|
İşte gerçekler! Fikrinize, duygularınıza, eşsiz yorumunuza tam yürekten katılıyor, teşekkür ediyorum. Bu vatan, bu bağımsızlık nasıl kazanıldı ve şimdi nasıl harcanıyor? Uyuyan halkı işgal altına girmeden uyandırmalıyız. Yoksa yarın çok geç olabilir. Bu aynı zamanda Türklüğün de sonu olacaktır. Nemelazımcılığı bırakmalıyız. Her bilinçli Türk bunun mücadelesini yapmalıdır. Ne mutlu Türk’üm diyene! Seçkin Yıldırım, İçel
CHP 1938’de saat 09:06’da ihanete başlamıştır. Neticesi de bu.. Kemal Demirci, İstanbul Sayın Ekin Akkol; Evet, maalesef cumhur tutuklanırken baş yargılanamıyor bile. Ne çarpık bir hukuk değil mi? Oysa bu ülkede dürüstlük de para etmiyor. Adam ABD’nin kuklası, söz vermiş ABD’ye ama dindar cumhurbaşkanı ya, yargılanamıyor bile! Bu hangi cumhurun başı bilmiyorum. Ben dürüstüm diyen ve yetim hakkı yemiyorum diyenlerin bu başın peşinden gitmemesi lazım. Artık uyansınlar! Bunlar ne dindar ne de masum. Sizin kanalınızla herkesi uyarıyorum; lütfen akıllarını başlarına alsınlar. Vatan toprağı için ölen evlatlarımızın yakınlarına toprak vermeyi bile çok görüyor bunlar ama elin İsraillisine satıyorlar. Peki, bizim çocuklarımız neden ölüyor? Toprak için değil mi? Peki, bizi yönetenler ne yapıyor? Aldıkları gemileri beklesin diye Somali’ye tüccar gemilerini korumaya gönderiyorlar. Soralım bakalım tüccar çocukları askerlik yapıyor mu? Hayır. Gariban Türk evlatları Somali’ye gidiyor bu adamların gemilerini korumaya. Yarın da Pakistan’a gönderecekler ABD adına savaşsınlar diye. Genelkurmay anlaşmış, PKK’yı affedecekler, Öcalan’ı tepemize oturtacaklar ve sonra Türk evlatları ABD askeri olarak Müslüman Pakistanlıları öldürmeye gidecek. Bu nasıl bir politika? Peki, bizim kaybettiğimiz canlar geri gelecek mi? Hayır, ama biz evlatlarımızın katili olanların temsilcilerini her gün ekranlardan seyrediyoruz. Peki, biz hep bunları seyir mi edeceğiz yoksa buna dur mu diyeceğiz? Irak’ta 1,5 milyon insan öldürülüp işkence yapılırken seyrettik ama “One minute” sahte gösterisinde coştuk. Ama İsraillilere toprağımız satılırken hiç sesimiz çıkmıyor. Hani hiç eylem yapılmaz mı bu durum için? Yapmazlar, sorunları bu değil çünkü. Bunu çocuklarımıza nasıl anlatacaklar acaba? Veya kendi çocuklarına, nasıl? Bu günlerini rahat geçiriyor bu insanlar, yarın kendi başlarına geleceklerden habersiz yaşıyorlar. Bir an önce partimizi kuralım ve gerçekleri şimdiden bu halka gösterelim. Teşekkürler sizlere, bizleri aydınlattığınız için. Türkan Benli, İstanbul Şeffaf bir yönetim altında, bu parti manifestosu doğrultusunda zamanımı, enerjimi ve paramı harcamaya hazırım... Kaddafi Akgül, Gaziantep
Sayın Tuğrul Çelik; “Nâzım Hikmet memleket Memleket Nâzım Hikmet” İşte bu dizeler Nâzım Hikmet’i en güzel şekilde anlatıyor. Nâzım Hikmet, büyük devrimci, eşitlikçi ve en önemlisi Türkiye halkının, köylüsünün, işçisinin yılmaz savaşçısıydı. Nâzım Hikmet’i unutmayacağız. Bu topraklar için kan döken Atatürk, şanlı Türk Ordusu ve Deniz’ler asla unutulmayacak. Ahmet Kara, Kars
Sayın Gökçe Fırat; Partinin kurulmasına gerçekten çok sevindim. İnşallah başarılı olur. Ne zaman kurulacak? Emre Haçan, İzmir
