Okur Mesajları |
Sayın Ali Özsoy, Reha Muhtar, ölümünden sonraki yazısında bir birlikteliklerinde zatın övünerek bir anısını anlattığını yazıyordu. Buna göre Yazıcıoğlu bir süre önce gittiği Saraybosna'da çeşitli kasabaları helikopterle geziyorlarmış, havadayken gitmek istedikleri bir kasabaya helikopterin pilotu itiraz etmiş ve orası çatışma bölgesi çok tehlikeli gidemem demiş. Bunun üzerine muhterem “yani yüzde kaç ölüm tehlikesi var gidersek” demiş. Pilotun yüzde doksan cevabı üzerine bizim kovboy tabancasını çıkarıp pilotun kafasına dayamış ve “ama gitmezsen ölme ihtimalin yüzde yüz” demiş ve gitmişlermiş. Öldüğü çok kötü hava koşullarındaki helikopter kazasında da bu zihniyetteki adam acaba yola devam etmek istemeyen tecrübeli pilota benzer şekilde davranmış olamazmı diye şüphelenmemek mümkün mü? Ertuğ Rolat, Antalya Ülkemizin içinde bulunduğu vahim durum er-geç gün ışığına çıkacaktır. İzlenen politikaların sonucu ülkemizin nasıl satıldığını, etnik dillerde yayına hem de devlet eli nasıl başlanıldığını, ABD'nin menfaatleri için ülkemizi ve askerimizi nasıl kullandığını gerçekçi düşünen her birey görecektir. Bizler biran önce yapılanmalı ve teşkilatlanmalı ardından il il ümiversitelerde konferanslar yapmalı, medya organlarında açık oturumlara katılmalı ve milleti bu gaflet uykusundan uyandırmalıyız. 2002'den bu yana bence çok geç kalınmış bir adım bu oluşum ancak bir yerden başlamak gerek diye düşünüyorum. İsmail Çevikbaş, Isparta Sayın Gökçe Fırat; Ulusal sola Parti lazım isimli yazınızda gerçekten de güzel bir saptlama yapmışsınız. Aslında ulusal sol parti ihtiyacı, 22 Temuz seçimlerinde ortaya çıkmıştı. Halk, milyonların katıldığı büyük mitingler düzenlemiş ancak yine de AKP iktidarından kurtulamamıştı. Asıl konumuza dönecek olursak, ulusal sola parti lazım ve bu işide en iyi siz yaparsınız. Tabi siz derken Türksolu dergisinden bahsediyorum. Mustafa Bodur, Adana Sayın Ali Özsoy; Biz Muhsin'i hiç bir zaman söylenildiği kadar iyi bilmeyeceğiz. Biz ne Maraş katliamını ne de Sivas katliamını unutmadık, Muhsin’i de unutmayacağız... Yeliz Aydın, Kocaeli Sayın Eser Özaltındere; Size bu çalışmanız için sonsuz şükranlarımı sunarım. Kürtleri Atatürk milliyetçisii olarak Atatürk’ün her yurttaşı Türk kabul eden “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünden hareketle Türk kabul ediyorum. Tespitleriniz doğru, ama aldandıklarını fark edemeyecek kadar İngiliz afyonu yutmuş haldeler. Tosya’ya pirince giderken evdeki bulgurdan olunca ayılırlar. İnşallah o zamana kadar Kürt kardeşlerimiz ve bizim aymazlar Türk milletini de Kürt kardeşlerimizi düştüğü çamurdan çıkaramayacak hale getirememiş olurlarsa, Kürtleri o vakit gene Türk milleti kurtaracaktır. Kürtlerin bugünkü hal ve davranışlarının şimdi de bir önemi yok o zaman da olmayacaktır bizim için. Mustafa Taşoğlu, İstanbul Sayın Gökçe Fırat; Ben yaklaşık 5 yıldan beri TÜRKSOLU gazetesini takip ediyorum. Özellkile 2006'dan beri gerçek devrimci, Kemalist bir partinin