Onur Yaman - Yoksul Türk gençleriydiler şehit edildiler
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Ağla sevgili yurdum... Henüz 16 yaşında, PKK’lılar tarafından yakılarak öldürülen, masum çocuğun
Serap için ağla...
SERAP YEŞİLTUNA
Serap'ın katillerini tanıyoruz
ONUR YAMAN
Yoksul Türk gençleriydiler,
şehit edildiler
ALİ ÖZSOY
AKP Faşizmi izin veriyor Kürt ırkçıları
Türkiye’yi yakıp yıkıyor
ÖZGÜR ERDEM
Dersim yalanları ve gerçekler
YUNUS YILMAZ
Kürtçüler, Atatürk'ten intikam alıyorlar!
CANAN ARITMAN
İzmirliler Hasan Tahsin'in izinden gitmiştir
OKAN İŞBECER
Ermeni-Kürt kardeşliği
TUĞRUL ÇELİK
Rus basınından Putin'e: "Atatürk'ü örnek al"
KAYA ATABERK
Tayyip, Barak'la Oval Ofis'te 2 saat geçirdi
ESER ÖZALTINDERE
Uyduruk Kürtçü
tarih saçmalıkları
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
İşte Türkiye
Ey Sayınlar!..
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Nobel "Savaş" ödülü Obama'nın!
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Devrimci-milliyetçi çizgi işbirlikçi reformist çizgiye karşı
İLYAS SALMAN
Hoş ve boş yaşam
TEVFİK KAYMAZ
Bu kalp seni
unutur mu?
EKİN AKKOL
Abimm: İnsanlığı bize hatırlatıyor
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (15)
EYKAN CAN
Vakti zamanında
 
 

Onur Yaman
Yoksul Türk gençleriydiler şehit edildiler

Tarih: 7 Aralık 2009.

Türkiye’nin acıya boğulduğu günlerden biri daha…

Saat: 15:20

Hava oldukça puslu…

Malum, korkaklar ve hainler puslu havaları sever…

Yer: Tokat ili, Reşadiye ilçesi, Sazak mevkii.

Jandarma devriyemiz PKK’nın hain pususuna düşüyor.

10 askerimizin içinde olduğu devriye aracı çapraz ateşe tutuluyor.

7 askerimiz şehit, 3 askerimiz yaralı…

Aynı gün sabah saatlerinde PKK’nın molotofladığı otobüste yanarak ağır yaralanan 16 yaşındaki Serap’ın ölüm haberiyle sarsılmıştık.

Bir acımız dinmeden bir diğeri ile sarsılıyoruz.

Bir günde 8 şehit…

İçimiz kan ağlıyor...

Türkiye kan ağlıyor…

...

Uzman Çavuş Harun Arslanbay, henüz 32 yaşındaydı. Biri 2 yaşında biri 6 aylık iki çocuk bıraktı geride…

Yakup Mutlu, 18 yaşında nişanlısını bıraktı ardında…

Ferit Demir ve Cengiz Sarıbaş gencecik iki fidandı. Aynı mahallede oturuyorlardı. Bir mahalleye iki ateş düştü.

Onur Bozdemir, henüz 20 yaşındaydı hain pusuyla şehit düştüğünde…

Kemal Bide’nin yaşı 21’di. Cenazesi Ordu’nun Akkuş ilçesinde kaldırıldı. Acılı anne Dilber Bide’nin ayaklarında lastik ayakkabılar vardı.

Onbaşı Fatih Yonca, aldığı 39 lira 14 kuruşluk maaşını evine gönderiyordu. Fatih’in Hatay’daki evinin fotoğrafları gazetelere de yansıdı. Sıvası bile olmayan ufacık bir ev.

Yedi şehidimizi de kalbimize gömüyoruz.

...

Ve bekliyoruz konuşun Abdullah Gül!

“Güzel şeyler olacak” diyordunuz.

7 Aralık 2009 Pazartesi günü üstüne konuşun!

Anlatın bize güzel şeyleri…

Susmayın!..

