Gökçe Fırat - Sevgili domuz gribi yardım et bize
TÜRKSOLU
 
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi  |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Posterler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv:
 
 
GÖKÇE FIRAT
Sevgili domuz gribi yardım et bize
İNAN KAHRAMANOĞLU
Türk Dünyası Edebiyatı'na merhaba
GÖKÇE FIRAT
Türk edebiyatında ruhumuzu bulacağız
ÖZGÜR ERDEM
Dersim'de ne oldu
Atatürk ne yaptı?
SERAP YEŞİLTUNA
Kürtçülerin mi yanındasınız Atatürkçülerin mi?
OKAN İŞBECER
Apo'nun yeni
hobi arkadaşları
TUĞRUL ÇELİK
Çin malı Obama: ObaMao
HÜSEYİN ADIGÜZEL
Kürt sorununu çözecek parti geliyor!
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
"Yavuz Hırsız"lar
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Türk dünyasına
genel bakış
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Araplarla Türklerin savaşı
ERGİN KONUKSEVER
Kore Savaşı'nda Türkler-2
Kunuri Savaşı
EYKAN CAN
Eyledik perdeyi viran!
 
PKK'NIN ŞEHİT ETTİĞİ ÖĞRETMENLERİMİZİ
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ'NDE ANIYORUZ
 
 

Gökçe Fırat
Sevgili domuz gribi yardım et bize

Sevgili virüs,

Sen beni tanımazsın, istersen önce sana kendimi tanıtayım.

Ben bir Türk'üm.

Atalarım, dedelerim, ninelerim binlerce yıl yaşamışlar yeryüzünün dört bucağında: Orta Asya'dan Avrupa içlerine kadar ayak basmadığımız yer kalmamış.

Büyük salgınlar soyuma pek zarar verememiş. Genelde temiz bir soy olduğumuz için midir bilemem ama ne öyle büyük veba salgınları ne de başka tür salgınlar fazla etkili olabilmiş.

Ama soyumu kurutan başka mikroplar çıkmış.

En büyük mikrop elbette Batının kendisi.

Atalarım bu mikropla karşılaştıktan sonra kitleler halinde kırılmaya başlamış.

Balkanlar'da, Rumeli'de tam 5 milyon Türk soykırımla yok edilmiş.

Kafkaslar'da Ermenilerin, Rusların kırıp geçirdiği Türk'ün sayısı da 1 milyonun üzerinde.

Orta Asya'da Stalin gelmiş ve kırmış yüz binlerce atamı.

Arap yarımadasında yine yüz binlerce soydaşımız yok edilmiş.

Bunca mikrop tarafından yok edile edile Anadolu'da ancak tutunabilmişiz ki, “hasta adam” diye saldırmış bu defa da Batılı mikroplar ve öldürmeye kalkmışlar beni.

Sonra bir mucize olmuş sanki.

Büyük bir Türk çıkmış ve kurtarmış soyumu.

O'na bu nedenle Atatürk deriz biz.

Bu büyük “doktor”un Batılı mikroplara karşı tek aşısı varmış, milliyetçilik.

Türk'e kendisine güvenmeyi öğretmiş; “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” demiş.

...

Hakikaten de Türk'ü kendi kanı kurtarmış.

Kurtarmış ama yine de Batılı mikrop Anadolu'da kökten yok edilememiş.

Batılılar gidince bu mikrop bazı Türk görünüşlü insanların vücuduna yerleşmiş.

Bunlar tıpkı Batılılar gibi Türk'e düşman olmuşlar ve Türk'ü yok etmek için uğraşmışlar.

Bu virüse yani Batıcılık virüsüne biz genelde daha siyasi bir isim veririz; “vatan hainliği” deriz.

Sen belki bilmezsin ama bu virüs senden bin kat daha tehlikelidir.

Senin gücün sınırlıdır ama bu hainlik virüsü Türk'ü hep yok etmiştir.

...

Son 7 yıldır ise ülkemiz sanki karantinada.

Ama öyle koruma karantinası değil.

Burada bizler toplama kampında gibiyiz.

Hani Hitler'in toplama kampları gibi.

Bu kampta biz Türkler açlığa terk edilmiş durumdayız, halk olarak gittikçe fakirleşiyoruz ama kimilerine göre bu teğet geçmekmiş.

Sonra bin yıldır yaşadığımız bu ülkeyi bile bize çok görüyorlar.

Diyorlar ki siz işgalcisiniz, barbarsınız; sizi bu ülkeden atacağız.

Yani bu toplama kampında ya yok edileceğiz ya da buradan, yani yurdumuzdan sürüleceğiz.

“Zaten yaşamıyorsunuz sürünüyorsunuz” dersen doğrudur ama beterin de beteri var yine.

...

Anlayacağın zordayız ve yardım istiyoruz.

Yardımı senden istememin nedenine gelince...

İçimizdeki bazı mikroplar o kadar etkili yerlere yerleştiler, yapıştılar ki onları oralardan atacak gücümüz yok.

Halkımız kendi kanını emen asıl mikroplardan değil de nedense senden korkuyor.

Sana karşı aşılar üretiliyor, büyük kampanyalar düzenleniyor.

İçimizde bazı insanları senin öldürdüğünü biliyorum.