gerekliliğinden söz ediyorsunuz. Ancak 2007 genel seçimi ve 2009 yerel seçimlerini dışarıdan analiz etmekle yetindiniz. Artık harekete geçmenin zamanı gelmedi mi? Zamanında Atatürk ve arkadaşları hiç taviz vermeden kararlı duruşlarıyla Milli Mücadeleyi başlatmışlardı ve zaferle ayrıldık. Şimdi sıra bizde ve çok geç olmadan bir şeyler yapılmalı. Batuhan Yıldırım, Kocaeli TÜRKSOLU’na Denizleri, Mahirleri, Yusufları, Hüseyinleri ve daha niceleri bize aktardığı ve unutturmadığı için çok teşekkür ederim. Özgür Deveci, Samsun 2001 ekonomik krizini çıkaran ABD fonları, ülkede yönetimi değişmesine ve AKP ile anlaşarak başa gelmesine destek verdiler. Bizim turuncu parti (turuncu devrimleri hatırlayalım) ABD için 2003’te tezkere çıkardı. Eğer o tezkere geçse idi, ülke işgal edilmiş olacaktı. Emin olun Güneydoğu’ya yerleşeceklerdi ve ABD askeri ayaklanma çıkınca Kürtlere arka çıkacak ve TSK ile savaşa tutuşacaktı. Bugün Obama üs istiyor. 2003’te de istemişlerdi. Sizce neden? Bu oyun aynı oyundur. Girerse çıkmaz Kürt devletini kurana dek. Bakın acele ediyorlar. Ayaklanma provaları yapılıyor. “Kürdistan” diyen, Ermeni ile ilişkileri geliştirip Azerbaycan’ı yalnız bırakan Cumhurbaşkanı var. Sizce bunlar tesadüf mü? Yoksa büyük planın parçaları mı? Güneydoğu’da petrol var, çıkarsak da çıkarmasak da Türkiye müslüman bir ülke ve petrolü var. Tıpkı diğer müslüman ülkeler gibi. ABD hem BOP ile Büyük İsrail devletini kurmayı, hemde Kürtleri kullanarak petrole sahip olmayı planlıyor. Gürhan Deniz, İstanbul Sayın Kaya Ataberk; Sola ihtiyaç var ama nasıl bir sola? Bu sorunun cevabı kısa ve acı bence. Türkiyenin 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkabileceği bir sola ihtiyacı var.Yanlış anlaşılmak istemem, ki yanlış anlaşılırsam da, tartışmaya açığım. Çok güzel yazmışsınız CHP'nin ne hale getirildiğini, AKP'nin ne olduğunu. Peki, bunlar sadece yazıda mı kalıcak yoksa bu düzene karşı bir sivrilme gösterilecek mi? Çağatay Coral, İstanbul Türkiye’deki Amerikancılar seçim sonrasında, hızla harekete geçtiler. Stratejileri de açık. AKP içindeki sözde milliyetçilere saldırıyorlar. Kendilerince; 29 Mart AKP yenilgisinin sebebi milliyetçi söylemlerdir. Orta Anadolu’da yüksek oy alması, Güneydoğu’da az almasını AKP’nin milliyetçiliğine bağlıyorlar. Yani AKP’ye diyorlar ki, sen milliyetçi oyları aldın. Kürt oylarını alamadın. Milliyetçilik yaptın. Hâlbuki daha fazla Kürtçülük yapmalıydın. Burada gerçekte AKP’den istenen şudur. AKP’nin Amerikan isteklerine daha yakın durması, aksi halde biz sizi içinizdeki milliyetçiler vasıtası ile böleriz sistematiğidir. AKP’nin seçim yenilgisini de fırsat bilerek, Amerika’nın taleplerini yerine getirmesi için AKP’yi sıkıştırmak. Aslında AKP de Amerika’nın isteklerini yerine getirmek istiyor. Ancak, içerdeki muhalefet böyle büyürse AKP’nin işi zor. Şimdi AKP hangi kararı alırsa alsın, bölünme noktasına doğru hızla ilerliyor. Yani serbest düşme devam ediyor. Amerikanın çok, ama çok acelesi var. Irak’ın