Özgür Billur - Kılıçdaroğlu’nun Kürt açılımı
TÜRKSOLU
Anasayfa  |  Gazete  |  Dergi   |  Kitaplar  |  Broşürler  |  Filmler  |  Ziyaretçi Defteri  |  Abonelik  |  Künye  |  İletişim  |  Arşiv  |  Sayı: 
 
 
GÖKÇE FIRAT
Kürt Açılımının Ardındaki Oyun
 
ALİ ÖZSOY
Güçsüz Ordu
Güçsüz Türkiye
 
ONUR YAMAN
Ermeni Açılımı:
AKP Teslimiyetçiliği
 
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
Ulusal Onurun Simgesi: Yargı
 
TÜRKKAYA ATAÖV
ABD'nde
Oy Avcılığı-28
 
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Izady'nin
Kürt Açılımı-1
 
İLYAS SALMAN
Kürt Açılımı ve
Çocuklar
 
ESER ÖZALTINDERE
ABD ve Öcalan'ın
Yol Haritası
 
UMUT YALIM
...Ve ömrümüzün en güzel günleri (7)
 
KAYA ATABERK
TKP ve
30 Ağustos
 
ÖZGÜR BİLLUR
Kılıçdaroğlu'nun
Kürt Açılımı
 
SERAP YEŞİLTUNA
Hainlerle
Barış Olmaz
 
YUNUS YILMAZ
Sahte Milliyetçiliğe Karşı Gerçek Milliyetçilik
 
OKAN İŞBECER
Pornocu Ahmet
Hidayete Erdi
 
YAVUZ SELİM
Doğu Türkistanlı Soydaşlarımız
 

Özgür Billur
Kılıçdaroğlu’nun Kürt açılımı

Baykal’dan sonra CHP’ye genel başkan olarak hazırlanan, siyasetin parlatılan yeni yıldızı Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazeteye verdiği röportajda aynen şunları söylüyor:

“Burası (güneydoğu sınırımızdaki mayınlı arazi) Kıbrıs büyüklüğünde bir alan. Burada devlet üretme çiftlikleri kurulabilir. Dağdan afla gelenler, topraksız köylüler hepsi orada eğitilebilir, çalışabilir, üretime katılabilir. Hepsi sigortalı yapılabilir. Ne olur, biliyor musunuz, oradaki gelirlerle şehit ailelerinin ihtiyaçlarını karşılarsınız, yoksulluğu sıfırlarsınız. Her türlü toplumsal barışı sağlarsınız. Düşünebiliyor musunuz; aynı dönem bu coğrafyada bir dönem çatışan insanlar, ekonomik olarak birbirini destekler konuma gelecekler...”

Gazetelerde “müthiş öneri” diye sunulan bu sözler Türk milleti ile dalga geçmek ve şehit ailelerini aşağılamaktır.

Teröre karşı sınırımıza döşenen mayınları, teröristler maaşlı ve sigortalı olarak temizleyecek ve orada yapılacak tarımdan şehit aileleri gelir elde edecek. Ve böylece toplumsal barış sağlanacak...

Yerin dibine batsın senin toplumsal barışın!

Beyefendi, dağdan inen PKK’lılara sigortalı iş buluyor ve sağolsun şehit ailelerini de unutmuyor!

Demek ki, şehit ailelerimizin pek iyi koşullarda yaşamadığını biliyor vekilimiz. O zaman soruyoruz: Bugüne kadar şehit ailelerinin durumunun düzeltilmesi için, TBMM’de kaç önerge verdin?

Şehit ailelerimizin durumu, affedilecek PKK’lılara sigortalı iş bulunca mı aklına geldi? Bu ne vicdansızlık...

İstersen Apo da dışarı çıksın ve mayınlı arazide kurmayı planladığın devlet üretme çiftliğinin başına geçsin. Belki böylece toplumsal barış daha da kuvvetlenir!

Yok canım daha neler mi? Doğru o kadarını yapamazsınız, çünkü gelecek tepkilerden korkarsınız. Korkunuz Türk milletinden değil (öyle olsa bu alçakça öneriyi yapamazdınız) Kürtlerden olur elbette!

Çünkü Kürtler için Apo, bir halk önderi. “Apo benim siyasi irademdir” dilekçesini 2 milyondan fazla Kürt imzalamadı mı? İşte bu insanları karşınıza alamayacağınız için Apo’yu affedip devlet üretme çiftliğinin başına geçiremezsiniz. Yoksa sizin gibi işşizlik üzerine kafa yoran sosyal demokratlar Apo için de elbette iyi bir iş bulmak isterler.

