Gökçe Fırat - Kürt neden faşist olur?
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Seçmeler  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kürt neden faşist olur?
ÖZGÜR ERDEM
"Kürt Ahmet"e ev yok!
ALİ ÖZSOY
Önce vatan ve bayrak mı
yoksa işiniz ve
maaşınız mı?
KAYA ATABERK
Kozmik Oda'yı arayan sayın hakim!.
TEVFİK KAYMAZ
Adım adım Nurullah İslam Cumhuriyeti'ne
OKAN İŞBECER
Biz de Ahmet Türk'e yurdumuzu açıyoruz!
TUĞRUL ÇELİK
Bomba CIA'nın içinde patladı
ONUR YAMAN
İftihar belgesi Kürtçülük olan Baykal Tayyip'le öpüşüp barışır mı?
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Telâş
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Tarih boyunca
Yahudi düşmanlığı
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Milli Komünizm
ve Milli Fırka (2)
İLYAS SALMAN
Örgütlü bir
mücadele yılı olsun
VEDİİ BİLGET
27 Mayıs Devrimi'nin nedeni ve Orgeneral Cemal Gürsel
 
ÜNAL YALTIRIK
CHP, MHP, TSK, Demokrasi ve Açılım
 
M. ÇINAR ÇETİNKAYA
Oh bama! Yes bama!
 
EYKAN CAN
Almanak
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (18)
MUSTAFA İZBERK
Biz Türkler göçebe miyiz? "Acaba" ?!.(2)
 
 

Gökçe Fırat
Kürt neden faşist olur?

Hitler'den Apo'ya,
Alman faşizminden Kürt faşizmine

Türkiye'de ırkçılık ve faşizm genellikle Türklerle özdeşleştirilen kavramlar. Gazetelerde ve televizyonlarda köşebaşlarını tutanlar her gün Türklerin neden bu kadar ırkçı olduklarını, neden faşist olduklarını anlatıp duruyorlar.

Biz de madalyonun tersini çevirelim ve sormaya başlayalım: Kürt neden faşist olur?

Öncelikle faşizm üzerine birkaç hatırlatma yapalım.

Faşizm, tıpkı liberalizm, sosyalizm, emperyalizm gibi bir siyasi akımdır ve çok ayırdedici özellikleri vardır.

Dünyada ilk faşist uygulama İtalya'da görülmüştür ama Almanya'da Hitler çizmeyi aşmıştır.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra faşizm Avrupa'nın kıyılarına itilmiş ama buradan Üçüncü Dünya'ya özellikle de Latin Amerika'ya sıçramıştır.

Faşizm, genellikle saldırgan yapısı ile tanımlanır ama temelinde bir iktisadi sistemdir ve iktisadi bazı amaçları gerçekleştirmek için ortaya çıkar.

PKK'nın faşist Kürt hareketini incelediğimizde de tıpkı Hitler'inki gibi bir ekonomik program izlediğini görürüz.

Yoksul düşmanı, zengin dostu Kürt faşizmi

PKK her ne kadar yoksul edebiyatı yapsa da özünde büyük sermayenin örgütüdür. Ve temel ekonomik felsefesi de "zenginlerle dost olmak, yoksullara düşmanlık yapmak"tır.

Her faşist hareket genellikle taban olarak kendisine yoksulları seçer ama hiçbir şekilde zengin düşmanlığı, sermaye düşmanlığı yapmaz.

Hitler bunun tipik örneğidir.

Partisinin adında sosyalist sıfatını bile kullanmıştır ama tüm iktidarı boyunca işçileri ezmiş, sermaye ile dost geçinmiştir.

Ve çok belirgin bir tavrı da özellikle büyük sermaye ile arasını hep iyi tutmasıdır. Almanya'nın büyük tekelleri hiçbir zaman Nazilerin saldırısına uğramamıştır, onlar Hitler'i finanse etmiştir, Hitler'se onlara güvenli iş sahaları, bir savaş pazarı ve ucuz işçi sağlamıştır.

Bu noktada PKK da aynı stratejiyi izlemektedir.

PKK Güneydoğu'da başından beri hiçbir işadamına karşı çıkmamıştır, tıpkı Hitler taktiği ile onları haraca bağlamış ve desteklerini sağlamıştır. Bizim "Kürt mafyası" diye adlandırdığımız olgu aslında PKK'nın mali kaynağıdır. Bu mafya gücü ile Kürt işadamları denetime alınmıştır.