kuzeyinde kurduğu kukla devleti Türkiye’nin himayesine bırakarak çekilmek istiyor. Amerika Irak’tan istediğini almıştır. Şimdi elde ettiği çıkarları sürdürülebilir kılmak için Türkiye’ye ihtiyacı var. Şimdi Türkiye’deki adamlarını kullanarak AKP’ye baskı yapıyorlar. Bak, benim dediklerimi yapmazsan, senden desteğimi çekerim. Deliğe süpürürüm diyor. Ancak, AKP’nin Türkiye içindeki durumu tüm ABD isteklerini yerine getirmeye pek uygun değil. İş bununla bitmiyor. Amerika’nın Türkiye’deki adamları CHP’ye de aynı yönde baskılar yapıyorlar. Güneydoğu’da açılım yap. Yani sende Kürtçülük yap. Böyle yaparsan senin içinde iyi bir şeyler düşünürüz. Demek istiyorlar. Amerika bu isteklerini, Çetin Altan’ın bebeleri, Yahudi Eser Karakaş, Pentagona giren ilk Türk gazetecisi olmakla övünen Cengiz Çandar ve buna benzer kişiler tarafından takip ettiriyor. Bunlar için esas olan ne Kürt halkıdır, ne de Türk halkıdır. Varsa yoksa hizmet ettikleri Amerika’dır. A. Berham Şahbudak, Ankara Sayın Umut Yalım; Merhaba önceki hafta İstanbul’daydım ve her zamanki gibi heyecanlanarak yazınızı okudum. Ve tam benim kelimelere dökemedigim yaşadıklarımı anlatmışsınız; ama ben şarkıyı dinlememiştim hiç, sayenizde keşfettim. Çok teşekkür ederim, yüreğinize sağlık. Merve Küçükdoğan, İzmir Sayın Onur Yaman; Malesef filmi 2-3 hafta önce Arkadaşlarla gidip izledim. Kesinlikle film başlar başlamaz Kürt kökenli Mahsun’un Kürtçülük yaptığını gördüm. Konuyu çekilen sıkıntıya çileye vurarak filmdeki Kürtçülüğün üstünü örtmeye çalışmış ve başarılı olmuş ki eleştirmenlerden, izleyenlerden “iyi” eleştiri aldı. Zaten Mahsun’dan da böyle Kürtçü bir film beklenirdi. Belki de filme giderek dolaylı yollardan PKK’ya para kazandırdım kim bilir... Murat Koçyiğit, İstanbul Sayın İnan Kahramanoğlu; Tesbitler tamamen doğru. Bir de şunu söylemeliyim; tüm medyada birden herkes evrimci kesildi. Millet iki günde evrim teorisini ne kadar çabuk (+,- yönleriyle) hatmetmiş. Hakikaten zekiymişiz! On altı senedir bu işi bu ülkede takip eden hocalardan (Prof. Dr. Ali Demirsoy başta olmak üzere) ders alan ve sürekli okuyan bir biyoloji mezunu olarak ben hala tam bir görüş ortaya koyamıyorum. Algısı kıt birisi miyim acaba? Neden bu işi yürüten insanlar bilim adam ve kadınlarımız açıklama ve beyanatta bulunmadılar da gericilerin yaptığı gibi işin ehli olmayan insanlar tarafından konu masaya yatırldı. İşte bilimsel cehaletin en güzel örneğidir diye düşünüyorum. Lütfen saygıdeğer hocamla bir röportaj yapınız. Konuyu bir tüm boyutları ile siyasileşmemiş gerçek bilim adamından okuyalım. Sizin bilgi düzeyinizin derinliğine duyduğum saygıdan dolayı bu öneriyi getiriyorum. Tüm dünyada özellikle Vatikan’ın hedefi olmuş Darwin’i islam dünyası onların anlattıkları ve yönlendirmeleri ile tanımaktadır. Konunun her iki yönünü de ilgi ve merakla konusundan uzman kişilerden okuma özlemim var. Umarım gazetenizde bu tatmini yakalarız. İyi çalışmalar diliyorum. Saygılarımla! Gelincik Sertoğlu, Ankara
|