Eykan Can - Almanak
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kürt neden faşist olur?
ÖZGÜR ERDEM
"Kürt Ahmet"e ev yok!
ALİ ÖZSOY
Önce vatan ve bayrak mı
yoksa işiniz ve
maaşınız mı?
KAYA ATABERK
Kozmik Oda'yı arayan sayın hakim!.
TEVFİK KAYMAZ
Adım adım Nurullah İslam Cumhuriyeti'ne
OKAN İŞBECER
Biz de Ahmet Türk'e yurdumuzu açıyoruz!
TUĞRUL ÇELİK
Bomba CIA'nın içinde patladı
ONUR YAMAN
İftihar belgesi Kürtçülük olan Baykal Tayyip'le öpüşüp barışır mı?
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Telâş
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Tarih boyunca
Yahudi düşmanlığı
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Milli Komünizm
ve Milli Fırka (2)
İLYAS SALMAN
Örgütlü bir
mücadele yılı olsun
VEDİİ BİLGET
27 Mayıs Devrimi'nin nedeni ve Orgeneral Cemal Gürsel
 
ÜNAL YALTIRIK
CHP, MHP, TSK, Demokrasi ve Açılım
 
M. ÇINAR ÇETİNKAYA
Oh bama! Yes bama!
 
EYKAN CAN
Almanak
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (18)
MUSTAFA İZBERK
Biz Türkler göçebe miyiz? "Acaba" ?!.(2)
 
 

Eykan Can
Almanak

M.S. 3000 / Rapor

Dünya gezegeninde canlı yaşam izine rastlanmadı.

M.S. 3000/ Karasulak

(......)

M.S. 2900 / Rapor

Gezegenin atmosferinde hidrojen, azot ve oksijen dengesi tamamen bozuldu. Bilim insanları yapay moleküllerle durumu kurtarmaya çalıştı. Deneylerde başarılı olmalarına rağmen, uygulamada sıfır sonuç alındı. Uygulamada kullanılan moleküllerin Çin malı olduğu ortaya çıktı.

M.S. 2900 / Karasulak

"Nefes almak da zorlaştı iyice."

"Havadandır."

"Hava durumuna baksana hele bir."

"Açıklama yapılmış. Şöyle demişler: Bugün alçak basınç çok fazla. Halkımız nefes alamayabilir. Hamileler, yaşlılar ve çocuklar dışında diğerleri dakikada bir nefes alsın, saatte bir kelime konuşsun."

"Bu kadar mı?"

"Evet emmi."

"Vay deyyuslar, sanki konuşcek halimiz kaldı da."

M.S. 2800 / Rapor

"Dünyayı kurtaralım mı kurtarmayalım mı?" konferansına alınmayan bazı ülkelerin başkanları ve halkları konferans salonu önünde açlık grevine girdi. İçeride konferansı düzenleyen beş ülke lideri, kurtarmayalım kararı aldıklarını açıkladıklarında, aslında o süre zarfında dünyada değil ay üssünde olduklarını duyurdu. Kapı önünde bekleyen diğer ülkeler ve halkları greve son verdi.

M.S. 2800 / Karasulak

"Ay üssünde mi yaşıycekler bunlar şimci?"

"Yok emmi, en son yeni bulunan bir sistemde, su olan gezegen var dediler ya. Oraya yerleşeceklermiş. Bizim baştakiler de gitcek mi acep?"

"Sence? Gemiyi önce fareler tek eder yeğenim. Tabii alınmazlarsa kalırlar başımıza gene."

"Kalacağız biz bize demek."

"Dünyanın sonu geliverdiyse, son günlerimizde rahat nefes alcez demektir. Oh be!"

M.S. 2700 / Rapor

Gezegenin son yeraltı kaynağına sahip ülkesi Türkiye'de kaynağa ulaşmak için sondaja başlandı. Ancak sondaj tamamlandığında ülkenin orta bölümü tamamen çöktü. Su da bulunamadı. Uzun yıllarca kiralanmış olan bu su kaynaklarının, kiralayanlar tarafından dibine kadar suyu tükettiği anlaşıldı.