Ama sizin de toplumsal barış için varacağınız yer Apo’nun affedilip Meclis’e girmesi olacaktır!

Zaten Baykal’ın politikası, “Terör bitecekse toplumsal barışın bir ifadesi olarak af düşünülebilir” değil mi? Kürtlerin “siyasi irade” olarak gördükleri Apo’nun “yol haritalarını” TBMM çatısı altında açıklaması belki toplumsal barış için atılan bir adım olabilir size göre!

CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun bu yöndeki açıklamalarına hazırız.

Kimi saf Atatürkçülerimiz Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’yi düzlüğe çıkaracak kişi olarak görmek istiyor. Ancak Kılıçdaroğlu, CHP’yi tamamen Kürtçü bir rotaya oturtmak isteyenlerin “sevimli yüzüdür”. Dürüst, çalışkan imajıyla parlatılan Kılıçdaroğlu’nun arkasındaki isimlere bakınca ne demek istediğimiz anlaşılacaktır.

Örneğin Belediye seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu elinden tutup meydan meydan gezdiren Gürsel Tekin. Bu kişi Kürt açılımı konusunda kendi partisini AKP kadar cesur olmamakla eleştirmedi mi?

Gürsel Tekin’in haklı olduğunu itiraf edelim. Çünkü CHP, özü itibariyle AKP’nin Kürt açılımı politikasına karşı değil. Anadilde eğitim, etnik kimliğin tanınması, Kürtçe televizyon ve radyo, Kürdoloji Enstitüsü gibi öneriler SHP genel sekreterliği döneminde Deniz Baykal’ın hazırlattığı ve bugün de savunduğu raporda var. Ama CHP, Tekin’in de dediği gibi bunları cesurca savunmayıp, AKP’ye karşıymış gibi yapıyor.

Sen hem ayrı bir etnik kimliği tanı, hatta bunun bir şeref olduğunu programına yaz, hem de üniter devleti savun!

Kimse yemez bunu, diyemiyoruz. Çünkü kimi Atatürkçüler Kılıçdaroğlu gibi Truva atlarına inanıp CHP’nin Kürt açılımına karşı olduğuna inanabiliyor.

Kılıçdaroğlu’nun ne amaçlarla öne çıkarıldığını hâlâ anlamayanlara onun Kürt meselesi ile ilgili açıklamalarını dikkatlice okumalarını tavsiye ederiz. Mesela Adıyaman ziyaretinde yaptığı şu konuşma: “Adına ne dersek diyelim, ister Kürt, ister doğu sorunu, Türkiye’nin 30 yıldır yaşadığı bir sorun var. Eğer terör sonlanacaksa, bu konuda sağlıklı bir adım atılacaksa CHP bu soruna ilgisiz kalmaz. Öteden beri zaten ilgisiz kalmıyordu. İçimizde Kürt kökenli, Türk kökenli, Çerkez kökenli, Laz kökenli kardeşlerimiz var. Bu coğrafyada kardeşçe yaşamak zorundayız.” Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda ortak bir çözüm olursa CHP’nin de destek vermeye hazır olduğunu kaydetti.

Türkiye’yi bir etnik kimlikler ülkesi haline getiren ve Türklüğü bu etnik kimliklerden biri olarak gören anlayışın PKK veya AKP’den ne farkı var?

CHP’yi Atatürk’ün partisi, Kılıçdaroğlu’nu da ideal genel başkan olarak görenlere büyük Atatürk’ün şu sözünü hatırlatıyoruz: “Bugünkü Türk milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve milletdaşlarımız vardır. Fakat mazinin istibdad devirleri mahsulü olan bu yanlış tevsimler, birkaç düşman aleti, mürteci beyinsizden maada hiçbir millet ferdi üzerinde tesellümden başka bir tesir hasıl edememiştir.”

Türklüğün, düşmanlarımız tarafından kullanılan etnik kimlikler tarafından yok edilmemesi için Türk milleti mücadele etmelidir. İçimizde faaliyet yürüten gizli Kürtçülere karşı uyanık olmak da bu mücadelenin bir parçasıdır.

Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R...
 


Bu yazı hakkında henüz yorum yapılmamış.

 
Y A Z I    H A K K I N D A K İ    G Ö R Ü Ş L E R İ N İ Z İ    B İ Z E    Y A Z I N
 


İsim:


e-posta:

Telefon: Şehir:  
(e-posta ve telefon bilgileriniz yayınlanmayacaktır)
Ziyaretçi defterini okumak için tıklayınız...

İletişim:  İstanbul: 0212 292 65 27   Ankara: 0312 417 27 01   İzmir: 0232 463 59 06   Adana: 0322 456 29 40