Okur Mesajları |
Ben, Ankara Üniversitesi, 2008 DTCF Sosyoloji bölümü mezunuyum. Derginizi ilk defa 2004 yılında üniversite yıllarımda okumaya başladım ve hala da takip etmekteyim. Yaynlamakta olduğunuz her haberin, her araştırmanın sosyal, ekonomik ve siyasi yöndeki analitik analizlerini ve köşe yazarlarınızın yorumlarınızı takdirle okumaktayım. Özverili güncel çalışmalarınız için tüm yazarlarınızı tebrik ediyorum. Ben de lise dönemlerimden bu yana Akşehir yerel gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktayım. İdeolojik yönden kendime yakın bulduğum ve beğenıyle takıp ettığım derginizde sesimi duyurabilmek ve sizinle çalışabilmek istiyorum. Çalışmalarınızın başarılarını dilerim. Elbet bu ülke sizler gibi aydınlar sayesınde aydınlığa kavuşacaktır. Saygılarımla. Handan Erdal, Konya
Sayın Okan İşbecer; “Hem lâik hem Müslüman olunmaz! Ya müslüman olacaksın ya lâik” diyen, demokrasinin amaç değil ancak araç olabileceğini söyleyen, “Sayın Öcalan (katil) düşüncelerinin değil, şu an almış olduğu kellelerin hesabını veriyor” diye konuşan, köylüye “ananıda al git” diye tepki veren, yine umursamaz bir ifadeyle emekçiye “senin oğlun da işsiz kalsın” diye bağıran Tayyip ve emperyalizmin yalamalarının iktidarı altında olsak da... ‘’Atam izindeyiz! Hiçbir zaman vazgeçmeyeceyiz.’’ Mahmut Engintepe, İstanbul
Sayın Yunus Yılmaz; Bugün bütün dünya emperyalizmin güdümünden kurtulamamış. 1968’li yıllarda yüreğini avucunda tutan yiğit devrimci abilerimiz gerek sloganlarıyla gerek yaptığı eylemlerle emperyalizim ve işbirlikçilerini ülkeden defetmek istenmiş; ancak haklarında idam istenerek bu yigitler ölüme mahkum edilmiştir. Oysa sözde bağımsız olan bir ülkede özde tam bağımsız bir Türkiye’yi savunuyorlardı. Onların katilleri şu an emekliliğin tadını çıkarırken onca ölen fidanın hesabı tarih sayfalarına gömüldü ve insanlar hiç bir yerde görülmemiş bir suskunlukla tarihe degil takvime uydu. Oysa o insanların verdikleri mücadele tüm dünyaya örnek oldu. Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Damla Ergene, Bursa
Öncelikle teşekkür ederim. Lafı fazla uzatmayacağım. Bir Türk milliyetçisi olarak her seferinde bizi ülkücü harekete tebaa olmak zorunda bırakan bu sisteme sövüyordum. Derken sizi keşfettim ve oldu işte! Tamam dedim bu adamlar başaracak. Hem bağımsız, hem toplumcu hem de milliyetçi. İşte dünyadaki en güzel sistem ve işte Atatürk’ün tek gerçek yolu! Yaşasın Atatürkçülük, yaşasın milliyetçilik, yaşasın TÜRKSOLU! Orkun Sarıkaya, İstanbul
Yayınlarınız benim için çok önemli, çünkü bakış açımı geliştiriyor. Yaşım henüz 16 ve daha fazla birşeyler öğrenmek istiyorum. Adana’daki arkadaşlarınızla nasıl irtibata geçebilirim? Ezgi Şahin, Adana
Ben 14 yaşında bir öğrenciyim. Bu siteyi arkadaşımdan öğrendim ve gerçekten çok anlamlı buldum. İleri Yayınlarından çıkan kitaplarınızı okuyorum ve sizin çalışmalarınıza destek vermek istiyorum. Yaşasın Devrim! Onurcan Gamsız, İstanbul
