![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Onur Yaman
Türkiye’nin acıya boğulduğu günlerden biri daha… Saat: 15:20 Hava oldukça puslu… Malum, korkaklar ve hainler puslu havaları sever… Yer: Tokat ili, Reşadiye ilçesi, Sazak mevkii. Jandarma devriyemiz PKK’nın hain pususuna düşüyor. 10 askerimizin içinde olduğu devriye aracı çapraz ateşe tutuluyor. 7 askerimiz şehit, 3 askerimiz yaralı… Aynı gün sabah saatlerinde PKK’nın molotofladığı otobüste yanarak ağır yaralanan 16 yaşındaki Serap’ın ölüm haberiyle sarsılmıştık. Bir acımız dinmeden bir diğeri ile sarsılıyoruz. Bir günde 8 şehit… İçimiz kan ağlıyor... Türkiye kan ağlıyor… ... Uzman Çavuş Harun Arslanbay, henüz 32 yaşındaydı. Biri 2 yaşında biri 6 aylık iki çocuk bıraktı geride… Yakup Mutlu, 18 yaşında nişanlısını bıraktı ardında… Ferit Demir ve Cengiz Sarıbaş gencecik iki fidandı. Aynı mahallede oturuyorlardı. Bir mahalleye iki ateş düştü. Onur Bozdemir, henüz 20 yaşındaydı hain pusuyla şehit düştüğünde… Kemal Bide’nin yaşı 21’di. Cenazesi Ordu’nun Akkuş ilçesinde kaldırıldı. Acılı anne Dilber Bide’nin ayaklarında lastik ayakkabılar vardı. Onbaşı Fatih Yonca, aldığı 39 lira 14 kuruşluk maaşını evine gönderiyordu. Fatih’in Hatay’daki evinin fotoğrafları gazetelere de yansıdı. Sıvası bile olmayan ufacık bir ev. Yedi şehidimizi de kalbimize gömüyoruz. ... Ve bekliyoruz konuşun Abdullah Gül! “Güzel şeyler olacak” diyordunuz. 7 Aralık 2009 Pazartesi günü üstüne konuşun! Anlatın bize güzel şeyleri… Susmayın!.. Açılım diyerek dağdan inen teröristlerin davul zurnayla karşılanmasını, miting konuşmacıları olmasını sağlayan Tayyip Bey buyurun siz de konuşun! Şehit cenazelerinde ağlayan analar için konuşun! “Analar ağlamasın” deyin. Sonrasında “acılarımız ortak” açıklamasını yineleyin. Dağda ölen teröristin anasına da “size de aynı değeri veriyorum”, “anaların ideolojisi olmaz” deyin. Evet, Bülent Arınç yineleyin Diyarbakır konuşmanızı. Dağdan inenlerin onurlarını kırmayalım diyordunuz ya… 7 askerimizi katleden teröristler de dağdan inmeye kalkarsa onurlarını koruyacak mısınız?! Yoksa birkaç hafta önce konuştuklarınızı yineleyemeyecek kadar kötü durumda mısınız? ... Evet, bekliyoruz beylik propagandalarınızı. Haydi, elinizin altındaki medya ordusuna talimat verin şimdi de yazsınlar Güneydoğu çok fakir bırakıldı ondan dolayı insanlar dağa çıkmak zorunda kaldı. Şehit Kemal Bide’nin, ayağında lastik ayakkabılar, ağlayarak oğlunun tabutuna sarılan annesini görerek yazın. Sıvası olmayan evde oturup 39 lira maaşını evine göndermek durumunda olan Şehit Fatih’i görerek yazın. Evet, onlar da fakirdi onlar da dağa çıktı ama vatani görevini yerine getirmek için çıktılar. Vatanlarını savunurken şehit düştüler. Üzerlerinde Türk Ordusu’nun üniforması ve Türk Ordusu’nun sağladığı teçhizat vardı. Fakir ama onurlu Türk gençleriydiler… Yazın. Askerimizi pusuya düşüren “fakir teröristlerinizin” elindeki silahı kim alıyor onu da yazın. Karnını kim doyuruyor! Kaçacak aracını kim