Serap Yeşiltuna - CHP’lilere soruyoruz: Kürtçülerin mi yanındasınız Atatürkçülerin mi?
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Sevgili domuz gribi yardım et bize
İNAN KAHRAMANOĞLU
Türk Dünyası Edebiyatı'na merhaba
GÖKÇE FIRAT
Türk edebiyatında ruhumuzu bulacağız
ÖZGÜR ERDEM
Dersim'de ne oldu
Atatürk ne yaptı?
SERAP YEŞİLTUNA
Kürtçülerin mi yanındasınız Atatürkçülerin mi?
OKAN İŞBECER
Apo'nun yeni
hobi arkadaşları
TUĞRUL ÇELİK
Çin malı Obama: ObaMao
HÜSEYİN ADIGÜZEL
Kürt sorununu çözecek parti geliyor!
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
"Yavuz Hırsız"lar
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Türk dünyasına
genel bakış
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Araplarla Türklerin savaşı
ERGİN KONUKSEVER
Kore Savaşı'nda Türkler-2
Kunuri Savaşı
EYKAN CAN
Eyledik perdeyi viran!
 
PKK'NIN ŞEHİT ETTİĞİ ÖĞRETMENLERİMİZİ
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ'NDE ANIYORUZ
 
 

Serap Yeşiltuna
CHP'lilere soruyoruz:
Kürtçülerin mi yanındasınız Atatürkçülerin mi?

Uyarmıştık...
CHP'de Kürtçü bir darbe hazırlığının yapıldığını, başta
Gürsel Tekin ve
Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere İstanbul il yönetiminin CHP'yi Atatürkçü rotadan tamamen uzaklaştırıp Kürtçü bir çizgiye çekmeye çalıştıklarını yerel seçimlerin hemen sonrasında söylemiştik.
Yanılmadığımızı gördük...

Öymen yanlış bir şey söylemedi

Uyarmıştık...

CHP'de Kürtçü bir darbe hazırlığı yapıldığını, başta Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere İstanbul il yönetiminin CHP'yi Atatürkçü rotadan tamamen uzaklaştırıp Kürtçü bir çizgiye çekmeye çalıştıklarını yerel seçimlerin hemen sonrasında söylemiştik.

Yanılmadığımızı gördük...

10 Kasım'da ihanet açılımını gerçekleştirmeye çalışan AKP büyük bir dayatma ile Türk milletine PKK'nın isteklerini kabul ettirmeye çalışırken, bir yandan da sahte bir muhalefet oyunu oynandı.

Canan Arıtman ve Onur Öymen gibi bir iki milletvekilinin dışında tüm CHP'liler özünde bu açılıma destek veriyor, ama yine de kendilerine düşen bu muhalefet rolü çerçevesinde bağırıp çağırıyordu.

Bunun ne kadar sahte bir muhalefet olduğunu ortaya çıkaran turnusol kağıdı, aynı gün Onur Öymen'in Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmaya tek bir CHP'linin bile sahip çıkmaması oldu.

Evet bir haftadır yer yerinden oynuyor. “Onur Öymen istifa', “faşist Onur Öymen”, “CHP'nin tarihinde kara leke” gibi söylemlerle, konuşma tam anlamıyla linç kampanyasına dönüştürüldü.

Ne söylemişti ki Onur Öymen?

“Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı'nda 200 bin şehidimiz vardı, hepsinin anası ağladı. Kimse çıkıp ‘bu savaşı bitirelim' demedi. Kurtuluş Savaşı'nda Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında Kıbrıs'ta analar ağlamadı mı? Kimse ‘analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım' dedi mi? İlk siz diyorsunuz. Çünkü sizin terörle mücadele cesaretiniz yok.”

Evet dediği sadece buydu. Tam da 12'den vurmak belki. “Anaları boşuna kullanmayın, daha öncede bu topraklar pek çok isyanla karşı karşıya kaldı, ama terörle mücadelenin yöntemi sabittir, Atatürk döneminde de bu kullanılmıştır” demek istedi.

Onur Öymen AKP'ye çatıyordu. “PKK'yla uzlaştınız, Atatürk ise uzlaşmadı, uzlaşmazdı” demek istiyordu ama derken tüm Alevi gruplar, dernekler, federasyonlar başta olmak üzere DTP, ÖDP, SHP hatta Saadet Partisi gibi partiler ayağa kalkıyordu.

