Seçimler ve medya
29 Mart seçimleri, tartışmalı seçim öncesi kampanlyaları, protestoları, iktidar partisinin vatandaşı tehdit ve azarlamaları ile birlikte yapıldı ve geride kaldı. Seçim sonuçları ile ilgili ayrıntılı değerlendirmeleri geçtiğimiz sayıda okudunuz. Değerlendirmelerimiz bu sayımızda da devam ediyor. Bizim burada bahsetmek istediğimiz konu ise medyanın seçim sonuçlarına nasıl yaklaştığı.
Özellikle seçimler öncesindeki hazırlık ve mitingler döneminde medya grupları da kendilerince seçmenleri yönlendirmeye ve seçimleri manipüle etmeye çalıştılar. Gerçi seçim sonuçları kimseyi tatmin etmedi ama yine de her gazete sonuçları kendi açısından değerlendirerek yansıttı.
Seçim sonuçları günlük gazetelerde manşet olurken en çok kullanılan kelimeler ise “One minute” ve “uyarı” oldu. Belli başlı gazetelerin 30 Mart 2009 tarihli manşetleri şunlardı:
Akşam: “Sandık törpüsü”
Cumhuriyet: “Sandıktan uyarı çıktı”
Haber Türk: “Sandık CHP’ye yeni lider çıkardı”
Sabah: “Krizin etkisi”
Radikal: “Halk ‘One Minute’ dedi”
Milliyet: “Seçmenin manşeti”
Bugün: “Sandıklardan sürpriz çıktı”
Hürriyet: “Sandıktan uyarı”
Zaman: “Her partiye ayrı mesaj”
Vatan: “Sandıktan AKP’ye uyarı çıktı”
Vakit: “Oylar adaylara”
Star: “Güven tazeledi”
Taraf: “Seçmenden ‘Two mınute’”
Burada öne çıkan manşetlerden biri Hürriyet’in manşetiydi kuşkusuz. Bir süredir Tayyip’le kanlı bıçaklı olan Doğan grubu, son vergi cezası ile birlikte artık dönülmez bir yola girmişti. AKP’nin seçimlerden oy kaybederek çıkması Doğan grubuna iyi bir fırsat vermişti ama Doğan grubunun amiral gemisi Hürriyet attığı manşetle yine uzlaşma politikasına devam edeceklerini ortaya koydu. “Sandıktan uyarı” sürmanşetini atan Hürriyet, yine Tayyip’e sağduyu çağrısında bulundu. Çağrıyı ise geminin kaptanı olan Ertuğrul yaptı. Ertuğrul 31 Mart günü yazdığı “En zekice manşet” başlıklı yazısında neden bu manşeti attığını yazdı ve Tayyip’i bir kez daha sağduyuya davet etti.
“İlk akla gelen manşetler, o anki duygumuzu yansıtan, daha çok hınzırlık içeren çizgilere sahipti. Herkesin aklına gelen ‘One minute’ esprisi bizim de aklımıza geldi. ‘Beyaz eşya out, beyaz Türkler in’, ‘Beyaz Türklerin dönüşü’, ‘Başını kaşıyan adam’ gibi espriler yapıldı. İtiraf edeyim, benim içimden geçen manşet şuydu: ‘Bu devirde kimse padişah değil.’
Yanlış anlamayın, bu manşetin tek adresi, seçim kampanyasını aşırı biçimde şahsileştirerek ve bizleri de hedef göstererek sürdüren Erdoğan değildi. Biz, yani medya da bu manşetin içinde. CHP de, DTP de, MHP de... Bu manşeti atmadık. Geç saatlere kadar aradık, kafamızı çok çalıştırdık ve en zeki manşeti bulduk: ‘Sandıktan uyarı.’ Bizim mesleğimiz böyledir. Bazı olaylar vardır ki, ‘En zeki manşet, en sıradan, en aptal olanıdır’. Fazlasını zorlamamak gerekir. (...) Başbakan, ‘Bundan gerekli sonuçları çıkaracağını’ söyledi. Çok doğru. Bunu eldivensiz, komplekssiz, gerçekçi biçimde yapmak gerekir. Sadece o mu? Elbette bizler de yapmalıyız. Gazeteciliğin bölücü değil, birleştirici tarzlarını bulmalıyız.”