Yazdıklarınıza katılıyorum. Ben de MHP’liydim. MHP bildiğimiz gibi Türk-İslam sentezini savunur. Hatta mitinglerde “Yeşil Üç Hilal” bayrağı açılır. Milli Görüşçülerin mitinglerinde de Suudi Arabistan bayrağı açılır. Büyük Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni demokratik, lâik sistem esasına göre kurdu. Çünkü Osmanlı zamanın şartlarına ayak uyduramamış, dünyadaki gelişmelerden kafası sarıklıların yüzünden uzak kalmıştır. Osmanlı, “Türk kimliği”ni kabul etmemiş ama azınlıklara kucak açmıştı. Türklere “etrak-ı bidrak (akılsız Türk)” denildiği kaynaklarda yazar. Ama sonra kucak açtığı azınlıklar, hatta Araplar kendisini sırtından vurmuş ve yıkılmasına neden olmuştur. Hâlâ bazıları “Osmanlı yıkılmasaydı iyi olurdu” diyor. Dikkat edin bu sözün altında Atatürk düşmanlığı var, rejim düşmanlığı var, hilafet arzusu var. Bu nasıl zihniyet? Başka bir hadise daha var. Sıkmabaşlı (türbanlı) bir kız bakın ne diyor: “Atatürk’ü sevmiyorum, Humeyni’yi seviyorum!” Bu ne demek? Böyle zararlı fikirleri bunların kafasına kim sokuyor? Ne hallere düştük. Ülkemize sahip çıkalım. İrticanın ayak sesleri Milli Görüş’le başladı AKP’yle sürüyor. Bunlara engel olalım. Bütün kaleler düşmeden biz bunları kazdıkları kuyuya düşürelim. Devrimci Cumhuriyeti ancak devrimciler koruyabilir, gerçek Atatürk devrimcileri. Ey Türk, titre ve kendine dön! Bölücü Kürt istilasının farkına var, bunu engelle. Mustafa Serhat Akman, Muğla
Ne zaman geliyor devrimci partimiz? Murat Batal, İstanbul
Sayın Tuğrul Çelik; Harika bir yazı olmuş gerçekten. Nâzım Hikmet büyük bir şairdi ama bizim devletimiz kıymetini bilmedi... Ama bizler O’nu unutmayacağız. Ben yanmazsam, sen yanmazsan, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? Ahmet Karadağ, Sivas
Hepinize selamlar! Düşüncelerimizi bu kadar gerçekçi anlattığınız için teşekkür ederim. Bir de Avrupa’da örgütlenme konusunda neler yapıldığını öğrenebilir miyim? Oğuz Uzun, Almanya
Sayın Ali Özsoy; Evet işimiz Allah’a kaldı. Allah Kur’an’da ilim yapın fenle uğraşın diyor; milletin saçıyla başıyla değil. Ama iş ilim, fen, ibadet değil Şeriatçılık olunca olan Türk’e oluyor. Bu yönetimlerle nükleer silah üretmek bir yana elimizdeki toprakları koruyacak kadar silah bile üretemiyoruz. Hava gücümüzün temelini oluşturan F-16’larımız Amerika’dan düşürülebilecek durumda. Bu durumda istikbalimizin güvenliğinden bahsetmek abes olur. Lafa gelince dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz ama kendi silahımızı üretemiyoruz. Ne güç ama! Bu ülke savaşacak tecrübede milyonlarca askere sahip ama bu askere verilecek silah savaş sırasında bir yerlerden gelen uyarıyla sistemini yitirecek durumdaysa istikbalin güvenliğinden bahsedilemez. Bugün Batılı emperyalistler PKK’yı açıktan besliyor. Bu emperyalistler ezeli düşmanları olan Rusya’ya karşı terör uygulayamazlar. Niye? Çünkü Rusya’da nükleer güç var. Hem de ABD’yi vurabilecek donanıma sahip bir nükleer güç. Bunu birkaç yıldır terörden nasibini alan İran da anladı. Ama 25 yıldır Kürt terörüyle gencecik fidanlarını toprağa veren Türkiye anlamadı. Türkiye derken Türk halkı anlamadı. Baştaki Türklükle ilgisi bulunmayan yöneticiler bunu zaten biliyorlardı, varlıklarının nedeni de bu zaten. Dilerim Türk halkı gerçeği zamanında farkedip kendini yönetecek kişileri kendi içinden çıkarır. Çıkaramazsa, birileri ya Anadolu’yu Türk yurdu olmaktan çıkarır ya da bizi Türk olmaktan. Tuncay Varsay, İstanbul