“Alevi vatandaşlarımıza büyük bir haksızlık yapılmıştır, Onur Öymen özür dilesin!”

Oysa Onur Öymen özür dilemesini gerektirecek hiç bir şey söylememişti.

“Ben onu söylerken Aleviler aklımdan geçmiş değil, Alevilere karşı incitici hiçbir şey söylemedim, Teröristle müzakere edilmez mücadele edilir. Benim söylediğim bundan ibaret. Alevileri tahrik ediyorlar. Ne zamandan beri Atatürk'ün yaptıklarına atıfta bulunmak suç oluyor. CHP'ye düşen görev Atatürk'ün arkasında durmaktır. Ben de öyle yaptım.” diyordu ve geri adım atmadı.

“Alevilere karşı incitici bir şey söylemedim.” derken de çok haklıydı. Evet Dersim isyanının bastırılmasını, Dersim Harekâtını savunmak ne zamandan beri Alevi düşmanlığı sayılıyor. Dersim bir Kürt ayaklanması. En başta üzerine alınması gereken PKK, isyanı savunması gereken, harekâta ve Atatürk'e karşı çıkması gereken de PKK.

Ne yani yoksa Aleviler, Atatürk döneminde çok sevdikleri Atatürk'e karşı mı geldiler, Atatürk'e karşı ayaklandılar mı?

Bizim bildiğimiz, hayır. Dersim gerici Kürt aşiretlerinin ayaklanmasıydı ve bizzat Atatürk'ün planını çizdiği bir harekâtla bastırıldı, suçluları, elebaşları da en başta Seyit Rıza olmak üzere yargılanıp asıldı.

Yine doğru bir çıkış yapmıştı Onur Öymen ve tezlerini Atatürk dönemine dayandırarak iddia ettikleri gibi Atatürk'ün arkasına sığınmamış, tam tersine Atatürk dönemi politikalarını savunarak AKP'ye ihanetinin boyutlarını göstermişti:

“Atatürk'ün izlediği politika AKP'ninkine hiç benzemiyor. CHP'nin iktidarda olduğu bir dönemde Atatürk Cumhurbaşkanı, Celal Bayar Başbakan, Fevzi Çakmak Genel Kurmay Başkanı, bunlar devlete silahla başkaldıran gruplarla mücadele etmişler, bu ayaklanmaları bastırmışlar. Yani müzakere mi etselerdi bunlarla, açılım mı yapsalardı.”

Onur Öymen, Türkiye'nin gündemini meşgul eden Kürt açılımına karşı en doğru tavrı almıştı aslında bu açıklamalarıyla. Açılım ve müzakere mi, yoksa terörle mücadele mi sorusunu sorarken AKP'ye Atatürk'ün izinde olmanın ne anlamana geldiğini anlatıyor ve hedefi doğru belirliyordu. Ancak 10 Kasım'da açılıma veryansın eden CHP'liler, Onur Öymen'in aslında Atatürk'ün yanında olmak yerine başta AKP olmak üzere, DTP'lilerin, tüm Kürtçü örgütlerin, PKK'ya eklemlenmiş sol grupların ve Alevicilerin, tüm etnikçilerin, mezhepçilerin özetle Atatürk'ün mücadele ettiği her tür anlayışın yanında tavır almayı tercih ettiler.

Hedef Öymen değil Atatürk

Onur Öymen, Türkiye'nin gündemini meşgul eden Kürt açılımına karşı en doğru tavrı almıştı aslında bu açıklamalarıyla. Açılım ve müzakere mi, yoksa terörle mücadele mi sorusunu sorarken AKP'ye Atatürk'ün izinde olmanın ne anlama geldiğini anlatıyor ve hedefi doğru belirliyordu.

Ancak 10 Kasım'da açılıma veryansın eden CHP'liler, Onur Öymen'in aslında Atatürk'ün yanında olmak yerine başta AKP olmak üzere, DTP'lilerin, tüm Kürtçü örgütlerin, PKK'ya eklemlenmiş sol grupların ve Alevicilerin, tüm etnikçilerin, mezhepçilerin özetle Atatürk'ün mücadele ettiği her tür anlayışın yanında tavır almayı tercih ettiler.