Açılım diyerek dağdan inen teröristlerin davul zurnayla karşılanmasını, miting konuşmacıları olmasını sağlayan Tayyip Bey buyurun siz de konuşun!

Şehit cenazelerinde ağlayan analar için konuşun!

“Analar ağlamasın” deyin.

Sonrasında “acılarımız ortak” açıklamasını yineleyin.

Dağda ölen teröristin anasına da “size de aynı değeri veriyorum”, “anaların ideolojisi olmaz” deyin.

Evet, Bülent Arınç yineleyin Diyarbakır konuşmanızı.

Dağdan inenlerin onurlarını kırmayalım diyordunuz ya…

7 askerimizi katleden teröristler de dağdan inmeye kalkarsa onurlarını koruyacak mısınız?!

Yoksa birkaç hafta önce konuştuklarınızı yineleyemeyecek kadar kötü durumda mısınız?

...

Evet, bekliyoruz beylik propagandalarınızı.

Haydi, elinizin altındaki medya ordusuna talimat verin şimdi de yazsınlar Güneydoğu çok fakir bırakıldı ondan dolayı insanlar dağa çıkmak zorunda kaldı.

Şehit Kemal Bide’nin, ayağında lastik ayakkabılar, ağlayarak oğlunun tabutuna sarılan annesini görerek yazın. Sıvası olmayan evde oturup 39 lira maaşını evine göndermek durumunda olan Şehit Fatih’i görerek yazın.

Evet, onlar da fakirdi onlar da dağa çıktı ama vatani görevini yerine getirmek için çıktılar. Vatanlarını savunurken şehit düştüler. Üzerlerinde Türk Ordusu’nun üniforması ve Türk Ordusu’nun sağladığı teçhizat vardı.

Fakir ama onurlu Türk gençleriydiler…

Yazın. Askerimizi pusuya düşüren “fakir teröristlerinizin” elindeki silahı kim alıyor onu da yazın.

Karnını kim doyuruyor!

Kaçacak aracını kim sağlıyor!

....

Gerçekler ölüm kadar çıplak ortadayken fikrinizi savunamaz hale geliyorsunuz.

Gerçeklerin karşısında duramayanlar birden gerçekleri gölgelemek için sanki ellerine tek bir metin verilmiş gibi açıklamalara başlıyor.

İlk önce Ahmet Türk çıkıyor, Tokat’ta yaşanan olayın provokasyon olduğunu söylüyor. Provokasyonun açığa çıkarılmasını istiyor.

Ardından Tayyip Erdoğan “Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir.” diyerek provokasyon vurgusu yapıyor.

Sonrasında Bülent Arınç’ın gerekçeli açıklaması geliyor:

“Türkiye’de daha çok ses getirecek, milliyetçi duyguları daha fazla körükleyecek, özellikle bu söylem içerisinde siyaset yapan partilerin işini biraz daha kolaylaştıracak bir eylemi çok akıllıca planlamış olabilirler”.

Ahmet Türk’e göre de Tayyip Bey’e göre de Bülent Arınç’a göre de suçlu PKK değil. Ortada bir provokasyon var.

Siz bakmayın, zırvaladıklarını kendileri de biliyorlar.

Söyleyecek lafları yok o yüzden zırvalıyorlar. Yoksa onlar da görüyorlar tüm milletin PKK’yı lanetlediğini.

Sanki ilk kez askerlerimize haince bir pusu kuruluyor.

Sanki ilk kez vatan evlatları öldürülüyor.

Sanki ilk kez Türkiye terörün iğrenç yüzünü görüyor.

Yıllardan bu yana süren hainliği tam bitti derken yeniden hortlattınız. Ve hortlattığınız terörün hesabını vermekten korkarak zırvalıyorsunuz.

Sizin provokasyon zırvalarınıza bu milletin karnı tok.

Sayenizde artık herkes terörün iğrenç yüzünü tanıyor.