Ama bunda Kürt işadamlarının çok büyük bir çıkarı vardır. Çünkü bu sayede çok ucuza sömürecekleri Kürt işçileri istihdam edebilmişlerdir. Böylelikle Kürt işadamları büyük sermaye birikimi yapmışlardır.

Fakat PKK'nın bir diğer ekonomik programı aynı zamanda Türk bölgelerdeki işadamları ile, özellikle de büyük sermaye ile arasını iyi tutmak olmuştur.

TÜSİAD başta olmak üzere önemli sermaye çevreleri hiçbir dönem PKK'nın hedefi olmamıştır. Onlar da bunun karşılığını PKK'ya siyasal destek vererek ödemişlerdir. Büyük sermayenin sürekli bir "barış"tan dem vurması boşuna değildir.

Kürt faşistinin taktiği: Yoksul Türk'ü bezdirmek

Ama çok daha önemlisi PKK doğrudan yoksul düşmanı bir harekettir. PKK'nın en büyük sivil hedefleri sıradan vatandaşlardır.

Onlar otobüs molotoflar, çünkü otobüslerde yoksul Türkler seyahat eder.

Ve yine PKK yoksul Türk semtlerinde eylemler düzenler.

Onlar bakkal, manav, nalbur kundaklar ama hiçbir zaman bir alışveriş merkezi molotoflamaz.

30 yıllık kanlı tarihlerinde PKK'nın zengin semtlerde en ufak bir molotoflama, kundaklama gibi eylemi olmamıştır. Çünkü PKK'nın düşmanı zenginler değil yoksullardır.

Burada ise temel hedef yoksul Türklerin bezdirilmesidir. Her an korkuyu duyumsayan, devletin onlara sahip çıkmadığını gören, canını veren yoksul Türkler bu şekilde bezecektir.

Bu faşist terör kampanyası yoksul Türkleri sindirmeyi temel amaç olarak benimser. Çünkü bu teröre karşı çıkacak yani vatanlarını savunacak kesim de zaten yoksul Türklerdir.

Türk'ün ekonomik varlığını gasp ediyorlar

Asıl büyük amaç ise iktisadi işgaldir. Bugün kimilerinin Kürtlerin çalışkanlığına ve kalabalık olmalarına yorduğu ekonomideki yoğun Kürt varlığının tek sebebi vardır; ırkçı Kürt hareketi Türklere ait ekonomik varlıkları gasp etmektedir.

Hitler Almanyası'nda da sokak çeteleri ilk önce Yahudi işyerlerini kundaklar, Yahudileri kaçırtır sonra da onlara ait ev ve dükkanlara el koyardı.

Bugün ırkçı Kürtler de aynısını yapmakta, şehir milisi dedikleri güçlerle Türk esnafı yıldırmakta, dükkânları haraca bağlamakta, vatandaşı dükkânını terk etmeye ya da satmaya zorlamakta ve en sonunda ekonomik alanı Türklerden alıp Kürtleştirmektedirler.

Hitler hareketi ile Kürt hareketinin ilk inanılmaz benzerliği burada ortaya çıkmaktadır. İkisi de ırkçıdır, ikisi de şiddet kullanır, ikisi de işgalcidir, ikisi de sömürücüdür.

Dün Almanya'da nasıl bir Yahudi düşmanlığı yaşandıysa bugün de aynı şekilde Türkiye'de bir Türk düşmanlığı yaşanmaktadır.

Ve bu ırkçı nefretin altında bal gibi bir ekonomik neden yatmaktadır.

Türkler 30 yıldır 6-7 Eylül'e tabi tutuluyor

Türkiye'de yabancı düşmanlığına örnek olarak 6-7 Eylül olayları gösterilir. İstiklal Caddesi ve benzeri yerlerde Rumların işyerleri yakılmış ve sonra el değiştirerek Türklerin eline geçmiştir. Çok basit bir sermaye transferi ve ekonomik gasp örneğidir.

Ama Türkiye'nin tüm kıyı şeridinin ve büyük şehirlerinin tam 30 yıldır aynı 6-7 Eylül'ü yaşadığını görmeliyiz.

Alın İstanbul'un herhangi bir caddesini...

Son 40 yılın fotoğraflarını koyun yan yana...

1980, 1990, 2000, 2010 tarihlerine ait fotoğraflara yanyana bakarsanız, Kürtleşmeyi göreceksiniz.

Türkiye çok acı bir şekilde ırkçı bir işgalle karşı karşıyadır.

Bu açık bir "esmer" işgaldir ama aslında Güney Afrika'daki "beyaz" ya da Latin Amerika'daki "beyaz" işgalin tıpatıp kopyasıdır.

