23.02.2009/Sayı:225
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Yön
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatrk Dnce Kulpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatrk
 Deniz Gezmi Che Guevara

Türkiye

Okur Mesajları

Okur Mesajları

Sayın Gökçe Fırat;

Ben Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik 1.sınıf öğrencisiyim. Gerçekten yazınızı okuya okuya doyamadım. Harika bir yazı elinize, ağzınıza sağlık. Ama anlatamdım bu yazıyı, anlamdılar. İçim yanıyor ne olacak sonumuz, unutulucak mı Atatürk’ümüz? Kimse bir şeyin farkında değil. Herkes çok mutlu. Yoksa farkında da ses mi çıkartmıyor. Okulu mu bırakayım yoksa ben de iki yüzlü softalar gibi bir o yana bir bu yana dönüpte mi oynayayım? Bu şerefsizlik olur biliyorum ama yapacak bir şey kalmadı gibi. Ne olur bana ulaşın, akıl verin, bir şeyler deyin.

Rahmi Nalbant, Kocaeli


Sayın İnan Kahramanoğlu;

Plana göre Türkiye, Ortadoğu Araplarına ağabey olacak. E Türkiye batı maymunu olduğu için İran gibi muhalif yapılar ilgi çekmemeye başlayacak, bütün Ortadoğu Amerikanlaşacak. Ama ne yazık ki hâlâ, BOP için “Yeni Büyük Osmanlı projesi” diyenler var bu ülkede.

Barış Narin, Balıkesir


Sayın Gökçe Fırat;

Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum. Sizi Mustafa Kemal’in devamı olarak görüyorum. Herkesin yeniden atasını beklediği bir zamanda bizlere umut oluyorsunuz. Yazılarınızdaki cesaret, hiç bitmeyen umudunuz bizlere umut veriyor. TÜRKSOLU’nda sıkça bahsedilen Türk’ün asil kanını taşıyorsunuz. Taşıdığınız bu kan aslında davanızdan asla dönmeyeceğinizi gösteriyor. Ne mutlu ki bizlere, Mustafa Kemal’lerden, Deniz’lerden, Nazım’lardan sonra kendi kanına sahip çıkan bir devrimciyi tanıyabildik. Davanız tüm Türk milletinin davasıdır. Yolumuz açık olsun. İyi ki varsınız.

Neşe Çubuk, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Sizi alnınızdan öperim. Muhteşem bir yazı. Hepimizin içinden geçirip söylemediklerini dile getirdiniz; teşekkürler.

Nurdan Sertoğlu, İzmir


Sayın Gökçe Fırat;

Yüzde 98 Müslüman olan bir ülkede insanlar seçim zamanı niye Müslümanlık nutukları atmaktadırlar. Çünkü Amerika ve Avrupa ülkelerinde hükümetler ve iktidar adayları her zaman kiliseler ile iyi ilişkiler kurmuşlardır. Burada çok açık taklitçilik vardır. Ne varki Atatürk’ün de dediği gibi “ecnebilerin planlarıyla yükselen hiçbir istiklâl görülmemiştir.”

Ergin Uysal, İstanbul


Sayın Ali Özsoy;

Ben 16 yaşındayım ve neyin ne olduğunun farkındayım. Bu emperyalistlerin sonu yakın. Dayanın yoldaşlarım dayanın. Tek yol devrim!

Onur Doğan, Konya


TÜRKSOLU çok güzel. Özellikle faşizmin gövde gösterisi yaptığı şu günlerde umudun hala dimdik ayakta olduğunu gösteriyor. Ben 15 yaşındayım ve bu ülkede devrimin olacağına sonuna kadar inanıyorum. Neden biz bu ülkeyi faşizme veriyoruz? Biz de kuralım dev-genç gibi bir örgüt. Her ilde kuralım. Ben Kahramanmaraş’ta yaşıyorum. Buranın ülkücülerden kurtulması lazım. Lütfen bu yazdıklarıma cevap verin. Dev-genci kurup çalışmalara başlayalım. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını anlasınlar.