Sayın Gökçe Fırat; Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Gercekten harika tespitleriniz var. Ordumuzu hiç bir kuvvet yıpratamaz. Buna ordunun da fırsat vereceğini, ulusal güveliğimizi tehlikeye atacağını sanmıyorum. En kısa zamanda gerekli tedbirleri alacağından hiç bir şüphem yok. Can Karamehmet, İngiltere
Ben bu dergiyi internetten sürekli olarak takip ediyorum. Sürekli doğru saplamalarda bulunuluyor. Kürt istilasına da kesinlikle katılıyorum; ama bunları nasıl düzeltebileceğimizi gerçekten merak ediyorum. Ben bir sosyalist devrimci olarak elim kolum bağlı oturmaktan sıkıldım. Bu olaylara bir sosyalist olarak kayıtsız kalmak istemiyorum. Ama ortada bir yol gösterici de göremiyorum. Bu dergide yapmamız gerekeni anlatırsanız ben ve benim gibi bir çok kişi eminim olaylar karşısında daha duyarlı davranacaktır. Sercan Cantutumlu, İçel
Sayın Tuğrul Çelik; Devrimciler devrimleri yaparlar ve yaşatırlar. Devrimlerin durmadan sürmesi, devrimcilerin ölümsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Nasıl derseniz, emperyalizm başta liderlerimiz olmak üzere devrimcileri ortadan kaldırdığını düşünmektedir. Ancak yapmakta oldukları kanlı katliamlarla hedefine yüzyıllardır ulaşamamaktadırlar ve de asla ulaşamayacaklardır. Emperyalizm ezilen ulusların doğal kaynakları ve de bugün Filistin’de ve Irak’ta öldürmekte olduğu masum insanların kanlarıyla beslenmektedir. Bununla birlikte hesaba katamadıkları bir ayrıntı var ki, bunu hiçbir zaman fark edememektedirler. Bilmelidirler ki, bir devrimcinin bedeni, görsel olarak ruhunu çevreleyen bir kostüm gibidir. Che, Lumumba, Cabral... Ya da Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan gibi bedenlerini yitirirler. Bedenleri kahpe bir saldırıyla yara alır ve yiter. Bununla birlikte devrimcinin ruhu başka bedenlerde Tuğrul’lar, Okan’lar, Hasan’lar, Gökçe’ler, Engin’ler, İnan’lar, Ali’ler olarak tekrar hayat bulur ve yeniden yeniden dirilir. Kimbilir bir devrimcinin ölümsüz ruhu daha sayamayacağım kaç bedende hayat bulacak ve dirilecektir. Ne mutlu bu bahtiyarlığa ulaşabilenlere. Ne mutlu Türküm diyene! Şimdilik hoşçakalın dostlarım, sizleri candan kucaklarım. Engin Güner, Muğla
Öncelikle Adana’daki bütün sosyalist ve Kemalist düşünenler adına ama ileride ‘çekirdek devrimcisi’ olmayacak olan Kemalistler adına hepinize selam olsun! Biz küçük olmamıza rağmen ‘kendini bilmez çocukları’ arıyoruz. Kendi kendimize ‘Nerede kendini bilmez çocuklar?’ diyoruz. Sonra bakıyoruz etrafımıza... İşte kendini bilmez çocuklar! Deniz’ler, Hüseyin’ler, Sinan’lar, kendini bilmez çocuklar bizleriz! Bu genç yoldaşların sizden küçük bir ricası var! Biz sosyalistlerin terörist gibi görülmesini istemiyoruz. Dağdaki pislikler de biz sosyalistiz diyorlar. Onlar da Che posteri taşıyorlar! Biz onların öyle olmadıklarını bilsek de çoğu insan bilmiyor! Hala Deniz Gezmiş’i terörist olarak gören geri kafalılar bile var! Ama Deniz hiçbir zaman uyuşturucu ticareti