sağlıyor! .... Gerçekler ölüm kadar çıplak ortadayken fikrinizi savunamaz hale geliyorsunuz. Gerçeklerin karşısında duramayanlar birden gerçekleri gölgelemek için sanki ellerine tek bir metin verilmiş gibi açıklamalara başlıyor. İlk önce Ahmet Türk çıkıyor, Tokat’ta yaşanan olayın provokasyon olduğunu söylüyor. Provokasyonun açığa çıkarılmasını istiyor. Ardından Tayyip Erdoğan “Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir.” diyerek provokasyon vurgusu yapıyor. Sonrasında Bülent Arınç’ın gerekçeli açıklaması geliyor: “Türkiye’de daha çok ses getirecek, milliyetçi duyguları daha fazla körükleyecek, özellikle bu söylem içerisinde siyaset yapan partilerin işini biraz daha kolaylaştıracak bir eylemi çok akıllıca planlamış olabilirler”. Ahmet Türk’e göre de Tayyip Bey’e göre de Bülent Arınç’a göre de suçlu PKK değil. Ortada bir provokasyon var. Siz bakmayın, zırvaladıklarını kendileri de biliyorlar. Söyleyecek lafları yok o yüzden zırvalıyorlar. Yoksa onlar da görüyorlar tüm milletin PKK’yı lanetlediğini. Sanki ilk kez askerlerimize haince bir pusu kuruluyor. Sanki ilk kez vatan evlatları öldürülüyor. Sanki ilk kez Türkiye terörün iğrenç yüzünü görüyor. Yıllardan bu yana süren hainliği tam bitti derken yeniden hortlattınız. Ve hortlattığınız terörün hesabını vermekten korkarak zırvalıyorsunuz. Sizin provokasyon zırvalarınıza bu milletin karnı tok. Sayenizde artık herkes terörün iğrenç yüzünü tanıyor. Türkiye’nin her yerinde PKK kınanıyor. ... Ve Bülent Arınç’ın siyasi öngörüsünü gerçekleştirecek süreç başlıyor. “Bu açılım risktir. AKP bitebilir ama açılım devam edecek.” Bir yanda PKK eylemini lanetleyen milyonlar var. Bir yanda provokasyon diyerek PKK’nın adını dahi ağzına almayan Ahmet Türk-Tayyip Erdoğan. Bir yanda sekiz şehidimiz. Bir yanda barış ve kardeşlik sloganı atan DTP-AKP korosu. Bir yanda acılı şehit anaları var. Bir yanda şehit analarıyla terörist analarını bir tutan Tayyip Bey. Çok haklısın Bülent Arınç, siz bitecek olan tarafta kaldınız! Ne diyor Şehit Er Onur Bozdemir’in babası Ahmet Bozdemir: “Onur’dan başka üç tane daha oğlum var, onları da askere göndereceğim, yetmezse ben de gideceğim.” Şehit Cengiz Sarıbaş’ın babası Talip Sarıbaş ne diyor: “Oğlum hain bir pusuda şehit oldu. Delikanlı insanlar cesurca çıkıp savaşsalardı bu böyle olmayacaktı. Oğlumun komutanından rica ediyorum, oğlumun elbiselerini bana versinler aynı karakolda ölene kadar vatanım uğruna görev yaparım.” Verdiğimiz her şehit, Türk’ü biraz daha birbirine bağlıyor. Açılım zırvalarınız şehitlerimizin kanlarında boğuluyor! Sen anlayamazsın Potamyalı ama bütün Türkler şehit Cengiz Sarıbaş’ın elbiselerini koşulsuz giymeye hazır. Bütün bir Türk milletini bitiremezsiniz ama siz bitiyorsunuz! Bilin! Bir millet kıyafetini değiştiriyor ve giymeye hazırlandığı kıyafette sizin rozetleriniz yok!
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 417 27 01 İzmir: 0232 463 59 06 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||