıyor 7 Ocak 1993’te:

“Türkçemizde ‘kimin eli kimin cebinde’ diye bir deyiş vardır. Ortadoğu’da kimin eli kimin cebinde belli değildir. Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.

Kanıtlanan son ilişki, MOSSAD-Barzani ilişkisidir.

‘MOSSAD’, İsrail devletinin gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu daha önce söylense kim inanırdı?

Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye ‘hayır, olmadı’ diyemiyor. CIA-Barzani ilişkileri biliniyor da MOSSAD-Barzani ilişkileri pek bilinmiyordu.

MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri, Londra ve Sydney’de yayımlanan “Israil’s Secret Wars- A History Of Israil’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor.

Kitap, İngiliz “The Guardian” gazetesinin 1984 yılından bu yana Tel Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü’nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış. MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor. Önsözde kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.

Kitapta, 1967 Arap-İsrail savaşından sonra MOSSAD’ın ‘Kürtler’le ilişki kurduğu, (s. 327) Mısırlı ünlü gazeteci Hasan El Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığı ile Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.”

Kürtler bugün çıkıp diyorlar ya “bizim İsrail’imiz de Türkiye.”

Peki asıl gerçek neymiş?

1967 yılında Arap-İsrail Savaşı olduğunda Barzani MOSSAD’la birlikteymiş, onlara yardım ediyormuş. 1967 dediğimiz yıl bundan 40 sene öncesi yani bunlar yeni işbirlikçi olmuş falan değiller.

İşte Filistin’in, Golan tepelerinin vs. işgal edildiği savaşta 1967 savaşında Kürtler kimin yanındaymış?

İsrail’in yanında!

Irak bölünürken kimin yanında?

Amerika’nın yanında!

Peki Türkiye’de Musul sorunu çıktığında?

İngilizlerin yanında!

Kurtuluş Savaşı sırasında?

Yunanlıların ordusunda!

...

Uğur Mumcu’nun adının arkasına saklanarak, PKK’yı, Kürtçülüğü, Şeriatçılığı savunanlara tek bir şey söylüyoruz:

Okuyun Uğur Mumcu’yu, eşek olmayın!


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Ödünsüz Kemalist, Militan Atatürkçü, Korkusuz Devrimci Uğur Mumcu. Bugün onun daha iyi anlıyoruz yazdıkları ölümünden 17 yıl sonra bile bize ışık tutmaya devam ediyor söylenecek fazla birşey yok çünkü Mumcu zaten herşeyi söylemiş. Cumhuriyet Öğretmeni

Fatih Özayaz, Van
26 Ocak 2010


rahmetli uğur mumcu,yu öldürenler bu gün ülkeyide öldürdüler.abd ve onun uşaklarına hizmet ederek paraları ceplerine indirdiler.ama güneş balçıkla sıvanmıyor gerçekler zamanla gün yüzüne çıkıyor.benim üzüldüğüm şu ki oğlu ve abisi rahmetliyi tam anlamamışlar.keşke onun izinden gidebilseler ama yok yanlış kulvarda yer alıyorlar. bu olaya çok üzüldüm. onun tüm yazdıklarını tekrar okusalar gerçekleri anlayacaklarını tahmin ediyorum. tüm devrim şehitlerini saygıyla anıyorum ve onlara allahtan rahmet onları katledenlere enbüyük azapları diliyorum.hepinize saygılar.

Türkan, İstanbul
25 Ocak 2010


uğur mumcu öldükten bir kaç sene sonra amerikanın dibinden bir ses Fidel KAstro dediki kürtler amerikanın kuzey ıraktaki petrol bekçileri olacaktır diye seslendi. bizim sosyalist güruhumuz her şeyi duyup ülkemize mal eden güruh sesini çıkartmadı. ama o sözde sosyalistler ürüye dursunlar gerçek sosyalistler, kemalistler, demokratlar, devrimciler ne uğur mumcuyu unutacak ne de gerçeklere kulaklarını tıkayacak.

Babacan, İzmir
25 Ocak 2010


Çalışmalarından ötürü Gökçe Fırat a teşekkürü bir Türk Milliyetçisi olarak borç bilirim.

Murat, Balıkesir
25 Ocak 2010



40-45 yIldIr bu işbirliği Ulus Devleti tehdit etmeye devam ede dursun gelinen noktada tbmm milletvekilleri lozan yerine Sevr siyaseti uygulamalarIna Anayasa Mahkemesi kapatma ile yetişebilir mi !...