yapmadı. Hiçbir zaman silah kaçakçılığı yapmadı 68liler! Hiçbir zaman sivil halka zarar vermediler. Onların gözünde her ana kendi anaları, her bacı kendi bacıları oldu. Her namus kendi namuslarıydı. Biz 14-15 yaşında sosyalist ve Kemalist düşünceyi benimsemiş genç yoldaşlarınız olarak sizden insanlara bu düşünceyi benimsetmenizi, bizlere daha fazla önem verip bizimle ilgili etkinlikler yapmanızı istiyoruz. Kemalist ve sosyalist selamlarımızla! Ya vatan, ya ölüm! Mehmet Onur Altunay, Adana
Sayın Hakkı Koca; Ellerinize, yüreğinize sağlık. Son derece haklısınız. Bunlar yakında Fetullah Gülen’in resmi olan para da basarlar. Eminim ki, o günleri sabırsızlıkla bekliyorlardır. Muzaffer Arslan, İstanbul
1950 yılından başlayarak emperyalizm aşama aşama hayatımıza sokulmuş ve bugün en üst noktasına ulaşmıştır. Şimdi yüce Atatürk’ün bize emanet ettiği bu ülkeyi ülkenin sahipleri değil, emperyalist güçlerin işbirlikçileri yönetiyor. Bu sürece nasıl gelindiği açık açık biliniyor; ama cahil bırakılan büyük bir çoğunluk bunu anlamıyor veya anlamak istemiyor. Zaten demokrasiyle yakından ve uzaktan ilgisi olmayan bu seçim sistemiyle halkın önüne tek seçiciler tarafından konulan listeler halka onaylatılarak (!) oluşturulan parlemento, toplumun iradesini temsil etmemektedir. Bunun sonucunda halkından kopuk, halkı azarlayan ve emeği küçük görenler ülkemizi yönetiyor ve bunun adı da “demokrasi” oluyor. Turgay Kab, Hatay Sayın Okan İşbecer; Bu konuda sizi destekliyorum. Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız “Müslümanım ve Türk’üm” diyorsa, etnik grupların çıkarlarını değil, yüce Türk Milletinin çıkarlarını gözetmesi gerekir. Biz Türk Milleti olarak hiçbir zaman özgürlüğümüzden ödün vermemişizdir. Özgürlüğümüze göz dikenin de gözünü oymuşuzdur. Bundan sonra da bu böyle olacaktır. “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü de ilkelliği değil, insanın milletine ve soyuna olan saygısını gösterir. Eğer bu ülkede Türk vatandaşı olup da bunu söylemeyen daha doğrusu söyleyemeyen insan, bu Sayın Cumhurbaşkanımız da olsa, bu ülkede yaşamayı haketmiyorudur. Gururla ve başım dik olarak tekrar söylüyorum: “Ne mutlu Türk’üm diyene!” Kemal Aydın, Bursa
Sayın Gökçe Fırat; Evet, ben de 1 Numara’nın, yani Mustafa Kemal’in, askeriyim. Hazırım ve savaşacağım. Türk için Türkiye için; halk için özgürlük için. Bir Türk hiçbir zaman bu kadar zavallı olmadı. Ben Türk genciyim ve muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda mevcut! Mehmet Çümen, Uşak
Sayın Özgür Billur; Çok önemli bir konuyu dile getirdiğiniz için sizi tebrik ederim. İmam Hatiplerin yerinde Köy Enstütüleri olsaydı vatanımız bugün bir başka olurdu. CHP geçmişte yaptığı hatalara devam ediyor. Bugün de çarşaf açılımıyla gericiliğin ekmeğine yağ sürüyor. Nerede kaldı ilericilik, çağdaşlık, Atatürkçülük? Bu okulların derhal kapatılması, ülkemizin ve insanlarımızın aydınlık yarınlara ulaşması için gereklidir. Naci Uçaravcı, Nevşehir
|