TKP’den inanılmaz Küba gafı

Moncada Kışlası |
|
26 Temmuz 2009. Yer Kadıköy meydanı. Bir konser platformu ve etrafa asılmış TKP bayrakları...
Ne oluyor diye meraklanıyoruz. Bayram değil seyran değil TKP niye Kadıköy’de miting yapıyor? Gerçi arkadaşlar başka bir yerde miting yapamıyorlar ama olsun biz yine de meraklanıyoruz.
Ertesi gün gazetelerde bir haber: “TKP Küba Devrimi’nin 50. Yıldönümünü kutladı.”
Allah Allah. İyi de niye 26 Temmuz?
Bu mevsimde iyi şenlik olur diye herhalde. Ne de olsa 2009 yılı Küba Devrimi’nin yıl olarak 50. Yıldönümüne tekabül ediyor ya, istedikleri bir günde kutlayabileceklerini düşünmüşler.
Sesler ve Düşler, Bulutsuzluk Özlemi gibi müzik grupları ve İlkay Akkaya gibi sanatçılar mitinge katılıp kitleyi coşturmuşlar.
TKP’nin genç genel başkanı Erkan Baş, Küba Devrimi’nin Küba halkı açısından tartışılmaz kazanımları yanında, tüm dünya halkları için, ABD emperyalizminin yenilmez olmadığını kanıtlaması nedeniyle, oldukça büyük önem taşıdığını ve 11 milyonluk Küba karşısında, emperyalist ABD’nin cüceleştiğini ifade ederek, Türkiye’de de TKP’nin ve Türkiye halkının ABD’ye karşı mücadele vermekteki kararlılığını vurgulamış.
Şenliğe Küba’nın Ankara Büyükelçisi Ernesto Gomez Abascal ile birlikte Küba Komünist Partisi temsilcileri de katılmış.
İşin bizim açımızdan garip olan noktası ise şenliğin düzenlendiği tarih. 26 Temmuz, şüphesiz ki, hem Küba açısından hem de dünya tarihi açısından tarihi bir gün ve hepimiz biliyoruz ki, başında Fidel Castro’nun bulunduğu ve Küba Devrimi’ni gerçekleştiren örgütün adı da 26 Temmuz Hareketi.
Ancak yine de bu işte bir gariplik var. Yoksa bizim her şeyi bilen TKP’lilerimiz Küba Devrimi’nin 26 Temmuz’da yapıldığını mı zannediyorlar? Şayet öyleyse, bu onlar için affedilmez bir hata olarak tarihe geçecek demektir. TKP’lilerin öğrenmesine kolaylık olması açısından kısa bir tarih dersi verelim.
26 Temmuz 1953 tarihi TKP’liler için ne ifade ediyor bilemeyiz ama Küba Devrimi için başlangıç noktasıdır. Çünkü 56 yıl önce başında Fidel Castro’nun bulunduğu 165 devrimci, Küba’nın Santiago kenti yakınlarındaki Moncada askeri kışlasına yönelik bir harekât düzenlemiş ve Küba’da devrim ateşini yakmışlardı. Baskın başarısızlığa uğramasına rağmen Küba tarihi için bir dönüm noktasıdır. Çünkü devrimin patlamasına henüz altı yıl olmasına rağmen fitil bir kere ateşlenmiştir.
Moncada Baskını başarısızlıkla sonuçlanmış ve aralarında Fidel Castro’nun da bulunduğu bir grup devrimci de tutuklanmıştı. Hatta o tutuklama sonrasında çıkarıldığı mahkemede Fidel “Tarih beni aklayacaktır” diyerek bir kez daha tarihe geçmişti. Fidel için bundan sonra sürgün hayatı başlıyordu. Fidel’i serbest bırakan Batista yönetimi onu sürgüne gönderdi. Meksika’ya giden Fidel, burada daha sonra adını dünya devrim tarihine Che olarak yazdıracak olan Ernesto Guevara ile tanıştı. Fidel’in Küba’ya yeniden dönüşü ise Aralık 1956’da Granma yatıyla olacaktı.
Aralarında Fidel ve Che’nin de bulunduğu 82 devrimci 1956 yılında başlattıkları gerilla mücadelesini 1 Ocak 1959 yılında başkent Havana’ya girerek başarıya ulaştırdılar.
Demek ki neymiş? 26 Temmuz, Küba devrimci hareketinin çıkış günüymüş. TKP’lilerin kutlamaya niyetlendikleri Küba Devrimi’nin yıldönümü ise 1 Ocak. TKP’liler yaklaşık 8 ay kadar geç kalmışlar ama olsun. En azından yılı tutturmaları bile büyük başarı. Ha arkadaşlar diyebilirler ki, biz Küba Devrimi’nin değil Moncada Baskını’nın yıldönümünü kutladık. O zaman onlara küçük bir de matematik dersi. Zor değil, dört işlemden biri olan çıkarma. 2009’dan 1953’ü çıkarırsan geriye 56 kalır. Yani kutlamaları gereken günün 50. değil 56. yıldönümü.
Ne demişler bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Yardımcı olabildiysek ne mutlu bize.
|