26.01.2009/Sayı:221
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatrk Dnce Kulpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatrk
 Deniz Gezmi Che Guevara

Türkiye

Tuğrul Çelik

Gürüz Amerikancıymış;
ama Amerika Gürüzcü değilmiş

Bir Pollyanna hikayesi: Gürüz’ün gözaltı günlüğü

Kemal GürüzSon Ergenekon operasyonuyla gözaltına alınanlardan birisi de YÖK Eski Başkanı Kemal Gürüz’dü.

Terör örgütüne üye olmak, bu örgütün üniversitelerde yapılanmasında görev almak ve basın yoluyla darbe ortamı yaratmak gibi üç ayrı suçlama yöneltilen Gürüz’ün, bir emniyet görevlisi tarafından başından bastırılarak polis aracına bindirilirken çekilen görüntüleri de en az gözaltına alınması kadar konuşuldu.

Gözaltından çıktıktan sonra yaşadıklarını anlattığı zaman öğrendik ki, o polis memuruna kırgın değilmiş. Ne de olsa aldıkları emri yerine getiriyorlar diyerek bu uygulamanın onların kararı olmadığını belirtmiş Gürüz.

Daha sonra gözaltındayken başından geçenleri uzun uzun anlatmış ve bu süreç boyunca en çok içerlediği ve ağlamaklı olduğu olayın bir terörist gibi, bir suçlu gibi parmak izinin alınması olduğunu belirtmiş.

Gözaltında geçirdiği üç gün boyunca uyuyamadığını, yiyip içemediğini belirten Gürüz, bunun psikolojik olduğunu ama gözaltı koşullarından kaynaklanmadığını özellikle belirtmiş. Yoksa koşullar çok iyiymiş, üç öğün kaliteli yemek veriliyormuş. Hatta kendisini başından bastırarak araca bindiren polis memuru nasıl görev icabı bunu yapmışsa, ifadesini alan polisler ve savcılar da öyleymiş. Gürüz daha anlattıkça anlatmış …

Nezarethanedeki polisler ona sıcak çay ve poğaça ikram etmişler, ifadesini alan polis ve savcılar çok saygılı, yardımsever ve bir o kadar da bilgili ve yetenekliymiş, hatta böyle yetenekli polislerin ve savcıların olması Türkiye için takdir edilecek bir durummuş ki, buna kendisi de çok sevinmiş. Bir süre sonra da ifade alma işlemi sıcak bir sohbete ve hatta derse dönüşmüş… Aslında anlatmış yerine övmüş desek daha doğru olacak.

Pollyanna gözaltına alınsa ancak bu kadar olur. Gürüz bir de “iyi ki gözaltına alındım” dese tam olacakmış. Adam sanki Kürt-İslam Faşizmi koşullarında gözaltında değildi de, eşle dostla muhabbetteydi.

“Ben bir Amerikancıyım”

Gürüz’ün gözaltından çıktıktan sonra yaptığı açıklamaları samimi bir itirafla devam etmiş. İşte Gürüz’ün Ergenekon’la bir ilgisi olmadığına kanıt olarak söyledikleri:

“Ben bir Amerikancıyım. Amerikan emperyalizmi palavradır. Dünya barışını Amerika sağlayacak…”

28 Şubat sürecinin önemli figürlerinden birisi olan Gürüz, kendi ağzından itiraf ediyor Amerikancı olduğunu. Batı yanlısı olduğunu belirterek de Ergenekoncu olamayacağını belirtiyor.

Ergenekon’un başta Ordu olmak üzere AKP karşıtı, ABD karşıtı tüm toplumu sindirmeye yönelik tabana yayılan bir operasyon olduğu gerçeğine karşılık Gürüz, bunu Şeriatçıların kendisinden aldıkları intikam olarak yorumluyor.

Bu operasyonla, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın, kendisini üniversitedeki görevinden YÖK başkanı olduğu dönemde almış olan Gürüz’den intikam aldığı yorumları da ortada dolaşan yorumlardan birisiydi.