Onur Öymen'i istifaya çağıran Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu bir yanda, suskun kalmayı tercih ederek bu ikiliye ikrar eden diğerleri öbür yanda CHP yeni bir ihanete ortak oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu ilk davrananlardan oldu ve gereğini yapsın diyerek Öymen'i açıktan istifaya çağırdı.

Gürsel Tekin ise “Bu, Öymen'in kişisel görüşüdür. Kendisi dışında bu düşünceyi kabul eden hiçbir parti yöneticisi olmamıştır.” diyerek “ya istifa etsin ya da özür dilesin” çağrısı yaptı.

Açıkçası bu ikilinin CHP içinde uzun süredir yürüttüğü Kürtçü propaganda karşısında bu tavra hiç mi hiç şaşırmamıştık ama Baykal'ın nasıl tavır alacağını merak ettik. Başta suskun kalmayı tercih eden Baykal gelen tepkiler karşısında sonunda, “Öymen'in Dersim konuşması şık olmadı, söylediklerine katılmıyorum.” demek zorunda kaldı. Ancak meclisteki grup toplantısında Öymen, Baykal'ın yanındaydı ve Kılıçdaroğlu ise toplantıda yoktu. Baykal, gelen sorulara da “konuyu kapattık” şeklinde yanıt vermişti.

Anlaşılan Baykal bu meseleyi bir an önce en ağrısız, en tartışmasız şekilde kapatmak istiyordu.

Ancak Baykal, Kürtçülerin mi yoksa Atatürkçülerin mi yanında olacağına şimdiden karar vermeliydi. Bu tartışma yalnızca ötelenmiştir ve bir daha açıldığında çok zarar verecek şekilde, yeni bir saflaşmayı başlatmak üzere, Atatürkçüleri daha da kızdırarak, tüm Kürtçüleri daha da cesaretlendirecek şekilde ötelenmiştir.

Kimden korkuyorsunuz sayın Baykal ve sayın CHP'liler?

Şöyle bir etrafınıza bakın, şöyle bir bakın Öymen'e kimler ne için saldırıyor görün!

Önce AKP saldırıyor! Tayyip “Dersim'i savunanlar insanlıktan nasibini almamıştır.” diyor.

Sonra çıkıyor Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı, “Dersim'i yapanlar insanlıktan nasibini almamıştır.” diyor.

Dedikleri şu: Atatürk ve Atatürkçüler insanlıktan nasibini almamıştır!

Hadi kendi milletvekilinize sahip çıkamıyorsunuz bari Atatürk'e sahip çıkın!

Sonra diğerlerine bakın.

DTP itiraz ediyor, Ahmet Türk “CHP faşizan yönünü gösterdi, Kürtlere ve Alevilere hakaret etti.” diyor.

Eee, bunlar zaten Kürt açılımında karşı çıktığınız partiler değil mi? Niye göğüsleyemiyorsunuz ki?

Saadet Partisi'nin itirazları mı çok değerli yoksa SHP'nin itirazları mı?

Sonra bakın sokaklarda gösteri düzenleyenlere...

İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği üyeleri, Diyarbakır Demokrasi Platformu üyeleri, ellerinde Öymen'in Hitler bıyıklı fotoğraflarıyla yürüyüş yapıyor. Alevi dernekleri pek çok yerde ayağa kalkıyor, basın açıklaması yapıyor.

İyi de bu zamana kadar herhangi bir şekilde AKP aleyhinde gösteri düzenlememiş, herhangi bir AKP binasının önüne siyah çelenk bırakmamış, herhangi bir şekilde Fethullah aleyhinde açıklama yapmamış, herhangi bir şehit yürüyüşüne katılmamış, PKK'yı öyle ya da böyle lanetlememiş bu Alevi örgütleri neden canınızı sıkıyor ki...

İtirazların geldiği bölgelere bir bakın.

Bitlis CHP yöneticileri, Urfa yöneticileri istifa ediyor, varsın etsinler...

700 Alevi CHP'den istifa ederek AKP'ye geçmiş. Geçsinler...

Diyarbakır ve Van'da DTP ile birlikte eylem yapıyorlar, yapsınlar...

CHP'yi bitirecek olan, 700 Alevinin oyu değil, bunlar için Atatürk'ü savunamamak, bunlar için milliyetçilikten, Altı Oktan vazgeçmek olacaktır.

