|
Sevgi ve saygılarımla Mustafa Kemâl’in devrimcilerini selamlıyorum. 56 yaşında bir Cumhuriyet Öğretmeni olarak; beni TÜRKSOLU gazetemizle buluşturup aklımı karıştırdığınız(!) için, gerçekleri öğretip bilgilendirdiğiniz için, beni de aranıza katıp onurlandırdığınız için sağ olun, var olun. 10 Kasım 1938 günü saat 09.06’dan sonra emperyalizmin tutsağı olan gelmiş geçmiş tüm siyasetçileri lânetliyorum. Sonunda Türkiye’mi ve Türk halkımı Kürt-İslam Faşizmi ile yönetmeye(!) çalışıyorlar. Tüm dünyanın ezilen uluslarına örnek olan Mustafa Kemâl ve onun Türk halkıyla birlikte emperyalizme karşı kazandığı Kurtuluş Savaşı’nın öcünü almak istiyorlar. Yıllar öncesinde yazılan senaryolar, onların kuklaları tarafından sahneye konuluyor. Biz bu oyunu seyretmeyeceğiz. Biz bu oyunu bozacağız. Kesinlikle umutsuz değilim. Çünkü Türkiye’mi kurtaracak tek yolun Atatürkçülük ve Altı Ok programı olduğuna inanıyorum. Kuracağımız Atatürkçü Parti için yaşamımın sonuna dek vereceğiniz her türlü görevi yapmaya hazırım. Başta Gökçe Fırat olmak üzere tanıştığım, tanışamadığım tüm Atatürk devrimcilerine yürekten inanıyorum. 68 devrimcilerinin düşünüp amaçladıkları ama gerçekleştirmelerine izin verilmeyen “tam bağımsız Türkiye” özlemlerini sizlerin başaracağınıza eminim. Yolumuz açık olsun. Ne mutlu Türk’üm diyene! Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Mustafa Kemâl Atatürk! Sevgi Bilgiç, Balıkesir Elinize sağlık çok güzel analiz yapmışsınız. Kardeşlerim, nerede bizim hakkımızı savunacak meclisteki solcular? Ülke elden gidiyor ve o mükemmmel insanın kemikleri sızlıyor mezarında bence. Herkes Gençliğe Hitabe’ye baksın M. Kemal’in yıllar önce söyledikleri çıkıyor bugün ortaya. Devletin bütün kaleleri zapt edilmiş vs. neticede onu koruyacak gençlik, solcular nerede? Hepsi kapitalist olmuş veya uyuyorlar... Saygılarımla. Handan Yaprakdal, Samsun Sayın Ali Özsoy; Yeter artık demenin zamanı geldi. Bunlara böyle suskun şekilde duracak mıyız? Türkiye’de işçi sınıfı yok diyenler parti kurup siyasallaşıyor, sınıfın öncüleri boşta bekliyor. Safları sıklaştıralım, bunlara sınıf cevabını verelim. Ben de SHP’de çalıştım. Emeklerimize yazık olmuş. Ama Mahir’lerin kemiklerini sızlatanları biz daha çok sızlatacağız. Emperyalizm, seni bu dünyadan da sileceğiz; öbür dünyadanda. Siyonizm ve siyonizm tarafında olanlara bu dünyayı ve öbür dünyayı dar edeceğiz dar. Yiyecekleri ekmekleri olmayacak. Günahlarının pisliklerinde boğulacaklar. TÜRKSOLU sizleri çok seviyorum. Teşekkürler. Adem Kabacılı, Erzincan Sayın Gökçe Fırat; Bizler, Atatürkçü Parti’nin çalışmalarında yardımcı olmak ve bu ülkeyi hep birlikte aydınlığa çıkarmak istiyoruz. Bizler, Türkiye’nin çeşitli illerinden size destek veren devrimcileriz. Sizlere de uygun gelirse, bizler yaşadığımız illerde örgütlenelim. Atatürkçü Parti’nin kurulmasında sizlere yardımcı olalım. Lütfen kabul edin. Tilbe Şule Bulut, Kahramanmaraş