Şimdi en basit nüfus rakamlarını bir göz önüne alalım. Türkiye 70 milyonluk bir ülke. Burada Kürt nüfusu diyelim ki 10 milyon olsun.

Bu 10 milyonluk nüfusun bir de ekonomideki payına bakalım.

Normalde ekonomide en fazla %15'lik bir payları olması gerekirken Türkiye ekonomisinin neredeyse yarıdan fazlasını denetlemektedirler.

Bu, azınlık ırkçılığının en belirgin göstergesidir.

Türkiye'de, sayıca azınlık olan Kürtler ırkçı bir hareketle Türkleri baskı altına almakta ve Türk'e ait tüm iktisadi varlıklara zorla el koymaktadır.

Bu, tam da Hitler hareketinin taktiğidir.

Almanya'da SA'lar, Türkiye'de PKK

Hitler bu inanılmaz kapitalist taktiğini uygulamak için yoksulları kullanmıştı. Almanya'nın işsiz yığınları Hitler'in en önemli kuvvetiydi. Almanya'da kurulan SA'lar yani Nazi Partisi'nin sokak milisleri en bilinen örgütlenmedir.

Eğer birilerinin malına, mülküne ve toprağına el koyacaksanız, kesinlikle silahlı bir örgütünüz olmalıdır. Hitler'in SA'ları bunun için kurulmuştu. PKK'nın şehir örgütlenmesi de bu nedenle kurulmuştur.

Sistem aynıdır yoksul, işsiz, umutsuz bir genç istihdam edilmekte, karnı doyurulmakta, ırkçı nefretle beslenmekte ve sokağa salınmaktadır.

Sokaktaki hedefi ise kendisine özdeş olan farklı ırktan insanlardır.

Kendi yoksul ve işsiz olan Kürt, kendi düşmanı olarak yoksul Türk'ü hedef belirlemekte ve ona saldırmaktadır. PKK'nın temel hedefi Türk esnafları yok etmektir, çünkü bunlar kolay lokmadır.

"Neden zengin Türk'e düşmanlık yapmazlar" derseniz bunun da cevabı var elbete. Eğer zengine Türk bile olsa düşmanlık yapmayı öğrenirlerse, içlerinde zenginliğe karşı bir bilinç oluşur. Kürtlerin de zengini çoktur. Ve bir gün bu öfke tersine de dönebilir.


PKK'nın kahverengi tulumlu sözde gerillaları
Hitler'in kahverengi gömleklilerinin kopyasıdır.

Yoksul Kürt ordusu nasıl yaratılır?

Peki bu işsiz ve yoksul Kürt gençler ordusu nasıl yaratılmaktadır?

Bunun sebebi elbette devlet değildir Kürt egemenlerin kendisidir.

Sistem şöyle işler...

Önce Türk okulları bombalanır, öğretmenler öldürülür, böylelikle Kürt çocuğunun istikbali ilk tırpanı yer.

İkinci aşamada bölgeye yapılan devlet yatırımı sabotaja uğrar. Devlet işletmeleri ve yatırımları bombalanır ve iş sahası kapanır. Böylece eğitimsizliğe bir de işsizlik eklenir.

Üçüncü aşamada Kürt işadamları devreye girer ve kesinlikle kendi doğdukları topraklarda işyeri açmazlar ve böylece işsizlik kalıcılaşır.

Bir sonraki aşamada ağalık sistemi devreye girer, ağanın marabası zaten işsiz güçsüz bir yığındır.

Böylelikle Kürt egemeninin elinde bolca yoksul Kürt genci birikir.

Hepsi işsizdir, açtır, nefretle doludur.

Aile yaşamlarında hiç sevgi görmemiştir.

Ve Kürt gencini okulsuz, işsiz bırakan, onu sömüren, onu köle gibi kullanan Kürt işadamı ya da Kürt toprak ağası bunun nedeni olarak Türkleri gösterir bu çocuklara.

Oysa bir dönüp baksalar, her şeyin baş sorumlusunun bu işadamı-ağa sistemi olduğunu görebileceklerdir.

Bu çark, iktisadi çarktır.

Güneydoğu'daki Kürt ağaları ve işadamları, Kürtçülüğü kullanmaktadır çünkü bu onların ekonomik varlıklarının biricik güvencesidir.

Bunlar Türk düşmanlığını ve Kürt ırkçlığını beslemektedir çünkü ancak böylece kendi sorumlulukları gizlenebilecektir.

Türkiye'nin en büyük zenginleri böylece Türkiye'nin en yoksul insanlarından bir Kürt milis gücü kurarlar ve bunları kendi ekonomik çıkarları için Türklerin üzerine salarlar.