Tilbe Şule Bulut, Kahramanmaraş


Savunduğunuz değerler benim gibi kemalist bir gencin değerleridir. Bu amaçta sizi destekler her zaman yanınızda olduğumu belirtmek isterim. Her türlü amaç ve çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Serdar Taşkıran, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Yazınızın sonunda “Atatürk’ ün sözünü ettiği o sarıklı Baykal değil mi?” diyorsunuz. Evet kesinlikle “O”. Ama CHP’nin içinde kaç tane Baykal var sayısı belli, değil mi? Bir de söylediğiniz tüm doğrulara, CHP hakkında yaptığınız tüm uyarılara rağmen, hala daha Atatürk’ün kurduğu, Cumhuriyetin partisi olduğunu zannederek, “Kötünün iyisidir.” diyerek oy vermek isteyenlere ne demeli?

Ya partiyi içinden değiştirmekte kararlı olup, içinde kendini harcatanlara ne demeli? Muhtaç olduğu kudreti damarlarında bulamayanlar var ya hani! Devrimci partiyi kurmaktan korkanlar. Bize dokunmayan yılan kırk yıl yaşasın zihniyetiyle yaşayan, hani şu sahte “gerçek Atatürkçüler!” Hazırlopa konarız zihniyetiyle parti içinde, pardon yılanın midesinde uyuşmuş vaziyette, enzimlerine ayrışmak üzere bekleyenler. Sözde devrimciler! Ha, bir de kadın milletvekilleri ile kadın partizanlar var elbette. Çarşaf ve Kur’an kursu açılımına ses çıkarmayan ve mahallelerine, apartmanlarına kadar girerek, kapı kapı dolaşıp kendilerini örgütleyen kara çarşaflı komşu açılımı ile elde Kur’an, sürü sürü peşlerinden gidip, okutup üfleten başı açık sözde Atatürkçü kadınlarımız. Evlerinin balkonlarına Türk Bayrağını asmaya korkan ve kendi ülkesinde balkonlarda Filistin bayraklarının dalgalanmasına göz yumar hale gelen sözde Atatürkçüler. Bunların da başları açık değil mi? Hayır! Hepsinin beyinleri türbanlı, kara çarşaflı, sarıklı.

Hepsi “Küçük Osmanlı’ ya teslim olmaya hazır. İhanete hazır. Bir Türk kadını olarak, bir Atatürkçü olarak nefretle kınıyor ve yanlış yolda oldukları için uyarıyorum bu insanları ve sizleri tebrik ediyorum, sonuna kadar destekliyorum devrimci olduğunuz için. Böyle haince, böyle korkak, böyle teslimiyet içinde aciz yaşayan bir zavallı olmak değil, alnı ak devrimci olmaktır Atatürkçülük. Ben de insanlığımdan utanacağıma, devrimciliğimle onurumla yaşamayı bir borç biliyorum. Bir an önce kurulsun artık devrimci partimiz. Bize biz gereğiz.

Bahar Söylemezoğlu, Ankara


Sayın Serap Yeşiltuna;

Bizler, TÜRKSOLU’na gönül verenler, zor işleri severiz, zor görevlerin neferiyiz. Bu nedenle Türk Milleti’nin özlem duyduğu, gidişata yeni bir yön vererek solun makus talihini yenecek, doğru ve sağlam temeller üzerine kurulan devrimci partiyi büyütmek, Türk’ün ve TÜRKSOLU’nun partisi haline getirmek, iktidar yapmak en aziz ve en mukaddes görevimizdir. Yolumuz açık olsun. Mücadeleye devam.