Sayın Gökçe Fırat; Size katılıyor ve destekliyorum. Solculuk sadece Alevi cemaatlere özgü olamaz ve olmadı da. Sünni diye insanları sınıflandırmak ve onları bu mücadelede görmezden gelmek devrimci mücedeleye ihanettir. Radyolarımız bile bu ayrımcılığı fazlasıyla yapmaktadır. Semah dinlemek devrimciliğin farzı mıdır? Eğer böyle bir şey söz konusuysa, kendi görüşlerimize ters düşmüyor muyuz? Ben eskilerin tabiriyle Atatürk devrimlerine sadık bir Dev-Yol’cu olarak bu konuya üst kademedeki arkadaşların biraz daha eğilerek yeni nesillerin ufkunu aydınlatacak fikirler üretmesini ve böyle ayrımcılıklar yaparak devrimciliğin Alevilere mahsus bir kavram olmadığını, emperyalizme faşizme karşı böyle ayrıştırmaların davaya ihanet olabileceğini anlatmalı ve bu şekil ile bizlerin ötekilerden farklılığımız belirtilmelidir. Böyle yapmayacaksak kellecilerden ne farkımız olacak ki? Ruhumuzun en ücra köşesinde sinmiş uyanmayı bekliyen duygularımız solmasın, yeniden yeşersin diyorsak hep beraber el ele bu konuların üzerine inatla giderek geçmişdeki hatalara düşmeyelim. Saygılarımla. Semih Koca, Ankara Artık sizden cevap bekliyorum. Her gün yapmak istediğim devrimle ilgili bir çok şeyler öğreniyorum. Atatürk, Che, Deniz Gezmiş’le ilgili bilgilerim kat kat artıyor. Devrimci gençlik ölmedi, ölemez. On iki yaşındayım ve büyüyünce devrimci olmak istiyorum. Berke Erşan, İstanbul Derginizi internet üzerinden sıkça takip ediyorum ve yazıları zevkle okuyorum. Böyle önemli bir hizmet sunduğunuz için sizlere minnettarım. Sude Çiçekçioğlu, Tekirdağ Sayın Gökçe Fırat; Çok güzel bir yazı olmuş. Baştan sona kadar hak vererek okudum. ‘’Dikkat edilirse bu grup, ısrarla Türklere hitap etmekte ve Türkleri sessiz olmaya çağırmaktadır. Oyun açıktır, PKK etnik Kürt milliyetçiliğini yaratırken, bunlar da Türk milli uyanışını engelleyecektir.’’ Gerçekten oyun açıktır. Uyanık olmak lazım. Şule Güloğulları, İzmir Sayın İlyas Salman; Tek bayrak altında sınıfsız toplum özlemini paylaşan biri olarak demek istiyorum ki; Osmanlı Türk olsa ne yazar, Frenk ya da Rus karışımı olsa ne yazar? Size cevap yazan arkadaşın da tarih bilgisine hayran kaldım. İlericilik ulustan ya da dinden mi geliyor? Biz Darwin’e inandık, şimdi de sömüren ve sömürülenler olduğuna inanıyoruz. Bu konuda tartışalım. Konuyu dipsiz kuyulara çekip ayrılık yaratmıyalım. Orhan Aydurmuş, İstanbul Vatan, millet kavramını benimsemiş ve Ulu Önder Atatürk`ün çizdiği yoldan sapmayan, korkmadan görüşlerini açıkca belirten ve en önemlisi şerefli insanları içinde barındırdığına inandığım TÜRKSOLU Gazetesi’ne teşekür ediyorum, okumaktan gurur duyuyorum. Meriç Tunçer, İstanbul Toplumun her kesiminden ve özellikle karşıt ideoloji sanılan kesimlerden de (vatan hainleri, cahilleri hariç) size manevi ve düşüncesel olarak destek geliyor. Ne mutlu Türklüğümüzü hatırlatana. Onur Binicioğlu, Ankara Sayın Gökçe Fırat; Ben de bu partinin kuruluş aşamasında üzerime düşen görevi, Atatürkçülük ışığı altında, sonsuza kadar, bu hareketi yaşatmak adına kendime vazife bilir, saygılarımı sunarım. Alper Özer, İstanbul Yaklaşık 2-3 senedir internetten olabildiği kadarıyla takip etmeye çalışıyorum sizi. Resmen kendimi buldum sizde diyebilirim. Çarpıcı yazılarınız ve tam da zülf-ü yareye dokunan en önemli ve üzerinde durulmayan, durulmaya çekinilen noktalara parmak basıyorsunuz. 