Tıpkı Hitler gibi!

Ve terör böylesi durumlarda tek iş sektörüdür.

O nedenle PKK aynı zamanda büyük bir anonim şirkettir ama burada bile değişik bir ekonomik sistem işler.

Teröristin ya da milisin maaşı yoktur. Neye el koyarsa onun malı olacaktır.

Bu sistemde elbette bu yoksul Kürt milisleri hemen mafyalaşmakta, mala-mülke el koymakta ve kendi sermayelerini biriktirmektedirler.

Kürt toprak ağalığı: Kürt oligarşisi

Burada Alman faşizminden ayrılan bir durum toprak ağalığı sistemidir. Ama bu da Latin Amerika'daki faşist rejimlerin bir kopyasıdır.

1950 ile 80 yılları arasında Latin Amerika'da belli bölgelerde toprak ağalığı egemendi. Burada büyük latifundialar vardı, zenci köleleri çalıştırırlardı, sahipleri ise Beyaz Avrupalılardı.

Bunlar aynı zamanda ülkeyi de yöneten bir oligarşi oluştururdu.

Bizim ülkemizdeki Kürt toprak sahipliği de tamamen bu yapıdadır. Çok büyük toprak sahibi olan Kürt ağaları vardır ve bunlar aynı zamanda bölgenin politik gücüdür.

Hatta Meclis'teki Kürt milletvekilleri de aynı zamanda toprak ağasıdır.

Alın size Kürt oligarşisi!

Ve tıpkı Latin Amerika'daki gibi bunlar da azınlıktır, yani bu ülkenin topraklarına el koyan bu "esmerler" grubu, aynı zamanda bir azınlık diktasıdır.

Peki böylesi bir toprak rejimini kim destekler?

Elbette emperyalizm.

Latin Amerika'da bu tür toprak oligarşisinin arkasında her daim Avrupalı tüccarlar ve Amerikan şirketleri olmuştur.

Bu toprak ağaları Latin Amerika'da silahlandırılmış ve bunlara özel ordular kurulmuştur. Silahların tümünün ABD'den verildiği, ABD'li ordu mensuplarının eğittiği bu silahlı güce Latin Amerika'da "kontra"lar denirdi.

Bizde de PKK'nın durumu aynıdır.

Kürt toprak ağalarının silahlı gücüdür bu örgüt ve silahları ABD'den, eğitimi de Pentagon'dan alırlar.

Demek ki sorun aynı zamanda büyük toprak ağalığı, oligarşik bir faşizm ve emperyalizm sorunudur.

Kürt faşisti neden denize açılmak ister?

Kürt faşizminin bir diğer talebi de yayılmadır.

Son 300 yılda Zağroslar'dan inerek Güneydoğu'ya girdiler.

Son 100 yılda Güneydoğu'yu Kürtleştirdiler.

Son 30 yıldır ise Türkiye'nin Batı bölgesine istikrarlı bir istila hareketi örgütlüyorlar.

Bu yayılma hırsı neden?

Çünkü yayılmacılık faşizmin yöntemidir.

Faşistlere göre bir ülkenin "yaşam alanı" denilen bir bölge vardır. Bu bölge o ırktan insanların yaşadığı alanın çok daha ötesini de içine alır.

Çünkü "ırkçı ego"yu doyurmaya toprak yetmez.

Hitler "Yaşam Alanı" kavramını formüle ettiğinde şunu açıkça dedi; Alman ırkının mutlu ve refah içinde yaşaması için, Avusturya'nın, Belçika'nın, Polonya'nın, Fransa'nın, Rusya'nın Batı bölgesinin, İtalya'nın kuzeyinin, Balkanlar'ın Alman toprağı olması lazımdı!

Görüyor musunuz siz yaşam alanını?

Alman ırkı iyi yaşasın diye Fransızlar, Belçikalılar, Polonyalılar, Beyaz Ruslar, Ruslar, Slavlar ve elbette Yahudiler yaşamayacak!

Gelin Türkiye'ye!

Diyarbakır'daki, Mardin'deki, Urfa'daki toprak ağasının daha iyi yaşaması için...

Ege'de Türk dükkanı kalmayacak!

İstanbul'da Türk esnaf kalmayacak!

Sahil şeridinde Türk'e ait hiçbir şey kalmayacak!

Neden?

Çünkü Kürt ağa daha iyi yaşayacak!

Sorun Allah aşkına, tarihi boyunca mağaraya damlayan yağmur suyu dışında su yüzü görmemiş bu Kürt, neden Mersin'den denize açılmak ister?

