İlyas Salman - Memleketimden insan manzaraları
TÜRKSOLU
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi   |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv: 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Bugün 10 Kasım ve
bugün Atatürk'ü
kendi kurduğu Meclis'te,
bir kez daha öldürecekler!
TÜRKSOLU'na kimler saldırıyor?  
Günümüzün en hümanist sloganı: "Hepsini Asacağız!"
Bölücülüğe ve gericiliğe karşı Atatürk tavrını savunuyoruz
Solcular idam cezasına karşı mı olmalıdır?
Önce siz Türk, solcu, Atatürkçü ve insan olun!
Milliyet ve Vatan'a yanıtı kendi okurları verdi: "Helal olsun TÜRKSOLU"
Türkiye dağdan inenlere ve indirenlere karşı ayağa kalktı
Türk milletinden
"Hepsini Asacağız" sloganına büyük destek
YUNUS YILMAZ
PKK'yı başımıza sol değil sağcılar bela etti!
OKAN İŞBECER
Alperen Ocağı'na başkan mı olacaksın, kerhaneye sermaye mi?
TUĞRUL ÇELİK
Saddam'ı yargılayan hakim ödülünü aldı
 
ESER ÖZALTINDERE
Çok önemli bir film: "Nefes/Vatan Sağolsun"
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
En büyük Türk Devrimi Cumhuriyet
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Kemâlizm'in uluslararası anlamı
 
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Şerefname'deki
Kürt kimliği
etnik kimlik değildir
İLYAS SALMAN
Memleketimden
insan manzaraları
 
TEVFİK KAYMAZ
Şapkanızı
önünüze koyun
 
UMUT YALIM
...Ve ömrümüzün
en güzel günleri (12)
 
EYKAN CAN
Yar bana
üçgeee medet!
 
 

İlyas Salmanİlyas Salman
Memleketimden insan manzaraları

5 Kasım 2009 Tüyap Kitap Fuarı'nda, İleri Yayınları standında kitaplarımı imzalıyorum. Dikkat ediyorum gelip geçen herkes beni seyrediyor. Bu soytarının ne işi var burada diye. Ben boş durur muyum? Hem bu seyredilmekten müthiş bir haz alıyorum hem de bana bakanları seyrediyorum. Karşımda tam anlamıyla “Memleketimden İnsan Manzaraları” duruyor.

Manzara 1:

Kimi kitap için değil de fuara gelmiş sadece. İki eli cebinde, kitaplara bakmıyor. Kafasında beş gün önce aldığı ya da henüz alamadığı, bana göre nah alacağı ya da alsa bile hiçbir halta yaramayan maaşın evine kaç gün yeteceğini düşünüyor.

Manzara 2:

Öğretmenler okuldan öğrencilerini toplayıp gelmişler. Bir taraftan alamayacakları kitaplara bakıyorlar, bir taraftan da yaramazlık yapan çocukları zapt-u rapt altına almaya çalışıyorlar. Beni tanıyan öğrenciler ve öğretmenlerde acımayla karışık bir gülümseme... Aralarından bazı çocuklar bu artist bozuntusunun televizyondan çıkıp buraya nasıl geldiğinin muhasebesini yapıyorlar. Bizim standda Che, Deniz ve Mustafa Kemal yan yana. Ve onların gözlerinde kitapların aydınlığının ışığı.

Öğretmenler dedim de aklıma geldi. Yıllardır söylüyorum, yazıyorum da kimse inanmıyor. Öğretmenler hangi dünya görüşünü savunursa savunsun, ister yakasında bozkurt rozeti olsun ister Mustafa Kemal rozeti ya da Che’nin, hepsinin suratında Yunusvari bir tevekkül ve kabullenmişlikle karışık bir aydınlık var.

Ben böyle bakıyorum diye söylemiyorum. Gerçekten öğretmenlerimizde, öğretmenlik denilen işi ne kadar bilmiyorlarsa bilmesinler, en cahilinde bile bir ışık var.

