İlyas Salman - Ölmek zamanı geldiğinde, ölü sevici olmayın!
TÜRKSOLU
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi   |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv: 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Yunan ordusundaki Kürtler
 
ÖZGÜR BİLLUR
Sayın Başbuğ
"Ülkeyi böldürtmem" diyebilir misiniz?
 
SERAP YEŞİLTUNA
Toprak ağalığından terör ağalığına
 
ŞEVKET SÜREYYA
Derebeyi ve Dersim
 
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Neler söylenmez ki
 
TÜRKKAYA ATAÖV
Obama ve Hillary'nin Honduras'taki becerileri
 
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Izady'nin
Kürt Açılımı (3)
 
İLYAS SALMAN
Ölmek zamanı geldiğinde,
ölü sevici olmayın!
 
ERGİN KONUKSEVER
12 Eylül - 2
İki Tıp öğrencisinin katledilmesi
 
UMUT YALIM
...Ve ömrümüzün
en güzel günleri (9)
 
ESER ÖZALTINDERE
Kürtçe açılımında neden bu kadar aceleciler?
 
HÜSEYİN ADIGÜZEL
Açılımlar birer teslimiyet belgesidir
 
OKAN İŞBECER
"Mustafa" filmi Yunanistan'a promosyon oldu
 
YAVUZ SELİM
Küba Devrimi'nin Komutanı Almeida'yı yitirdik
 
MUSTAFA İZBERK
Sümer bilmecemiz biraz süre istiyor (2)
 

İlyas Salmanİlyas Salman
Ölmek zamanı geldiğinde,
ölü sevici olmayın!

Bugün televizyonda ulusal basketbol takımının Slovenya’yla maçı var. Bizim Yazıişleri Müdürü Özgür Erdem maçı beraber izleyelim diyor. Oysa öyle bir haldeyim ki, yıldönümüne yedi gün kalmasına rağmen, 23 Eylül’e doğru gidiyor başım. Taylan Özgür’ün ölüm yıldönümü. Deniz’in beni onun yanına gömün dediği devrim şehidi, döneminin lider kadrosu içinde yer almış, onur küpü bir yiğit...

Şimdi bir inanç uğrunda ölümün ne anlama glediğini düşünüyorum. Ve diyorum ki, devrimci arkadaşlarımdan bir ricam olacak. Ölümümden sonra sosyalist bir dünya için kavga verirken ölen bütün devrimciler için bir gömütlük yapsınlar ve beni yakıp külümü o bir tek gömütün üstüne serpsinler. Can Baba’nın dediği gibi aşk olsun onlara, aşk olsun... Yavuklularına sarılacak çağda davalarına sarıldılar ve bu uğurda sahip oldukları en kutsal şeyden yani yaşama haklarından feragat ettiler.

Sıkça kendime sorduğum şeydir: Tanrıya inanmıyorsun. İnsanca yaşama onurundan başka kutsal bir kazanım olmadığına inanıyorsun. Senin için cennet cehennem hak getire. Dünya insanlarının özlediği yaşama kavuşmaları için verdiğin kavgada bir gün vurulup düşme olasılığını hiç hesaba kattın mı? Bu uğurda gözünü kırpmadan ölüme gidebilir misin? Bu konuda yalan söylesem dahi kendimi kandıramam. Bu sorunun cevabı kesinlikle hayır.

Evet, devrim için mücadeleye başladığımdan bu yana ölümle burun buruna geldiğim çok oldu. Hesaba gelmeyecek kadar korktuğumu söylemeliyim. Yaşamdan vazgeçmek lafa gelecek kadar kolay değil. Devrime onurum kadar inanıyor olmama rağmen bütün korkaklar gibi onurumu kaybetmeyi tercih ediyorum ama inanç uğruna can vermeye gönlüm razı gelmiyor.

Kendi içime doğru yaptığım bu yolculuktan çıkardığım sonuç benim Kerbela’da, Nurhak’ta, Kızıldere’de, Maltepe’de canını veren arkadaşlarım kadar inançlı olmadığımdır. İnanın bütün bunları utanarak yazıyorum.

