![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ünal Yaltırık Evet, “Neo Menemenciler”in “kolbastı” oyunudur bu... Bayram yapıyorlar... Sevinçten salya-sümük ağlaşıp, iğrenç sesleriyle “hodri meydan, hodri meydan” diye haykırıyorlar. Kime mi? Türk Ordusu’na... Kubilay’ın başını kestikleri için onları darağacına gönderen Cumhuriyet Bekçilerine... Hırsları ondan... Bu oğulcuklar, bu toruncuklar sözüm ona babalarının, ve boyunlarına ilmik geçirilen dedelerinin öcünü alıyorlar. Adına “Demokrasi” denilerek, sindirildiği, pıstırıldığı, etkisiz-yetkisiz duruma getirildiği ve eli-kolu bağlandı sanılan TSK’nın bu haline, bu görüntüsüne bakarak, ateş etrafında çığlıklar ata ata dans eden yamyamlar gibi sevinç içinde olan “Neo Menemenciler” artık işi iyice azıttılar. Hedefine kilitlenmiş savaş uçakları gibiler... Askere düşmanlar, Cumhuriyete düşmanlar, Atatürk’e düşmanlar. Laiklere zaten düşmanlar... Gözleri iyice karardı bunların... Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar... Bunlar da böyle, azdıkça azıyorlar... Darbe karşıtı bir yazar olarak endişe içindeyim... Ürküyor, hatta korkuyorum. Bu zibidiler askerlik yapmadılar mı? Askeri tanımıyorlar mı, tanımadılar mı?.. Türk askerinin, Türk subayının bu kadar aşağılanmaya, bu kadar yıpratılmaya, bu kadar alçakça saldırıya tahammül edemeyeceğini bilmiyorlar mı?... TSK’nın neden bu kadar sabrını zorluyorlar? Anlamak mümkün değil... Bulundukları illerde, ilçelerde görevli genç subayların ne derece huzursuz olduklarını göremiyor, bilemiyor, duyamıyor ve anlayamıyorlar mı?.. Son günlerde, değerli dostum gazeteci-yazar Hulusi Turgut’un “Şahinlerin Dansı-Türkeş’in Anıları” adlı kitabını okudum. Türkeş anılarında 27 Mayıs Darbesini anlatırken, o günlerde en çok ne de zorlandıklarını şöyle açıklıyor: “Darbe için uzun süre General aradık, bulamadık... Bu yüzden hep geciktirdik.” diyor. Yani? Yanisi şu: Evet Generaller darbe istemezler, darbeden uzak dururlar... Ve bu nedenle, genç subayları hep kontrol altında tutarlar... Ne olursa olsun, demokrasinin sekteye uğramaması için çaba gösterirler. Tabii bir dereceye kadar... İşte ben, bu “bir dereceye kadar”dan ürküyorum. Bir felaketin yaşanmasından endişe ediyorum... Hz. Ali; “Bir ülkede ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında çiğnenir...” demiş. Onun için bu gidişatı, “Neo Menemenciler”in bu tutumlarını tüyler ürpertici buluyorum... Bu ülkeye yazık, hem çok yazık olur diyorum. Herkes aklını başına toplamalıdır. Özellikle de Başbakanın “Neo Menemenciliğe” soyunan bu “Habeş Maymunlarına” gereken dersi vermesi ve parmak bastığımız tehlike üzerinde ciddi biçimde durması lazımdır. Ve eğer, yakın çevresine sızma başarısı göstermişlerse en kısa zamanda bunları temizlemelidir. Peygamberimiz şöyle buyuruyor; “Herhangi bir kimse, bir şahsı, içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde, on kişi üzerine amir tayin ederse, Allah’a, Resulullah’a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur...” Bizden hatırlatması. Gerisini Ankara’dakiler düşünsün!.. (Maya dergisinde yayınlanmıştır. www.mayadergisi.com)
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İletişim: İstanbul: 0212 292 65 27 Ankara: 0312 417 27 01 İzmir: 0232 463 59 06 Adana: 0322 456 29 40 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||