Manzara 3:

Bu manzaranın üzerinde biraz fazla duracağım.

Politik taraflılığı seçen insanların bana karşı tavırları çok değişken. Büyük çoğunluğu tam da benim kabul ettiğim gibi “Bizim soytarımız gelmiş bir şey yapsa da bizi güldürse” diye bekliyor. İnanın çok ciddi söylüyorum, politik taraf derken solu sağı ayırmadan yazıyorum.

Bu bakışları görünce kendi keskinliğimle baş başa ve yalnız kaldığımı hissediyorum. Çünkü sağcıların bile neredeyse yüzde doksanı bana sevecenlikle bakıyorlar. O zaman anlıyorum ki “Bu milletten adam olmaz” diyenler adam olmaz. Sağcısı da solcusu da beni seviyorsa bir nedeni var. Ve bu doğru bir nedendir.

Devletin ordusu, polisi, tahsildarı, valisi, kaymakamı hep hor görmüş bu halkı. Hep halktan kendilerinin karşısında şapka çıkarsın el pençe divan dursun diye beklemişler. Askere gitmiş kendini eratın üstünde gören rütbeliden küfür yemiş, dayak yemiş, aşağılanmış; işçiyse işe gitmiş, patronu adam yerine koymamış. Hakkını aramaya kalkmış, polis copuyla uslanmaya davet edilmiş. Köylüyse ağaya marabalık yapmış. Ürettiği üründen payına üçün biri düşmüş.

Bu kadar ercelediğimiz, ufaladığımız, aşağıladığımız halka bir de kalkmış adam olmaz diyoruz. Adam yerine koymasanız da bu bakar kör ettiğiniz sırf oy zamanı benim işçim, benim köylüm, benim memurum dediğiniz ama aslında hiçbir zaman sizin olmayan bu halk öyle adam ki, ordunuzla, polisinizle, mülki amirinizle, hepinizi yerle bir etmediği için halk dergahında divana durmanız gerekir.

Evet bunlar bizim için şunu düşünüyorlar. Kemal Sunal’a, Şener Şen’e, Adile Naşit’e, Münir Özkul’a ve hatta bana size baktığı gibi bakmıyor. Bizler esprilerimizi onların sofrasına sunmuşuz. Anası sizler tarafından ağlatılıyorken bizler gülümsetmişiz.

Sonra kalkıp bu halktan adam olmaz diyorsunuz. Ama inanın böyle gelmiş böyle gider diyenler çok yanılıyor.

Bundan sonra ordudan faşist darbeler gelmeyecek. Bundan sonraki darbe kimsesiz diye şamar oğlanına çevirdiğiniz halktan gelecek. Sizler kaçacak delik arayacaksınız.

Memleketimden insan manzaraları böyle bitmiyor, bitmez. Manzara yoksul haklar silkinip ayağa kalktığında tamamlanacak.

Yaşasın halkların kardeşliği!


Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

Sayın ilyas salman,
yazınızı okudum..özellikle öğretmenlerle ilgili bir şeyler ilave etmek isterim..öğretmenleri kadrolu, vekil,ücretli,sözleşmeli gibi kelimelerle paramparça ettiler..biliyor musunuz.. ücretli öğretmenin sigortasını... devlet tam olarak  yatırmamaktadır..bunu bir özel şirket yapsa neler denir..bunu yapan  devlet..ücretli öğretmenin maaşı , kadrolu öğretmenin 1 / 4 ü kadardır..ama yapılan iş aynıdır..ikiside üniversite mezunudur..ayrıca ücretli öğretmenin öğretmen kimliği yoktur...geçenlerde..... saat 24 gibi babamı hastaneye(acile )götürmüştüm..onunla ilgilenirken saat ilerledi..babamın röntgen  filminin çekilmesi gerekiyordu..oradaki bir tekerlekli sandelyeye oturttup film yerine görevli götürmeye başladı.. o sırada yemek dağıtımı yapılıyordu..ben dedim ki o çalışana... ben sürebilirim...istersen  sen de kendine  yemeğini  al...o çalışan bana bakarak  '' o yemek kadrolulara ait biz taşeron işçisiyiz..bize yemek yok..'' dedi..düşünebiliyormusunuz..siz bir eve eşinizle  ziyarete
 gidiyorsunuz...eşinize çay  ikram  ediliyor...size edilmiyor...bu durumu  nasıl kabullenebilirsiniz...ve bu olay yalnız hastanede değil...devletin okullarında aynı....  aynı işi yapan öğretmenlere farklı uygulamalar yıllardır yapılıyor..ve bu çooook  normall   bir olaymışşşş gibi..sürüp gidiyor...ve öğretmenler sesizce bu durumu  kabulleniyorlar....ses çıkartamıyorlar....ve dediğiniz gibi büyük bir çoğunluk '' Bir taraftan alamayacakları kitaplara bakıyorlar, bir taraftan da yaramazlık yapan çocukları zapt-u rapt altına almaya çalışıyorlar'' başka bir şey de yapamıyorlar..