M.S. 2700 / Karasulak

"Emmi bu köyün adı nereden geliyor?"

"Eskiden çok sulakmış buralar. İnsanlar kana kana su içerlermiş. Adı aslında Kanasulak'mış. Sonra büyüklerimiz başka şeyi çağrıştırıverir diye adını Karasulak yapmaya karar vermişler. Ama artık ne oluk var ne su. Lâkin su olmasa da faturası geliyor. O bir türlü tedavülden kalkmadı. Kapsüllere yine zam etmişler duydun muydu? Ayda bir su kapsülü ya alabiliyoz ya alamıyoz. Alırsak şanslı say kendini evlat. Hey hat! Nirlerden nirelere. Böyle sulak yirden, böyle kurak yer için su kapsülü faturası ödüyoz... Ne deyeceksin be civanım. Biliverin kapsüllen içiyoz, o da bir ay hepimize yetcek sözde. Maaş diye aldığımız dicital pahgınotları bile kapsüllere saymıyoz mu?"

"Essah emmi insanlar eskiden testilerlen su içerlermiş değil mi?"

"Vay, kerataya bak sen, testiyi nereden duydun?"

"Büyük büyük büyük dedem saklamış, aile mirası vardı evde bir tane."

"Dime ya, çok kıymetli şeydir o ha, ona iyi bakasın."

M.S. 2600 / Rapor

15. Dünya Su Savaşlarında yine kısa süreli ateşkes ilan edildi. Bu süre de daha öncekiler gibi bir yılı aşmadı. Dünyada su kalmamasına rağmen gelişmiş ülkelerin bunu bir alışkanlık haline getirmiş olması, silah ticaretinin bu çağda halen dünyayı idare ettiğinin işareti olarak not alınmıştır.

M.S. 2600 / Karasulak

"Yine asker isteniyormuş dışarıdan."

"Su için er meydanı diye diye uyuttulardı bizi. Kaçtır asker yollayıverdik. Ne oldu? Memlekette asker kalmadı. Deniz Kuvvetleri hariç ordunun tamamı dışarıda. Onların da gemilerini yüzdürecek denizler çekilince ıskartaya çıktı hepsi."

"Yine ordu darbe yapcek diyor gazeteler emmi."

"Altı asırdır aynı şey. Büyük büyük büyük dedem zamanında bile varmış bu. Şimci darbe yapcek ordu kalmadı ama olsun. Demokıraaasii! Bu çok mühim. Onun mücadelesini hiç bırakmadık. Ha bugün ha yarın derken altı asır geçmiş. Vay anasını. Dile kolay altı asır. Biz göremedik ama belki torunların torunları görür demokırasi mücadelemizin sonucunu."

M.S. 2500 / Rapor

Amerika Kitlesel Devletleri, Burundi Saçma Fabrikasını saçma sapan bir iş yapması dolayısıyla vurduğunu açıkladı. Saçmaların radyoaktif enerjiye yol açtığı ve böylece dünyada kalan %0.001 oranındaki yeşil alanın da ortadan kalkarak tamamen çöl haline geçileceği öne sürüldü. "Bu 231. Yeni Dünya Düzeninin başlangıcıdır," diyen Amerika liderine, konuşması sırasında Güney Amerikalı bir lider, donunu çıkarıp fırlattı. Ardından "230 kere düzen diye diye defterimizi dürdünüz, bu düzen ne menem şeydir be Sam Amca düzülen hep biz!" dedi.

M.S. 2500 / Karasulak

"Adam önce donunu çıkardı sonra kafasında parlattı. Donu yiyen nasıl da sırıtıyordu ama?"

"Sırıtırlar, yüz yok ki bunlarda."

"Emmi, bu yeni harekete ne dersin. Bağımsız don hareketi, bir fayda sağlar mı ki? Latin Amerika'da az kalan kıta üzerindeki halklar harekete geçmiş diyorlar."

