Hüseyin Adıgüzel - AKP açılımının altında kalacak
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kürt neden ırkçı olur?
GÖKÇE FIRAT
Güzel İzmirli...
Bil ki eline aldığın
taş değil yüreğindir...
ÖZGÜR ERDEM
"Dersim Soykırımı"
tuzağına düşmeyelim
SERAP YEŞİLTUNA
Huzurumuzu bozuyorsun Tayyip!
ALİ ÖZSOY
Tupac Amaru'nun çocukları iktidarda
OKAN İŞBECER
Aydın Doğan,
medyaya veda ediyor
TUĞRUL ÇELİK
ABD-Çin
stratejik müttefikliği
HÜSEYİN ADIGÜZEL
AKP açılımının
altında kalacak
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
İşte açılım
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Ankara'dan
bir sergi geçti
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Anadolu'nun Türk hakimiyetine geçişi
ERGİN KONUKSEVER
Kore Savaşı'nda Türkler-3
İLYAS SALMAN
En belirgin özelliğim emeğim
TEVFİK KAYMAZ
Okçular! Bir adım ileri... Sırt çantamızda
hiç eksik ok olmamalı!..
HİDAYET SARI
Bizi birleştiren Atatürk sevgisi, onları birleştiren
Atatürk nefreti
YAŞAR AKSU
Ne mutlu bize ki
Türk'ün partisi kuruluyor
AHMET PAKSOY
Nurculuğun
dünü, bugünü
UMUT YALIM
Ve ömrümüzün
en güzel günleri (14)
EYKAN CAN
Yerden gökten zembille...
 
 

Hüseyin Adıgüzel
AKP açılımının altında kalacak

Bayram boyunca, Mersin’de, Hakkari’de, İzmir’de, İstanbul’un bazı semtlerinde neler olduğunu gördünüz. Yakılıp yıkılan binalar, taşlanan polis arabaları, saldırıya uğrayan karakollar, huzursuz edilen milyonlar…

Açılım gerilimi tırmanıyor

İktidar hızla irtifa kaybediyor. İlk işaret, yerel yönetim seçimlerinde görülmüş, iktidarın oy miktarı %47’lerden, %38’lere gerilemişti. Şimdi, kamuoyu yoklamalarında %28’lerde görünüyor.

Düşüş sürüyor… Ama, açılımlar da sürüyor… Kürt açılımı ve Ermeni açılımı, iktidarı eteğinden tutmuş sallayıp duruyor.

Etnik kimliğe dayalı politikaların neler doğuracağını daha önceleri yazmış, iktidarı ve yandaşlarını açık olarak uyarmıştık. Ülkenin çeşitli yerlerinde, şu anda lokal olarak, yerel olarak başlayan kalkışmaların, ülke geneline yayılabileceğini bir kere daha açık olarak söylüyor ve iktidarı uyarıyoruz. Bu hatadan dönün! Yoksa, ülke kan gölüne dönecek… Yanlış yapıyorsunuz! Daha büyük olaylara neden olmadan, bu yanlıştan dönün! Etnik kimlik üzerine bina edilen politikalar, sadece yıkım, gözyaşı ve hiç istemesek de kan getirir. Bunu artık görün ve bir etnik kimliği, Türk milletinin üstüne çıkarmaktan vazgeçin!

Ülkenin büyük şehirlerinde, kıyı şeridindeki tüm il ve ilçelerde, Kürtlerin, ekonomik üstünlüğü ele geçirmek için hangi metotlardan yararlandıklarını artık bilmeyen ve görmeyen kalmadı. Sokakları ele geçiren Kürt mafyasının akıl almaz baskıları ile işinden, aşından olan vatandaşlarımızın sabrı tamamen tükenmiş durumdadır. Haraç vermekten, işyerlerini terk etmekten başka bir şey yapamadıkları için yaratılan durum, canlarına tak etmiştir. Devletin yasal güçlerine yaptıkları başvuruların hiçbir sonuç çıkarmadığını gören bu insanlar, artık canlarını ve işlerini koruyabilmek için kendi kendilerine savunma önlemleri almaya başlamışlardır. Sayın hükümet yetkilileri, bunun sonucunun ne olacağını düşünebiliyor musunuz?

Bayram boyunca, Mersin’de, Hakkari’de, Şemdinli’de, Yüksekova’da, İstanbul’un bazı semtlerinde neler olduğunu gördünüz. Yakılıp yıkılan binalar, taşlanan polis arabaları, saldırıya uğrayan karakollar, huzursuz edilen milyonlar… Terör örgütünün kuruluş yıldönümü, Apo’nun doğum günü, eylemlerin başlangıç günü, Nevruz kutlamaları, teröristlerin dağdan inmesi gibi bir sürü uyduruk günlerde Türkiye bunu hep yaşıyor… Bu kadar tahrikin elbette bir tepkisi olacaktır ve oluyor da… Ama burada esas tepki göstermesi gereken hükümet iken, çıtları çıkmıyor ve sanki, bu tür eylemlere destek verir gibiler… Bu durum ise çoğunluk olan Türkleri elbette rahatsız ediyor ve onlar da fırsatını buldukları zaman tepkilerini dile getiriyorlar. İzmir’de, Çanakkale’de olduğu gibi… Ama, bu tepkiler, tahrikler hiç göz önüne alınmadan, malum medya başlıyor yaygaraya… Irkçılık hortluyor, milliyetçilik yükseliyor, hükümet önlem almalıdır yaygarası ortalığı kaplıyor.

Bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl insanlıktır? Anlamak mümkün değildir. Adamlar terör örgütü bayrakları, Apo posterleri ile ortalığı yakıp yıkıyorlar, “Kürtlere özgürlük” diye bağırıyorlar, ırkçı olmuyorlar. Eline Türk bayrağı alanlar sokaklara çıktığı zaman, “Burası Türkiye’dir, Türkiye Türklerindir!” dedikleri zaman ırkçı oluyorlar? Bakın ve kendiniz karar verin! Bütün bunlar büyük kitleyi rahatsız ediyor, rahatsızlık her yana yayılıyor.

İşçi, memur, esnaf herkes ayakta

İşçi ve memur sendikaları ayakta! Grevler başladı… Çiftçi ve esnaf da sırada… Çok yakında onlar da ayağa kalkacaklar… Bayramdan önce bakliyat paralarını ödeme atağı bile bu gidişi durduramayacak! Çünkü, herkes, bu hükümetin yanlış politikalarından kendine düşen payın fazlasını almaya başladı. Herkes rahatsız, öyle ya da böyle, rahatsızlığı olmayan -doğal olarak yandaşlar ve yeşil sermaye mensupları hariç- kimse yok! Bu insanlar, durmadan artan büyük ciplerin içindeki türbanlı bayanları, şehirlerine hakim olan Kürt mafyasının icraatlarını, ellerinde ve avuçlarındakinin eriyip tükendiğini fark etmeye başladılar, hatta kendilerinin olanın birkaç gün içinde nasıl el değiştirdiğini de görüyorlar artık! Hükümetin bu yıkım projesinin, ekonomik ve sosyal alanda, herkesi rahatsız etmeye başladığı açık.

Genelde ülkenin bütünü rahatsız. Daha önceleri vatan, millet, bağımsızlık, laiklik, cumhuriyet diyenler meydanlara iniyorlardı. Bugün, memurlar, işçiler, esnaf ve sanatkarlar, çiftçiler de bu kervana katılmaya başladılar. Yani, kervan çığ misali, yuvarlandıkça büyüyor. Bu insanlar, Müslümanlık kılıfı altında, ellerindeki zenginliklerin nasıl alındığını artık görüyorlar. İki yüz milyarlık arabalarda kimlerin gezdiğini, ülkenin tüm gelirinin kimlere peşkeş çekildiğini, kamu ihalelerin kimlere verildiğini, işçiye, memura, çiftçiye, esnafa sıra geldiğinde, “avucunu yala” dediklerini zannedersem anladılar artık! İslami kesimde bile, bu hadsiz hesapsız zenginlik, tartışılmaya başladı. “Zenginlik, ama nereye kadar?” sorusu, şimdi İslami kesimi ikiye bölmüş durumdadır. Balı, kaymağı yiyenler, yiyemediklerini biriktirenler ile, o zenginlikten pay almadıklarını düşünenler arasında, inanılmaz bir kavga başlamak üzeredir. Pay alamayanlar da oldukça rahatsızdırlar.

Gelecek seçimde AKP’den kurtulacağız

Şimdi, bütün bu rahatsızlıkların sandığa yansımaması mümkün değildir. Yapılan anketler açık olarak bir şeylerin değişmeye başladığını, bu yüzden gösteriyor. Yani, iktidar, arkasındaki oy desteğini kaybediyor ve meşruiyetini de yitiriyor. Eğer, bu durum birkaç ay daha bu şekilde sürerse, erken seçime hazır olmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, hiçbir iktidar, hatta şimdiki Kürt-İslam faşizmi bile, bu akının önünde duramaz.

Hükümetleri iktidara getiren bu millettir! Onlara yönetme yetkisini veren de bu millettir! Oraya getirdiği gibi, götürmesini de bilecek olan bu millettir! Bu kadar rahatsızlığı olan bir milletin, bunlara dayanması olanaksız olduğu için, gelecek seçimde ülke, bu iktidardan kesinlikle kurtulacaktır. Herkes hesabını buna göre yapmak zorundadır.