Hadi onu geçtik, ne diye Trabzon'dan denize ulaşmak ister.

Nedeni basittir...

Yaşam alanı meselesidir!

Eğer Kürt ağa Türk bölgeleri işgal etmez, mala mülke el koymazsa, sistem işlemez!

Yoksul Kürtle yoksul Türk kardeş mi?

Bu sistemin işlemesi için Türk'ün malına el koyacak, bu iş için de kendi yoksul ve işsiz bıraktığı Kürdü kullanacaktır!

Peki bu işsiz ve yoksul Kürtle evi, barkı, toprağa, işyeri gasp edilen yoksul Türk'ü birleştiren ortak bir bağ var mı?

Yani yoksul Türk'le yoksul Kürt kardeş mi?

Elbette hayır!

Dünyanın her yerinde faşist hareketlere katılan, ırkçı teröre bulaşan, hatta faşist örgütlenmelerde sivil roller alan insanlar bile faşist birer "savaş suçlusu" sayılmıştır.

O nedenle yoksul Kürt, bu tür bir faşist Kürt örgütünün emrinde bir milise dönüşmüşse artık o da faşisttir ve yoksul olması onu masum yapmaz!

Faşist faşisttir.

Ve faşist herkes de bir gün faşizme karşı kurulacak "insanlık mahkemeleri"nde yargılanacaktır.

Mardin'den Teksas'a ağalık sistemi

Ama bu faşizm elbette Hitler'in çapında büyük bir faşizm değildir. Daha ziyade Latin Amerika faşist hareketlerini andırır. Ve arkasındaki Amerikan desteği olmadan ayakta duramaz.

Aslında o anlı şanlı Kürt ağalar, Amerika'daki asıl ağaların kulu kölesidir.

Teksaslı toprak ağasının petrol kuyusu vardır, aynı zamanda silah fabrikası vardır.

O halde ne yapmalıdır?

Bölgeden petrolü alıp yerine silah satmalıdır.

Bu Kürt faşizmi, hem Irak'ta, hem İran'da, hem Türkiye'de neden var sizce?

Çünkü Teksaslı petrol ağası bölgeden petrolü ucuza alacak, bu bir.

Silahını pahalıya satacak, bu iki.

"Kürt faşizmi" işte bu demektir.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

'Bu faşist terör kampanyası yoksul Türkleri sindirmeyi temel amaç olarak benimser. Çünkü bu teröre karşı çıkacak yani vatanlarını savunacak kesim de zaten yoksul Türklerdir. '

yazınız tam anlamıyla bambaşka bir pencere açtı bana.cok cesur ve aykırı bir yazı olmuş tebrik ediyorum.

Hülya Yıldızoğlu, Hatay
15 Temmuz 2010


yazıyı yeni okudum fakat çok güzel ve açıklayıcı bir yazı bu çapulcu terörist topluluk her ne pahasına olursa olsun yok edilmeli türk solu ve sağ kesimin türk milliyetçileri ortak paydada buluşup bunları yok etmelidir gökçe fırat ın yazılarının bundan böyle takipçisi olcağım ...

Cemal Görmüş, İstanbul
2 Temmuz 2010


Gökce Firat'in yazisini cok ilginc buldum. Bence oldukca mantikli.Geri planinda ekonomik nedenler yatan bir kürt fasizmi ya da oligarsisi Türkiye'de  öteden beri var zaten. Acaba sanat alaninda da bir kürt fasizminden veya oligarsisinden söz edilebilir mi peki? Yilmaz Erdogan ve abisi veya Ibrahim Tatlises gibi kürt kökenli "sanatcilarin" bu kürt fasizminde hic mi paylari yok acaba?

Rauf Aşar, Almanya
17 Ocak 2010


Beni sol ile yeniden Türksolu Dergisi barıştırdı ve bu yüzden sizlere büyük müteşekkirim!
Murat Sudan, İstanbul
12 Ocak 2010

Yukarida alintisini yaptigim ziyaretcinin bu cümleleri benimde duygularimi ve düsüncelerimi en carpici bir sekilde acikliyor. Bazan kendimi sudan cikmis balik gibi hissediyorum. Hani derler ya "AYKIRI YAZMAK". Ancak bu kadar güzel yazilabilinir. Basta Gökce Firat olmak üzere bu derece güzel,anlamli,AYKIRI ama bir o kadarda ezber bozan,baska telden calan ama bir o kadarda türklük üzerinde hic bir milliyetci kesimin ele alamadigi kadar baskalarinin aslinda IRCILIKLA suclayabilecegi bu yazilari cok icten ve herkezin anlayabilecegi sekilde yaziya döken Gökce Firat`a, onun kim oldugunu dahi bilmesemde ,bu yazdiklari karsisinda sapka cikartmak zorunda kaldim!