Bindiği dalı kesen Öymen değil, “Öymen hata etti, Atatürk yanlış yaptı” diyenlerdir. CHP'yi sanıldığının aksine Dersim açıklamaları değil, Atatürk'e sahip çıkmayanların bu suskun tutumu bitirecektir.

Tunceli Dernekler Federasyonu Başkanı, “Biz 1938'in soykırım olarak tanınmasını istiyoruz. Tekin, Öymen'in görüşlerinin CHPyi bağlamadığını söylüyor ama biz biliyoruz ki bu partinin genel algısı bu. Biz bir kere daha CHP içinde bulunan ve kendini sosyalist, sosyal demokrat, aydın ve Alevi olarak tanımlayan herkese ve özellikle Dersimlilere sesleniyoruz. CHP'den istifa edin.” diyor.

Bu kararın yeni mi alındığını sanıyorsunuz. Aleviler bu zamana kadar CHP'nin Dersim Harekâtını savunmadığını mı zannediyordu?

Atatürk'ün bu harekâtın başında olmadığını mı düşünüyorlardı?

Aleviler isyancıların mı yanındaydı yoksa Cumhuriyetin mi?

Bu zamana kadar CHP'ye oy verdiler, peki birkaç yıl içinde ne oldu? CHP Tunceli'de seçim kaybediyor durup düşünsün, Tunceli artık DTP'

nin mi yanında yoksa CHP'nin mi.

Açık olan bir şey var ki bu süreç Öymen'in açıklamalarının sonucu değil, bazılarının Atatürkçülük yerine Kürtçülüğü seçmesinin sonucu.

Bugün katliam yarın soykırım...

1938'in soykırım olarak tanınmasını istiyorlar düşünsenize... Önce katliam dediler adına sonra da soykırım diyecekler.

Dersim'de olan neydi? Dersim ayaklanmasının Şeyh Sait Ayaklanması'ndan, Ağrı ayaklanmalarından, diğer Kürt ayaklanmalarından farkı var mıydı?

İsyan vardı ve devlet bu isyanı bastırıp isyancıları cezalandırdı bu kadar basit.

Seyit Rıza diyerek kahraman ilan ettikleri adam, 1937'de Dersim Generali sıfatıyla İngiliz Dışişleri Bakanlığı'ndan Türkiye'ye karşı yardım talebinde bulunan bir emperyalist işbirlikçisiydi, bağnaz bir aşiret ağası, cumhuriyete karşı bir hilafetçiydi. Seyit Rıza'yı savunmanın ne gibi bir haklı gerekçesi olabilir? (Kahraman ilan ettikleri, idamından önce dimdik ayaktaydı dedikleri bu adam, asılmadan önce “Ben Türk'üm, Türk milletine ihanet etmedim.” diyecek kadar korkaktı bunu da hatırlatalım.)

Seyit Rıza aşiret ağası kimliğiyle feodalizmin, Seyit lakabıyla Şeriatçılığın simgesidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında verilen mücadele bu ağalara, gerici feodal yapılara bağlı marabalar yerine çağdaş Türk vatandaşları yaratmaktı. Seyit Rıza gibilerinin mücadelesi(!) ise cumhuriyetin her türlü kazanımına karşı, kendilerine bağladıkları Kürtleri, Alevileri devlete karşı ayaklandırarak sadece güçlerini korumaktı.

Dersim İsyanı bu yobazlığın sonucudur, Dersim Harekâtı ise bu sonucu engellemek için her türlü uyarıyı yapan, “teslim ol” çağrısı yapan Türk Ordusu'nun en son çare olarak başvurduğu bir terörle mücadele yöntemidir.

O nedenle bu çok basit tartışmada CHP nerede duracağı konusunda tarihi bir hata yapmıştır.

Bir yerde durmayarak daha da büyük bir hata yapmıştır.

CHP'liler bu tartışmanın açılmamak üzere kapandığını mı sanıyorlar çok merak ediyoruz.

Kürt açılımına karşısınız, AKP'ye muhalefet ediyorsunuz mecliste...

Peki CHP bunun içini doldurabilecek mi?

Açılımın bir içeriği varsa açılım karşıtlığının da bir içeriği olmalı elbette.

