Rehber Murat Che’yi anlayamaz
Küba Devrimi’nin iki önderi Fidel ve Che hakkında yapılan spekülasyonlar ve kara çalmalar bitmez. Küba’da devrimin gerçekleştirildiği 1 Ocak 1959 gününden itibaren Fidel ve Che hakkında çeşitli spektülasyonlar bizzat ABD’nin yönlendirmesi ile ortaya atılmış ve Küba Devrimi’ne karşı bir psikolojik savaş halini almıştır.
Özellikle Fidel’e karşı CIA’nın giriştiği altıyüz küsur suikast girişiminin başarısızlığa uğraması da ABD’yi iyiden iyiye çılgına çevirmiş ve Fidel’le ilgili yalan yanlış bir sürü iddia ortaya atarak Fidel’i karalamaya ve gözden düşürmeye çalışmıştır.
Bu çirkin propaganda sadece Fidel için yapılmaz. Küba Devrimi denince akla gelen ilk isim olan Che Guevara da bu psikolojik savaşta elden geldiğince yıpratılır. Geçtiğimiz aylarda Che’nin nasıl acımasız bir işkenceci olduğu yönünde çıkan haberler medyada yer almıştı. Elbetteki bu haberler de diğerleri gibi gerçeği yansıtmıyordu ama çamur at izi kalsın politikası gereği ABD bu tür haberleri yaymaktan hizbir zaman geri durmadı.
Che ile ilgili benzeri bir karalama çalışmasına istihbarat bülteni Taraf yazarı, eski sosyalist, şimdinin turist rehberi Murat Belge imza attı. Aylık Tempo dergisinde de yazarlık yapmaya başlayan Murat, Mart ayı sayısında Che üzrine bir yazı yazmış. Yazının başlığı, “Che neden horlamaz?” Yazının spotunda ise şu cümleler yer alıyor: “(...) ‘Arkadaş devrimi yaptık. Ben gerisinden anlamam. Siz devam edin. Bana eyvallah!’ niye yapıldı o devrim? Sonrası insanın dayanamayacağı kadar tatsız olabiliyorsa, kalmak ve öyle olmaması için mücadele etmek gerekmez mi? Yoksa bu imkansız mı?”
Aslında bu cümleler bile yazının karakteri ve Murat’ın varmak istediği nokta hakkında yeterli ipucu veriyor. Anlaşılan yeni moda Che’yi devrim kaçkını ilan etmek.
Murat’ın anlattığına göre Küba’da devrim gerçekleştirilmiş ve bir süre Ekonomi Bakanlığı yaptıktan sonra sıkılan Che başka ülke topraklarında devrimci maceraya devam etmiştir. Yani işin zor kısmı olan Sosyalizmi inşa döneminde yoldaşlarını yarı yolda bırakmıştır. Murat’a göre bunun pek çok sebebi olabilirmiş. Mesela bunlardan biri uzmanlaşma teorisi. Siz buna iş bölümü de diyebilirsiniz. Yani kimileri devrim yapar, kimileri de sosyalizmi inşa eder. Murat’a göre Che birinci gruptan olabilir. Bir diğer olasılık Che’nin Kübalı olmaması. Öyle ya Che Arjantinli. Devrim için Küba’ya gelen Che işi bitince başka bir ülkede devrim yapmak için yola çıktı. Sonuncu ve en akıl dışı olasılık ise Che’deki iktidar korkusu. Murat’a göre bugünün Küba’sında başarılı bir ekonomi yok. Şayet Che hala Ekonomi Bakanlığı yapıyor olsaydı bu başarısızlığın tek sorumlusu O olacaktı. “Bakan olarak başarısız olan Che, bugün olduğu şeylerin hiçbiri olamayacaktı.” diyor Murat.
Hayatında bir kez bile devrimci pratik içine girmeyen ama her nedense “Sosyalist” olarak bilinen Murat için oturduğu yerden Che hakkında atıp tutmak kolay. Bir kere Che açısından getirildiği görevin ne olduğunun hiçbir önemi yoktu. O, gerillayken de bakanken de aynı şeyi yapıyordu. Yani devrimcilik. Ve Che gibi bir devrimcinin devrimcilikten sıkılması diye bir şey olamaz. Eğer öyle olsaydı Küba’dan ayrıldıktan sonra da devrimciliğe devam etmezdi. Kaldı ki Che, Küba Devrimi’nin en zor zamanları olan ilk yıllarında pekçok değişik görev üstlenerek devrimin yerleşmesi ve sosyalizmin inşası çalışmalarında elinden geleni ardına koymamıştır. Eğer Che Murat’ın dediği gibi biri olsaydı daha 1 Ocak 1959’da “Hadi bana eyvallah.” derdi.
Che’nin başka ülkelerde devrim yapmaya çalışması da gayet doğaldı. Che Latin Amerika’nın birliğini savunuyordu ve hem Küba Devrimi’nin yaşaması hem de devrimci dalganın bir an önce diğer ezilen ülkelere de ulaşarak sistemden kopması ve emperyalizmi güçsüz düşürmesi O’nun stratejisinin temelini oluşturuyordu. O nedenle başka ülkelerde de devrimci kavgaya atılmak Che gibi bir devrimci için kaçınılmazdı. Ve Che, Küba Devrimi’nin artık O’na ihtiyacı olmadığını hissettiği anda Fidel’den izin istedi. Aslında Murat’ın bahsettiği iş bölümü bir anlamda Che ile Fidel arasında kendiliğinden oluşmuştu diyebiliriz. Fidel, devrimin lideri olarak Küba’da sosyalizmin inşasına yoğunlaşırken Che de devrimi diğer Latin Amerika ülkelerine yaymak gibi bir misyon üstlendi. Nitekim Che, Fidel’e veda mektubunda bu durumu şöyle belirtiyordu: “Fidel, dünyanın başka ülkeleri benim mütevazi çabalarımın yardımını istiyor. Ben senin Küba’ya olan sorumluluğunun sana imkan vermediği şeyi yapabilirim. Ayrılmamızın zamanı geldi.”
Gerçi Murat gibi kah Avrupalılara İstanbul’da turist rehberliği yapan kah Fethullahçıların kuyruğunda ta Erbillere kadar gidip Kürtçülük oynayan birine Che’nin devrimciliğini anlatmanın bir anlamı yok. Aslında Che’nin devrimciliğini de anlatmanın gereği yok. Che ortaya koyduğu pratikle ve ölümünden kırk yıl sonra bile hala tüm dünyada devrimciliğin tek sembolü olmasıyla zaten kendini kanıtlamış durumda.
Ve Fidel, Che’ye maceracı diyenleri şöyle eleştiriyordu: “Che’ye maceracı diyenler, Bolivya’ya gitmesini hata görenler sahte devrimci şarlatanlardır.”
Che devrim kaçkınıymış ha! Hadi oradan sende. Murat’a tavsiyemiz eğer Che’yi eleştirecekse kanserden ölmeden önce devrimci bir pratiğin içine girsin sonra konuşsun.
|