Memuru şaşkın ve tedirgin, işçisi rahatsız, köylüsü rahatsız, esnaf ve sanatkarı rahatsız olan bir toplumun, koyun gibi yerinde durması ve rahatsızlığını dile getirmemesi gibi bir şey düşünülemez. Bu rahatsızlıkların dile getirilmesi, iktidarı sallar ve sarsar. Çünkü, ülkenin tümünü oluşturan bu kitlenin harekete geçmesi, ülkede bir deprem etkisi yaratır. Bu etkiden iktidarın nasibini almaması mümkün değildir. Şu anda, iktidar bu sarsıntının ilk etkilerini hissetmektedir. Başbakanın, PKK’lıların Habur’dan girişinden ve İzmir’deki DTP konvoyuna gösterilen tepkiden sonra yaptığı açıklamalar, yukarıda söylediklerimizin açık kanıtıdır. Bu durum, gün geçtikçe etkisini çok daha fazla hissettirecektir ve AKP bu etkinin altında önemli hatalar yapacaktır. Görünen tablo şimdilik budur! Hatalar arttıkça, kırılgan bir yapı olan AKP’de de çöküş süreci başlayacaktır. Bu süreç önemli oy kayıpları olarak seçimlere kadar sürecektir ve seçimlerde kendisini net olarak gösterecektir.

Burada bizlere düşecek en büyük görev, Kürt ve Ermeni açılımın, Kıbrıs açılımının ihanet belgeleri olduğunu her zeminde ve her koşulda anlatmak ve milletimizi uyarmaktır. Bu kesinlikle yapılmalı ve devamlı gündemde tutulmalıdır.

Türkiye’yi AKP’den Atatürkçü Parti kurtaracak

Önümüzdeki seçimlerden sonra AKP iktidarı olmayacaktır! Bu kesin görünüyor. Bu düşüşü, alacakları hiçbir önlem önleyemez. Artık düşüş süreci başlamıştır. Sorun, AKP’den sonrasıdır. CHP ya da MHP’nin aslında AKP’den hiçbir farkları yoktur. Bunların hepsi aynı düzenin partileridir. Emperyalizmin, yani küresel sermayenin emrindedirler. Onların dediklerinden başka bir şey yapmaları mümkün değildir. Durum bu ise, AKP’nin gitmesi, sorunları çözmeyecektir. Çözüm, AKP’den sonra, antiemperyalist, Atatürkçü bir partinin iktidara gelmesidir. Şu anda böyle bir parti yok, ama kurulma aşamasındadır. Ocak ayının sonunda parti kurulmuş olacak ve önümüzdeki seçimlere katılacaktır.

Burada üzerinde en fazla durulması gereken nokta, bu partinin iktidara gelmesidir. Herkes üzerine düşeni bu aşamada yapmalı ve Atatürkçü Parti’yi kesinlikle iktidara taşımalıdır. Yoksa, eski tas, eski hamam, sorunlar sürüp gidecek, çözüleceği yerde, yumak olarak büyüyecektir.

Türkiye’nin ya da başka bir ülkenin tam bağımsız olarak hareket edebilmesi, siyasi iktidar ile mümkündür. Sivil toplum kuruluşlarının etkisini yadsımıyorum ama, bu etki kabul edersiniz ki, siyasi iktidarın sadece tavrını değiştirmesi için olabilir. Yani siyasi iktidar, isterse tavrını sürdürür ve ülkenin bağımsızlığına gölge düşürebilecek kararlar alabilir. Bu kararları, sivil toplum kuruluşlarının önleyebileceği düşünülemez bile… Öyle ise, tek amaç, siyasi iktidar olmaktır! Atatürkçü partinin de hedefi budur.

Bu durumda, yeni bir parti nereden oy alacaktır? Elbette, bu parti mensuplarının yıllardır sürdürdükleri çalışmalar sonucunda bir tabanları oluştu. Bunun dışında, Türk olduklarının farkında olanlar, milliyetçi olduklarını söyleyenler ve şu anda içinde bulundukları partilerden, milliyetçi bir atılım görmediklerine inananlar, solcu olduklarını söyleyip de mevcut solcu partilerin çalışmalarından memnun olmayanlar, antiemperyalistler, Atatürkçüler, tam bağımsızlıkçılar, ülkelerinin hak ve adalet kuralları ile yönetilmesini isteyenler, emekçiler, işçiler, memurlar, esnaf ve sanatkarlar, çiftçiler, eşitlik ve eşit paylaşmayı isteyenler, eğer iyi anlatılırsa bu partiyi destekleyeceklerdir. Bu da iktidar için yeterlidir. Yani, Atatürkçü Parti kimsenin oyuna göz dikmemiştir. Atatürkçü Parti, milletin oyunu istemektedir. Millet inanır ve oy verirse de iktidara geleceğine inanmaktadır.

Atatürkçü Parti’yi bekleyiniz. Yeni kurulduklarını söyleyen ve sol olduklarını iddia eden bazı partiler, aslında eskidirler. Onlar, bu düzenin partilerinin çocuklarıdır ve bu düzenin devamından yanadırlar. Daha sonraki yazılarımızda bu partilerin de içyüzlerini ortaya koyacağız.

Şu anda, yapılacak en önemli iş, Atatürkçü Parti’yi beklemekten ibarettir. Oluştuktan sonra da, onun iktidarı için yorulmadan çalışmaktır.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Bu yazı hakkında henüz yorum yapılmamıştır.

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40