Bu partide ben de varım! Vural Yıldız, İstanbul
Sayın Gökçe Fırat; Ulusumuza ve halkımıza yapılan ihanetin ayyuka cıktığı bu süreçte Atatürk gibi düşünmek, Atatürk gibi asker olmak, Atatürk gibi mücadele etmek için sözde değil özde Atatürkçü partiye ivedi bir şekilde bu ulusun ihtiyacı var... Ali Avcu, İstanbul
İlyas abi kalemine sağlık. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kahraman Ak, İstanbul
Sayın Gökçe Fırat; Gerçekleri gün yüzüne çıkartmışsınız, teşekkürler. Sizin gibi düşünen milyonlarca insan var. Bu millet karısı Meclis’te kocası dağda olanları iyi biliyor. Bu ülke bölünmez, bu bayrak inmez! Tanrı yardımcımız olsun. Deniz Yıldız, İçel
Yazılarınızdan dolayı teşekkür ederim. Sormak istediğim bazı sorular var. Kurulacak partinin tam adı ne olacak ve ne zaman kurulacak? Önümüzdeki seçimlerde olacak mı? Hangi şehirlerde binası olacak? Ömer Faruk, Kalıp, Uşak
Sayın Gökçe Fırat; Yazınızı ilgiyle okudum. Tespitlerinizin tamamına katıldığımı ifade etmek isterim. Ancak bir noktada ek yapmadan duramayacağım. 1983 sonrasında halkımıza pompalanan bireyci ve köşe dönmeci sistem, toplumun her kesimini olduğu gibi aydınları da etkiledi. Aydın kesim, bu durumda olması gereken yeri (halkın yanı, hatta önü) bırakarak sermayenin yanına geçti. Kısacası “Burjuva” oldular. Bildiğiniz gibi her burjuva kendi statükosunu korumak için çalışır. Ama bir yandan da içinde bir “arslan”-ki burada sosyalizmdir bu- yattığını söyler. Kendi içinde sosyalist ama toplum içinde burjuva bir aydın çıkar karşımıza. Tabir yerindeyse bir hilkat garibesidir. Bu aydının yarattığı eser de hilkat garibesi olmaya mahkumdur. Nitekim son 20 yıl içinde çıkan “devrimci” romanların tamamına yakını, sosyalist kahramanlarını halkına yabancılaşmış bir bireyci ve ideolojisini yansıtamayan bir acuze olarak sunmuştur. Ama aslında roman kahramanlarının kendilerinden farkı yoktur. İşte burada çareyi halkın tek temsilcisi TÜRKSOLU üretecektir. TÜRKSOLU kendi aydınını kendisi yaratacaktır. Aydınlardan medet ummadan halka her alanda yol gösterecek olan TÜRKSOLU’dur. Yolunuz (yolumuz) açık olsun. A. Mete Türkmen, İstanbul
Sayın İnan Kahramanoğlu; Emin olun arkanızdayız... Akça Önder, Samsun
Sayın Şener Üşümezsoy; Büyük Ortadoğu Projesi hakkındaki yazınız oldukça güzel ve açıklayıcı olmuş, teşekkürler. Keşke bu konu üzerinde sohbet edebilme imkanımız da olsaydı! Yasin Yiğit, Aydın
Yeter artık! Söz, Atatürk’ümüzün devrim savunucularınındır. Biz halkız: Türk’ün üstünlüğüne, Türk’ün gücüne, sözüne inanan ve Türk’ün yurdunu yine %100 Türk olanların yönettiği bir Türkiye düşleyen... Türkiye’mi yabancı ajanlardan, şirketlerden ve içimizdeki kenelerden temizleyecek bir Türk hükümeti gelmelidir. İhsan Şanlı, Antalya
