Ekin Akkol |
Akil adam değil PKK sözcüsü
Cumhuriyet karşıtı cephenin AKP’nin PKK’ya affı, Kürt açılımı olarak gündeme getirmesinden bu yana konu üzerine çok şey yazıldı ve söylendi. Ancak hepsinin tek bir ortak özelliği vardı; o da dağdaki terörist affedilmeliydi. Tabii Kürt-İslamcılar PKK’ya af konusunda hemfikirdiler ama asıl iş bunu Türk halkına kabul ettirmekteydi. Yirmibeş yıldır teröre binlerce şehit vermiş Türk halkı için PKK’nın affı söz konusu bile olamazdı. Kürt-İslamcılar bu durumun farkında olduklarından Türk halkına yabancı olmayan birini sözcü seçtiler. Romanları Türk okullarında okutulan Yaşar Kemal, son dönem yaptığı Kürtçü açıklamalarla Cumhuriyet düşmanı cephenin yeni gözdesi olmayı başardı. İki yıl önce barış konferansı adında PKK propagandası yapılan bir toplantıda teröristlere gerilla diyen Yaşar Kemal, Türk milletinden büyük tepki almıştı. Sonraki süreçte Abdullah Gül’den ödül alan Yaşar Kemal, ödül töreninde “Kürtçe yıllardır yasaklanmıştır” diyerek tekrardan gündeme geldi. Bir yıllık suskunluğunu AKP’nin PKK’ya affı tartışmasıyla bozan Yaşar Kemal, yaptığı açıklamalarla Kürt-İslamcıların “akil adamı”ı olmaya hak kazandı. Radikal gazetesine verdiği röportaj üç gün boyunca yayınlandı. Röportajda Yaşar Kemal PKK’nın yıllardır sıraladıkları talepleri “aydın” sosuna bulandırılmış şekilde tekrardan önümüze sunuyor. Tabii mideniz bulanmaz da okursanız ne ala. Yaşar Kemal: “Kürtler bölünme istemiyorlar” Kürt-İslamcı cephe Türk halkını ikna etme konusunda Yaşar Kemal’i “akil adam” ilan etmeye hazır. Ancak “akil adam” Yaşar Kemal, gerçeklerden biraz kopmuş olacak, öyle bir açıklama yapmış ki, Kürtler okusa güler duruma. Yaşar Kemal Kürtlerin dil haklarından bahsederken sorulan bir soruya verdiği cevapta şöyle diyor “Kürtlerin istedikleri nedir, bunun çokça sorulduğu yok. Oysa meselenin can damarı burada, yaklaşanlar az. Kimse seksen yıldır bu konu üzerinde gereğince durmamış. Varsa da yoksa da bölünme. Kürtler bölünme istemiyorlar. Bölünme istemedikleri istediklerinden belli. Kürtlerin ne istediklerini herkes biliyor. Biliyorlar ya sözüm ona istediklerini verirsek bizden bölünmeyi de isteyecekler. Bunun yalan olduğunu biliyorlar.” Yaşar Kemal açık sözlü ama gerçeklerden epey uzak kalmış. Yaşar Kemal’e sormak lazım. Uyum Yasaları adı altında ikinci anadil olarak Kürtçeye özgürlük isteyen AB acaba Güneydoğu’ya Türkiye bölünmesin, ekonomisi kalkınsın diye mi kaynak aktarıyor? Kürtçeye özgürlük isteyen Kürtler aynı zamanda Avrupa Parlamentosu’na Apo bizim siyasi önderimizdir diye imza toplayıp yollamadılar mı? Bugün affı gündemde olan Apo, acaba Türkiye’nin üniter yapısını mı savunuyor? Sorular sormakla bitmez ancak Yaşar Kemal unutmamalıdır ki, hiçbir Türk’ü Kürtler bölünme istemiyorlar diye ikna edemez. Bırakalım bizi ikna etmesini o çok cahil bırakıldığı iddia edilen Kürtler bile ne talep ettiklerinin farkındalar. Sadece dil değil toprakta talep ediyorlar. Yaşar Kemal’in Kürt çözümü: Ulus devlet yıkılsın! Yaşar