Türk solunu okumaya basladiktan sonra ilk defa böylesine türklügümüm (asla IRKCILIK olarak anlasilmasin)  uzun zamandan beri bu kadar cok farkina vardim! Cünkü okudugum yazilar benim yillardir icimde biriken düsünce ve duygulara o kadar derman oldular ki ben bile sasirdim. Ben hayatimda ilk defa Sol kelimesinin bu kadar Türk`ü  ve Türkiye`yi öven bir kelime olarak bu derecede karsima cikacagini hayal bile etmemistim. Her defasinda bir seyler ögreniyor,düsünce ve bilinc dünyam bir baska tatla gelisiyor.  ister yorumcular olsun isterse de basta Gökce Firat olmak üzere diger köse yazarlari olsun, böylesine insanlarin var olduguna  hala da inanamiyorum!

Her yazi bir belgesel! Bu tür yazilari güncel basinda okumak mümkün degil. Gerci kimseyede yazdirmazlar.. ilac gibi yazilarinizin yörüngeden cikmadan AYKIRILIGININ devamini dilerim. Böyle düsünen her türksolu okuyucusuna ve yazarina saygilar.....

Necdet, Almanya
17 Ocak 2010


Biz yıllardır "Halkların kardeşiği" teorisini savunduk. Maalesef Emperyalist güçler "Yalancı Sol" örgütler kurarak bizi birbirimizden ayırdılar PKK'da bu oluşumun bir parçasıdır. PKK olmadan ne B.O.P olur nede Amerika Türkiyede egemen bir siyasi güç olur. Bunu herkes anlamalı ve eyleme girişilmelidir. Artık birilerine uşaklık ederek biryerlere gelmeye  çalışan partilerdende biran önce kurtulmalıyız.

Kemalist Gençlik, Bursa
17 Ocak 2010


TÜRK SOLUNU TEBRİK EDERİM ÖNCELİKLE BU İNSANLAR ONURSUZ YAŞAMAYA ALIŞTIRLMIŞ MALESEF HERKEZ BİLİRKİ BİR TÜRK ACINDAN ÖLSEDE DİLENCİLİK YAPMAZ YADA YARDIM ALIRKEN YÜZÜ KIZARIR AMA BUNLARA YETERKİ YARDIM ET BABASINI BİLE ÜÇ KURUŞ İÇİN SATAR BU İNSANLAR GÖBEĞİNİ KAŞIYA KAŞIYA HİÇ BİR İŞTE ÇALIŞMADAN DEVLETİN SIRTINDAN GEÇİNMEYE DEVAM EDER YETER AMA ARTIK YETER.

Alperen, İstanbul
14 Ocak 2010


Sayın Gökçe Fırat yazınız yine muhteşem olmuş.

Tarih boyunca Batı'dan aldıkları desteklerle "efendileşen"kürtlerin ,faşist yüzlerini ortaya koymuşsunuz.Dediğiniz gibi onları artık kardeş olarak göremiyoruz.Kendine aydın diyenler, kardeşlik palavralarını atmaya devam etsinler..

Ama artık yeter...!Faşistleri kurulacak mahkemelerde yargılama vakti geldi.. Sonuna kadar yanınızdayız. Artık tek beklentimiz kurulacak olan Türk partisidir...

Yolumuz açık olsun.

Filiz, İstanbul
13 Ocak 2010


Her zamanki gibi doğru ve yerinde bir yazı olmus.Sayın Gökce Fırat'ı tebrik ederim. Türk gençliği nerde nasıl duracagını farkına varmalıdır. Sürekli yalan vede yanlış bilgilere yönelmemelidir. Okumalı ve araştırmalıdır.

Türk Solu'nun her zaman arkasındayım destikcisiyim...

Yılmaz Işık, Konya
12 Ocak 2010


Kürt feodalizmi yıkılmadıkça bu kürtler kullanılmaya devam edilecek.Tebalığı kabul eden bir insandan millete yarar gelmeyecektir.

Menderes Kasap, Antalya
12 Ocak 2010


1989 yılında o zamanki SHP'nin Beşiktaş'ta bir bahçedeki gecesine gitmiştim. sanatçılar çıkarken arada sloganlar atılıyordu. derken "kahrolsun Türkiye" diye bir slogan duydum ve o anda mensubu olduğum soldan tiksinerek o ortamı terkettim. O zaman 23 yaşındaydım ve bu adına kürtlerin en büyük zararı bizzat Türk soluna verdiklerini kavrayamayacak bir bilgi donanımındaydım.