"Daha öncelerde de bir çok hareket başlatmıştı onlar. Mesela çookk eskilerde komünistlik diye bişiy varmış, sosyalistlik diye başka bişiy. Bizde de Türk devrimi varmış ama ondan tam emin değilim."

"Ne olmuş peki?"

"Bilgiler tam net değil ama, anlatılanlar var. Kulaktan dolma şeyler. Her bişiy tartışabilir döneminden sonra, ülkede tartışılan şeyin aslı unutulmuş, yerine yeni şeyler yazılmış çizilmiş. Bu dönem bitince, artık bişiyi tartışmeycez, ben ne dersem ne olur dönemine girilince, pohunu çıkardıkları anlaşılmış. İş işten geçmiş tabi. Büyüklerimizden kalan anlatılar böyle. Diğer ülkelerde de farklı değil esasen. Bu hareketin sonu ne olur bilmem. Ama helal olsun adama, hiç değilse atacak don bulabilmiş. İnsanlığın altından donlarını bile aldılar. Dımdızlak kalıverdik gari."

M.S. 2400 / Rapor

Yerküre üzerindeki son petrol kuyusundaki son litre petrol karaborsada 1 trilyon dolara satıldı. Petrolün son litresini almayı başaran ve adının gizlenmesini isteyen koleksiyoncunun bu son litreyi nasıl değerlendireceği merakla bekleniyor. Arap şeyhleri bu son kazançlarının kendilerini geçindiremeyeceğini anlayınca, yaptırdıkları dev oteller ve gökdelenlerin tepelerinden atlayarak toplu intihar eylemleri düzenlediler.

M.S. 2400 / Karasulak

"Emmi aha bak biri daha atlıyor!"

"Yok oğlum o atlayan insan değil."

"Ne peki emmi?"

"O kutup ayısı, artık çölde bedevi mi kaldı evlat."

"Burda hiç ayı var mıydı emmi, Karasulak'ta?"

"Olma mı hiç yeğenim, olma mı! Burada eskiden boz ayıların en güzelleri varmış. Tabii çok eskilerde kalmış o zamanlar. Büyüklerimiz anlatırdı, çok ayı görmüşlükleri varmış. Hem sırf ayı mı? Anadolu parsından tut da yaban keçisine kadar her çeşit hayvan buralarda gezer imiş."

M.S. 2300 / Rapor

Kaya takvimine göre kıyametin kopacağı haberleri yayınlandı. Elde kalan kıtaların mümtaz sakinleri toplu dua ayinleri başlattı. Kıyamet alametinin bilakis Yeni Dünya Düzeni olduğu gerçeğini asırlardır anlamamışlardı.

M.S. 2300 / Karasulak

"Kıyamet yakınmış emmi?"

"Valla büyüklerimiz çok anlatılardı yeğen, kaya takvimine gelene kadar 3500 kere kıyamet kopceğine dair çok şey yazılmış söylenmiş. Ama hiç kopmamış. Kopa kopa insan oğlu dünyadan, doğadan kopmuş. Kendi ruhundan kopmuş. Bırakmak lazım takvimleri. Asıl kıyametimiz kendimiziz be oğul."

M.S. 2200 / Rapor

Karıncaların neden olduğu ileri sürülen bir virüsün dünya geneline yayılması insan ırkının 1/9'unu yok etti. Geri kalan 8/9'u, buna neden olduğu sebebiyle karıncaları yeryüzünden silmeye çalıştı, ancak başarılı olamadı. Bu iddiayı yayan ilaç firması ise salgına karşı karıncaları öldürmek için sattığı zehirli ilaçlarla, karıncaların yarıya yakın türünün neslini yok etti. Bunun doğaya yan etkileri sonucu tarım alanları kalmadı.

M.S. 2200 / Karasulak

"Açıklama yapılıyor emmi?"

"Ne deniyor?"

"Okuyorum.