Sayın Gökçe Fırat; İçinde bulunduğumuz durumu o kadar net ve anlamlı bir şekilde bizlere anlatmışsınız ki, artık bu noktadan sonra yapılması gerekenin sadece ve sadece aynı duygu ve düşünceleri paylaşan Türkler olarak harekete geçmek zamanını daha da fazla ötelemeden, Atatürk’ün bize her safhada ve her sahada gösterdiği yoldan yürümek için çok az zamanımızın kaldığı bilinciyle hareket etmek zorunluluğu doğmuştur. Yoksa kendi ülkemizde Tayyip gibi insanlar yüzünden yaşam hakkımız bile elimizden alınacaktır. Saygılar sunarken, tekrar heyacanla örgütlenmelerimizi bir an önce hayata geçirip Ulu Önderimizin birer Kuvayı Milliyecisi olarak ülkemizin geleceğini kurtaralım. Oğuz Uzun, Almanya
Sizi kutlarım. Böyle parti Türkiye’ye lazımdır. Şimdiki sol partilerin Atatürkçü olup olmadıkları şüphelidir. Böyle bir parti olursa çok iyi olur... Ahmet Anıl Karagöz, Konya Selam, ben üniversite öğrencisiyim. Son dönemlerde yaşanan şeyler kafamı karıştırdı. Herkes ayrı bir telden çalıyor. İnsan çelişki içinde kalıyor ve ne yapacağını şaşırıyor. Ama TÜRKSOLU gazetesini internetten takip ettim ve görüşlerimin bire bir burada yansıtıldığını gördüm. Ben Türkmen’im ve Alevi’yim. Babam tam bir Kemalist. Ben de ondan aldığım bilgilerden yola çıktım sonra kendi düşüncelerimle birleştirdim. TÜRKSOLU gazetesinin de bana katmış olduğu bazı şeyler var. Gerçekleri yansıttığınız için size minnettarım ve benim gibi düşünen arkadaşlarım da minnettar. Ben çok kitap okumadım, yeni yeni başladım okumaya. Bundan sonra TÜRKSOLU gazetesini takip edeceğim. Bizim gibi düşünenler olduğu sürece bu ülkede çok değişiklikler olacak ve istediğimiz, hakettiğimiz ülkede yaşayacağız. Atamızın izinden yürüyeceğiz. Bu gazeteyi hazırlamakta emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkürler. Emeğinize, yüreğinize sağlık arkadaşlar. Cem İşeri, Isparta Muhsin Yazıcıoğlu’nun asıl kimliğini ve düşünce yapısını burada yürekli olarak yayınlayan arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum. Özcan İlker, Giresun Sayın Gökçe Fırat; Çok doğru söylüyorsunuz. Yazdıklarınızı ve yayınladığınız bazı kitapları okuyorum ve okumaktayım. Bu kötü gidişe bir dur diyelim. Bu işlerde yetkili olacak bir örgütlenmeyi ya da partiyi kurun. CHP de yolundan şaşırmaya başladı. Bu vatanın göz göre göre bölünmesine seyirci kalmayalım, harekete geçelım artık. Onur Aydın, Giresun 68’liler bir amaç uğruna bu işlere giriştiler. Şimdi ise “solcu” kelimesinin Kürt faşistlerle birlikte anılması çok incitici. Sinan Asil, İçel Sayın Gökçe Fırat; Çok güzel bir yazı, kutlarım. Osmanlı artıklarının ve Cumhuriyet devrimini içine sindiremeyenlerin oyunu elbet bozulacaktır. Yıldıray Kaya, İzmir Sayın İnan Kahramanoğlu Devrim yürüyüşünüzde ve parti çalışmalarınızda sonsuz başarılar. Türkiye’nin gerçekten Kemalist, antiemparyalist bir partiye ihtiyacı vardı. Demek ki bu boşluk da yakında dolacak. Hilmi Günaydın, Amasya Parti öncesi heyecanınızı yürekten paylaşıyorum. Atatürkçü kitlelerde de yoğun biçimde ihtiyacı duyumsanan ve kitlelerde artık bir tür “Godot'u Beklerken” psikolojisine dönüşen Atatürkçü/Kemalist-Sosyalist bir partinin kuruluşu, ülkede önemli bir etki yaratacaktır. Bu beklentilerin sönümlenmemesini diliyor, Parti'nin “emek ve bağımsızlık” eksenli bir siyaseti birinci plana almasının yararına inanıyorum. Başarı dileklerim, saygı ve selamlarımla... Şükrü Aykutlu, İstanbul
|