Gördüğünüz gibi Ertuğrul’un kafasındaki manşet başkaymış ama Tayyip rencide olmasın bizi de rencide etmesin diye düşünmüş olacak ki, kararından vazgeçerek çocukların bile atabileceği bir manşet atmayı tercih etmiş. Tabi siz buna ilk aklına gelen manşeti atmak yememiş o nedenle de bulunabilecek en oportünist manşeti bulup atmış da diyebilirsiniz. Sürmanşetten Tayyip’e uyarı çeken Ertuğrul, manşete de Kılıçdaroğlu’nu çekerek Tayyip’e örnek göstermiş. Ancak yine de işi sağlama almak için kendilerine yönelik bir özeleştiriden de kaçınmamış.
Öne çıkan manşetlerden biri de Tayyip’in yeni kankası Ciner’in Haber Türk’üne ait olanıydı. “Seçmenin mesajı” sürmanşeti ile çıkan gazete AKP’nin oy kaybına rağmen en yakın rakibine 16 puan fark attığını öne çıkardı. Manşette ise Hürriyet’teki gibi Kemal Kılıçdaroğlu vardı. “Sandık CHP’ye yeni lider çıkardı” manşetinin altında Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı için Baykal’ın en yakın rakibi gösterildi. Ciner anlaşılan yeni kankasına yaranabilmek için CHP’yi karıştırma yoluna girdi. Fatih Altaylı bile seçimden sonraki günlerde Kılıçdaroğlu’nu yazıp durdu ve Haber Türk gazetesi yaptığı sokak röportajlarıyla halkın Kılıçdaroğlu’nu nasıl desteklediğini ispatlamaya çalıştı.
Yandaş medyaya gelince, onların hali hepten içler acısı. Seçimler sayesinde ülkede ekonomik krizin olduğunu farkeden yandaş medyanın manşetinde kriz vardı. Örneğin Sabah’ın manşeti “Krizin etkisi” idi. Sabah’a göre AKP’nin oylarındaki azalmanın sebebi krizden olumsuz etkilenen batı illerinde AKP’nin oyları düşmesiydi.
Krizi farkeden bir diğer gazete ise Tayyip’in dünürü Albayraklar’ın Yeni Şafak’ıydı. “Krize rağmen güvenoyu” manşetini atan gazete, küresel krize rağmen AKP’nin üstünlüğünü koruyarak rakiplerine fark attığını belirtti.
Yandaş medya içerisinde en yalakası ise hiç kuşkusuz Star gazetesi oldu. Ethem Sancak’ın gazetesi, “Güvenoyu tazelendi” sürmanşetiyle çıktı ve AKP’nin oy kaybını görmezden gelerek 2004 seçimlerindeki oy oranını koruduğunu iddia etti. Bu aralar sahibinin değişeceği dedikoduları ortalıkta dolaşırken Star’ın yeni patronunun Rixos Otellerinin sahibi olan ve bir röportajında Fethullah’ın idolü olduğunu söyleyen Fettah Tamince olacağı söyleniyor. Patronaj değişikliğinden sonra Star’ın daha ne kadar yalakalaşacağını ise hep birlikte göreceğiz. Seçim sonrası en alakasız başlığı atma başarısı ise Şeriatçı Vakit gazetesine nasip oldu. “Oylar adaylara” manşetiyle çıkan Vakit, AKP’nin çok az bir oy kaybetiğini kabul etti. MHP, SP ve DTP’nin oylarını artırdığını vurgulayan Vakitçiler CHP’nin oy oranı konusunda herhangi bir bilgi vermeyerek başka bir alemin insanları olduklarını bir kez daha kanıtladılar.
|