Poyraz, Adana
22 Kasım 2009


ilyas abi, bu yurdun ve bu halkın sizin gibi kemalist öncülere ihtiyacı var iyiki varsınız var olmaya devam edin.

Ramazan Evin, Van
21 Kasım 2009


Merhaba İlyas salman;
öncelikle sizin yazmıs oldugunuz ıkı kıtabıda okudum... "hem sosyalıstım hem de kemalıst" ve "kırmızı beyaz" kıtaplarınızın ıkısı de gercekten cok ıyı. Olayları ıgneleyerek elestırmenız, acıklamanız bizlere  olaylara farklı bakmayı sagladıgına ınanıyorum.

Taylan, İstanbul
19 Kasım 2009


HalkI uyandIrmak hepimizin görevi olacak bütün Engellere ragmen bizi yIldIramIyacaklar cünkü biz Büyük Türk Milletinin ta kendisiyiz öyle degil mi !...

Recep, Yurtdışı
18 Kasım 2009


Kitap fuarında TÜRKSOL'unun standını ben de ziyaret ettim.İmzalı "Hem sosyalistim hem kemalist" kitabınızı okudum.Çok beğendim. Unutmamışken sürekli kendinizin yazar değil yazarcık olduğunu iyi şiir yazamadığınızı söylüyorsunuz.Bence bu kadar mütavazi olmayın.Bence şiirlerinizde yazılarınızda tıpkı oyunculuğunuz gibi mükemmel..
ellerinizden öpüyorum..

Özgür, Trabzon
17 Kasım 2009


Sayın İlyas Salman, dalkavuk olmaktansa, soytarı olmak daha iyidir. Üstelik bizler (söylediğiniz gibi) sağcısıyla, solcusuyla sizi soytarı olarak görmüyoruz. Sahnelerde izledik, filmlerde izledik sizi. Dediğiniz gibi sofralarımıza, evlerimize girdiniz. Güldürürken, düşündürdünüz, içimizi acıttınız. Ama bu acı kardeşliğe, paylaşmaya, dayanışmaya, sevgiye duyulan hasretin acısıydı. İnsancıl olan hiçbir şey bana yabancı değil diyenlerin acısıydı. İnsanım o nedenle sosyalistim diyenlerin acısıydı. Sizi daha da iyi tanımak isteyenlerin yazılarınızı, şiirlerinizi, kitaplarınızı okumasını tavsiye ederim.

Erol Gülyurt, İzmir
14 Kasım 2009


Bu memleket ne soytarılar gördü. Gördü de gülmedi, peşinden gitti.

Cuntanın başında yıldızlı bir soytarı gördü. Ama korkusundan gülemedi, peşinden gitti.

Kabak hafız diye bir soytarı çıktı ve hiç komik değildi. "Parasını verene bu memleketi satarım" dedi. Millet gülmedi, belki anlamadı bile ama peşinden gitti.

