![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
M. Çınar Çetinkaya Bir zamanlar, dünyamızın bir bölgesinin uçsuz bucaksız savanlarında at koşturan, etrafındaki diğer kabilelere korku salan, onları sömüren, her kafaya koyduklarını rahatlıkla yapabilen, çok zengin ve güçlü bir Kızılderili kabilesi yaşarmış. Bu Kızılderili kabilesinin reisi, "Boğa'yı Ağlatan Melez Adam" isimli, zenci görünümlü, çok akıllı ve kurnaz bir kişiymiş. Ancak başka kabile mensupları, bu reisin isminde bulunan kelimelerin baş harflerini birleştirerek, kendisine kısaca "BAMA" diye hitap ederlermiş. BAMA, kendi halkının refah ve mutluluğu için, diğer kabilelere ait zenginliklerin nasıl ele geçirileceğini, onların nasıl bölünüp, parçalanıp yok edileceğini çok iyi bilen becerikli ve güçlü bir kabile reisi olduğundan, diğer kabileler içinde, kendi çıkarlarına göre kullanabileceği kişileri o kabileye reis olarak atanmasını sağlarmış. Bu gibi icazet verdiği reisler, kendisinden çok çekinirler ve bir dediğini iki etmezlermiş. Yoksa BAMA'nın bir hareketiyle, ayakları yerden kayar, anında reislikleri elden gider ve ne olduğunu anlamadan elâleme rezil olurlarmış.. Eee reislik de iyi bir makam olmasından dolayı, halk fakirleşmiş, kavga etmiş, sıkıntılara girmiş, aç kalmış, bu gibi konular reislerin istikbali için çok da önemli konular değilmiş. Çünkü halkın gücü, BAMA varken, onu reislikten men etmeye yeterli olamazmış. BAMA, tüm kabile halklarının nasıl kandırılıp ikna edileceğini ve nasıl yola sokulması gerektiğini gayet de iyi bildiğinden, diğer reisler artık onun "emir eri" durumunda bulunmaktaymış. BAMA gene de işi sağlama almak için diğer kabileler içerisinde, kendine bağlı silahlı bir gizli örgüt oluşturarak, bu gizli örgütü, kendisine başkaldırma ihtimali bulunan reislere karşı, bir tehdit unsuru olarak "öcü" gibi göstererek o kabileden istediklerini kolaylıkla alabilmekteymiş. BAMA'nın kontrolünde bulunan bir kabilede de, BAMA tarafından kurulan bu "öcü"nün ismi "Pataklarım, Kaşırım, Koyarım" örgütüymüş. Bu örgüt, BAMA'dan aldığı talimatla, yaşadığı topraklardaki kendi vatandaşlarına karşı bir sindirme politikası uygulayarak, bu politikaya karşı çıkanları önce pataklar, sonra kaşır, daha sonra da adamı canlı canlı gömüp ayağa kalkmasın diye de üstüne taş koyarlarmış. ……. BAMA'nın bir özelliği de, talimat vermek için çağırdığı diğer kabile reislerini, kucağına oturtarak onları bir güzel okşamakmış. Kucakta okşanan bu reisler, BAMA'nın sevgisinden çok mutlu olurlar ve mırnav kediler gibi "Oh BAMA, Ohhhh BAMA" diye zevkten mırıldanırlarmış... Kurnaz BAMA, talimatlarını, reislerin kulaklarına fısıldayarak onların daha çok zevk almasını sağlarmış. – Şu, şu kişileri sustur. Listeyi cebine koydum. – Ohh BAMA. Yes BAMA! – Şu kişiyle görüş, dediklerini uygula. Şu şu kişilere destek ol! – Ohhh BAMA. Yes BAMA! – Şunu şunlarla birlikte gerçekleştir. Şunları şu görevlere getir! – Yes BAMA. Ohh BAMA! – Şunu şuralara gönder, şunu şöyle yap. Şuna şunu söyle! – Oh BAMA , Yes BAMA! – ……. BAMA'nın kucağına oturan ve okşanan her kabile reisi aynı duygular içersinde olurlarmış. – OH BAMA… Yes BAMA! – Ohh BAMA... Yes BAMA! – ……. Dünyanın başka bir bölgesinde, entrika, yalan-dolan bilmeyen iyi insanların yaşadığı güzel bir ülke varmış. Bu ülkenin dağlarında yaşayan insanlara "Kart Kurt", ovalarda yaşayanlara da "Hilalli Kurt" derlermiş. Kurtların yaşadığı bu ülkenin geleceği çok parlakmış. Bu kurtlar, zenginliklerinin ne olduğunu tespit etmeleri halinde, taa dünyanın öbür tarafındaki BAMA'nın kabilesine kafa tutabilirlermiş. Bu, BAMA için çok büyük bir tehlike imiş. Kurt topraklarındaki zenginliğin BAMA'nın emrine geçebilmesi için öncelikle bu ülkede "Pataklarım, Kaşırım, Koyarım" isimli örgütü faaliyete sokarak, halkı sindirmek ve Kart Kurtlarla Hilalli Kurtları birbirlerinden ayırarak güçlerini zayıflatmak gerekirmiş. Bu örgütün kendi halkına yaptığı vahşice eziyetler sonrası bunalan halk şikâyete başlayınca, ülkenin reisi bu durumda ne yapılması gerektiğini öğrenebilmek için BAMA'nın makamına gelir. BAMA, gelen reisi dinledikten sonra ona bir "Çorba Tarifi" verir. – Bu çorbayı bir güzel yap ve sadece Hilalli Kurtlara içir. – Ya çorbayı beğenmeyip, içmek istemezlerse? – Sonunda mecburen içecekler, yoksa ülke yangın yerine döner, çok kişi ölür. – Hazmettire hazmettire içirteceğim, merak etmeyin. Ya sonra? – Çorbayı içenler uyuyup kalacak, Kart Kurtlar ovaya, çorbayı hazmedenler masal dünyasına, ben koltuğa, sen kucağa. – Ohhh BAMA, Oh BAMA, Yes BAMA! Ohhh BAMA, Oh BAMA, Yes BAMA!
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 417 27 01 İzmir: 0232 463 59 06 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||