Recep, Almanya
25 Ocak 2010


Uğur Mumcu ülkemiz için toplumumuz için çok büyük bir kayıp. Keşke yaşasaydı ve bugün ülkemizi ele geçiren EMPERYALİST-YOBAZ işbirliğine gereken cevabı verseydi. Ama O'nun takipçileri bu cevabı verecek . Kimsenin bundan şüphesi olmasın.

Selim Melen, İstanbul
24 Ocak 2010


55 yaşındayım,bu halkın herzaman gözbebeği olmuş TSK artık gözünü açmalı.Bu ülkede en büyük darbeyi yemiş,işkencelerde,darağaçlarında can vermiş yüzlerce Türk Solcusu,  hala TSK yı savunuyor bugün. Faşistler,mollalar,ABD uşakları tek tek yada topluca saldırıyorlar TSK ya, yüksek yargıya. Artık Evren gibi faşist, ABD uşağı istemiyoruz Kemalist Devrimlerin savunucusu, bağımsızlık savaşı veren, eş itlikçi,ilerici bir TSK istiyoruz.

Avni, Muğla
24 Ocak 2010


Sayın Gökçe Fırat  her zaman ki gibi mükemmel bir yazı yazmışsınız!!

Devrimci Kemalist Uğur MUMCU'yu saygıyla anıyorum!!Uğur MUMCU Türk Milletinin hakkını savunan,tehlikelere karşı uyaran ATATÜRKÇÜ bir Aydındı!!Yazınızda belirttiğiniz gibi kürt devleti tehlikesini gören ve Türk Milletini uyaran Uğur MUMCU idi!Uğur MUMCU,Peşmergebaşı Barzani'nin İsrail ile olan bağlantısını bulmuştu nitekim kürt Özal döneminde Diplomatik Pasaport verilen Peşmergebaşı Barzani ve Talabani denen Amerikan ve İsrail uşaklarının,pkk taşeronlarının foyasını meydana çıkarmıştı!!

Kürt-İslam Ayaklanması kitabı ile günümüze ışık tutmuş ve bunu anlayan TÜRKSOLU  Kürt-İslam Faşizmi tehlikesini Türk Milletinin görmesini sağlamış ve uyarmayada hiç bıkmadan devam etmektedir!!Türk Milleti bu vatanı Büyük ATATÜRK Önderliğinde kan döküp can verip kurtardı Emperyalistleri Geldikleri gibi geri gönd
 erdi!!Türk Milleti koşullar ne olursa olsun mücadele azminden hiçbir şey kaybetmemiştir,Emperyalist uşağı bölücülere Milli Mücadele de verdiği gibi en sert cevabı verecektir!!Türk Milletinin yapması gereken Büyük ATATÜRK'ün İlke ve DEVRİMLERİNE sahip çıkmaktır,işte o zaman hiçbir güç Türk Milletinin önünde duramaz!!

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR!! TEK YOL KEMALİST DEVRİM!!NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!

Mustafa Serhat Akman, Muğla
22 Ocak 2010


Kutlarim, gercekten emek verilmis bir derleme. Sayin Firat'in yazilari zaten basli basina bir aydinlatma araci. Tesekkürlerimi sunuyorum.

Rauf Aşar, Almanya
22 Ocak 2010


Bu ülkenin bağımsızlığı için katledilen Deniz Gezmiş,Mahir Çayan,Uğur Mumcu ve tüm şehitlere sonsuz saygılarımızı sunarız.Solcuyum demekten gurur duyabileceğimiz bir sol...

Osman, Antalya
22 Ocak 2010


siz artık ugur mumcunun mirasçıları sınız. ugur adına vakıf kurmak degil iş yapmak yani parti kurmak gerekiyor. yaşa sen türk solu

Ahmet Karacalı, İstanbul
20 Ocak 2010


Rahmetli Uğur Mumcu gerçektende özel bi insanmış ve ne acıki elimizden erken almışlar ama artık ağlayıp sızlanma zamanında değiliz çok çalışıp bunların hesabını sormalıyız.

Emrullah, Manisa
19 Ocak 2010


Uğur Mumcu dediğiniz gibi Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli isimlerinden birisi. Sayın Gökçe Bey başta siz olmak üzere TÜRKSOLU ekibiyle birlikte Uğur Mumcu hakettiği yeri buldu..

Çünkü yıllarca uğur Mumcu gibi bir isim hiç yokmuş gibi davranıldı. Fikirleri, örnek yaşamı bizlerden ve özellikle yeni kuşaktan uzak tutuldu.Bu süreç en başta ailesi ve yıllarca emek verdiği cumhuriyet gazetesi sayesinde olmuştur.. 