O nedenle bu tartışma daha çok açılacak.

Açılım karşıtlığının özü çok nettir. Açılım, bir Sevr Planı, Kürt devleti ve Kürt kimliği yaratma planı olduğuna göre, terörü meşrulaştırma planı olduğuna göre, bunun karşısında terörle mücadeleyi, doğal olarak Atatürk çözümünü, Şeyh Sait çözümünü, Dersim çözümünü savunmayı gerektirir.

Bunu savunamayanlar ise sahte açılım karşıtlarıdır.

Sahte 10 Kasımcılar, sahte Atatürkçülerdir.

Atatürk'ü en haklı olduğu davada savunamayanlar, Atatürk'ün değil, ona soykırımcı diyen, faşist diyen katliamcı diyen işbirlikçilerin, kimyasal silahlarla mağaraları bombaladığını uyduran sahtekarların yanındadırlar, bu kadar basit.

Öymen'le, Tekin-Kılıçdaroğlu ikilisinin yanında olmak arasındaki fark bu nedenle hayati idi. Ancak CHP bu Kürtçü darbe tezgahına cevap veremeyeceğini, Atatürk çizgisinden tamamen ayrıldığının sinyallerini seçimlerden önce vermişti zaten ve bu son olaydaki suskunlukla kendisine çizilen kadere razı geleceğini kabul etmiş oldu.

Sükut ikrardan gelir... Geçmiş olsun...

Ancak bir dönem biter, bir yenisi açılır.

Kürtçü dayatmaya karşı Atatürk çözümünü savunan Türk çocuklarını kurulacak yeni partimizin saflarına bekliyoruz.


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


CHP'deki Kürtçüler kadar artık atatürkçülerin de düzgün tavır alması gerekir. Atattürkçüler istifa edip atatürkçü parti saflarına katılmalı ve atatürkçü olduklarını ispat etmeliler

Atatürkçü, İstanbul
25 Kasım 2009


Onur Öymen'e söylenen her söz Atatürk'e söylenmiş sözdür.
Başbakan'ın alevilerin yakıldığı, öldürüldüğü olayları anlatarak biz alevilerin hep yanındaydık demesi ise 2009'un en komik , en trajedik söylemi oldu.
Neyse bu olay sonunda kim Atatürkçü - Solcu , kim Kürt - İslamcı görmüş olduk.

Volkan Köse, İçel
25 Kasım 2009


önce türküm sonra aleviyim. dersimde çıkan isyanı kınıyorum. dersimde diğer isyanlar gibi bölücü isyan çıkmıştır.bölücü ister alevi olsun ister kürt olsun ne olursa olsun bu bölücü hainlere karşı ailece bakışımız ve duruşumuz bellidir. oda atatürkçü düşünce sisteminden başka birşey değildir. işin komik tarafı çorumda,kahramanmaraşta,sivasta,malatyada,gazi mahallesinde  tekbir sesleriyle yakılan alevileri bu yobazların koruyormuş numarası yapması gerçekten çok komik. cumhuriyeti tarihimizle yüzleşsin diyen kafatasçı faşistler önce bu yaptıkları katliamlarla bi yüzleşsinler. yaktıkları ocakların hesabını versinler.  NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !!!

Barış Coşkun, İstanbul
25 Kasım 2009


Esas sorumlu CHP içindeki Kürtçüler değil yıllardan beri bunları bünyesinde barındırmaktan utanmayan CHP ve Baykal'dır. CHP ne Türk ne solcu ne de Atatürkçü olabildi. varsın CHP çözülsün daha da beter olsun ki gerçek solcuların, Atatürkçülerin, Türk sosyalizminin önünü daha fazla kapatamasın.

Ethem Nejat, İstanbul
24 Kasım 2009


O ayaklanmayı yapan, TÜRKLERİ Her fırsatta Arkadan vurmaya çalışan Vatan HAYİNİ kürtlerdir. Aleviler ayaklanmaya sahip çıkıyorlarsa çıkıp açıkça söylesinler de Bizde ne olduklarını bilelim.

Baki, İstanbul
24 Kasım 2009


İyi oldu, bugün çoğu Kürtçü ekip istifa etti.  Bu erdemli davranışın Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu'na nasip olması dileğiyle...

Kaan Bilge, Ankara
23 Kasım 2009



 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40