Kemal’in bu kadar Kürtçü propaganda yapmasının altında yatan sebep Cumhuriyet dönemi uygulanan politikalara karşı olmasıdır. Röportajda da bunu uzun uzun anlatıyor zaten. İyi niyet ve demokrasi adı altında tabii ki! “Anadolu’da bugün de birçok kültür Cumhuriyet’ten bu yana, bütün yasaklara rağmen kör topal yaşamaktadır. Çok kültürlü Anadolu’da Türk kültürünü, dilini egemen dil, egemen tek kültür yapmak isteği, bütün bu dilleri kültürleri yasakladı. Çağı yakalamak çabası ile yerel zenginlikleri kültür kaynaklarını canlı tutabilecek girişimler, Köy Enstitüleri, Halkevleri yok edildi.” diyen Yaşar Kemal, Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan etmesiyle birlikte başlayan ulus devlet projesinin tümüne karşı çıkmaktadır. Osmanlı’nın devrik mozaik yapısını Cumhuriyeti kurarken devralan Atatürk, yeni bir devlet şekli ortaya koydu. Bu yeni devlet yapısını oluştururken de dayandığı temel dinamik Türklüktü. Seksen yıldır dil ve kültür tek bir sesle dile getirildi. Çünkü Anadolu’da Yaşar Kemal’in de bildiği gibi binlerce yıldır Türkler hakimiyet sürmüştür. Onun için Atatürk emperyalizme boyun eğmeyecek bir devlet yapısı kurarken sağlam bir geçmişe, Türk tarihine dayanması onun ileri görüşlülüğünün göstergesidir. Yaşar Kemal, tek kültür Türkiye’nin aleyhinedir dese de tarih Atatürk’ü haklı çıkarmıştır, Tabii Yaşar Kemal kendisinin de dediği gibi bir Kürt olarak bu durumdan rahatsızdır. Ancak kendisi ne kadar rahatsız olsa da Yaşar Kemal ismini bugünlere taşıyan, kullandığı Türkçe ve o hiç beğenmediği Türk milletidir. Türkler için Yaşar Kemal devri kapandı! Yaşar Kemal, Kürt meselesiyle ilgili yaptığı açıklamaların ardından Abdullah Gül’den onayı aldı. Gül, “çözüme katkı sağlar” derken, DTP’li Selahattin Demirtaş “Yaşar Kemal’in rol üstlenmesi çok önemlidir” dedi. Anlaşılan Kürt-İslamcılar Yaşar Kemal’i önümüzdeki dönemde de kullanmaya devam edecekler. Amerikan planı yeni piyonlar bulmaya devam ederken Türkler de aynı anda uyanık olmak zorundadır. Eskiden emperyalizm toplu tüfekle saldırıya geçerdi ve düşman net olarak seçilirdi. Şimdi ise Truva atını kaleden içeri sokarak kaleyi içerden fethetmektedir. Yaşar Kemal bugün Türkler arasına sokulmuş bir Truva atı misali Türkleri hem de Türk dilini kullanarak ikna etmeye çabalamaktadır. Ancak bu oyunu bozmak da tarih bilinci sağlam biz Türklere düşmektedir. Tarih kaydetmeye devam ediyor. Bir Nâzım Hikmet, Aziz Nesin yazdıklarıyla, söyledikleriyle nasıl hatırlanıyorsa Yaşar Kemal de ona göre hatırlanacaktır. Türkler açısından Yaşar Kemal nasıl anılacak derseniz artık bu saatten sonra iyi bir şekilde anılmayacağı kesin. Milletçe ne kadar hoşgörülü olsak da Yaşar Kemal’in Türklüğe karşıtlığını asla kabul etmeyeceğiz. Aziz Nesin “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” romanını yazdığında 1977 yılıydı. 2009 yılında Aziz Nesin yok ama onu saygıyla anarken diyoruz ki, Yaşar yaşar mı yaşamaz mı bilemeyiz ama Türkler için Yaşar Kemal devri yaşandı ve kapandı.
|