Yarı imam yarı soytarı biri "ananıda al git" dedi kimse gülmedi. Anasını yanına aldı ama memleketinden başka gidecek yeri yoktu, şaşdı kaldı.

Soytar birliği açıklama yaptı; "biz bu memleketi kürt diye türk diye böleriz, siz sadece müslüman olun gerisini bize bırakın" dedi kimse gülmedi ama herkes tamam dedi.

Bu memleket ne soytarılar gördü. Gördü de anlamadı sadece güldü.

Soytarının biri dediki "ben düşünüyorum" Herkes güldü.

Birisi "halkların kardeşliği" birisi "senin sırtından geçiniyorlar kardeşim" birisi "dinden siyaset olmaz" birisi "senin zamına koyayım bu ne biçim hayat" birisi "...."

Birileri neler neler dedi ama herkes güldü, bunlar soytarı dedi. Çünkü çoban olmak zor zanaat. Çoban olacaksında ne oalcak. Sigortan yok, siyasete bulaşacaksın, memleketi savunacaksın, haksızlığa dur diyeceksin vs.. Anlıyacağın zor iş. Ama koyun olmak öyle be ya. Ekmek elden su gölden. Ohhh bin sırtıma kardeşim seni akepenin kapısına kadar götüreyim..

Serdar Şenol, İstanbul
14 Kasım 2009


Türk Milletinin Uyanmasına Az Kaldığını Düşünüyorum...Ve Sizin Gibi "SOYTARI"larla Gurur Duyuyorum..Artık Darbeyi Ordudan Değil Halktan Beklemek Gerekir Ve Halk Bunu Yapmalı Bazı Gerçekleri Görmüş Olmaları Gerekiyor..BillBoard'lara Çıkıp ; "Allah Razı Olsun 4.5Senedir Elektriğimi ZAMSIZ kullanıyorum " diyen kişilerin seçimlerden sonra sokağa çıkıp çıkamadığını merak ediyorum..Unutmadan Ekliyeyim ; 2010'a kadar doğalgaza zam yok sözü verildi dimi ? Peki 2010'a hangi ay'da giriyoruz biz ? Ve O Ay Hangi Mevsime Denk Geliyor Bi Düşünürsek Sevinirim :) Selametle!

Melih, Bolu
12 Kasım 2009


Halk uyanmalı birileri uyandırmalı

Radian, İstanbul
11 Kasım 2009


Tebrikler tesbitler harika sanatçı duyarlılıgı güzel adam. selam sana ve seningibi düşünenlere

Anonim, İstanbul
10 Kasım 2009


sayın  salman siz sanatçı kişiliğinizle bu toplumu güldürürken düşünmeye  kendini çevresini  sorgumaya yönelttiniz  yıllarca il il ilçe ilçe dolaşıp üzerinize düşen devrimci yurtseverlik görevini fazlasıyla yerine getirdiniz  o bakımdan rahat olun sözümü hayyamla sonlandrmak istiyorum.  körcehalet cirgefleştirir insanları  suskunluğum asaletimdendir   her lafa verecek bir cevabım var elbet  lakin bir lafa bakarım laf mı diye  bir de söyleyene bakarım adam mı diye   yüreğindeki inancın parmağındaki   gücün azalmaması dileğiyle  sevgi vesaygılarımla.

Erdal, İzmir
10 Kasım 2009


Her kim size "soytarı" gözü ile bakıyor ise, size bakan kişiler öncellikle aynaya baksınlar. Eğer siz "soytarı" iseniz, sizin gibi "soytarılara" can kurban. Vatanımızı sevmek ve vatanımız için çareler üretemek soytarılıksa siz yalnız değilsiniz. Siz yanınızda bizde SOYTARIYIZ.

Orhan Aydın, Çorum
9 Kasım 2009


Sayın İlyas Salman,
Emekçi Türk milleti sizin de belirttiğiniz gibi bir gün mutlaka ayağa kalkacak.
Yakındır...

Tahsin, Amasya
9 Kasım 2009


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...
İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40
S j