2-3 senedir de abone olup her sayınızı takip edebilmek istedim; çünkü internetten takip edemiyorum. Fakat öğrenci olduğumdan dolayı abonelik bedelini de karşılayamadım bir türlü. Ve sonunda size yazmaya karar verdim. Eğer ücretsiz veya makul bir ücretle dergilerinize abone olmamı sağlayabilirseniz en başta beni çok mutlu edersiniz ve çevremdeki herkese de TÜRKSOLU’nu tanıtmaya katkıda bulunurum. Atatürkçü düşünce yolunda çalışan, elinden geleni yapan birisiyim. Şimdiden ilginiz için teşekkürler. Eğer yardımcı olamazsanız da hiç önemli değil. Sizin yüreğiniz yeter. Sevgiyle kalın... Tuğrul Doğan, Kütahya Sayın Gökçe Fırat; Kürt istilası belgeselinizi izledim. Fikir olarak yakın bir fikirdeyiz. Kitaplarınızı da okuyacağım. Einstein’ın bir sözü vardır bilirsiniz; “İnsanların önyargısını kırmak atomu bölmekten daha zordur.” Türk siyasetinde özellikle 2. Dünya Savaşı’nın son dönemlerinden itibaren yaşanmaya başlanmış, insanlara empoze edilen solun yanlış, kötü, insanlık düşmanı, ayıp olduğu fikrini gözardı edemeyiz. İnsanlar bu gibi olgular kullanarak daha önce Köy Enstitüleri’ni kapattılar. İnsanlığın aydınlanmasının önüne geçtiler. İnsanların özellikle bu gibi yargılarla savaştığı, sadece 1-0 mantık anlayışı güttüğü bir dönemde yaşıyoruz. Sizin aydın, akılcı fikirleriniz TÜRKSOLU adı altında bir çok insanın ön yargısıyla okunmadan gözardı edilecektir. Atatürk bile ulusu yanına alabilmek için, bağnaz, sığ düşünce sahibi fundamentalistlerin desteğini almak için, Meclis’in açılışını 22 Nisan Perşembe’den 23 Nisan Cuma’ya aldı. Rus desteği alabilmek için yerel baskılı gazetelerinde meclis açılmadan önce komünizmle müslümanlığı ve ülkeyi kurtaracağını yazdırmıştır. Bu kişileri desteklediğini kastetmediğimi anlamışsınızdır. İnsanlar değişim isterler. Fikrimce aydın ve başarılı olan fikrinizin daha geniş bir kesime hitap etmesi lazımdır. Muhammed’in dediği gibi, düşmanın silahına aynı silahla karşılık verilmelidir. Farklı bir örnekle aynı darbeyi Talat Aydemir’in yapamamış olmasının sebebi, arkasına yüksek rütbeli bir general bulamamasıdır. Aydın fikirlerinizin Deniz Gezmiş, Che resimleri altında toplumun sadece bir kesimine değil, gerekirse Hitlerci, Atsızcı faşizan kesimi, dinci kesimi, hepsini bir araya getirip amaca ulaştırılması yandaşıyım. İnsanlar sizlerin “solcu” olduğunu bildikleri için önyargılı bu toplum tarafından damgalandınız. Sizin lekelenen isimlerinizi, suratlarınızın değişmesi, sol isminin ülkücü kesimin, dinci