Fehmi Koru’dan Karamehmet’e tehdit!
Son zamanlarda Doğan Medya’nın “Amiral Gemisi” Hürriyet ile kafayı bozmuş olan Yeni Şafak’ın çift kimlikli yazarı Fehmi Koru’nun hedefinde bu kez Akşam gazetesinin sahibi Mehmet Emin Karamehmet var.
Fehmi Koru’nun Karamehmet’i tehditvari bir şekilde uyarmasının sebebi ise Oray Eğin. Daha doğrusu Oray’ın Fehmi Koru hakkında yazıp çizdikleri.
Uzun zamandır Fehmi Koru’yla ilgili yazılar yazan Oray Eğin, söz konusu yazılarında Fehmi Koru’nun ayda 105 bin YTL maaş almasından tutun da Beykoz’daki kaçak yalısına kadar pek çok konuyu “kolonya kokulu Fehmi” nakaratıyla diline dolamış durumda.
Bu muhabbetten fazlasıyla sıkılmış bulunan Fehmi Koru da 8 Mayıs günü ikinci kişiliği Taha Kıvanç olarak yazdığı “Medya patronu olmak da zor iş” başlıklı yazısında duyduğu rahatsızlığı dile getirirken Oray’ı muhatap bile almayarak direkt olarak Karamehmet’e seslendi.
Koru yazısında, Karamehmet’in Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından açılan ihaleyi kazanmasından dolayı Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’a teşekkürlerini ileten mektubuyla söze giriyor. Bir bakanlığın açtığı ihaleyi kazandığı için Karamehmet neden İlker Başbuğ’a teşekkür ediyormuş? Ayrıca İlker Başbuğ’un bu ihaleyle ilgisi neymiş de bunun gibi bir takım ifadelerden sonra sözü yine Karamehmet’in sahibi olduğu Turkcell’e getiriyor.
“Önceki gün yeni bir haber düştü ajanslara: Karamehmet’in gözbebeği Turkcell’e İngiliz sürprizi... Bir ara zorunluluk sebebiyle borç aldığı Rus Alfa Grubu alacağını tahsil edemediği için teminat gösterilen hisselere el koymuş, şirketin diğer hisselerinin de peşine düşmüştü. ‘Alfa hisselere haksız yere el koydu’ diye İngiliz yüksek mahkemesi Privy Council’a şikâyette bulundu Karamehmet; mahkeme o başvuruyu reddetmiş...
“Bu demektir ki, Alfa’nın hisselere el koyma hakkına dair dava İngiliz mahkemesinde görülecek... Çukurova Grubu, “Mahkeme teminata el konma hakkını tespit etse bile önemli değil” görüşünde, ama hiç belli olmaz...
“Uzan’lar da yurtdışı mahkemelere çok güveniyorlardı, kendi açtırdıkları davalar birer birer düşüyor...”
Yazının sonunu ise şöyle bağlıyor: “Kendi gazetelerini okumayan, televizyonlarını izlemeyen bir patronun başına gelebilecekleri hesapta zorlanacağını biliyorum ama; o da hayatla ilgili genel bilgim sayesinde... Mehmet Emin Karamehmet ve yakınları bütün işlerini bırakıp gazetelerine her gün bir göz atsalar gözleri açılacaktır.”
Fehmi Koru’ya yanıt ise 10 Mayıs günü Akşam gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya’dan geldi. Küçükkaya yazısında; “Bir süredir isim sahibi kimi yazarlarda tuhaf bir eğilim görüyorum. Diyelim bir yazar kendileriyle ilgili eleştiri yazdı, doğrudan o yazarın gazetesinin patronunu hedef alıyorlar. Fehmi Koru ve Mehmet Altan bunların en son iki önemli örneğini oluşturuyor. Kendileriyle ilgili yazılanlar haksız ve ağır bile olsa, bu düzeydeki isimlere yakışan tutum ya görmezden gelmek (ki bence çoğu kere en ağır yanıt bu olur) ya o yazara yanıt vermek (bilge adamlar herkese hak ettiği şekilde ve uygun şiddetle karşılık verirler) ya da hakaret içeriyorsa mahkemeye başvurmak değil midir? Hayır, bunu yapmıyorlar... Kendi sütunlarından hükümetle veya bürokrasiyle iyi ilişkilerini ima ederek, o yazarın gazetesinin patronunu açıkça tehdit ediyorlar. Üstelik yalan yanlış ifadelerle...
Mesela Fehmi Koru, Mehmet Emin Karamehmet’e, ‘gazeteni okumuyorsun, başın derde girecek’ derken, ‘Gazetende benimle ilgili yazılar çıkıyor, bu senin başına dert açacak, benim devletin tepesindekilerle, etkili bakanlarla çok iyi ilişkilerim, TMSF’de dostlarım var’ mesajı veriyor. ‘Bu kadar da olur mu? Devleti yönetenler, kurumların başındakiler senin kişisel meselelerinin intikamını, kendilerine verilen kamu otoritesini kullanarak almayı düşünebilirler mi?’ İnsaf!”
Küçükkaya, cevap yazısında lafı eğip bükmeden Fehmi Koru’yu deşifre etmiş. Ancak Küçükkaya’ya şunu hatırlatmak isteriz ki, bu adamların lugatından “insaf” kelimesi çıkalı çok olmuştur.
|