Enbiya Uslu, Bursa


Sayın Özgür Erdem;

Kendilerini Türkiyenin tam bağımsızlığı için adamış devrimcilerini tanımak adına yaptıklarını daha yakından anlama fırsatı verdiğiniz için saygılar. Gerçek kahramanlar faşizme karşı mücadele ederek, bu uğurda canlarını vermiş, beodel ödemişlerdir. Davos’ta karşılıklı hırlaşarak değil. Yaşasın tam bağımsız Türkiye!

Bedir Fırat, Muğla


Sayın Özgür Erdem;

Bu yazıyı yazanın ellerine kollarına binlerce sağlık bizi aydınlattığı için. Evet Erdoğan’ın oynadığı rol Vahdettin rolüdür. Erdoğan’ın ülkeyi yavaş yavaş sattığını görmemek mümkün değil. Kürtçülüğün ne kadar ileri boyutlara geldiğini görmemek mümkün değil. Ama ne ABD ne AB ne Kürtler ne Ermeniler ne Yunanlılar sanmasınlar ki Türkiye’de Atatürkçülük bitti, milliyetçilik bitti. Allah’ın izniyle o Sevr anlaşmasını atalarımız nasıl yırtıp attıysa, top yekün savaş ettiyse biz de atalarımzdan aldımız güçle bunu yeniden yaparız. Türk milleti kurda benzer. Asla birinin himayesi altında yaşayamaz, özgür ve bağımsız yaşar. Gerekirse gene Kuvayı Milliye hareketi başlatır. Gene Atatürkçülük başlar ve gene o dayatılan Sevr’i yırtar atarız. Erdoğan sanmasın ki bana oy verenler vatanlarını savunmaz. Hani yüzde 47 ile geldi ya... Bizim vatanımıza ufak bir tehdit olsun o sana oy verenler Atatürkçü kesilir ve senin başını ezerler. Türk milleti asla birinin himayesinde yaşayamaz ve vatanından bir karış toprak vermez. Bunun için kanının son damlasına kadar mücadele eder. Ne mutlu Türk’üm diyene; Ne mutlu Atatürkçüyüm diyene!

Mustafa Karadöl, Kayseri


Sayın Özgür Erdem;

Dediklerinize katılmamak elde değil. Türkiye’nin ne kadar kötü durumda olduğunu, gerçekleri saptırmadan, olanca doğruculuğuyla anlatmışsınız. Aslına bakılırsa 1000 yıldır bu topraklar üzerinde beraber yaşamanın, başkaları (batı güçleri-emperyalizm) tarafından kullanılmamanın, öz olmanın benliğini içtenlikle dile getiriyor... Atatürkçülük şarttır, ama saptırmadan.

Mustafa Çelebi, Tekirdağ


Sayın Gökçe Fırat;

Tayyip’in tavrına hiç şaşırmadım ben. Hatta bekliyordum. Davos gerçekten de tiyatroydu. Tayyip’e de baş rol verildi. Helal olsun,ondan çok güzel oyuncu olur. Herkesi nasıl da inandırdığını sandı. Allah’ım sen sevdiğin kulunu hemen yanına alırsın. ne olursun Tayyip Erdoğan’ı hepimizden çok sev.

Aysel Orbağı, Kayseri


Faşistler, sağcılar, Amerikancılar, vatan hainleri dokunmayın! Kirletirsiniz beyazları; yani Denizleri, Uğur Mumcuları, devrimi, halkı, milleti, devrimciyi, büyük Türk’ü, solcuyu. Bugünün Türkiye’sinde eğer Denizler idam edilmemiş olsalardı, büyük Türkiye Cumhuriyeti devleti tam bağımsızlığını ilan eder ve Amerikan emperyalizminin tepesine çökerdi. Soruyorum size, Türkiye bağımsız mı? Ellerimiz, kollarımız ve düşünelerimiz bağlı. İşte buna rağmen, Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü Koru! Uyan Türk, Uyan Türkiye! TÜRKSOLU ailesinin önünde saygı ile eğiliyorum. Saygılarımla.

Alaettin Gevrek, Afyon



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranzı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe