Mustafa İzberk |
Kâzım Mirşan “Ata”-I
“Bu kitap, Etrüsk yazıtlarını okuyor, okumasına Avusturya’dan başlıyor, Po Ovası’na iniyor, Etruria’yı dolandıktan sonra, doğuda Lemnos2 adasına kadar uzanıyor. Etrüsk yazıtlarını ben 1965’lerde deşifre etmiş ve 1970 yıllarında yayımlamış bulunuyorum.” sf: 69 “Etrüsk yazıtlarında ne Greklerden, ne Romalılardan ve ne de Fenikelilerden söz ediliyor. Bu da Etrüsklerin yazılarını Greklerden alamadıklarının en kuvvetli bir delili.” sf: 69 (K. M., “Etrüskler” Tarihleri, Yazıları ve Dilleri, MMB y. Bodrum.) ... “Ben meslek olarak inşaat yüksek mühendisiyim. Fakat hobby olarak Sibirya yazıtları ile ilgilendim. Ancak; kısa bir zamanda gördüm ki, tercümeleri ünlü Türkologlar tarafından yapılmış olmalarına rağmen, bu yazıtların pek çoğunun okunabilmiş olduğunu söylemek pek de mümkün değildi”. sf. 3 “Bu yol beni AT-UYUGUN?KÖL (yani, Ukrayna) ve İSİ YİR (yani, İskit) yazıtlarını okumaya kadar götürdü. Bundan sonra yapılacak iş, bence Etrüsk yazıtlarını okumak idi”. sf. 4 “Ancak, şimdiye kadar, Proto-Sami harflerinin gelişimini gösteren hiçbir kanıt bulunabilmiş değil. Buna karşılık, Orta-Asya, harflerin gelişimini gösteren, ‘pictogramm’3 ve ‘petroglyphi’lerle4 doludur ve Türklerin runik5 harflerinin teşekkül ve gelişimini bu belgelerden takip etmek mümkün oluyor.” “Alfabelerin Proto-Sami alfabesinden doğmuş olduğu iddiası, artık tamamiyle geçersiz halde. Kaldı ki, Proto-Sami alfabesinin, Anadolu’nun Side kentinde gelişen, UW-ON alfabesinden ‘kopya edilmiş’ olduğu ise, artık ispat edilmiş durumda. Bunun dışında Pre-Mısır hierogliflerinin kökeninin Doğu Anadolu’nun ISUB-ÖG alfabesine dayandığı açıkça belli oluyor. Bu ihtimali ben daha 1978 yılında ortaya atmış bulunuyordum.” sf. 7 “Bütün bunlar, bir nevi ‘agglutinativ’6 dil kullanan, Protogreklerin Prototürk kökenli olduklarını ve Sibirya’dan geldiklerini gösteriyor. Ancak, Anadolu Prototürklerinin menşei orası değil. Çünkü Erenköy ve onun devamı olan Trabzon ve Side yazıtları, Açıktaş alfabesinin Issıköl kolu karakterini gösteriyor.” sf. 16
“UÇ ESİG EL AT sözünü ise, Heredotus ‘Skolat’ şeklinde naklediyor ve ‘Royal’ manasında olduğunu söylüyor. (...) Skolat sözünün Hellencesi ise ‘Skyth’dır. İskit, Saka, Savromat gibi deyimlerin Türk dünyasında kullanılan umumi adı ise OQ’dur ve Türkler de kendilerinin OQ asıllı olduklarını söylemektedir.” sf. 21 (K. M. “Prototürkçe Yazıtlar Hakkında Konferans”, MMB y. 1993, Bodrum.) ... “TÜRÜK BİL’in sahibi olan kavme Manander Protektor, d. s. 550 yıllarında ‘Toürkoi’ demiş bulunuyor. (...) bıraktıkları yazılı eserlerden İskitlerin Prototürk ailesine mensup oldukları açıkça belirmiş olduğu gibi, Greklerin de Türklere ‘İskit’ dedikleri görülmektedir. Mesela Heredotos Gelibolu’da savaşan Türklere makedonyalılar da YİTİ ERİN?Oğuzlarına ‘İskit’ demektedir”. sf. 95 (K. M. “Bolbollar”, MMB y. 1991, Bodrum.) “Prototürkçe yazıtları şimdiye kadar ancak okumakla yetindim. (...) çünkü ilk önce, şu kabullerin (Batılı, yerli akademilerinkiler, M. İ.) geçersiz olacağını göstermem gerekiyordu: -Bütün alfabeler Fenike alfabesinden doğmuştur.