Biliyorum ama yine de senin gibi öldürücü bir virüsün kapısını çalıyorum.

Sakın yanlış anlama “iti ite kırdırmak” gibi bir politika değil bu, çünkü senin bir itliğini görmedim.

İstersen “dinsizin hakkından imansız gelirmiş” diyelim buna.

Bir diktatörümüz var adını belki duydun belki duymadın.

Zaten adının da çok önemi yok.

Şu dünyada kapladığı yer ancak bir mikrop kadar alanı bulur.

Şimdi bu despot senden hiç korkmuyor.

Asla domuz gribi aşısı olmam diyor.

Ben bunu duyunca sevindim, acaba bu milletin başaramadığını sen yapar mısın diye düşündüm.

Ne dersin?

Bize yardım eder misin?


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

Tanrı Türk'ü Korusun. Yazı çok güzeldi. Elinize sağlık!

Çağatay, Ankara
13 Aralık 2009

BATI VİRÜSÜ=EMPERYALİZM>H1N1

YAZIYI FORMÜLE ETTİM HOCAM ELLERİNİZE SAĞLIK

Emrah Polat, İstanbul
28 Kasım 2009


Sayın Gökçe Fırat temennimiz aynı.içimizden geçenleri yazmışsınız.teşekkürler..

Serpil Bulut, Sivas
27 Kasım 2009


dostlarım malum son zamanlar da ne büyük bir savaş ne de büyük bir afet yaşadı dünya. artan nufüs beraberinde doğal olarak yoksulluk getirdi. önce deli dana sonra sars sonra kuş gribi bu sene domuz gribi seneye at gribi. sözüm ona amerikanın bu politikası nufusu dengelemek ama ne hikmetse bizim ülkemiz de vurulan aşıyla amerikada vurulan aşı farklı çok farklı. gökçe fırat demiş ya bizim ırkımıza salgın birşey yapamaz diye amerika da bunu bildiği için midir nedir virüsün yapamadığını aşıyla mı yapacak???

Mehmet Selçuk Aldemir, Gaziantep
26 Kasım 2009


omuz Gribi Virusu ($) ABD'nin urettigi ve bundan ticari fayda sagladigi bir vurus oldugundan;  Bizim mikroplarimizda yeterince ABD ile icli disli olduguna gore  Asisi onlarin damarlarinda dolasmistir dolasacagi kadar.   Utanmadanda ASLA OLMAM  diyebiliyor piskinlike... Nekadar inanirsaniz artik. Ama uzucu tarafi FETHULLAH GUVENIN beton ustunde sedirde yattigina  inanabilen (Sebebi neyse artik) universite ogrencileri oldugunu dusununce  COK GORMEMEK LAZIM...

Aydın Kaya, Erzurum
22 Kasım 2009


Gün mücadele günüdür, gün kurtuluş günüdür, televizyon başında çiğdem çitleyerek devrim yapılmaz dememişmi Deniz'de? ULU ÖNDER ATATÜRK gibi her birimizin ATATÜRK olma günü gelmiştir, ya sev ya terket tirenini kaçırdık bu tirende kaçmadan vatana sahip çıkmak gerekir! GÖKÇE FIRAT seni takdir ve takip ediyorum birlik ve kurtuluşumuza önderlik yapabilmen dileğiyle...

Vatandaş, İstanbul
23 Kasım 2009


Yüreğine sağlık Gökçe Bey.mikrop belli antivirüs hazır yakındır aşı zamanı.

Akça Önder, Samsun
23 Kasım 2009


Sayın Gökçe Fırat bu mikrop bile bu adama tesir etmez çünkü kendiside  bu ülkenin tehlikeli virüsü.Ama aşısını biz yapıcaz bunun kurtuluşu yok. Birde bu virüs İsrail denen aşağılık topraklarda ne alemde çok merak ediyorum.Böyle kötü olan mikrop denince aklıma israil denen yaratıklar geliyor.

Emrullah, Manisa
23 Kasım 2009


Tek isteğim yazılanların suya yazılmaması tarihimize yazılması ve yeni partimizin  yazazağından hiç şüphem yoktur.  Virüsler hep var olacaktır. Bizler ne kadar güçlenip büyürsek o ölçüde  aciz olacaklarını unutmamız gerekiyor.  Bu nedenle aşısı bizleriz çünkü damarlarımızda asil kan mevcuttur.

Kalemine sağlık...

Özlem Soya, İstanbul
23 Kasım 2009


Domuz grbi = Batı virüsü. Bütün pislik hastalıklar batılıların eseri. İnsan ölümleri üzerine ticaret yapabilecek kadar da alçak köpekdirler bunlar. Onların yalakalarıda bir o kadar.

Kaan Bilge, Ankara
23 Kasım 2009


ELLERİN DERT GÖRMESİN GÖKÇE FIRAT.

Eren Gürel, İstanbul
23 Kasım 2009


Ümidimiz yitiyor,ümidimiz kırılıyor,bir çıkış yolu göremiyorum Türkiye yi ele geçirmeye çok yaklaştılar,son ümidim gelecekteki seçimler ve bu seçimlere katılacak sizin partinizdir,esenlikle.

Ahmet Yılmaz, İstanbul
23 Kasım 2009


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40