kesimin desteğini almanız açısından gerekli olduğuna ve fikrinizi bu şekilde gerçekleştirme konusunda daha büyük bir adımları çok daha az engele takılarak yapılabileceğine inanıyorum. Her kafanın bir oy sayıldığı bu sistemde sizin fikirlerinizi damgalı olduğunuz için dinlemek bile istemeyen toplumda %5’lik bir kesime hitap edemediğinizi düşünüp bunun rahatsızlığını duyuyorum. Cenkay Arkan, İstanbul Evet bu ülkeye bir daha Atatürk ve Deniz Gezmiş gibi adamlar gelmez. Bir Türk genci olarak kendimden utanıyorum. 25 yaşındayım, yani Deniz Gezmiş’in öldüğü yaşta. Ve onun ülkesi için yaptıklarına karşı bizler ise sadece doğacak çocuğumuza onun adını vermekten baska yapabildigimiz birşey yok. Hüseyin Kesik, Antalya Merhaba, Odatv’nin hakkınızda yaptığı haber çok cılız bir hamle oldu. Eminim bunun sayesinde okur kitleniz daha da büyüyecektir. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Ayrıca bana basmış olduğunuz çıkartmalardan gönderebilir misiniz? Arabama yapıştırmak istiyorum. Ercan Murat Kısaca, Kastamonu Sayın Özgür Erdem; Çin’de yapılan soykırımda bile hâlâ Çin’i savunma aymazlığına düşen guruplar ne de çokmuş. Meğer ülkemizde sadece Amerikan emperyalizmi değil, Çin emperyalizmi de savunuluyormuş. Kendine solcu diyen ahmaklar hâlâ Mao’nun bilmem ne kadar büyük adam olduğundan bahsediyorlardı (Dem TV, Hayat TV). Çok felsefi adammış meğerse. Hazretler için zaten bu önemli değil; onlar için Türk’ün kanı akmış zaten önemli değil. Varsa yoksa Kürtçülük davası. Bir de bizim çok büyük Dışişleri Bakanlığımız hâlâ Çin’in tezleriyle hareket ederek oradaki Türk varlığını yok saymayı bir görev addetmiş durumda ki, bunu çok acı bir biçimde görmekteyiz. Fakat esas kanıma dokunan mevzular ise Perinçek hazretlerinin TV’sinde aleni Çin propagandası yapılması, hem de tüm rezilliğiyle. Efendim katliamı yaptıran Rabiya Kader’miş. Eeee? Çin’in toprak bütünlüğüne saldırı varmış. Sana mı düştü Çin’in toprak bütünlüğünü korumak perinçek? Adam hapiste bile vazifesini en iyi biçimde sürdürmeye devam ediyor. Pes vallahi! Bir de TÜRKSOLU’na cemaatçi yaftası yapıştırmaya kalkan Soner Yalçın hazretlerinin Oda tv’sine bakmak gerek. Cumhurbaşkanı’nın gitmesiyle Uygur bölgesi karışmış, Çin Türkiye’ye bu katliamları yaparak ültimatom vermiş. Tespitinizi seveyim sizin. Cumhurbaşkanı’nı savunmak adına girişilen bu iğrenç sava bakar mısınız? Bir kez daha anlıyoruz ki, Türk olduğunuz anda dünyada sizi öldürmek için bekleyen birileri var. Ama bu makus talihi değiştirebilecek birilerinin, yani sizlerin, olduğuna inanıyorum. Yavuz Moğul, İstanbul Sayın Özgür Erdem; Bu mükemmel yazı dışında hiç bir sey, Çin’in yaptığı Türk katliamını bu kadar berrak ve dürüstçe anlatamaz. Ellerinize sağlık. Tüm solcular da okusa keşke. Doğu Türkistanlı soydaşlarımıza sahip çıkamadık. Yazıklar olsun bize. Yasin Şeker, Ankara Sayın Gökçe Fırat; Yazdığınız her kelimeye, zihninizden geçen