Yunus Yılmaz - Kürtçüler, Atatürk’ten intikam alıyorlar!
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Ağla sevgili yurdum... Henüz 16 yaşında, PKK’lılar tarafından yakılarak öldürülen, masum çocuğun
Serap için ağla...
SERAP YEŞİLTUNA
Serap'ın katillerini tanıyoruz
ONUR YAMAN
Yoksul Türk gençleriydiler,
şehit edildiler
ALİ ÖZSOY
AKP Faşizmi izin veriyor Kürt ırkçıları
Türkiye’yi yakıp yıkıyor
ÖZGÜR ERDEM
Dersim yalanları ve gerçekler
YUNUS YILMAZ
Kürtçüler, Atatürk'ten intikam alıyorlar!
CANAN ARITMAN
İzmirliler Hasan Tahsin'in izinden gitmiştir
OKAN İŞBECER
Ermeni-Kürt kardeşliği
TUĞRUL ÇELİK
Rus basınından Putin'e: "Atatürk'ü örnek al"
KAYA ATABERK
Tayyip, Barak'la Oval Ofis'te 2 saat geçirdi
ESER ÖZALTINDERE
Uyduruk Kürtçü
tarih saçmalıkları
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
İşte Türkiye
Ey Sayınlar!..
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Nobel "Savaş" ödülü Obama'nın!
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Devrimci-milliyetçi çizgi işbirlikçi reformist çizgiye karşı
İLYAS SALMAN
Hoş ve boş yaşam
TEVFİK KAYMAZ
Bu kalp seni
unutur mu?
EKİN AKKOL
Abimm: İnsanlığı bize hatırlatıyor
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (15)
EYKAN CAN
Vakti zamanında
 
 

Yunus Yılmaz
Kürtçüler, Atatürk’ten intikam alıyorlar!

Cumhuriyet dönemi Kürt politikasına saldırıyorlar

10 Kasım’da mecliste “PKK açılımı” yapan AKP, tüm açıklamalarına karşın ortaya somut bir şey koymadı. Daha doğrusu koyamadı, çünkü yemedi! Ama anlayabildiğimiz kadarıyla Türk askerine, polisine taş atan PKK’lı çocukların affı söz konusuymuş! Anlaşılıyor ki kamuoyundan gelen tepkilerden çekinen AKP, belli ki “PKK açılımını” da diğer açılımlarda olduğu gibi bu topluma “hazmettire hazmettire” kabul ettirecek.

Gösterilen tepkilerin en büyüğünü ise “Dersim” diye bir ilimiz olmamasına karşın Cumhuriyet dönemindeki Tunceli’deki isyandan bahseden CHP’li Onur Öymen’in: “Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kimse ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım’ dedi mi?” sözlerine gösteriyorlar.

Onur Öymen bu sözlerinden dolayı bir de özür diledi ki, onu da anlayamadık! Bugün Atatürk’ün partisi olduğunu söyleyen CHP bile Cumhuriyet dönemi Kürt politikasını doğru dürüst savunamamaktadır! Görülüyor ki, Atatürk dönemi Kürt politikasını savunmak bile suç olmuştur artık.

İktidar ve iktidar yalakaları bir olmuş, Atatürk dönemi Kürt politikasını yargılıyorlar. Sanki Tunceli isyanında Kürtler suçlu değil de, Kemalist yönetim suçlu. İşte dün olduğu gibi bugün de Kürtçüleri suçlu bulmayanlar devleti suçlu buluyor. Eli kanlı terör örgütü PKK masum pozlarına büründürülürken, devlet ise suçlu pozisyonuna sokulmaktadır.

AKP’nin Alevi ve solcuları

İşte böyledir Kürt-İslamcılarımızın halleri. Peki ya meclisteki “PKK açılımına” tepki göstermeyip bir de AKP’nin Alevi açılımından medet uman sözde Alevilerimize ne demeli? Kendi ayıplarına bakmadan Onur Öymen’in istifa etmesini istiyorlar, madem mezhebinize bu kadar sahipsiniz o zaman mecliste Diyanet bütçesi görüşülürken “Bugün Alevilere tahsisat düşünülürse, yarın Mecuziler, Vahabiler, Satanistler de benzer taleplerle gelebilir.” diyerek Alevilerle Satanistleri bir tutan AKP’li Mustafa Özbayrak’ı niye istifa ettiremediniz? Aslında nedeni çok basit, çünkü AKP’nin sizlere hem Kürtçülük konusunda hem de Alevilik konusunda vaatleri vardır da o yüzden AKP’ye gereken tepkiyi gösteremiyorsunuz!