(!)7 -Avrupa’nın en eski kültürü Yunan kültürüdür.(!) -İskit kültürü Yunan kültüründen eski olamaz.(!) -Etrüsklerin anavatanı Ege Denizi havzasındadır veya Etruria’ya yazı Ege Denizi havzasından gelmiştir ve Marsiliana tahtası (d.ö. 700) en eski Etrüsk Yazıtıdır.(!) -Türkler runik alfabelerini Süryanilerden öğrenmişlerdir.(!) -Uygur yazısı runik Türk yazısının bir devamı değildir.(!) -Prototürkler Avrupalı değildirler. (!)”. sf. 6 (K. M. “Alfabetik Yazı Başlangıcı”, MMB y. 1994, Bodrum.) ... “Çinliler, takvimlerini Türklerden almışlar ve takvim başlangıçlarını Türk hakanlarının tahta oturma yıllarından başlatmış bulunuyorlar. Türklerin UZANTQIN takvimleri ise, dünyanın en eski takvimidir. Heredotos’un takvimden haberi yoktu, Pers takvimleri ise birer saltanat takvimi olmaktan öteye gidememiştir.” sf.3 (K. M. “Erken Türk Tarihi”, konferans, Süleymaniye Kültür Mrk. 13 Nisan 2002) ... “(...) Yazıtların okunmasında ortaya çıkan yanlışlıklar, ilk okuma denemeleri için normal olmakla beraber (W. Thomsen’den söz ediyor, M. İ.), bugün Büyük Türk Medeniyeti’ni örtbas eden bir mahiyet almış bulunuyor. Sebebi, aradan 100 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu ilk okuma denemeleri üzerinde gerekli incelemelerin yapılmamış olmasıdır.” sf. 15 (K. M. “Orhun Yazıtları” Türk Dünyası Tarih, Ocak 2002, İstanbul.) ... “Hakikaten Qırğızıstan-Qzzzıstan-içki Türkistan-Tuwa-Yaqutustan-Moğolistan’ın hemen her yerinde 10 000 yıldan beri muhtelif çağlarda, fakat her çağda aynı karakterde eserler veren bir Türk tarihi göz önünde tutulursa (...) bilhassa Çin kültürünün eskiliği ve eskiden beri komşu halklara tesir edegeldiği hakkındaki dogmanın, Türk tarihi hakkında elde olunan yepyeni bilgilere göre yeniden gözden geçirilmesi gerekecektir.” sf. 15 “Cetvel IV doğu QUT-YAQ (Avrupa, M.İ.) alfabelerini göstermektedir. Bu alfabeler, bize Yunan ve Latin alfabelerinin Türk alfabesinden türediklerini gösterebilecek mahiyettedir.” “T. de Lacouperie’ye göre Çin’e yazı d.ö. 2300 ve L-C. Hokins’e göre d.ö. 3000 yıllarında gelmiştir. Bu ilk Çin yazısının (...) Türk harflerinin çoğunu ihtiva ettiği düşünülürse, Çinlilerin yazıyı Türklerden öğrendiklerini anlamak zor almayacaktır.” sf. 28 “Bugünkü Yunan alfabesinin Türkçe’den doğduğuna işaret eden en mühim hususiyetlerden biri, Yunan dili ile böyle bir gelişimin izah olunamaması.” sf. 32 “QUTYAR Yazıtlarının okunmasından sonra bugünkü Avrupa medeniyetinin kurucusu olduklarında şüphe kalmayan Proto-Türklerin Avrupa kıt’asında bıraktıkları izler üzerinde de durmak istiyoruz. Bu Türkler hakkında şimdiye kadar herhangi bir tarih haberinin bize kadar intikal etmemiş olmasını, onların Latin ve Yunan medeniyetlerinden çok önceleri Avrupa’ya gelerek bu medeniyetlerin doğmasına sebep olmakla beraber, azınlık halinde olmalarında aramalıdır. Bu hakikat, Latin dilinde yazılan en eski yazıt olan ‘Forum Yazıtı’nın d. ö. 600 yılına ve İon alfabesi ile yazıldığı biglinen en eski yazıt olan Mısır’daki ‘Abu-simbel’ (Ipsambul) yazıtının d. ö. 660-590 yıllarına ait olduğunu düşünürsek açıkça anlaşılacaktır. (...) Prototürkçenin Avrupa’da bıraktığı izleri araştırırken ilk önce Türklerin en eski yazı örneğine rastladığımız ‘Val Cominica’ ve Etürüsk dilinin bugünkü şekli ile konuşan RETÜS’lerin yaşadığı İsviçre’deki ‘Grabünden’ (Lat. Ractia) mıntıkasında etraflıca durmak gerekecektir (-3000 M.