Ergenekon dahilinde çete suçlamalarına karşı da “çetelerin elleri kırılsın” diyerek Tayyip gibi “temiz eller”ciliğe soyunan Gürüz, çağdaş bir yükseköğretim için mücadele ettiğini ve bu konunun “Malezyalılar” diye tabir ettiği AKP’ye bırakılamayacağını da eklemiş.

“Seni Amerika’ya söyliycem”

Gürüz hem Amerikancıyım diyor hem de sıkı (!) bir AKP karşıtlığına soyunuyor. Nasıl olur demeyin.

Hani küçükken kardeşler kavga edince birbirlerini hemen tehdit ederler ya, “seni babama söyliycem” diye. Gürüz’ünki de o hesap. AKP’yi Amerika’ya şikayet edeceğini söylüyor.

Ergenekoncu olmadığını ispat etmek için Amerikancı olduğunu belirten Gürüz, AKP’nin Türkiye’yi Batıdan kopardığını, şehirlerin yapısını bozduğunu, kadın-erkek ilişkilerini kendince yeniden tanımladığını belirtiyor.

Gürüz, AKP’nin bu yaptıklarını da Batılı dostlarına şikayet edeceğini söylüyor. Yani Amerika’ya AKP’yi şikayet edecekmiş. Hem de Türkiye’yi Amerika’dan koparıyor diye.

Anti Amerikancı olmadan AKP karşıtlığı yapmanın bir örneği Gürüz. Atatürkçülüğün içine yerleşen salt laiklik temelli sözde Atatürkçülüğün de aynı şekilde bir örneği.

Bunların, 28 Şubat yapıldığı zaman “bin yıl sürecek” demelerinin üzerinden on yıl geçmeden Kürt-İslam cumhuriyetin tepesine oturdu.

AKP karşıtı gibi duran; ama onunla anlaşmaya her an hazır bir zihniyetin temsilcisi olarak 28 Şubat’ın önemli figürlerinden olan Gürüz, bugün gözaltından çıktıktan sonra polisin ve savcıların ne kadar nazik olduğundan bahsediyor, AKP’ye laiklik temelli eleştiriler yöneltiyor; ama esas arkadaki Amerika’ya biat ediyor.

Amerika’nın Türkiye’de orduya yönelik operasyonuna karşı tavrı da sözde karşı olduğu Tayyip’inki gibi oluyor.

Gürüz Amerikancıymış; ama Amerika’nın haberi yok

Kürt-İslamcı basının son zamanlarda TÜRKSOLU’na saldırmak için tekrardan kullandığı “Ordu Göreve” pankartı için Gürüz’ün de bir açıklaması oldu. Pankart için “sapık ruhlu bir girişim” ifadesini kullanan Gürüz, dediği gibi Amerikancılığını bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Gürüz, bundan altı yıl önce bugün yaşanan ABD’nin Orduya yönelik saldırısını gören ve Ordunun kendini savunması gerektiğinin altını çizen “Ordu Göreve” pankartına da bu yüzden saldırıyor.

Ama Gürüz bu Amerikancılığına rağmen gözaltına alınıyor. Amerikancılığı onu kurtaramıyor. Gürüz Amerikancı olabilir; ama gelin görün ki Amerika Gürüz’ü değil, AKP’yi tutuyor.

Tıpkı AKP gibi Gürüz de ABD ile Türkiye’nin çıkarlarının ortak olduğunu düşünüyor. ABD emperyalizminin palavra olduğunu söylüyor. Bugün için “Ergenekoncu değilim, çünkü Amerikancıyım” diyen Gürüz, yarın “AKP’liyim çünkü Amerikancıyım” derse şaşırmayın.

Çünkü antiemperyalist olunmadan faşizmle mücadele edilemez ve sonunda onunla uzlaşırsınız!


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı
ve e-posta adresinizi gönderin:

İsim: 
Soyisim:
Telefon:
( 0 )
Cep
( 0 )
 e-posta: 
  
Şehir:
    
İlçe