Türkiye’nin her yerinde PKK kınanıyor.

...

Ve Bülent Arınç’ın siyasi öngörüsünü gerçekleştirecek süreç başlıyor.

“Bu açılım risktir. AKP bitebilir ama açılım devam edecek.”

Bir yanda PKK eylemini lanetleyen milyonlar var.

Bir yanda provokasyon diyerek PKK’nın adını dahi ağzına almayan Ahmet Türk-Tayyip Erdoğan.

Bir yanda sekiz şehidimiz.

Bir yanda barış ve kardeşlik sloganı atan DTP-AKP korosu.

Bir yanda acılı şehit anaları var.

Bir yanda şehit analarıyla terörist analarını bir tutan Tayyip Bey.

Çok haklısın Bülent Arınç, siz bitecek olan tarafta kaldınız!

Ne diyor Şehit Er Onur Bozdemir’in babası Ahmet Bozdemir:

“Onur’dan başka üç tane daha oğlum var, onları da askere göndereceğim, yetmezse ben de gideceğim.”

Şehit Cengiz Sarıbaş’ın babası Talip Sarıbaş ne diyor:

“Oğlum hain bir pusuda şehit oldu. Delikanlı insanlar cesurca çıkıp savaşsalardı bu böyle olmayacaktı. Oğlumun komutanından rica ediyorum, oğlumun elbiselerini bana versinler aynı karakolda ölene kadar vatanım uğruna görev yaparım.”

Verdiğimiz her şehit, Türk’ü biraz daha birbirine bağlıyor.

Açılım zırvalarınız şehitlerimizin kanlarında boğuluyor!

Sen anlayamazsın Potamyalı ama bütün Türkler şehit Cengiz Sarıbaş’ın elbiselerini koşulsuz giymeye hazır.

Bütün bir Türk milletini bitiremezsiniz ama siz bitiyorsunuz!

Bilin!

Bir millet kıyafetini değiştiriyor ve giymeye hazırlandığı kıyafette sizin rozetleriniz yok!


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Tüm mazlum Türk şehitlerinin ruhları şad olsun...

Kaan Bilge, Ankara
19 Aralık 2009


Oyalama taktiğinden vazgeçilmeli ve doğrudan kürt terörünün üstüne gidilmelidir.

Sakıncalı Piyade, İstanbul
18 Aralık 2009


Devletin istihbarat birimleri normal Türk vatandaşlarını takiple meşgul ediliyor. pkk yı izleyenler soruşturmalarla açığa alınıyor. PKK resmen kollanıyor.

Ethem Coşkun, Antalya
16 Aralık 2009


Şehitlerimizden sonra oluşan ortam ve açıklamalar ile bu iki partinin nasıl birbirine benzediğinin ve beraber hareket ettiklerinin kanıtıdır.Bu iki parti Türk milleti için başlı başına bir provakasyondur.

Emrullah, Manisa
15 Aralık 2009


PKK nın ikinci kez üstlendiği tokat saldırısını bizim aklı selim devlet buyuklerimizin halen provakasyon diye nitelendirmesi mantıktan,ahlaktan,siyasetçilikten ve dürüstlükten uzaktır.İşte biz böyle kişiler tarafından yönetiliyoruz

Selami Sercan, İzmir
14 Aralık 2009



akp kesin gidiyor.amerika nın ne zaman başarılı bi işi olmuşki şimdiye kadar.türban deyip milleti kandırdılar şimdi ne yapacaklar.abd emrediyor açılıyor    israil emrediyor van münit diyor.ama biz ne yapıyoruz ona bakalım .artık söz bitiyor diyorum. çıkalım ve milleti bu melunlara karşı örgütleyelim. bu melunlar savcı oluyor türkiye karışıyor. bu millet içinden mustafa kemalleri ve deniz gezmişleri çıkarmalıdır. görev günü yakındır. yaşasın türk solu

Salman Ayyıldız, İstanbul
14 Aralık 2009


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40