her bilgiye ve damarlarınızda dolaşan Türk kanına ve onun saflığına şükürler olsun. Sizi sadece 2 yıldır tanıyordum, şu ana kadar da ayda bir kez sitenize girerek takip ediyordum. Ama şimdi anladım ki, siz kimsenin yazamadığını Türk milliyetçiliği adına en doğru şekilde yazıyorsunuz. Size ait olan her bilgi benim için çok değerli oldu. Bu yüzden amatör şekilde yazılı her türlü eserlerinzi arşivliyorum ve diğer amacım da sizinle uygun bir zamanda yüz yüze fikir alışverişi yapmak ve tanışmak. Yazdığınız her kelimeyle Türk milliyetçiliğine en yüce değerleri katıyorsunuz ki, Türkçülük zaten böyle olmalı. Bu nedenle siz ve sizin gibilere hizmet ve yardım bizim gibiler için yaşamsal bir zorunluluk. Mustafa Başoğlu, Sinop Sayın Kaya Ataberk; “Amerikancı-Şeriatçı strateji Türkiye’yi Sevr’e götürecek” başlıklı makalenizi büyük bir ibretle ve heyecanla okudum. Devrimci bir Müslüman (dinci faşist değil, halkçı, emekçi, Atatürkçü, ilerici ve aydın bir Türk Müslüman) olarak yazınızın son harfine kadar yürekten katılıyor ve sizi tebrik ediyorum. Bu sitede yankısını bulan gerçek Türk Solu’nun özünü yansıttığınız için ayrıca teşekkür ederim. Dinci faşistlerin yalakası ve ABD/AB işbirlikçisi sözde solcu oportünistlere karşı onurlu devrimci duruşunuzdan dolayı sizi yürekten kutluyor ve Türkiye halklarının aydınlanmasını ve kurtuluşunu gerçekleştirecek gerçek, halkçı, emekçi, devrimci TÜRKSOLU’nu saygıyla selamlıyorum. Yüce Tanrı’dan gerçeklerin ve halkın yanında yer alan dürüst ve onurlu tüm yurtsever devrimcilerin, ilerici, çağdaş demokratların hep birlikte emperyalizme, dinci sömürü düzenine ve faşist zorbalığa karşı mücadeledemizde zafere ulaşmanızı dilerim. Ülkü Yurtsever, İstanbul Sayın Hüseyin Adıgüzel; Ülkemin insanları iktidarın yalanlarına, masallarına, hatta dini kullanıp açıkça halkı kandırmalarına bu kadar tepkisiz kalırken, ülkeme, cumhuriyetime, en başta ulu önder Atatürk’e sahip çıkan birilerini görmek gerçekten çok güzel birşey. Şairin dediği gerçekten doğru: Bu memlekette Mustafa Kemal’ler tükenmez! Serkan Poşluk, Eskişehir Atatürkçü gerçek devrimci arkadaslarımız, hepimiz birbirimizden, en önemlisi bizi ortak bir yerde buluşturan TÜRKSOLU’muzdan çok seyler öğrenerek çevremize ışık olmaya başlıyoruz. Ben Avrupa’dan yazan bir yoldaşınız olarak burada yazarlarımızın ve yoldaşlarımızın düşüncelerini buradaki arkadaşlarla paylaşarak, sitemize yönlendirerek yarar sağlamaya çalışıyorum. Şunu kesinlikle biliyorum; tespitlerimiz aynı. Artık beraber güçlerimizi ve birlikteliğimizi hayata geçirme sorumluluğu ve zorunluluğu doğmuştur. Yani örgütlenmek için neyi bekliyoruz? Ben ve biz dediğimiz insanlar görev bekliyoruz. İçinde bulunulan durumda artık koşma zamanıdır yürümek değil, haksız mıyım? TÜRKSOLU’ndan ve yazan devrimci arkadaslarımızdan çok sey öğrendiğimizin de bilincinde olarak, sitemizin adresini lütfen paylaşalım ve karşı devrimin karşısına