Mehmet Ali Erbil’den AKP çıkışı
Can Dündar’ın Atatürk’ü yanlış tanıttığı “Mustafa” filmine karşı almış olduğu tavırla gündeme gelen ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, geçtiğimiz hafta da AKP’ye karşı yaptığı açıklamalarla tartışıldı.
Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz yıl 29 Ekim’de gösterime giren “Mustafa” filmi çok tartışılmıştı. “Mutafa” filmi ile birlikte başlayan tartışmalarda kendisine film ile ilgili görüşleri sorulan Erbil, “Mustafa filmini izlemeyeceğim. Zira, okuduklarım ve filmi izlemeye giden arkadaşlarımdan öğrendiğim kadarı ile Can Dündar, kendi siyasi görüşünü filme yansıtmış. Atatürk'ü filmde elinde sigara ve içki bardağı düşmeyen bir karakter olarak göstermiş. Ayrıca Atatürk'e tek başına kaldığı imajı verilmiş. Çok yanlış. Olmadık şeyleri filme yansıtmış. O bizim Atamız. Gelecek nesillere Atamızı iyi tanıtmak lazım, Can Dündar ise ne yaptığı ortada. Hem Can Dündar'ı hem de Mustafa filmini protesto ediyorum. Bunun için Mustafa filmini izlemeyeceğim” demişti.
Geçtiğimiz hafta ise Çarkıfelek programını izleyenler Mehmet Ali Erbil’in AKP’ye isyanına tanık oldular. Bugüne kadar siyaset içerikli bir açıklamasıyla gündeme gelmeyen Erbil’i isyan noktasına getiren olay ise kendi anlatımıyla şu: “Hafta sonu ayıptır söylemesi Bursa’ya gittik. Uludağ’a çıktık. Ondan sonra şeye gittik hızlı feribot İdo. İdo da iktidarın İdo’su ya bir tek iktidar yanlısı kanal 24 yayınlanıyor bir tek. Onu da punduna getirmişler kardeşim yani böyle bir şey yok. Kanal 24 yayınlanıyor bir tek. TRT olsa ona da razıyız. Onu da kılıfına uydurmuşlar. TRT dersin ki herkesin seyredebileceği hani ne Kanal D ne bilmem ne hani major kanallar da değil çok seyredilen kanallar insan derki yani çok seyredilen kanalları. Yok kardeşim anca iktidarın partisinin hangi şeyiyse, kanalıysa o. Bir de kardeşim bindik beş buçukta kalkacak. İdo seçim otobüsünü bekledi 20dk. geç kalktı. Ak Parti seçim otobüsünü bekledi 20dk. Geç kalktı. Hani çoğulcu demokrasiydi bunlar? Hani insan haklarıydı bunlar kendilerine gelince yontuyorlar. Şimdi MHP’nin otobüsünü bekler miydi o İdo? Bekler miydi size soruyorum. Of of bunlar küçük şeyler ama bunlar mide bulandıran şeyler arkadaşlar. Tek partili döneme mi döneceğiz acaba? Yaa siz böyle koyun gibi olursanız döneriz valla ona göre. Bunları da herkes söyleyemez yani sıkar biraz yani sıkar sıkar. Ama biz kendimizi biliyoruz kardeşim. Kanunlara saygılıyız. Allah’tan korkarız. Önemli olan herkesin bu duygular içinde olması. Kanunlara saygılı olacaksın. Başkalarının haklarına saygılı olacaksın ama maalesef işte. Çok zor günler bekliyor ülkeyi.”
Gerçi Mehmet Ali Erbil’in isyan ettiği şey AKP’nin gerici-bölücü politikaları filan değil. Alt tarafı bir gün AKP’nin uygulamalarından birine şahit olmuş, kendisi de bundan biraz etkilendiği için seyirciye şikayet ediyor. Ama Mehmet Ali Erbil gibi birini bile isyan noktasına getirdiği için AKP’yi kutlamak lazım.
Canlı yayına girmeden önce Star TV'de haberleri izlediğini ve Uğur Dündar'ın kendisine ‘Yandın Mehmet Ali’ dediğini belirten Erbil “Artık bana iç çamaşır getirirsiniz. Artık nereye koyuyorlar bilmiyorum. Kartal’a mı gelirsiniz yoksa Silivri’ye mi... Ben uzun süredir ilk kez bindim. Oysa herkes şikayetçiymiş. Bu kadar da olmaz ki... Birilerinin konuşması lazım” dedi. Hiç bir şeyden korkmadığını belirten Erbil, sözlerini Nazım Hikmet’in ünlü dizileriyle bitirdi: “Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”.
Erbil iyi çıkış yapmış yapmasına ama bu kadar da abartmanın alemi yok. Ne o öyle çamaşırlar, Kartal-Silivri lakırdıları, Nazım Hikmet’ten dizeler falan. Gören de der ki, Türkiye’de AKP’ye karşı tek muhalefet kendisi. 6 yıldır AKP iktidarı tarafından yönetiliyorsun, bunların ne biçim bir yönetim anlayışı olduğunu yeni mi fark ettin derler adama. Vatandaş AKP faşizmi altında ezilirken çıt yok ama beyefendi İDO’da 20 dk. bekleyince veryansın. Utanmasa kendini Ergenekon’un bir numarası ilan edecek. Gerçi Erbil hakkında “Bir ara programında Asena’yı çalıştırıyordu, yakında Ergenekon’dan içeri alınır” yollu geyikler üretilmeye başlandı bile. Ama yine de bu kadar abartmanın gereği yok diye düşünüyoruz.
|