Bir Taylan Özgür olamayacağımı biliyorum ve yine biliyorum ki, biz onların onurlu ölümlerinin gölgesinde devrimcilik oynayan türedileriz.

Bütün bunlardan yola çıkarak kendime sorduğum şeyi TÜRKSOLU okurlarına da sorayım:

Bakın arkadaşlar. Ülkemizin başı darda. Emperyalizmin görünür işgali altındayız. İşsizlik dev boyutlara ulaştı. Çalışan kesimler perperişan, çirkin bir savaş yaşanıyor. Bu koşullarda aklı devrimden yana olan sizler benimle korkaklığı mı paylaşacaksınız yoksa çalışan ve üreten yoksul çoğunluk için Taylan Özgür gibi canınızı vermeye var mısınız?

İsterseniz bu bir komplo teorisidir deyin, gidişat öyle gösteriyor ki, ülkemiz için ölümü göze almak zorunda kalacağımız zamanlar gelecek. O zaman ne olur benim gibi ölü sevici olmayın. Elbette bu yolda can veren yiğitlik harmanı çocuklarımızı alabilidiğine sevin, saygı duyun. Ama onlarla ölmeyi de göze alın.

Benim gibi oportünistleri de utanç kanıtı diyerek tüküresi suratlarımızla baş başa bırakın.

Size ölümü seçin derken sefil bir yaşamın kapılarını beklemeyi seçen bir alçağın sizin onurlu ölülerinizin yanına yakışmadığını bilin. Bu konuda kendine haksızlık ediyorsun diyorsanız, Taylan yaşasaydı sana bu kadar hor bakmazdı, diyorsanız mektuplarınızı bekliyorum.

Buna benim gibi zibidilerin çok ihtiyacı var.

Bu itirafı yaparken hafif bir yel esti yüzüme. Kalemim yazmakta zorlanıyor. Ama yine de sözcükler ulanıyor birbirine. Ve yazıyorum bunları bencileyin kü­çük burjuvaların baş ucunda uyarı levhası olsun diye.

Ah Taylan
Özrüm kabahatimden büyük
Yoksul çocuğuyum
Eti onbeşinde görmüşüm
Varsay ki ahırda büyüdüm
Öyle ya da böyle bir artizim şimdi
Bir villa düşünüyorum bahçeli iki katlı
Saunalı
Kocaman bir odası benim
Diğer tarafı horantaya
Halkın açlığı değil umurumdaki
Son model bir araba
Mercedes
Direksiyonları pahalı turist cennetlerine dönük.
Bankada milyon dolarlar
Karıma çaktırmadan koluma taktığım
Sarışın bebeklerle ülfette olayım
Birlerin, binlerin, milyonların açlığı
Bana ne
Küçümsüyeyim yoksulları
Ekmek bulamıyorlarsa havyar yesinler diyeyim
Her gün bir gazetede boy boy resimlerim
Televizyonların dedikodu programlarının ayrılmaz
parçası olayım
Rüyalarında beni görsünler diye
Garson kızlara el altından bahşişler
Biz lafı karambole gelsin dünyamda
Hep ben olayım
En ben
En ben
En ben
Ha bir de çok çirkin bulurum kendimi
Bol param olsun ki
Estetikle halledeyim
Ve işte ben buyum

Not: 23 Eylül’ü, yani Taylan’ımın ölüm gününü benim gibi bir kişiliksizin anımsaması çok kötü. Elbette ki, anımsayan onurlu çocuklarımız da olacak. O gün mezarının başına gidin. Benden de solgun bir koyun gözü bırakın taşına. İşte bunun için özrüm kabahatimden büyüktür dedim. Anlayın.

Yaşasın devrimcilerin kardeşliği!