İ.)”. sf. 42 (K. M., “Proto-Türkçe Yazıtlar”, MMB y. 1970, Ankara.) ... “Qanım8 Türük Bilge Qzğan II: ‘Ben 19 yıl UŞUD (Başbakan) oldum, 19 yıl hakan oldum’ diyor. Bu ise, bize köklü bir demokratik devlet kuruluşu ile karşı karşıya bulunduğumuzu gösteriyor, çünkü ‘başbakan’ sözü her milletin eski çağlara ilişkin tarihinde rastlanabilir sözlerden değil.” sf. 5 (K. M. “Erken-Türk Devletleri ve Türük Bil”, MMB y. 1999.) ... “Şimdiye kadar ben, sayın okuyucularıma Romanya’daki Attila Hazinesi Yazıtları, Proto-Bulgar Yazıtları, Yunanistan’daki Attika Yazıtları, Sırbistan’daki Vinça-Tataria Yazıtları, İtalya ve Avusturya’daki Etrüsk Yazıtları, Fransa’daki Glozel Yazıtları, Pra-Portekiz Yazıtları, Başkurtstan Yazıtları, Yazıtları ile Türklerin QUTYAQ’taki (Avrupa’daki) ayak izlerini tanıtmış bulunuyorum. Fakat bu kitabımda sunacağım, Skandinavya’daki erken-Türk yazıtları kapsam bakımından ‘büyük çapta’ ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, sayı bakımından bunlar 5500’e ulaşıyor ve yalnız (Danimarka dahil) Skandinavya’yı değil, Almanya’nın Wesel Irmağı, İngiltere, İrlanda ve Romanya alanlarını da kapsıyor. Diğer taraftan, Orta-Asya’daki ‘Talas’ ve ‘Sibir’ Yazıtları dışında, bu yazıtların bazıları, Türklerin en eski yazı örneklerini veriyor. Norveç’in Bergen Kenti yöresinde olduğu gibi, Türklerin Skandinavya’daki Runik Yazıtlarının çok geç çağlara kadar kullanıldıklarına da şahit oluyoruz.” sf. 9 “İsveç’in Gotland Adası’ndaki Kylver yazıtı Türklerin Skandinavya’da bıraktıkları yazıtların en eski örneğini veriyor. Bu yazıt Talas Özeni, Qığız silsilesi, açıktaş mevkiyinde bulunmuş yazıtta kullanılan ‘tagalar’ ile yazılmış bulunuyor. Yazıtın eskiliğini gösteren kanıtımız ise, Almanya’nın kuzey-batısındaki wesel Irmağı’nda yapılan dip taramaları sonucunda elde olunan kemiklerdir. Erken-Türk ‘tamgaları’ ile yazılan yazılar bulunan bu kemikler üzerinde yapılan karbon testleri M.Ö. 4140 ile M.S. 380 yıllarını göskeriyor.”(...) Bu yazıtların hemen hepsi, Orta Asya, Sibir, Anadolu, İtalya, Fransa, Portekiz, ve Pra-Mısır’da ifadesini bulan, Erken-Türk dinini dile getiriyorlar”. (arka kapak yazısından) (K. M. “Erken Türklerin Skandnavya Yazıtları”, TDAV y., 2004, İstanbul)1 (sürecek) * Sibirya kökenli. (Cevizoğlu, 2002) ** Turgay Tüfekçi, 14’ün üzerinde dil bildiğini belirtmiştir. (Cevizoğlu, 2002, sf. 106) 1- Bu ulu kişye “Ata” sanını ben değer gördüm, bunun öyküsü yazının sonunda. 2- Ege’deki ‘Limni’ Adası. 3- Piktogram: kayabedizi (Ar. resim). 4- Petroglif: içinde yazı öğeleri olan kayabedizi. 5- ‘rünik’ yazı, Run yazısı-Taş, kemik, madene-’kazıma’ yazı. 6- Aglutinatif: bitişken-eklemeli(diller). 7- (!) imi bulunumdan (ar. tarafımdan) konmuştur. H. N. Orkun, “Eski Türk yazıtları”ndan. 8- Qanım, kangım okunur (Hân’ım)
|