Sevgili Gökçe Fırat; Uğur Mumcu'yu yeniden halkla buluşturduğunuz için teşekkür ediyoruz..

Filiz, İstanbul
18 Ocak 2010


merhaba türk solu tek bir şey söylemek istiyorum doğru söze ne hacet iyiki varsınız.Türkiyede şu anda amerikan emperyalizmin desteğiyle gelen akp ve onun yandaşlarının yardakçılığını yapmaktan başka bir şey yapmıyor türk basını.Muhalif olan gazetelerin ve kanalların hepsi susturuldu yada zorla akp yandaşları tarafından satın alındı.gerçekleri yazan ve muhalif olan kala kala 2,3 gazete kaldı sizde onlardan birisiniz.muhalif olanlar ergenekon safsatasıyla gözaltına alındı bunuda göya demokrasi adına yaptılar!.dileğim yayınızın devam etmesi esen kalın

Erdem, İstanbul
18 Ocak 2010


sayı fırat bu kompradorlar  bu omurgasızlar zaten eşşek kulaklı eşşek olmalarına gerek yok. bunlar zaten pinokyo gibi yalandan burunları uzamış. bu sütü bozuklar, aklını başına alsın onun bunun uşaklığını bıraksın kandırılıp her isyanlarında kahraman Türk Ordusu kafalarını kırdı.bunu unutmasınlar.

Kerem Cihanir, İzmir
18 Ocak 2010


sayı fırat bu kompradorlar  bu omurgasızlar zaten eşşek kulaklı eşşek olmalarına gerek yok. bunlar zaten pinokyo gibi yalandan burunları uzamış. bu sütü bozuklar, aklını başına alsın onun bunun uşaklığını bıraksın kandırılıp her isyanlarında kahraman Türk Ordusu kafalarını kırdı.bunu unutmasınlar.

Kerem Cihanir, İzmir
18 Ocak 2010


uğur mumcu bu memlekette yurtseverliği  atatürkçülüğü          sosyalizmi  en iyi savunan insandı .onun ölmesi kimi sahte atatürkçülerin işine geldi.ancak o sahte atatürkçüler uğur mumcuyu ağızlarından düşürmüyorlar .türk solu bu memlekette gerçek atatürkçü milliyetçi ve solcu gazetedir.iyi ki varsınız.ve bizi onları okumak zorunda bırakmıyorsunuz.

Alperen, İstanbul
18 Ocak 2010


çok güzel bir yazı
yıllardır bizi bazı oyunlarla kandırdılar, deniz leri mahirleri bizim savunmamız gerek savunuyoruz ama sahip çıkan pkk lılar onlar bizi savnuyorlardı diyor kaldı ki deniz gezmiş tam bağımsız türkiye için mustafa kemal yürüyüşünü dezenlemedimi en önde kendisi türk bayrağıyla ilerlemiyormuydu.
vedat demircioğlu öldüğünde turan emeksiz anıtının önünde saygı duruşunda bulunup istiklal marşını okumadılar mı sinan çemgil ve arkadaşları nurhakta askerlerle karşı karşıya geldiğinde bizde halk çocuğuyuz sizlerde biz size kurşun sıkmayız ikimizde halkın bu ülkenin evlatlarıyız deyip askere bir kurşun dahi sıkmamalırına rağmen öldürüldüler orada ama yinede askere kurşun sıkadılar çünkü gerçek düşmanımız emperyalizmdi amerikan emperyalizmiydi tek hedefleri vardı bağımsız türkiye kürdistan değildi ...
imf nato diye diye onlar ortak oldu biz pazar satıldık pazar pazar.
ekonomisi sağlam olmayan bir ülkenin bağımsızlığından söz edilemez diyen ulu önder..
bizler imf defol dedik dayak yedik vurulduk ama yinede askere düşman kesilmedik çünkü tek hedefimiz bağımsız türkiye tek düşmanımız amerikan emperyalizmi...
denizler mahirler uğur mumcuları öldü zannediyorlar bilmiyorlar ki onlar bizim devrimci mücadelemizde yaşıyorlar...
sadece aramızdan ayrıldılar ve hepsini saygıyla bir kez daha anıyorum...
bu yazıyı bizlerle paylaşan türksoluna teşekkür ediyorum
saygılarla....

Tufan, İstanbul
18 Ocak 2010


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40
,