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 

 

ilyas abi  konserde senı gorunce aklıma ılk gelen evet ölenler öldü onlardan akan kırmızı kan bızlerın alınlarında bır kırmızı serıt gıbı kalacaktır.unutmayacaz unutturmayacaz.bız budavada donenlerı gayet ıyı bılırız.inan sen bu yoldan donenlerın kıyısında bıle degılsın.acık yureklılıgınle bızlere sımsacak ve umudun bir işaretı olarak devrımcılıgınleovunc kaynamıssın.senı bır kere daha taktır ettım.yaşamk bır agac gıbı tek ve hur ve bırorman gıbı kardeşsesıne yaşasın butun turkıyenın gercekten vatansever ilerici aydınlık devrımcıleri

Taşkaleli, Antalya
11 Kasım 2009


Ilyas hoca sen bu güne kadar nasil yasadin ve yasattin bunu sen hepimizden iyi bilirsin bizler Türk solculari senin Almanyada ziyaret ettigin ve katilimci olarak katilmaya calistigin....organizasyonlari az cok biliriz,hatalisin degilsin takdir senin ama su an birikiminle samimi olarak Türk solunun felsefesine sahipsen ve bundan sonraki bütün külfetlerine ve nimetlerine sahip olabilecegini düsünüyorsan kendine haksizlik etme saygilar.

Oğuz Uzun, İstanbul
09 Ekim 2009


yine o güzel insan sönen umutlarıma bir tutam ışık daha serpti yüreğimle yüreğinden öpüyorum

Anonim, Kastamonu
08 Ekim 2009


İlyas Abim hiç kendini suçlama senin bu dava için ölmen değil yaşaman gerekliydi. Sen tanrıya inanmasan da ben inanıyorum. Sana bana hepimize yetecek kadar inanıyorum. Nasıl bu kutsal davaya inanıyorsam!

Ölenler dövüşerek öldüler...

Vaktimiz yok onların matemini tutmaya...

Akın va güneşe akın...

Güneşi zaptedeceğiz, güneşin zaptı yakın...

BU UĞURDA ÖLMEYECEĞİZ!

BU UĞURDA BU KAVGADA İNADINA YAŞAYACAĞIZ!

İNADINA SAVAŞACAĞIZ!

Güneşi zaptetmek için yaşayanlar alevlerden korkmazlar!

Ulusal Sosyalist Volkan, Bursa
06 Ekim 2009


Deniz ölmek istermiydi,yakalandiginda düsündü ama yapmadi umudu vardi gecer unutulur iskenceler dedi... ölüm geldiginde zaten sormuyor insana onun icin hayata sarilin arkadaslar herseye ragmen dik durun daha yolun basi ölülerimiz yeterince var zaten. okumak calismak üretmek lazim birbirimize destek olmak lazim.kimi gözünü kirpmadan ölüme gider kimi yazarak bilmeyenlere ögretir aydinlatir örnek olur.bunlari düsünmenin zamani degil elleri baglanmis yurdumun heryani isgal altinda!!!

Nur, Almanya
04 Ekim 2009


Sevgili ilyas abi korkumuz bizim en büyük silahımız bu korkuki birçok yerde bizim gerektiği gibi davranmamıza sebeb olacaktır buyüzden kendine haksızlık etme keşke bu memleketin devrimcileri ölümden korksalardı memlekete faydaları büyük olurdu bu memlekette sayın gürcan ve aydemir korksalardı acaba üç fidan darağacında olurmuydu!

Sertan Güven, Artvin
03 Ekim 2009


Sevgili ilyas ağabeyim senin burada kaleme almış olduğun yazılarınla ve sürekli devrimcileri anmanla bağımzsılık devrim adına kendini gösteriyorsun asla sadece ölü sevici olmadın

