Okur Mesajları |
Tek kurtuluş Kemalist devrimdir ve bunu yapmak için de TÜRKSOLU’nun partileşmesi önemli bir adımdır. TÜRKSOLU partileşerek, gençleri ve halkı bilinçlendirerek örgütleyebilir ve Türk halkının kurtuluşu, ancak böyle sağlanabilir. Lütfen bu düşünceyi dikkate alın ve bu düşüncenin doğrultusunda hamleler yapın. Berk Güzeldere, İstanbul Sayın Hüseyin Adıgüzel; Bence bu Ermeni safsatasına karşı devlet olarak ciddi anlamda bir politika geliştirmeliyiz. Ateşle oynayanların ellerinin yanması gerek ki, bir daha ellerini sürmesinler. Bizim de, özellikle Azerbeycan’la ortak hareket ederek, Ermeni katliamlarını anma günü düzenlememiz, Meclis’ten bu konu ile ilgili yasalar geçirmemiz, hatta bu katliam tanıma komedisine alet olan namussuz, sömürgeci, emperyalist Avrupalı devletlerin de yapmış oldukları katliamlardan dolayı yasa tasarısı hazırlayıp dış politika malzemesi yapmamız lazım. Hattâ her yıl ısıtıp ısıtıp canlarını yakmamız gerek diye düşünüyorum. İspanya’nın ve Almanya’nın Yahudileri katlettilerini, Fransa’nın Cezayirlileri katlettiğini, Belçika ve Hollanda’nın Ruanda, Nijeya, Kenya, Somali gibi Afrika ülkelerini sömürebilmek için katliamlar gerçekleştirdiklerini anlatmamız gerek. Amerika’nın da Afrika’dan milyonlarca zenciyi köleleştirdiğini ve bu arada binlercesine işkence uygulayıp öldürdüğünü, kızılderili katliamlarını da unutmamak lazım. İngiltere’yi de Uzakdoğu ve Afrika’da yaptıklarından, Çanakkale Savaşı’nda yaptıklarından, Kurtuluş Savaşı’nda yaptıkları sistemli kıyımlardan dolayı her yıl belirli günlerde kınayalım. Bu dönemlerde öldürülen insanların bugünkü mirasçılarının, hem toprak hem de tazminat haklarının olduğunu, sürekli gündemde tutalım. Tüm dünyaya asıl katillerin kim olduğunu hatırlatalım. Hayri Efe, Adıyaman Eğer Deniz Gezmis yaşasaydı Türkiye bu halde olmazdı. O, Türkiye’yi Avrupa ülkelerinden daha iyi duruma getirirdi. Ne Türk-Kürt sorunu olurdu ne de ekmek savaşı. O benim gözümde ölümsüz bir kahraman. Hiç korkmadan halkı için ölüme gitti. Tek üzüldüğüm nokta şu ki, keşke O’nu bir defa bile olsa görebilseydim. Her zaman gönülerimizdesin Deniz Gezmiş. Yeliz Duru, Almanya Biz ilk önce Atatürk’ün sonra da Deniz’in çocuklarıyız. Bu vatanı asla emperyalist güçlere bırakmayacağız. Bunun için de iyi bir örgütlenmenin şart olduğunu düşünüyorum. Uğur Koca, Kahramanmaraş Bu yazıyı siteye her girdiğimde okuyorum. Okudukça göğsüm kabarıyor. Onlarla aynı kanı taşıdığım, aynı soydan olduğum için. Keşke o gün doğsaydım, onlarla olsaydım diye çok üzülüyorum. Yazıyı çok beğendim. Paylaştığınız için teşekkürler. Ceren Kadife, Aydın Sayın Gökçe Fırat; Yazı gerçekten çok ama çok güzel. Türkiyem’in acı gerçeklerini daha güzel nasıl dile getirebiliriz bilemiyorum. Bence verdiğiniz mesaj ulaşması gereken yere ulaşmıştır. Cansel Kutbay, Tekirdağ TÜRKSOLU yayınlarını takip ediyorum. Kürt İstilası videosu beni çok etkiledi. Dernek gibi bir toplanma alanı varsa, aranıza katılmak isterim. Esenlikle kalın. İlyas Şentürk, İstanbul Amerika, en haydut Avrupalıların kurduğu, kıtanın yerlilerinin soyunu kurutmuş bir devlettir. Geçenlerde haberlerde İran Devlet Başkanı’na tepki gösterildiğini gördüm. Ama bence adam haklı. İsrail de ABD de soykırımcı devletlerdir. Celal Taş, İstanbul Selamlar, ben bir üniversite ögrencisiyim ve Deniz Gezmiş hakkında bilgi istiyorum. Deniz Türk mü, Kürt mü? Kürtlerin özgürlüğünü mü yoksa Türklerin özgürlüğünü mü istiyordu? Bütün bölücüler, teröristler, herkes Deniz diyor. Sizce Deniz onlar için mi mücadele etti, canını verdi yoksa sadece Türk milletinin bağımsızlığı için mi? Bakın artık insanlar solcuyum demeye korkuyor. Solcular vatan haini gibi görülüyorlar. Halbuki Deniz’ler öyle miydi? Mehmet İlhan, Gaziantep Sayın Gökçe Fırat; Yazılarınızla gerçekten beni bu konuda daha çok bilgi sahibi ettiğiniz için çok müteşekkirim. Öncelikle Türkiye’mizin en büyük sorunu, kendinden emin adımlar atabilme iradesinin elinden alınmış olmasıdır. Biz ki, bu dünyada 600 sene hükmetmiş bir ülkeyiz, bir avuç PKK dedikleri aymaz insanlar mı yıkıcak bizi şaşarım. Bizim ülkemiz dünyadaki en zengin ülkelerden biridir. Bu yüzden tüm dış güçlerin amacı Türkiye’nin hiç bir zaman istikrarı sağlayamamasıdır. Böylece emellerine ulaşcaklardır. Ülkemiz Avrupa’nın kapısı konumundadır. Bunu bilen devletler, bizim üstümüze PKK dedikleri derme çatma şeyi salıyolar. Sadece tek devlet, tek millet, tek bayrak diyorum. Feridun Erol, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Son yıllarda yürütülen psikolojik savaşla Türk milletinin millî bayramları yozlaştırılıyor veya gündem değiştirilerek ikinci planda kalması sağlanıyor. Bu seneki kutlamalarda da aynı senaryonun tekrar oynandığına şahit olduk. Türk milleti son bir kaç yıldır Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çoşkuyla kutlayamıyor. Çünkü bazı belediyeler ve sivil toplum kuruluşları aynı gün Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri düzenleyerek milli bayramımızın önemini unutturmaya çalışıyor. Bu yıl ise yeni bir senaryo yazıldı. Şimdi de Türk-Ermeni ilişkileri, sözde soykırım tasarısı, sınır kapısının açılıp açılmayacağı, Obama’nın 24 Nisan’da yapacağı konuşmada “soykırım” sözcüğünü kullanıp kullanmayacağı konuşuldu. AKP hükümeti ise uyguladığı barışçı(!) politikalarla Türk milleti dışında herkesi kucaklamayı başardı. Ak Parti, “Kara Kitap”ına yeni sayfalar eklemeye devam ediyor. Türk milletinin karakterinde haksızlık yapmak, zulmetmek vs. gibi insanlık dışı kavramlar yer almadığı için, insanlık tarihinin en büyük milletidir. Türk milleti Atatürk’ün yolunda gidecek ve önüne çıkacak engelleri aşmasını bilecektir. Umut Engin Erki, İzmir Sayın Özgür Erdem; Amerika’nın, Ermenistan’ın ve Amerikancı AKP’nin Türkiye üzerindeki planlarını çok güzel dile getirmişsiniz. Tek kelimeyle harika! Türkiye’de Amerikancılar tarafından yıllardır söylenen bir türkü var; Türkiye gelişmekte olan ülkelerden birisidir diye. Ama geriye dönüp baktığımızda bir de günümüzdeki durumumuzla