Aslında sözde Alevilerin Onur Öymen’e tepki göstermesi anlamsızdır. Çünkü Tunceli isyanı bir Alevi isyanı değildi.

O halde ne diye sözde Aleviler Onur Öymen’e tepki gösteriyorlar? Demek ki, AKP’ye payanda olmuş sözde Alevilerimiz AKP yerine Onur Öymen’e ve Cumhuriyet dönemi Kürt politikasına düşmanlık yapmayı uygun görüyorlar. Demek ki sözde ilerici olan Alevilerimiz, solcularımız bir Kürt feodali tarafından çıkartılan gerici ayaklanmayı sahipleniyorlar.

Kürt ayaklanmaları ve devletin mücadele yöntemi

Ama bakıyoruz sözde solcularımız Cumhuriyet dönemini yargılıyor. Oysa Sovyet Rusya bile cumhuriyetin ilk yıllarında Kürt Şeriatçıların çıkarmış oldukları ayaklanmaları gerici bir ayaklanma olarak görmüş ve Türkiye devletini savunmuştur. Bu haklılığını bilen o zaman Türk devlet yöneticileri ise Kürt ayaklanmalarına karşı çok sert sözler söylemişlerdir. İsmet İnönü Ağrı isyanından sonra: “Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur.” diyordu. Ya Mahmut Esat Bozkurt ne diyordu? “Biz Türkiye denen dünyanın en hür ülkesinde yaşıyoruz. Mebusunuz inançlarından samimiyetle bahsetmek için buradan daha müsait bir ortam bulamazdı. Onun için hislerimi saklamayacağım. Türk bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmeti olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!” diyordu. Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen ise Tunceli isyanında Kürt bölücülerin üzerine bomba yağdırıyordu.

Tabii tüm bunlar, bizlere, Atatürkçülüğün anlatıldığı derslerimizde, kitaplarımızda Atatürk’ün emperyalizme karşı mücadele veren antiemperyalist bir lider olduğu anlatılmadığı gibi Atatürk’ün tüm yaşamının İngilizler ve diğer emperyalist devletlerle işbirliği yapan Kürtlerin çıkarmış olduğu ayaklanma ve isyanları bastırmakla, bunlarla mücadele etmekle geçtiği de anlatılmamış ve işlenmemiştir. Atatürk Milli Mücadeleyi başlattığı günden itibaren 19 ayaklanma bastırmak zorunda kalmıştır. Bu isyanların en sonuncusu olan Tunceli isyanı 1937 yılında olmuştur. Yani Atatürk’ün vefatına yakın bir dönemde olmuştur.

AKP’nin MİT’i

12 Eylül döneminde insanlarımızın birçoğu terör ortamı yaratmaktan, komünist, Kürtçü olmaktan yargılanmıştı! Devlet askeriyle, polisiyle, MİT’iyle tüm kurumlarıyla komünistlerin, Kürtçülerin peşindeydi. Fakat şimdilerde Kürtçülük, bölücülük yapanlar bayram şenliğiyle karşılanıyor. Hatta PKK’lıların eve dönüşü konusunda, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin yetkilisi Neçirvan Barzani’ye bakacak olursak: “Eve dönüş MİT’le hazırlandı.” (Taraf, 02.11.2009)

Sizin anlayacağınız devran döndü, Kürtçülük yapan solcuları döven devletin güçleri Kürtçülük yapmayıp Türkçülük yapanları bölücü olduğu gerekçesiyle izler oldu! AKP’nin polisi, MİT’i var gücüyle Kürtçülük faaliyetinde bulunurken; AKP’nin Kürtçüsü, solcusu ve Şeriatçısı Atatürk’ün meclisinde çoğunluğu ele geçirerek Atatürk’ten intikam alır oldu. Türk solcuları ise “Türkiye Türklerindir” dedikleri için bölücülük yapmakla suçlanır oldu!