‘Bu tarz haberler gelişmemizin önüne set çekmek isteyenlerin uydurmasıdır değerli vatandaşlarım. Kanmayınız, aldanmayınız bunlara. Tarım arazilerimiz yerindedir. Hem yerinde olmasa neden tarım kredisi verelim? Topraklarımız bereketlidir. Hiçbir vatandaşım bu uydurma haberlere riayet etmeyecek, taşı sıkacak suyunu çıkaracak. E tabii sonrasında haliyle kredi geri ödemelerini yapacak. Bunlar size ışılban (ışıldak otobanlar), su kapsülü ve nükleer enerji olarak dönecek.'

"Angut şeylere yatırım yapılcek gene dimek..."

M.S. 2100 / Rapor

Dünya çapında yaşanmaya başlanan hava kirliliği sebebiyle tüm dünya insanlarına gaz maskesi takma zorunluluğu getirildi. Dünya gaz maskesi sözleşmesinin altına imza atan Türkiye 20 milyon gaz maskesi sipariş etti.

Tüm dünya insanları için gaz maskesi takmak zorunlu hale gelince emniyet birimlerinin göstericileri dağıtmak için farklı yöntemler bulması gerekti. Su kıtlığı da yaşanması sebebiyle dünyadaki tüm emniyet birimleri göstericileri dağıtmak için en direkt elektrik verme yöntemini direkt elektrik verme uygulamasıyla değiştirdi. Akıma dayanıklılar için de lav silahları uygun görüldü.

M.S. 2100 / Karasulak

"Emmi, akıma dayanıklı nasıl olunuyor?"

"İletken olan çok kişi var bu ülkede. Akımı yiyince hemen toprağa veya başka bir şeye iletebiliyor. Bu nasıl oldu dersen, rivayetler var. Yüksek gerilim hatları ile iç içe yaşayanların çoğalmasından veya ben ne dersem o olur döneminde sesini çıkaranların elektrikle çok içli dışlı olmasından dolayı evrim geçirildiği kanısı hakim."

"Evrim var mı ki emmi?"

"Olma mı, âlâsı var. Baksana sen memlekete! Ama sen yine de bunu duyduğunu söyleme, başın derde giriverir."

M.S. 2010 / Rapor

Küresel ısınma, küresel ekonomik kriz gibi sözcükler dünya insanlarının belleklerine iyice kazındı.. Yerkürenin doğal kaynaklarının kullanımındaki eşitsizliği yaratan ülkeler, uyutalım uyandırmayalım procesi adına; anlık değişen haberler, aşırı ve gereksiz bilgi şoklamaları ve ayrıca, kart star, en kabiliyetsiz benim gibi isimler alan yarışmaları kullanmakta. Çözümsüzlüğün çözüm olarak algılandığı bir dönem.

M.S. 2010 / Karasulak

"Gazetede yazıyor, maaşlara zam yapılmış emmi?"

"Benzine, otoyola, cigaraya, rakıya ve diğerlerine kol gibi zam yap, sonra maaşlara sinek kadar zam yapılsın. Dostlar alışverişte görsün! Yerler mi? Yerler! O biçim yeniveriyor işte."

"Allah'ım şükürler olsun halimize diyorlar."

"Var olan şeyi koruyorsan şükredersin. Olmayan şey için, geriye giden şey için, neyine şükrediyon! Keriz yerine konuyon sonra şükrediyon. Allah'ın adını kullanmayın bari bunun için! Akılsız deyyuslar!"

"Demek herkes mutlu emmi?"

"Ben de ona şaşıveriyom ya aslanım. Mutluluğun tanımı bile değişti artık..."


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Çok güzel bir kurgu olmuş, böyle bir hikaye okuttuğunuz için size teşekkür ederim.

Murat, Ankara
16 Ocak 2010


Hem güldüren hem düşündüren güzel bir kurgu olmuş. Kaleminize sağlık

Anonim, İstanbul
15 Ocak 2010


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40