Beni sol ile yeniden Türksolu Dergisi barıştırdı ve bu yüzden sizlere büyük müteşekkirim!

Murat Sudan, İstanbul
12 Ocak 2010


Sayın Gökçe Fırat yazınız tam yerinde eğer Türk faşist olsaydı bu coğrafyada kimse Türkçeden başka dil konuşamazdı başka etnik kimlikten söz edmezdi kendi ilkel yaşamlarını bugün bize dayatmaya kalkamazdı şehirlerde örgütlenerek kendinden olmayanlara kuduz köpekler gibi saldırmazdı yakmazdı yıkmazdı emeğe saygı duyar haketmediğini zorla almaya kalkmazdı zengin ağalarının daha rahat yaşamaları için köpekler gibi komşularını taciz etmezdi

Ben ne yapıyorum diye bir kez kendini sorgulardı o zaman görecektiki taşeron olduğunu abd nin ab nin yerli işbirlikçi akp nin kürt ağaların taşeronu olduğunu yol yakınken insan olurdu olmaya karar verirdi zararın neresinden dönülürse kardır

Başak Orçin, Kocaeli
12 Ocak 2010


ah ne diyim ben bu satırlara . o elinde silah sözde devlet kuracaklar ya . ALLAH  onlara akıl fikir versin diyecegim . siz ne yapıyor sunuz .sıktıgınız kurşunlardan hep yoksul türk askerleri ve onların aileleri zarar gördü. sonrada taraf gazetesi vasıtasıyla kendinizi sol çizgide göster meye çalışıyor sunuz.

ne yapayım ben şimdi siz yoksul degilsiniz ki akıl vereyim. çekin uyuşturucu parasını satın otellerde beyaz kadınları sonra biz garibiz edebiyatı . garip olmasak uyuşturucu satmayız dimi hiç kadında satmayız o zaman . ne yaparsın bi kilo toz bi otobos ediyi de ondan dimi .bütün çabanız .insanları gariban edebiyatıyla sömürmek hitlerde öyle yaptı. ne dedi nasyonal sosyalist parti sizler gibi komünistleri ve yoksulları kırdı geçirdi. ama bizim stalinlerimiz var nasıl hitler stalinin çelik yumrukları ile yıkıldı işe bizde sizler, öyle yıkacagız.

türkiye yi sahipsiz buldunuz dimi ama bizim nazım hikmetlerimiz var biz bi şarap içip dünyaya nam salan şiirler yazarız. ve yazacagız.ne nazım öldü ne yoldaşları mustafa suphiler öldü . makyevelist politikalarınızla yerin dibine gireceksiniz . sizlere bu dünyayı Türksolu önderliginde dar edecegiz.

Ahmet Kasabalı, İstanbul
12 Ocak 2010


Kendisini kürt olarak tanımlayan insanlar yıllarca mazlumu oynamışlardır.Ancak tek hedefleri vardı.Türkiyeden bağımsız bir Kürt İslam devleti kurmak .ve bunun içinde solcu türkleri kullanmak istemişlerdir .Ancak şunu unutmuşlardır ki bu memleketi türk yapan solcu türklerdir.

Alperen, İstanbul
12 Ocak 2010


Sayın Gökçe Fırat görüşlerinize tamamen katılıyorum!!Yine her zamanki gibi mükemmel tespitler yapmışsınız!!Evet dediğiniz gibi kürtler faşisttir ve terör örgütü çapulcular sürüsü pkk Emperyalist güçlere baştada abd olmak üzere uşaklık yapıyorlar çünkü bunlar bölücü ırkçıdır!!Dediğniz gibi Batı ve Güney kıyı şeridine faşist kürt mafyası hakim durumdadır belki bunu en iyi şekilde görenlerden biride benimdir!!Ben liseyi Marmaris'te okudum ve kürtlerin ne kadar çoğaldığını yakından gördüm öyle bir hal aldı ki bu "Irkçı kürt İstilası" nereye baksak bu faşist kürtleri görmeye başladık etrafımızda!!