Kenan, Ankara
02 Ekim 2009


Olmadı be ilyas abi sahibinin sesi gazetelerden dolar bazında maaş alıp sayfaları işgal eden ve memleket bu haldeyken aşklarından futboldan çapkınlıklarından bahseden yağni utanmasa köşesine fıkra yazıcak milleti memleketle ilgili libereal demokrat toz pembe yazılarla eşşek yerine koyan yazarları bir kefeye koy birde kendini hepsinden geçtim karşı tarafta olmak varken bu şekilde cukkayı doldurmak varken sen namusluların yanında olmayı seçtin hepsini geçtik dürüst olmayı seçtin kendine korkak demişsin korkaklık göreceli bir kavramdır ölümden korkmak ayıpmı hepimiz korkuyoruz
bize karşı dürüst olmuşsun ölümden korkuyorum ve korktumda diyerekten
korkaklık göreceli bir kavramdır ilyas abi yarın gözaltına alınmak geçtiğin yolda faili meçhul olmak şansı seninde o dergide çalışan herkezinde şansı bu sizi engelliyormu kaç tehdit mesajı alıyor bu dergi haftada 200-300 tane alıyordur tekrar soruyorum bu sizi engelliyormu uzun lafın kısası kendine haksızlık ediyorsun abi Namusuz bir korkak olmaktansa namuslu bir solcu olmuşsun olmakla kalmamış bizede solculuk öğretiyorsun kendini suçlayacağına kendine yüzüne tükürülecek adam demekle aslında bu hafta sadece boş bir yazı yazmışsın abi (tabi taylanı anmayı hatırlamışsın ya o başka) haftaya senden dolu dolu ve Yine Başkaldırır bir yazı bekliyorum olmadı be ilyas olmadı

Mustafa Özbodur, Adana
02 Ekim 2009


Değerli Ağabeyim...
Yüreğinden taşanları okumak hüzünle karışık bir mutluluk verdi.

"Çıngıraklı Top" adlı filminizi sırf içinde sende varsın diye birde ,yönetmenin sloganı için izleyeceğim çok nadir sinemaya gittiğim halde.

Yukarı da anlattıklarına ise şöyle değineyim.
Can çıkmadan huy çıkmaz.
Devrimcilik bir "huy" dur. Yaşam tarzıdır.

"Çıkmadık candan ümit kesilmez. "
Yaşadığı sürece bir devrimci illaki her an devrim yapma potansiyel  tehlikesi içerir. Uğruna ölünesi değerler berraklaştığında  Bu potansiyel tehlikeyi  göze almayanlar devrimcilerden uzak durmalıdır.

Biliyorsun ki vaktimiz yok onların matemini tutmaya
işimiz gücümüz var. Biliyorsun  ölülerimizi severiz ama arkaların ağlamamaya çalışırız.

Suçluluk duygusuna gelince
"Suç Şeytanda  umut sadece İnsandadır. " diyeyim ve bu aşkın ızdırabını daha fazla uzatmayayım.

Sen yinede şu yukarıdaki  fotorafı değiştir alnını yukarı güneşe doğru vererek  ve  bir foto çektir yüzünün temizliği  güzelliği yansısın şuradan.

Sevgi ve saygılarla selam ederim.

Tevfik Kaymaz, Kocaeli
01 Ekim 2009


Sevgili emekçı ilyas salman keske herkes sızın kadar duyarlı olsa sızın durusunuz yeter emınım sızde bagımsizlık mucadelesi verseydıniz sızde aynı seylerı yapardınız

Cemal Işık, İstanbul
29 Eylül 2009


YAŞAMAK DIRENMEKTIR GUZEL ABIM KENDINI EZDIRMEK DEĞİL BİZ SENİ HEP DİRENEN YOLDAS OLARAK BILECEĞİZ YASASIN DEVRİMCİ MUCADELEMİZ KAHROLSUN FASİZM

Ersin Kurt, Ardahan
28 Eylül 2009


Canım ilyas abi seni nasıl seveceğimi bilmiyorum.ben seni yol arkadaşım olarak değil gittiğim yolu aydınlatanlardan ve SOL'u mun idol lerinden görüyorum.. YAZI YAZ SAKIN ÖLME SOLDA AÇAN GÜLÜMSÜN

Doğan, İstanbul
28 Eylül 2009


Sanatçı ve aydın geçinip ülke yararına hiçbir şey yapmayan o kadar insan var ki, siz boş yere kendinizi suçluyorsunuz. Keşke bütün aydınlarımız sizin kadar duyarlı olsa. Asıl onların sizi ve mücadelenizi görüp sizden özür dilemesi gerekiyor. Ama acaba burunlarından bir kez olsun kıl aldırır mı onlar? Tüm içtenliğimle selamlıyorum sizi İlyas Salman.

Mert Adanır, Tekirdağ
28 Eylül 2009


 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Cep Tel:
İl: İlçe:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

 

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40