karşılaştırınca, yerimizde durmayı bırakın, geriliyoruz. Bu da baştaki idarecilerin yanlışlıkları ve Amerika’nın oyununa gelmelerinden kaynaklanıyor. Yazınız için çok teşekkür ederim. Metin Aykan, Ardahan Yazılarınızı ve sitenizi büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Gerçekleri yazıyorsunuz. Ne kadar büyük bir tehlikede olduğumuzu anlatıyorsunuz. Üstelik söyledikleriniz ırkçı propaganda değil, gerçektir. Atatürkçülükten vazgeçen CHP hakkında daha çok yazılar bekliyorum. Özellikle yeniden yorumladıkları Altı Ok hakkında. Yaygınlaşan Kürtçülük ideolojisi korkutucu. Demokrasi, insan hakları, özgürlük derken geldiğimiz nokta bu. Atatürk’ün tüm söyledikleri mazide kalmış durumda. Türk’üm dememiz bile yakında suç sayılacak. Almanya’da yaşadığım için maalesef derginizi alamıyorum. Çok üzücü gerçekten. Ancak dediğim gibi internet sitenizden takip ediyorum herşeyi. Bu şekilde devam ediniz. Kimseden çekinmeden, korkmadan, hep birlikte Türklüğümüzü korumak için gerekeni yapacağız. Ne mutlu Türk’üm diyene! Saygı ve sevgilerimle. Musa Armağan, Almanya Sayın Gökçe Fırat; Tespitleriniz oldukça yerindedir. AKP gerçekten de oy kaybına uğramıştır; fakat gerçek devrimciler kendi partileriyle gelene kadar kanımızı emmeye devam edecektir. AKP’nin Türkiye’yi istediği karanlığa çoktan mahkum edecek olması bizim tek endişemizdir. Dileğimiz ve tüm umudumuz gerçek Atatürkçü, gerçek vatansever, gerçek solcu, gerçek devrimcilerin oluşturduğu siyasi yapılanmanın bir an önce ortaya çıkmasıdır. CHP’ye oy vermemizin nedeni çaresizliğimizdendir. Adam gibi solcu bir oluşumun olmamasındandır. Gerçek Türk solcularına gösterdiğiniz aydınlık ışığın sönmemesi dileğiyle... Nazlı Kılıçvur, Konya Yok edilmeye çalışılan bir umuda tanık oldum az önce. Gecenin bir yarısı uyutmadı umut kaplı yüreğimi. Gözlerimden yaşlar aktı geçmişin kederine. Yok edilmek istenen bir umuda tanık oldum az önce. İçimde fırtınalar koptu yine. Bir an nefret etmek geldi toprağımdan, taşımdan, kıyamadım. Ülkesine kıyamayanlara kıymışlar işte. Sessiz sesiz ağladım. Anlamazlar bilirim, ne canlar verildi fidanlar yetiştirmeye. Biz o canların fidanlarıyız. Susma zamanı çoktan geçti çocuk, al bayrağı eline! Yavaş yavaş, usul usul, sessizce. Her gönüle bir umut fidanı dik ufacık ellerinle. Sen ağlama çocuk. Bu gözyaşları niye? Kalk oturduğun yerden! Durma zamanı çoktan geçti. Hadi kalk, umut dağıt sende. Bunlar tüm yüreklerden bizlere, bizlerden de umuda fidan diken o minik ellere. Sen umudunu unutma çocuk. Sen Deniz’ini, Yusuf’unu unutma. İçinde yanan devrim ateşi sana Deniz’lerin emaneti. Yürekler, umutlar, fidanlar sana emanet çocuk. Ağlama zamanı bitti, ışık saçmalı yüreğin. Hadi tut yaralı bir yüreğin elinden! Korkma zamanı geçti, büyüdün artık çocuk. Hadi umudun yüreği, hadi bize giden umutların emaneti, sevgi dolu yüreğini paylaş şimdi milletinle. Hadi kalk, büyüdün artık çocuk. Sana yürekler emanet ettik tut! Sıkı sıkı sarıl şimdi. Bu hayat, bize gidenlerin emaneti. Behiye Yaraşçı, Antalya
|