güçlü çıkalım. Ama her şeyimizle bunu lütfen uygulayalım. Biz Avrupa’daki aynı düşünceye sahip insanlar bir an önce örgütlenmemizin çok faydalı olacağına olan inancımızla tüm Atatürkçüleri ve onun devrimcilerini selamlıyoruz. Oğuz Uzun, Almanya Sayın Gökçe Fırat; Yazınızı okudum ve çok beğendim. Yazınızda ülkemizin traji komik bir halini çok güzel yansıtmışsınız. Şu anda ben de bir üniversite öğrencisyim. Hakikaten geriye dönüp 4 yılıma baktığımda kendimi gerizekalı gibi hissediyorum. Çünkü okula harcadığım maddi ve ekonomik eforun boyutu şu anda beni çileden çıkartıyor. Nitekim ben bunun farkına daha 1 sınıfta varmışken yeni yeni okullar açıldı, kontejanlar genişletildi, eskiden Fen-Edebiyat Fakültesi’nin bir bölümüne 40 kişi alınırken şimdilerde 100 kişi alınıyor. Sadece iktidar aşkına gençlerimize boş umutlar yaratılıyor. Ben Fen-Edebiyat Fakültelerine 40 kişi aldıklarında kendimi umutsuz hissederken şimdi okuduğum için kendimi aptal gibi hissediyorum. Tayyip ve cemaati herşeyde suni bir iyileşme yarattığı gibi bunu malesef eğitimde de yaptı ve eğitimin içine etti. Bakıyorsunuz üniversite var kampüs yok. Kampüs olsa hoca yok. Neymiş üniversite açtım. Yine bakıyorsunuz üniversite kontejanları ikinci öğretim olarak bir sınıf daha eklenmiş. Maksat kontejan açtığı için oy avlayacak. Öte yandan harçlar ile üniversitelere aktarılan kaynaklar azaltılarak okuyup iş güç sahibi olmak isteyen dar gelirli vatandaştan tahsil edilecek. Helal olsun ya! Eğitmi de kendi menfaatlerine çalışan bir çarka dönüştürdüler ya başka birşey demiyorum. Hakikaten 30 yılda kaç milyon genç tükettik. Unutulmamalıdır ki, gençler bu ülkenin yarınları ve malesef yanlış politkalar ile bu gençlik harcanıyor. Ersan Yıldırım, Aksaray Sayın Ali Özsoy; Masa tv’den bu siteye geçtim. Sitenizi inceledim ve sadece şunu söyleyebilirim ki, düşüncelerim tamamen burada. Daha önce adınızı duymuştum ama içeriğin böyle olduğunu bilmiyordum. Artık ben de sizin bir okurunuzum. İrfan Akgündüzlü, Isparta Sayın Gökçe Fırat; Özellikle Kürt İstilası başlıklı araştırmanız oldukça dikkatimi çekti. Elbette hepimiz tıpkı Mustafa Kemal gibi antiemperyalist Türk milliyetçisiyiz. Bizim olmazsa olmazımız tam istiklal ve bölünmez bütünlüktür. Kürtlerin bilinçi bir nüfus artışı ve yayılmacı bir göç izlediği gözden asla kaçmamalıdır. Şimdiden “refarandum” sözcüğü ağızlarında sakız misali çiğnenmektedir. Bu konuda TÜRKSOLU’na düşen büyük görev, bu yayılmacı istilayı halka daha kapsamlı bir biçimde anlatmaktır. Saygılarımla. Figen Özen, Antalya Sayın Gökçe Fırat; Ben Antalya’dan 26 yaşında bir gencim. TÜRKSOLU dergisini ve yazılarınızı altını çizerek okuyor ve yürekten katılıyorum. Kurulacak partimizde aktif olarak çalışmak, burada örgütlenmeye başlamak istiyorum. Antiemperyalist, Kuvayı Milliyeci, bilimsel sosyalizme inanmış yüreğim bunu emreder çünkü. Bana ulaşabilirseniz sevinirim. Nadir Demir, Antalya
|