Belki vereceğim örnek durumun ne kadar vahim bir hal aldığını açıkça ortaya koyar;Marmaris'te Kapalı Çarşıya girdiğimde sanki doğuda bir yere gittiğini zannediyor insan abartısız söylüyorum Marmaris'te Kapalı Çarşının % 90'ı kürt işte durum bu kadar kötü ,faşist kürt istilasının ne boyutta olduğunu anlatmak için bu örnek bile yeterlidir!!Bu faşist kürtler feodal ağalık sisteminin etkisi ile kula kulluk etmeye alışkındır ha başında bir Ağa olsun ha Amerika farketmez kendine biçilen uşaklık payesini yerine getirir nitekim terör örgütü eliyle yerine getiriyorda dün bu Vatan Hainleri şeyh sait,seyit rıza denen işbirlikçilerdi bugün ise İmralı canisi çapulcubaşı,Kürt-İslam Faşisti Tayyip ve onun saz arkadaşları denen işbirlikçi hainler topluluğudur!!

Büyük Türk Milleti olarak bu faşist kürtlere karşı gücümüzü göstermeliyiz bu vatanın gerçek sahipleri olarak bunlara haddini bildirmeliyiz!!

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR!!NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!

Mustafa Serhat Akman, Muğla
12 Ocak 2010


çok güzel bir yazı.kürtlerin büyük kısmı faşist tir.ben izmirde yaşıyorum , izmirde belli başlı işlere hep bunlar bakar. çok zenginlerdir bunlar.sürekli olarak  pkk sempatizanı kürt ailelerini izmire getirmektedirler.yoksul kürt çocukalrıda hırsızlık yapmaktadırlar.hepsinin ortak paydası TÜRK duşmanlığıdır. bunlar kendi sokaklarını hatta mahallelerinide kurmuşlardır. aralarırnda TÜRK barındırmazlar.

TÜRK ile aynı iş yerinde çalışıyor olsa bile aynı yaşam standartlarında olsalar bile hep TÜRkü kötülemektedirler. fırsat bulduklarında ekmek yedi yere hıyanet etmekte bir sakınca görmezler. İZMİR gibi güzüeller güzeli bir şehirde olmalarına rağmen hala orta çağda yaşamakta ısrar etmektedirler. herfırsatta TÜRKe  vahşice saldırmakta bir sakıncada görmezler.

Kerem, İzmir
12 Ocak 2010


Kürt faşizminin psikolojik mücadele ayağını iyi incelemek gerekir. Bu mücadelenin en etkili silahlarından birisi kavramlar taktiğidir. Parlak ve süslü kavramları sahiplenmek ve bu kavramlarla özdeşleşmek ilk aşamadır. İkinci aşamada lekeleyici, zedeleyici, kokuşmuş kavramları da kendilerine engel çıkaranlara yaftalamak; onları bu kavramlarla özdeşleştirmektir. Barış, demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi çekici kavaramlar onların tekelindedir. Kafatasçı, ırkçı, faşist gibi itici kavramlar da onların istemediği kişilere aittir. Ülkemizin: aydınları, yazarları, sanatçıları, siyasetçileri, basını, TV'si de bu süslü kavramlara sahip olmak için yanıp tutuşmaktadır. Bu yanıp tutuşanların imdadına, Kürt faşizminin sahte kavramları Hızır gibi yetişmekte,ilaç gibi gelmektedir. İlacın dozajı da, en cilalı kavrama sahip olmalarının ölçütü de Kürt faşizmine verilen hizmetin büyüklüğü ile
 doğru orantılıdır.

Turgut Öz, Edirne
12 Ocak 2010


Bir Türk milliyetçisi olarak çok beğendim yazınızı, güzel tespitleriniz var bu ülkede bir milliyetçilik olacaksa bu ancak Türk milliyetçiliğidir çünkü burası Türkiyedir...

Ahmet, Manisa
11 Ocak 2010


Sayın Gökçe Fırat yine mükemmel yine vatansever bir yazı...çok teşekkür ederim

Cumhur, Çorum
11 Ocak 2010


evet yıllarca bize türk faşizminden bahsedip durdular.türk milliyetçiliğinin çok kötü olduğunu söylediler.türk milliyetçiliğine hep savaş açtılar.o savaş açanlara şimdi bakıyorum da abd ye ve kürt milliyetçiliğine ses çıkarmıyorlar. ve hatta destekliyorlar.bizim daha çok insana bunu anlatarak kürt faşizmine dur dememiz lazım

Türkan, İstanbul
11 Ocak 2010


akp bu faşist oluşumu destekliyor.abd nin bölgedeki eşbaşkanlığını yürütüyor.erken seçimleri dört gözle bekliyoruz.bu faşizmi durdurmak için....size de teşekürler gökçe abi çok güzel bir yazı olmuş...

Mustafa Kemal, İstanbul
11 Ocak 2010


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40