Velhasıl Türkiye devletin sahipleri tarafından(!) böyle bir ucubeye dönüştürülmüş olundu.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Değerli kardeşim,yazdıklarınızla çok önemli bir konuyu dile getirmişsiniz.Gerçek olanda Tunceli isyanında Türk askerini alnından vurup şehit eden ingilizlerle işbirliği yapan,hainlerin torunları bu günde askerimizi alçakca,kalleşce pusuya düşürerek şehit ederek,dedelerinin intikamını almaktadır.Üstelikte illerimizi yakarak yıkarak korku ve dehşet salarak,Türk Devletine meydan okumakta,GAFLET-DELALET-HATTA İHANET  içerisinde olan makamlarda bu vahım gidişatı seyrederek,teröre çanak tutmaktadır.

Emperyalist güçlerin vatanımızı bölme parçalama,taktik ve planlarının son halkası  isyanlar,iç savaş ve silah işgal gerçekleşmek üzeredir.Bu vahim gidişin sonu iç savaş ve dış güçlerin ülkemizi  silahlı işgalidir...Saflar belli olmuştur.Irak da afganistanda milyonlarca insanı katleden katillerle kol kola hatıra fotoğrafı çektiren icazetli bu iktidar dan biran önce kurtulmak için mutlaka ikinci bir KUVAYİ MİLLİYE hareketini başlatmanın zamanı gelmiştir.Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.

Yarın çok geç olmadan ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmak için gerçek vatanseverler,gerçek ATATÜRKÇÜLER,gerçek MİLLİYETÇİLER  bir çatı altında ,inalınır,güvenilir bir lider etrafında birlişmeli ,fiiliyata geçmelidir..Bu millet,bu vatan yeni bir lider yeni adres aramaktadır...Artık yaldızlı,süsülü yazılara,sloganlara ıtıbar etmemektedir..Mantar gibi biten tabela partilerine  ve ABD-AB-İMF ye yalakalık eden satılmış PARTİ-SENDİKA-SİVİL TOPLUM örgütlerine olan ınancını kaybeden ümıtsizliğe kapılan milyonları ayaga kaldıracak yeni bir liderle yeni bir hareket acilen başlatılmalıdır...Zaman hainlerin lehine işlemekte her geçen yeni yeni mevziler kazanmakta,satılmış basında TÜRK MİLLETİNE gerçekleri çarpıtarak aktarmaktadır.

Bu işin  tek yolu demokratik hukuk kuralları içerisinde yarım kalan TÜRK DEVRİMİNİ tamamlamak tam bagımsız türk devletini yeniden inşa etmek için 1919 ruhuyla TÜRK MİLLETİNİ  ayaga kaldırmak,TÜRKLERİN TÜRKLERİ yönetmesini saglamaktır..Buda lafla degil icraatla olur.Gerisi teferruattır,safsatadır,milleti aldatmaca,kandırmacadır...7 tane vatan evladının şehit edildiği bir günde,işbirlikçi basın halen TV ler normal proğramlarına devam ediıp avrat ve koca bulma proğramlarına devam ediyor,bayraklar yarıya inmiyorsa ,devletin istihbarat teşkilatları sadece vatanseverlerin telefonlarını dinliyor,terör örgütelrinin eylemlerini tesbit edemiyorsa,katil ABD ye dostumdur diyen,bir başbakan bu ülkeyi yönetiyorsa,şerefli Türk subay ve genarelleri,çeşitli iftira ve tertiplerle,adi suçlu gıbi işleme tabi tutulup,ordumuz yıpratılıp, pasivize edilip ,parçalanmak isteniyorsa,yapılacak iş bellidir..

Samsundan ıkıncı milliye hareketini başlatmak.Başlamadan önce adam gibi adamları ülke genelinde tesbit edip,görevlendirmek...Selamlar

Kemal Canay, İçel
17 Aralık 2009


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40